Kadıköy’ün sorunları ve şikayetler

03 Mart 2023 - 09:00

Kadıköy sakinleri hem eski zamanlarda hem günümüzde, yanlış yapılan ya da yapılmayan işleri eleştirme, ilçelerindeki olumsuzlukları yetkili kurumlara şikayet etme konusunda en başta gelen ülke vatandaşlardan olmuştur. Haldun Taner’in 1983 yılındaki bir makalesinde “Kadıköy’ün kuşaklar boyu edebiyatçılar, sanatçılarla yüklü bir birikimi var... Bana sorarsanız Türkiye’nin en kültürlü kenti Kadıköy’dür” dediği ilçe, son yıllarda sosyo ekonomik gelişmişlik sıralamasında her zaman ilk beşte yer alıp, ortalama on yıl eğitim süresiyle de ülkenin eğitim seviyesi en yüksek ilçelerinin başında geliyor. Soran, sorgulayan, eleştirmekten çekinmeyen tavırlarıyla Kadıköylüler, ilçedeki olumsuzlukları her dönemin kendine özgü iletişim araçları ve üslubuyla şikayet etmişlerdir.

TOPLU SU DAVASI

Günümüzde gittikçe azalan şikayet konularından biri su ve elektrik. Olağanüstü durumlar dışında pek yaşanmayan elektrik kesintileri, belli çalışmalar ya da arızalar durumunda nadiren yaşanan kısa süreli su kesintileri bir dönem Kadıköy’ün büyük sorunlarından biri olmuştur. 23 Mart 1930’da Üsküdar’dan bağımsız bir ilçe olan Kadıköy, Süreyya Paşa’nın çabalarıyla getirilen Kayışdağ suyuna kavuşmuştu. Henüz bir sene sonraysa sel sularının kaynağa karışmasıyla Kadıköy çeşmelerinden çamurlu su akması ilk şikayet konusu olmuştu. Bu sorun giderildikten sonra Kadıköy Terkos suyuna da kavuşur ve Üsküdar-Kadıköy Su Şirketi dönemi başlar. Kadıköylülerin, suların sık sık kesilmesi ve gün boyunca gelmemesi nedeniyle şirkete yaptığı şikayetler basına yansır. Ayrıca su saatlerinin hatalı ve yanlış yazması, bunu gidermek için takılan kontrol saatlerinden depozito ücreti alınıp bu saatler kaldırıldığında ücretlerin iade edilmemesi bardağı taşıran son damla olur ve Kadıköylüler birleşip, temsilen seçtikleri doksan sekiz aboneyle şirkete dava açarlar. O yıllarda bir Erenköy sakini olan ve Orhan Selim mahlasıyla Akşam Gazetesi’nde yazılar yazan Nazım Hikmet bu sorunu defalarca ele almıştır: “Kadıköy ve Üsküdar yakalarında suyu bazen saatlerce keserek bazen zemzem dağıtıyormuş gibi damla damla akıtarak bize çektirmediğini bırakmayan bu şirketten hesap sormanın vakti gelmedi mi?” ... “Terkos gölü mü kurudu? Bizim Erenköy yakasına gelen su boruları gündüzleri sıcaktan mı tıkanıyor.? Terkos suyuna hasret çekiyoruz..” 

1930 yılında elektriğe kavuşma sevincini yaşayan Kadıköylüleri yine bazı sorunlar bekler ve Üsküdar-Kadıköy Elektrik Şirketi hakkında gazetelere gönderilen şikayet mektupları sürekli gündemdedir. Nahiyelere elektriğin ulaşmasının gecikmesi ve Bağdat Caddesi boyunca Bostancı’ya kadar götürülen elektriğin bazı semt ve sokakları atlaması sorunlar çıkarır. 1930’ların sonunda genişleyen Erenköy ve Göztepe’nin yeni sokaklarına elektrik verilmez. Erenköy’de Şirket ve Devlet Demiryolları arasında, bir kablonun köprüden geçmesi yüzünden çıkan tartışma nedeniyle nahiyenin kuzeyine elektrik verilmemesi, Göztepe ve Erenköy’e döşenen tesisat ve saatler için henüz elektrik verilmeden halktan para talep edilmesi de gazetelere yansıyan şikayet konuları olur. Hem elektriğin gücünden hem de sıkça kesilmesinden şikayet eden Kadıköylüleri bir nebze olsun sakinleştirmek için 1931 yılında Üsküdar-Kadıköy Elektrik Şirketi %10 indirime gider. Bir Kadıköylü 1933 yılı Aralık ayında Burhan Felek’in gazetedeki köşesine gönderdiği şikayet mektubunda, Fransız hükumetinin Pasteur Enstitüsü’nün yeni açılacak verem pavyonuna milyonlarca frank ayırdığını bizimse büyük emekler vererek açtığımız Erenköy Sanatoryumu’na henüz elektrik dahi veremediğimizi söyler. Belediye’nin arabuluculuğuyla giderilen sorun sonrası Erenköy’ün tamamı 1933 yılında elektriğe kavuşur. Bu defa Kadıköylüler uzun yıllar sokak aydınlatmasının yetersizliğini şikayet eder. 

