Kurbağalıdere, Gazhane ve Hasanpaşa çevresine tarihten bir bakış

03 Haziran 2022 - 09:00

Hasanpaşa, Kadıköy merkezi ile ötesini birleştiren bir bölgedir. Geçen yüzyıldan günümüze Kadıköy’ün karakteristiğindeki dönüşümü belirleyen değişimlere maruz kalmıştır fakat geçiş noktası olduğu için olsa gerek, üzerinde az durulan bir mahalledir. Hasanpaşa Gazhanesi’nin tarihi ise 19. yüzyıl sonlarına dayanıyor. Kuzguncuk’taki gazhane Anadolu yakasının ihtiyacını karşılamaya yetmeyince 1892 yılında Kadıköy Hasanpaşa Gazhanesi kuruldu. 

Hasanpaşa Gazhanesi’nin yeri Kurbağalıdere kıyısında bilinçli olarak seçilmiş. Raylı sistemle, dere üzerinden getirilen kömürü Gazhane’de işleyip havagazına dönüştürüyorlar. Anadolu yakasının ısınma ve aydınlatma ihtiyacını karşılıyor. Sokaklara 60 metre arayla gaz fenerleri yerleştirilmiş. Refik Halid Karay’ın, “Geceleri, İstanbul’un her yeri karanlığa gömülmüşken Kadıköy’de havagazı yanar, keyif peşinde koşan bura halkı ta sabaha kadar övüne övüne aydınlıkta dolaşır” demesinden gazhanedeki üretimin Kadıköy çevresinde adeta bir ayrıcalık yarattığı hissedilir. Dolayısıyla Hasanpaşa Gazhanesi bölgede önemli bir sanayi tesisi olarak ortaya çıkmış, çevre mahallelerde nüfus artışında da etkili olmuş, burada bir hayat kaynağı yaratmıştır.

Kadıköy’ün köşkler, konaklarla bezeli renkli sayfiye hayatında o devrin en sevilen eğlencesi, mesirelerde vakit geçirmekti. Gazinolar, çaybahçelerinin yanı sıra handiyse adım başı tiyatro sahneleri, açık sinemalar vardı. Buna bir de Kurbağalıdere sefaları eklenince, eşsiz bir peyzajda adeta saltanat sürmek halk için mümkün oldu. Şıkır şıkır Kurbağalıdere’de yüzmek, sandallarla mehtaba çıkmak, bugünün Kadıköylüsünün aklına getiremeyeceği bir lüks olabilir ancak.

Kadıköy merkezinin bittiği Altıyol eteklerinden itibaren kuşların cıvıldaştığı çayırlık bayırlık mesire alanları başlıyor, hatta üzümleriyle meşhur bağlar, Söğütlüçeşme’den sonra Bostancı’ya kadar devlet ricali mülkü içinde yer buluyordu. Kayışdağı’ndaki kaynağıdan çıkarak Çamlıca sularıyla beslene beslene Uzunçayır-Hasanpaşa üzerinden Kalamış koyuna dökülen Kurbağalıdere, tüm bu peyzaja hayat katmıştır.

Dere kenarındaki alana Kalamış tarafında Kuşdili çayırı deniyor. 100 yıl önce cuma ve pazar günleri İstanbul halkı iki vapurla gelir, Yoğurtçu çayırındaki Abdürrezzak ve Kuşdili’ndeki Minakyan tiyatrolarına giderler. Bu günlerde çayırlar bir bayram yeri halini alır, Kurbağalıdere’de yüzlerce kayık ve sandalla gezinti yapılır ve örneğin Hamdi’nin gazinosunda çalınan sazı dinlerler. 18. yüzyılda dahi Kalamış’tan binilen kayıklarla dere boyunca gidildiği, Hasanpaşa’da karaya çıkılıp Acıbadem sırtları ile Fikirtepe’deki gazinolarda eğlenmeye devam edildiği anlatılır.

Söğütlüçeşme’de ise mevcut tren istasyonu 1975’ten sonra inşa edilmiştir. Tren, Kurbağalıdere üzerindeki basit bir köprüden geçiyor. Burası çukurda kaldığı için de vagonlar yavaşlarmış. Şimdiki belediye binasının yerinde Uğur Sineması ve Söğütlüçeşme Hamamı’nın yanındaki köprünün Kadıköy’e doğru çıkışında, İstasyon Sineması adıyla anılan bir diğer sinema, devre tanıklık etmiş insanların hatıralarında yaşamaya devam etmekte. Burası, locası olan ilk ve tek yazlık sinema imiş. O vakitler kömürlü trenler ses çıkarmadığı için istasyona tren geldiğinde sinemadaki ahali hiç ses duymazmış. 

