Göztepe'nin unutulmuş kuruluşu

06 Ocak 2022 - 15:22

Göztepe adının gözetlemekten geldiği söylenir. Bizans devrinde Çiftehavuzlar ile Caddebostan sahil şeridinin en yüksek noktası olan günümüzün Göztepe’sinde imparatorların Anadolu’ya çıkmadan önce dinlendikleri veya seferden dönerken gemileriyle şehre girmeden önce konakladıkları bir av köşkü anlatılır. 1329’da yapılan Osmanlı-Bizans antlaşmasına göre av köşkü Osmanlılara bırakılmış. İşte bu binada o vakitler bir Ahi tekkesi kurulmuş. Araştırmalara göre duvar örgülerinde ve mezarlıklarda görülen sütun, sütun başlığı gibi devşirme parçalar, yapının gerçekten av köşkü olmasa da aynı yerdeki bir Bizans yapısı üzerine inşa edildiğini gösterir. Buraya yerleşen hem asker hem tasavvuf ehli dervişler, binayı serhat tekkesi olarak kullanıyorlar ve Bizans’ı gözetliyorlar. Bu nedenle dervişlere “Gözcü Babalar” denilmiş. 

1402’de I. Bayezid Ankara Savaşı’nda yenildikten sonra gelen Fetret Devri’nde, bu bölge yeniden Bizanslılara geçti. Dervişler direndikleri için öldürülmüşler. Aralarında en saygın olanı, civardaki en yüksek tepeye gömülmüş. Bu bölgenin en yüksek tepesinin 20. yüzyıla gelene kadar Göztepe çevresi olduğunun çok farkında değiliz. Göztepe’nin topoğrafyasıyla oynanmış aslında. Eskiden daha dik, daha yüksek, daha tepelik olan alanlar düzeltilmiş. Özellikle demiryolu yapımından sonra çeşitli aşamalarda düzeltme yapıldığını öğreniyoruz. 

Zamanında Çemenzar’da, Ortabahar Sokağı’nın sonundaki servili küçük mezarlıkta gömülü olan Gözcübaba’dan dolayı bu bölgeye önce Gözcübaba denmiş. Gözcübaba Tepesi, zaman içinde Göztepe’ye dönüşmüş. Sonra 1424’te Göztepe geri alınıyor ve tekke yeniden kuruluyor. Zamanla Bektaşi tekkesine dönüşüyor. Bektaşi Tekkesi’nin izleri günümüze kadar ulaşabilmiştir. 

Yüzyıllar boyunca bağ bahçe ve tarlaydı Göztepe ve civarı. Kaynaklarda, “Daha çok çayırlık, yer yer bağlık ve meşelik” bir yer olarak geçiyor. Tarihi Yarımada dışında kalan hemen her yerde gördüğümüz gibi Göztepe de 19. yüzyılın ikinci yarısında gelişmeye başlamıştır.  1857’de Şirketi Hayriye vapurları işler hale gelince Anadolu yakası ile Avrupa yakası arasında, Kadıköy ile birlikte nüfus artıyor. Denizden ulaşımın kolaylaşması Anadolu yakasında başta Kadıköy olmak üzere tüm semtlerin gelişmesindeki en büyük etkenlerdendir. Yapılanma ve yerleşim alanları kalabalıklaşıyor. 1873 senesinden sonra Anadolu Demiryolu hattının açılması, bir diğer önemli etkendir.

Kadıköy’ün çeşitli yerlerinde göçmen mahalleleri ilk kurulan yerleşimlerdendir. 1877 tarihli 93 harbi olarak da bilinen Osmanlı-Rus Harbi esnasında İstanbul’a gelen ilk Rumeli muhacirlerden Tırnova ve Zağralı 150-200 kadar aile, Göztepe’de demiryolunun üst tarafına yerleşiyor. İlk muhacir mahallesi böyle kurulmuş. 1912 Balkan Harbi’nde de buraya gelenler var. 1913 yılına ait bilgi veren bir kaynakta Göztepe’nin nüfusu o yıllarda 399 hane ve 1230 kişi olarak veriliyor. Hızlı nüfus artışını mümkün kılan sebepler arasında 1890’da gelen havagazı, 1894’te verilen Terkos suyunu unutmamalı. 1926’da İçerenköy-Kozyatağı-Erenköy-Kızıltoprak-Talimhane ve Altıyol üzerinden Kadıköy’e ulaştırılan Kayışdağı suyunun aktığı çeşme ise Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi ile minibüs geçen caddenin kesiştiği köşededir. 