SOKAK AYDINLATMASI

1930 yılında en iyi aydınlatılan yer, elli sokak lambasıyla Moda semtidir. Kadıköy rıhtımının iyi aydınlatılmaması üzerine defalarca yapılan şikayetler de 1932 yılında beş adet daha lambanın eklenmesiyle son bulur. Kadıköylülerin şehrin iyi aydınlatılmadığına dair yıllarca süren şikayetleri 1951 yılında sonuç vermiştir. Şehre 766 yeni elektrik lambası koymaya karar veren İstanbul Belediyesi, 128 adetle en çok lambayı Kadıköy’e vermiştir. 

Günümüzde sokaklarında oluşan çukurlar için şikayette bulunan Kadıköylüler, 1930’lu ve 40’lı yıllarda yaşasalar şikayet mektupları yazıp, pullayıp postanenin yolunu tutmak zorunda kalacaklardı. 1930’lu yıllarda asfalt yol bulabilmek zordur. Asfalt dökülen yollarsa kalitesiz malzeme ve kötü işçilik nedeniyle çabuk bozulur. Yazın esnaf ve belediye görevlileri tarafından toza önlem olarak ıslatılan sokaklar, kışın çamur ve su birikintisi dolu çukurları nedeniyle sıkça şikayet konusu olur. Tramvay Şirketi’nin genişlettiği Söğütlüçeşme Caddesi’nin şirket tarafından kaldırımları ihmal edilir ve insanlar uzun süre taş ve toprak birikintileri arasından yürümeye çalışır. Çok yoğun şikayetler üzerine 1935 yazında Suadiye ve civarındaki tramvay yolunun iki tarafına kaldırım yapmaya karar verilir.  1930 yılında Küçük Moda’da durak olarak arabacıların beklediği Mektep Sokak kaldırımları şikayetlerden sonra yapılır fakat hem tüm sokak düzenlenmez hem de yapılan çalışmalarda çıkan molozlar başka sokağa atılarak yine Küçük Moda’da çamurlu yağmur sularının birikmesi önlenemez. Denizden doldurulan alana iskele parkını yaptıran kaymakam İhsan Kazak, halkın şikayetlerini haklı bulup, harap haldeki Kadıköy Haydarpaşa rıhtım yolunun da yenileneceği müjdesini 1932’nin Eylül ayında verir. 

SOKAKLARDA TAVUK GÜBRELERİ

O yıllara özgü şikayetlerden biri de ara sokaklarda tavuk gübreleri ve sokak satıcılarının arabalarını çeken hayvanların pisliklerinin olmasıdır. Belediye’den ara sokakları da yıkaması talep edilir. 1935 yılında Ziverbey yokuşundan Kayışdağı’na devam eden caddenin harap hale gelmesini şikayet eden Kadıköylüler yüzlerce kişinin imzaladığı bir dilekçeyle Belediye’ye başvururlar. Bağdat Caddesi’nin tamamen asfaltla kaplanabilmesi için son çalışma 1938 yılında