Çevre göz alabildiğine çayır. Arada tek tük yapılar. Bunların arasında semte adını veren Hasanpaşa Camii. Kimbilir, belki Söğütlüçeşme’den geçerken trenden bakanlar görüyordu karşıda camiinin o fazla gösterişli Barok minaresini. Padişah I. Abdülmecit, şimdiki Acıbadem’in bir kısmıyla Hasanpaşa’nın tümünü Kapıcıbaşı Hacı Hüsamettin Efendi’ye armağan etmişti. Sonra da torunlar parselleyerek sattılar alabildiğine arazileri. II. Abdülhamit zamanında Bahriye Nazırı Kaptan Hasan Paşa, buralardan arsa alıyor. Daha önce yanmış Divittar Camii’nin yerine yeni bir camii yaptırıyor. 1930 yılında mahalle, Osmanağa Mahallesi’nden ayrılınca Kaptan Hasanpaşa Mahallesi olarak anılmaya başlıyor. Hasanpaşa köftesi de o yıllarda meşhur oldu herhalde.

Gazhane, aynı yıllarda bu çevrenin kuşkusuz en önemli yapısıydı. 1920’lerde elektrik gelmesine karşın, havagazı, uzun yıllar önemini korumuştur. Henüz 1890’larda bile gazetelerde Kurbağalıdere’den birikmeler sonucu koku yayıldığını okumak mümkündür ancak nüfus artışıyla birlikte asıl 1950’lerden sonra derede sorunların başladığı anlaşılıyor. 

Hasanpaşa Gazhanesi, İstanbul’un Kadıköy semtinde yer alan tescilli bir endüstri yapısıdır. 1993’te kapandıktan sonra mezbeleliğe döndü. Gazhane Çevre Gönüllülerinin kararlı çabaları ile bugün artık Kadıköy’ün bir Müze Gazhane’si var. Kuşdili Çayırı çarpık kentleşmeyle yok edilmiştir fakat milli miras alanı olması gereken sultanın av köşkü arazisinin bile otobüs durağına dönüştürüldüğü bir çevrede çağdaş, nezih, keyifli bir kültür sanat alanı sunuyor. 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Geçmişten günümüze Çiftehavuzlar’da hayat

Yüz yıl önce Çiftehavuzlar’da deniz kıyısından kışın kurt sesleri gelirmiş. Henüz her yer bağlık bahçelik, yollar toprak. Kadıköy’de Çiftehavuzlar semtine ismini veren ise içinde içilebilir su biriken gerçekten çifte havuz. Kaynağı tam bilinmeyen bir ayazmadan gelen su lıkır lıkır içilebilecek güzellikte ve ferahlıkta imiş. Havuzların küçük olanını ...

Acıbadem ve Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü

Kadıköy’ün her yerinde ayrı bir saray masalı geçiyor usul usul ama duyabilmek için kulak kabartmak gerekli. Rasimpaşa Mahallesi’nden Çamlıca’ya kadar günümüzde Acıbadem olarak bilinen bölge, 17. yüzyılda Kızlarağası Mısırlı Osman Ağa’nın mülkü olarak geçer. Kadıköy’de olduğu gibi Acıbadem’de de çok sayıda haremağası iz bırakmış. 15. yüzyılda 100 bi ...

Kadıköy’de iz bırakan bir Alman ve Bostancı’da Huguenin köşkü

Anadolu yakasında ilk tren yolu hattı, Abdülaziz döneminde Haydarpaşa ile Pendik arasında inşa edildi ve 1872 yılında açıldı. Önce Gebze’ye, sonra İzmit’e uzatıldı. Zaman içinde Ankara’ya kadar gitmesi planlanırken anlaşma bozulunca, Bağdat Demiryolu hattının inşası için Almanlarla yeni bir anlaşma yapıldı.  Demiryolu çalışmaya başladıktan sonra ...