Tütüncü Mehmet Efendi, bu mahallenin değerleneceğini anlıyor ve arşını 30 paradan 1000 dönümlük bir arazi satın alıyor. Günümüzde kendi adıyla anılan sokakta Göztepe’nin ilk köşkünü yaptırmıştır. Sonra elindeki araziyi 10 ila 25 dönümlük parsellere bölüp satıyor. Parselleri Abdülhamit’in paşaları satın almıştır çoğunlukla. Göztepe’ye toplamda 119 paşanın yerleştiği söylenir. Cumhuriyet döneminde eski nüfuz ve etkilerini yitiriyorlar. Yaşam şekli değişiyor. O köşkler önce oda oda bölünüp kiralanıyor yabancılara. Sonraları varisler tarafından bu sefer köşklerin bahçeleri parsellenip satılıyor. Günümüzdeki altyapı ve kentsel biçimlenmeyi oluşturan düzenlemeler, bu şekilde başlamıştır. Bölge kalabalıklaşırken sosyal yaşamında mesireler de yerini almış elbette. Çemenzar’ın ötesinde Gözcübaba Tepesi veya Merdivenköy Tekkesi’ne giden yol üzerindeki Mama Mesiresi, Haydarpaşa veya Kuşdili çayırları kadar ünlü değilse de rağbette olan yerlermiş. Açıkhava tiyatrosu ve ahşap gazino bile varmış.

Birinci Dünya Savaşı sırasında savunma için muhacir mahallesi önüne toprak tabyalar kazılmışsa da kullanılacak durum oluşmadan bölge işgal ediliyor. Pansiyonlu İlkokul uzun süre İngiliz karargahı olarak kullanılıyor. 6 Ekim 1922’de İstanbul’u kurtarmak üzere ilerleyen Türk askerlerinin bir kısmı 5-6 ekim gecesi Göztepe’de konaklamışlar. Çadırlarını o zamanların çayırlığı, günümüzde ise yüksek katlı apartmanların altında kaybolup gitmiş Göztepe’nin en yüksek noktasında kurulmuş. 

Göztepe’ye adını ve karakterini veren yükseltilerin düzeltilmesi günümüzde artık unutulup gitmiş bir şey. Unutulmadık hiçbir şey kalmadı. İlk baştaki ahşap tren istasyonundan geçen hat karayolu seviyesindeyken araçlar ve yayalar, istasyon hizasında açılıp kapanan bir geçidi aşmak durumunda imiş. 1913 yılında Feneryolu- Erenköy arasındaki rampa 11 metre yarılarak düzeltilmiş ve ikinci tren yolu hattı döşenmiş. Uzun yıllar kullanılan ancak günümüzde bambaşka yaklaşım ve uygulamalara maruz kalan demirköprü ise istasyon binası ile birlikte 1915 yılına aitti. 

Yazarın Diğer Yazıları

Geçmişten günümüze Çiftehavuzlar’da hayat

Yüz yıl önce Çiftehavuzlar’da deniz kıyısından kışın kurt sesleri gelirmiş. Henüz her yer bağlık bahçelik, yollar toprak. Kadıköy’de Çiftehavuzlar semtine ismini veren ise içinde içilebilir su biriken gerçekten çifte havuz. Kaynağı tam bilinmeyen bir ayazmadan gelen su lıkır lıkır içilebilecek güzellikte ve ferahlıkta imiş. Havuzların küçük olanını ...

Acıbadem ve Şehzade Ziyaeddin Efendi Köşkü

Kadıköy’ün her yerinde ayrı bir saray masalı geçiyor usul usul ama duyabilmek için kulak kabartmak gerekli. Rasimpaşa Mahallesi’nden Çamlıca’ya kadar günümüzde Acıbadem olarak bilinen bölge, 17. yüzyılda Kızlarağası Mısırlı Osman Ağa’nın mülkü olarak geçer. Kadıköy’de olduğu gibi Acıbadem’de de çok sayıda haremağası iz bırakmış. 15. yüzyılda 100 bi ...

Kurbağalıdere, Gazhane ve Hasanpaşa çevresine tarihten bir bakış

Hasanpaşa, Kadıköy merkezi ile ötesini birleştiren bir bölgedir. Geçen yüzyıldan günümüze Kadıköy’ün karakteristiğindeki dönüşümü belirleyen değişimlere maruz kalmıştır fakat geçiş noktası olduğu için olsa gerek, üzerinde az durulan bir mahalledir. Hasanpaşa Gazhanesi’nin tarihi ise 19. yüzyıl sonlarına dayanıyor. Kuzguncuk’taki gazhane Anadolu yak ...