CADDENİN SORUNLARI

Kadıköy’den Selamiçeşme’ye yapılır. Sonrasında Bağdat Caddesi’nden plajlara inen yolların asfalt olmaması, insanların, atlı araba ve otomobillerin geçtiği bu sokakların toz içinde kalması eleştirilir ve şikayet konusu olur. Maalesef Bağdat Caddesi’nde yakın dönemlerde çok sık yaşadığımız aşırı hız kaynaklı trafik kazalarının belki de ilki 1940 yılında yaşanır. Arnavutluk İstanbul konsolosunun oğlu Melih Caculi’nin otomobiliyle yaptığı kaza sonrası Suadiyeliler, nizam ve kaideye riayet etmeksizin sürat yapanlardan dolayı emniyet ve huzurlarının kalmadığı yönünde bir şikayette bulunurlar. Bağdat Caddesi’nde kontrollerin yapılmasını ve tedbirlerin alınmasını isterler. Bağdat Caddesi’nin kısa sürede bozulmaya başlaması, çukurlarla dolması ve yağmurlu havalarda balçık çamur olması ardı ardına şikayetler alır. Bir söylentiye göre yolu yapan müteahhite ödenmesi gereken ücret tam ödenmediğinden, sekiz sene boyunca caddeye yapması gereken bakımı yapmamaktadır. Bir kış günü caddenin çamuruyla ilgili nükteli bir yazı yazan Nazım Hikmet, altı ay sonra bir başka yazısında yine Bağdat Caddesi sorununa, bu defa “zift”ten yola çıkarak değinir: “Selamiçeşme’den öteye adı dillerde dolaşan ziftli bir asfalt yol vardır...bundan dört yıl kadar önce yapıldıydı sanırım. O vakit bir adam akıllı ziftlenildi. Eh dediydim bir on yıl bu ziftlenme yeter. Ertesi sene mi ne yol çatlamaya, yer yer dağılmaya başladı yine ziftlendi. Ondan sonra artık her yıl bu ziftlenme işi oluyor...Yalnız bir dileğim var ki, şu yol ziftlenecekse bir yolu bulunup toptan bir ziftlense de ikide bir onun üstünden geçmek isteyenler arka sokaklardan dolaşmak zorluğunda kalmasalar.”

TRAMVAY ŞİKAYETLERİ

Her dönem en başta gelen şikayet konularından biri de ulaşım araçları olmuştur. Günümüzde belli saatlerde çekilen metrobüs ve otobüs kalabalığı çilesi 30’lu ve 40’lı yılların tramvay çilesi gibidir. Akşam saatlerinde İstanbul’dan dönen vapurları karşılaması için boş tramvay bekletilse bile tramvay sayısı yeterli olmaz ve özellikle soğuk kış günlerinde uzun süre boş tramvay beklemek hep şikayet konusu olur. Fenerbahçe Stadı’nda önemli maçların olduğu günler Üsküdar’a ve yazın plaj mevsiminde İskele’den Moda’ya, Fenerbahçe’ye ek tramvay seferlerinin konmaması da şikayetlerdendir. Tramvay sayısı zaten yetersizken tramvaylara en fazla yirmi sekiz yolcu alma limitinin de getirilmesini Kadıköylü Nazım Hikmet gazetedeki köşesine taşımış ve sormuştur: “Diyeceksiniz ki eskiden arabalar altmış insan alırlardı, şimdi yirmi sekiz alıyorlar, elbette bekleyeceksiniz. İyi ancak işbu tramvay şirketi, kontratosuna göre yirmi sekizden çok insan taşımamaya borçluydu madem, öyleyse ne diye arabaları bu kadar azdır?.. Tramvay kumpanyası arabaları çoğaltmaya borçludur.” Kadıköylü gazeteci ve yazar Suat Derviş bir köşe yazısında şu eleştiriyi yapmış ve Kadıköylülerin sesi olmuştur: “Sabahları işe gidilen ve akşamları işten eve dönülen saatlerde bir boş tramvay, hayır yanlış söyledim, bir tramvay içinde bir kişilik yer bulabilmek için bir saatten fazla beklediğimiz çok oluyor.” Tramvay sorununa Kadıköy taksicileri dolmuş sistemiyle çözüm üretmişler fakat dönem dönem Belediye yetkilileri tarafından ceza yemiş ya da engellenmişlerdir. Bunun üzerine köşesinde yazdığı bir yazıda Nazım Hikmet yine Kadıköylülerin şikayetlerinin sesi olur: “Tramvay durak yerlerinde saatlerce bekledikten sonra tıklım basa gelen bir arabada pastırma olmak korkusundan bizi şoförler kurtarıyor. Aşağı yukarı tramvay bileti değerine...gideceğimiz yerine götürmek iyiliğini yapan şoförler.” Tramvayların ayrıca yaptıkları kazalar, ücret tarifeleri yıllar süren şikayet konuları olmuştur. Kadıköy tarihinde tramvaylar gibi otobüsler de apayrı bir şikayet konusudur. Kadıköy Bostancı arası çalışan özel Suadiye Otobüs Şirketi ve Kadıköylüler arasında o kadar sorunlar çıkmıştır ki, İstanbul Belediyesi bu otobüsleri Taksim Büyükdere hattına gönderip, o hattın otobüs şirketini de Kadıköy Bostancı hattına getirmiştir. Tramvay öncesi yıllarda vapurları karşılayıp farklı semtlere giden otobüs sayılarının yetersiz olup Kadıköylülerin özel araba ve taksilere mecbur kalmasını eleştiren şikayetler yanında bu otobüslerin farklı fiyat tarifeleri uygulayıp çoğunlukla bilet kesmek istememeleri de sürekli şikayet edilmiştir. Kadıköylülerin en farklı ve döneme göre takdir edilmesi gereken şikayetleri 1934 yılında 21:35’de Kadıköy’e yanaşan vapuru bekleyen bir Suadiye Otobüs Şirketi vasıtasının olmamasıdır. Yolcuların tepkileri üzerine kaymakam iskeleye gelmiş, şirkete telefon etmesine rağmen durağa bir otobüs getirtememiş ve yolcular huzurunda bir zabıt tutturmuştur.