Kadıköy’ün Alman cemaati

Kadıköy’de Almanların varlığı daha çok Bağdat Demiryolu hattının ve Haydarpaşa Garı’nın inşası döneminde bilinir ancak Cumhuriyet döneminde de çok sayıda Alman Moda’ya gelip yerleşmiştir. 1930’lu yıllarda yeni kurulan Cumhuriyetin gereklerinden biri olarak bir üniversite reformu yapılması için girişimlerde bulunuldu. Aynı yıllarda Hitler hükümetini ...

Bir anının çağrıştırdıkları

Küçücük bir anı aklımdan çıkmayıp bana bu yazıyı yazdıran. 19. yüzyılın son çeyreğinde özellikle Abdülhamit devrinde paşaların satın aldıkları arazilere yaptırdıkları köşk ve konaklarla Kadıköy, Bostancı’ya kadar son derece hareketli ve renkli bir sayfiyeye dönüştü. Ancak köşkler ve konaklar sadece sayfiye değil, yaz kış oturulan daimi aile konu ...

Kadıköy’de Sultan V. Murat’ın sarayı

Kuyubaşı’nda günümüzde Marmara Üniversitesi yerleşkesinin bulunduğu yerde eskiden V. Murat Köşkü vardı. Burası biraz yüksekçe bir tepe üzerinde bomboş bir araziydi. Kuyubaşı’ndan Göztepe’ye doğru baktığınızda ufukta büyükçe bir ağaç kümesi arasında V. Murat’ın köşkünü seçebilirdiniz. Etrafı yüksek duvarlarla çevriliydi. O vakitler yoldan bakılınca ...

Göztepe'nin unutulmuş kuruluşu

Göztepe adının gözetlemekten geldiği söylenir. Bizans devrinde Çiftehavuzlar ile Caddebostan sahil şeridinin en yüksek noktası olan günümüzün Göztepe’sinde imparatorların Anadolu’ya çıkmadan önce dinlendikleri veya seferden dönerken gemileriyle şehre girmeden önce konakladıkları bir av köşkü anlatılır. 1329’da yapılan Osmanlı-Bizans antlaşmasına gö ...

Yılbaşı, Noel ve aralık sonunun kerameti

Son yıllarda yılbaşı kutlayanlar, bir Hristiyan kutlaması yapıldığını iddia edenlere, yılbaşı ile Noelin farklı şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyor. 24 Aralık’ta Noeli kutlamak bir dini bayram olmaktan öteye Batı’da herkesin hoşuna giden bir gelenek ve keyif. Hz. İsa’nın doğum günü olarak ifade edilir. Halbuki Hz. İsa’nın doğum gününü bilen yok ger ...

Yeldeğirmeni’nde Fransızlar ve Almanlar

Yeldeğirmeni’nde 19. yüzyıla ait eğitim yapıları mimari çevreyi zenginleştiriyor ve bu kentsel biçimlenmede Fransız misyonerleriyle Almanların çekişmelerinin epeyi katkısı var. 19. yüzyılda Katolik misyonerler, Yeldeğirmeni’nde kayda değer bir nüfus yaratmazlar. Ancak her kesimden ve milletten bölge halkına verdikleri sağlık ve eğitim hizmetleriyle ...

Feneryolu’nda bir konak

Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Abdülhamit döneminde ordunun isim yapmış kumandanlarındandı. Konağın yolunda Feneryolu İstasyonu’na giderken köprünün yokuşunu tırmanınca ötede çift kanatlı demir bir kapı varmış. Şimdi elbette yok. Kapıdan girince yol devam ediyor, iki yanında kestane ağaçları. Yan tarafta bir oda var ki buna Fener Odası derlermiş. Rafların ...

Kadıköy’de kaybolup gitmiş Katolik Ermeni ve İtalyan okulları

Yıllar önce Moda’da bir okul için araştırma yaparken bir bakkala girip sokakta okulun yerini sormuş, bakkaldan, “Burada öyle bir okul yok, hiç olmadı, olsa ben bilirdim, uzun yıllardır buradayız biz”, yanıtını almıştım. Dönüp sokağın ismini gösterdim: Mektep Sokak. Okuldan sadece sokağın adı kalmıştı fakat bakkal bir kere olsun bu sokak niçin Mekte ...