Kadıköy’de iz bırakan bir Alman ve Bostancı’da Huguenin köşkü

Anadolu yakasında ilk tren yolu hattı, Abdülaziz döneminde Haydarpaşa ile Pendik arasında inşa edildi ve 1872 yılında açıldı. Önce Gebze’ye, sonra İzmit’e uzatıldı. Zaman içinde Ankara’ya kadar gitmesi planlanırken anlaşma bozulunca, Bağdat Demiryolu hattının inşası için Almanlarla yeni bir anlaşma yapıldı.  Demiryolu çalışmaya başladıktan sonra ...

Kadıköy’ün Alman cemaati

Kadıköy’de Almanların varlığı daha çok Bağdat Demiryolu hattının ve Haydarpaşa Garı’nın inşası döneminde bilinir ancak Cumhuriyet döneminde de çok sayıda Alman Moda’ya gelip yerleşmiştir. 1930’lu yıllarda yeni kurulan Cumhuriyetin gereklerinden biri olarak bir üniversite reformu yapılması için girişimlerde bulunuldu. Aynı yıllarda Hitler hükümetini ...

Bir anının çağrıştırdıkları

Küçücük bir anı aklımdan çıkmayıp bana bu yazıyı yazdıran. 19. yüzyılın son çeyreğinde özellikle Abdülhamit devrinde paşaların satın aldıkları arazilere yaptırdıkları köşk ve konaklarla Kadıköy, Bostancı’ya kadar son derece hareketli ve renkli bir sayfiyeye dönüştü. Ancak köşkler ve konaklar sadece sayfiye değil, yaz kış oturulan daimi aile konu ...

Kadıköy’de Sultan V. Murat’ın sarayı

Kuyubaşı’nda günümüzde Marmara Üniversitesi yerleşkesinin bulunduğu yerde eskiden V. Murat Köşkü vardı. Burası biraz yüksekçe bir tepe üzerinde bomboş bir araziydi. Kuyubaşı’ndan Göztepe’ye doğru baktığınızda ufukta büyükçe bir ağaç kümesi arasında V. Murat’ın köşkünü seçebilirdiniz. Etrafı yüksek duvarlarla çevriliydi. O vakitler yoldan bakılınca ...

Yılbaşı, Noel ve aralık sonunun kerameti

Son yıllarda yılbaşı kutlayanlar, bir Hristiyan kutlaması yapıldığını iddia edenlere, yılbaşı ile Noelin farklı şeyler olduğunu anlatmaya çalışıyor. 24 Aralık’ta Noeli kutlamak bir dini bayram olmaktan öteye Batı’da herkesin hoşuna giden bir gelenek ve keyif. Hz. İsa’nın doğum günü olarak ifade edilir. Halbuki Hz. İsa’nın doğum gününü bilen yok ger ...

Yeldeğirmeni’nde Fransızlar ve Almanlar

Yeldeğirmeni’nde 19. yüzyıla ait eğitim yapıları mimari çevreyi zenginleştiriyor ve bu kentsel biçimlenmede Fransız misyonerleriyle Almanların çekişmelerinin epeyi katkısı var. 19. yüzyılda Katolik misyonerler, Yeldeğirmeni’nde kayda değer bir nüfus yaratmazlar. Ancak her kesimden ve milletten bölge halkına verdikleri sağlık ve eğitim hizmetleriyle ...

Feneryolu’nda bir konak

Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Abdülhamit döneminde ordunun isim yapmış kumandanlarındandı. Konağın yolunda Feneryolu İstasyonu’na giderken köprünün yokuşunu tırmanınca ötede çift kanatlı demir bir kapı varmış. Şimdi elbette yok. Kapıdan girince yol devam ediyor, iki yanında kestane ağaçları. Yan tarafta bir oda var ki buna Fener Odası derlermiş. Rafların ...

Kadıköy’de kaybolup gitmiş Katolik Ermeni ve İtalyan okulları

Yıllar önce Moda’da bir okul için araştırma yaparken bir bakkala girip sokakta okulun yerini sormuş, bakkaldan, “Burada öyle bir okul yok, hiç olmadı, olsa ben bilirdim, uzun yıllardır buradayız biz”, yanıtını almıştım. Dönüp sokağın ismini gösterdim: Mektep Sokak. Okuldan sadece sokağın adı kalmıştı fakat bakkal bir kere olsun bu sokak niçin Mekte ...