Yoğurtçu Parkı

Kurbağalıdere’nin Kalamış’ta denize döküldüğü sahilin, çok eskiden Hasanpaşa’ya yaklaşan daha içerlek bir kıyı çizgisiyle bir haliç oluşturduğu tahmin edilir. Vadinin alçak kesimleri İncirlibostan’a kadar suyla kaplıyken, zaman içinde alüvyonla dolmuş. Ayrıca derenin, denize kavuştuğu noktada Yoğurtçu Deresi adıyla da anıldığı zamanlar var. Günümüz ...

Fenerbahçe Tren İstasyonu

22 Eylül 1872 tarihinden itibaren Feneryolu Tren İstasyonu’ndan başlayıp TCDD tesislerinin bahçesinde biten bir tren yolu hattı, Fenerbahçe’ye yolcu taşıyordu. Darca bir dekovil hattı çapında hizmet verdiği de söylenir fakat fazlası olduğu anlaşılıyor. Fenerbahçe, deniz kenarı mesiresi olmasının yanı sıra, düzenli bahçeler içinde serpilmiş, birkaç ...

Haydarpaşa Çayırı ile yitip gidenler

Rivayete göre Sokrat antik dönemde günümüzdeki Koşuyolu ile Acıbadem arasında kalan bölgenin, Halkedonluların hipodromu olduğunu yazmış. Sokrat bunu gerçekten yazdı mı bilmiyoruz ama antik dönemde burada at yarışları ve binicilik sporlarının yapıldığı anlaşılıyor. Koşuyolu, bir hipodromun izlerini çağırıştıran biçimlenmesiyle bunu destekler nitelik ...

Kızıltoprak’ın hikâyesinden bir kesit

Kadıköy Bizans devrinde de imparatorluğun sayfiyesiydi. Kızıltoprak o zamanlar bağ bahçe içinde bir mesire imiş. Zareta Çeşmesi’nde büyücek bir havuzun içinde küçük timsahlar besledikleri anlatılır. Strabon’un şehirde bulunduğunu söylediği timsahlar acaba bunlar mıydı diyeceğim ama arada en az 300 yıl var. İşte o timsahlı havuzun olduğu yere yüzler ...

Moda’da Dame de Sion Okulu ve yer altı tünelleri

Osmanlı döneminde özellikle kapitülasyonlardan sonra her milletten insan gelip yazları Moda’da oturmaya başladı. İngilizler, Fransızlar, Avusturyalılar, İtalyanlar ve hatta Ruslar vardı. Bu aileler, Kadıköy’ün diğer yerlerinde yaşayan yerli halktan farklıydı; yaşam tarzları, giyimleri, konuştukları dil değişik ve Avrupai idi. Moda adı bundan mı, yo ...

Kasımpatılı ev, kumlu bağlar ve apartmanlar

Eskiden çarşıdan gelen asfalt kaplı ana cadde, yılların boş vermişliğiyle kanalizasyona dönmüş dereyi aşan köprüyü geçerek düz devam eder, camiye varınca ikiye ayrılırdı. Bir kolu aşağıya, sahile uzanır, diğeri ise yukarıya, tren yoluna kavuşurdu. Büyücek bir çay bahçesi vardı tren yolunun yakınında. Çay bahçesinin hemen arkasında da anneannemin, g ...

Kadıköy’ün ilk köşkünden son fıstık çamına

Kadıköy’ün ara sokaklarında alçak katlı bir apartman daha yıkılıp yerine 35 katlı binalar dikildikçe, mahallenin son kalan fıstık çamı da kesildikçe Kadıköy ahalisinin canı yanıyor. Kadıköy’ün o sayfiye hali, yaz kış çınaraltı püfürtüsüne karşı oturuyormuşuz hissi ne zaman gitti bizden ve ne zamandır üstünü ince bir tabaka plaza çimentosu örtmüş ma ...

Kadıköy’de buluşma vakti

Salgının ilk başladığı zamanlarda İtalya’da istisnasız herkesin ev hapsinde olduğu günlerde bir video düşmüştü sosyal medyaya. Gecenin karanlığında biri, pencerenin gerisinden boş sokağa arya okuyor, diğer evlerin açık pencerelerinden sesler ona katılıyordu. Çünkü insan sosyal bir varlık. Kadıköy de İstanbul’da her dönem bir buluşma yeri olmuştu ...

ARŞİV