Yoğurtçu Parkı

Kurbağalıdere’nin Kalamış’ta denize döküldüğü sahilin, çok eskiden Hasanpaşa’ya yaklaşan daha içerlek bir kıyı çizgisiyle bir haliç oluşturduğu tahmin edilir. Vadinin alçak kesimleri İncirlibostan’a kadar suyla kaplıyken, zaman içinde alüvyonla dolmuş. Ayrıca derenin, denize kavuştuğu noktada Yoğurtçu Deresi adıyla da anıldığı zamanlar var. Günümüz ...

Fenerbahçe Tren İstasyonu

22 Eylül 1872 tarihinden itibaren Feneryolu Tren İstasyonu’ndan başlayıp TCDD tesislerinin bahçesinde biten bir tren yolu hattı, Fenerbahçe’ye yolcu taşıyordu. Darca bir dekovil hattı çapında hizmet verdiği de söylenir fakat fazlası olduğu anlaşılıyor. Fenerbahçe, deniz kenarı mesiresi olmasının yanı sıra, düzenli bahçeler içinde serpilmiş, birkaç ...

Haydarpaşa Çayırı ile yitip gidenler

Rivayete göre Sokrat antik dönemde günümüzdeki Koşuyolu ile Acıbadem arasında kalan bölgenin, Halkedonluların hipodromu olduğunu yazmış. Sokrat bunu gerçekten yazdı mı bilmiyoruz ama antik dönemde burada at yarışları ve binicilik sporlarının yapıldığı anlaşılıyor. Koşuyolu, bir hipodromun izlerini çağırıştıran biçimlenmesiyle bunu destekler nitelik ...

Kızıltoprak’ın hikâyesinden bir kesit

Kadıköy Bizans devrinde de imparatorluğun sayfiyesiydi. Kızıltoprak o zamanlar bağ bahçe içinde bir mesire imiş. Zareta Çeşmesi’nde büyücek bir havuzun içinde küçük timsahlar besledikleri anlatılır. Strabon’un şehirde bulunduğunu söylediği timsahlar acaba bunlar mıydı diyeceğim ama arada en az 300 yıl var. İşte o timsahlı havuzun olduğu yere yüzler ...

Moda’da Dame de Sion Okulu ve yer altı tünelleri

Osmanlı döneminde özellikle kapitülasyonlardan sonra her milletten insan gelip yazları Moda’da oturmaya başladı. İngilizler, Fransızlar, Avusturyalılar, İtalyanlar ve hatta Ruslar vardı. Bu aileler, Kadıköy’ün diğer yerlerinde yaşayan yerli halktan farklıydı; yaşam tarzları, giyimleri, konuştukları dil değişik ve Avrupai idi. Moda adı bundan mı, yo ...

Kasımpatılı ev, kumlu bağlar ve apartmanlar

Eskiden çarşıdan gelen asfalt kaplı ana cadde, yılların boş vermişliğiyle kanalizasyona dönmüş dereyi aşan köprüyü geçerek düz devam eder, camiye varınca ikiye ayrılırdı. Bir kolu aşağıya, sahile uzanır, diğeri ise yukarıya, tren yoluna kavuşurdu. Büyücek bir çay bahçesi vardı tren yolunun yakınında. Çay bahçesinin hemen arkasında da anneannemin, g ...

Kadıköy’ün ilk köşkünden son fıstık çamına

Kadıköy’ün ara sokaklarında alçak katlı bir apartman daha yıkılıp yerine 35 katlı binalar dikildikçe, mahallenin son kalan fıstık çamı da kesildikçe Kadıköy ahalisinin canı yanıyor. Kadıköy’ün o sayfiye hali, yaz kış çınaraltı püfürtüsüne karşı oturuyormuşuz hissi ne zaman gitti bizden ve ne zamandır üstünü ince bir tabaka plaza çimentosu örtmüş ma ...

Kadıköy’de buluşma vakti

Salgının ilk başladığı zamanlarda İtalya’da istisnasız herkesin ev hapsinde olduğu günlerde bir video düşmüştü sosyal medyaya. Gecenin karanlığında biri, pencerenin gerisinden boş sokağa arya okuyor, diğer evlerin açık pencerelerinden sesler ona katılıyordu. Çünkü insan sosyal bir varlık. Kadıköy de İstanbul’da her dönem bir buluşma yeri olmuştu ...

ARŞİV