GÜRÜLTÜ SORUNU

Son olarak günümüzde en çok dile getirilen Kadıköy’deki gürültü sorunun aslında eski dönemlerde de olduğunu, özellikle tatil günleri plaj ve gazinolara Kadıköy dışından gelen bir Kadıköy nüfusu kadar insanın ve onları ağırlayıp para kazanmak isteyen işletmelerin tıpkı bugün olduğu gibi gürültüye sebep olduğunu ve bunun da bir şikayet konusu olduğunu belirtmekte fayda var. Bu sorun nedeniyle Kadıköy’de yaşayan değerli bilim insanlarının 1936 yılında yaptıkları bir şikayet dahi vardır. Nazi Almanyası’ndan kaçıp Türkiye’ye gelen ve burada ders vermeye başlayan mülteci Alman profesörlerden beşi ve bir Türk profesör Mühürdar’daki mahalle kahvesinin bahçeye koyduğu gramofondan bütün gün ve akşam yüksek sesle müzik yayını yapmasından rahatsız olduklarını, bir dilekçe vererek Kaymakamlığa bildirmişlerdir.

Günümüzün proje ve çözüm üreten Belediye anlayışına karşın tüm bu sorunlara tam anlamıyla çözüm üretemeyen, şikayetlere çoğu zaman sessiz kalmak zorunda kalan o yılların Kadıköy Belediyesi’nin aslında neden yeterli gücü olmadığını 1937 yılında Tan Gazetesi’ndeki bir makaleden çok iyi anlıyoruz. Belediye’nin tüm gelirlerinin merkeze gönderilip parası kalmayan Kadıköy Belediyesi’nin de yalnız günlük idari işleri gördüğü yazılır. Eleştirel makale şu cümleyle bitirilir: “Evet ama buna Belediye demezler. Şu halde Kadıköy’deki Belediye’yi kaldıralım, hakikate daha yakın bir iş görmüş oluruz.”

Yazarın Diğer Yazıları

Kadıköy tarihinde Nisan ayı

Kadıköy Halkevi, Kadıköylülerin bağışladığı 6 bin lirayla Bahariye Gül sokakta kiralanan bir konakta 1935’te kurulmuştu. Halkevi'nin ilk reisliğini 1937 yılına kadar, ebedi istirahatgahı Sahrayıcedit Mezarlığı olan ressam, yazar, sanat tarihçi Celal Esad Arseven yapmıştı. İstanbul’un en faal halkevlerinden biri olan Kadıköy Halkevi’ne bu konak yete ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - Mühürdar

  Padişah III.Mustafa 1761 yılında, günümüzde İskele Cami adıyla anılan Kadıköy sahilindeki camiyi yaptırmıştır. Padişahın sadrazamlarından Moldovancı Ali Paşa’nın mührünü taşıyan Mühürdar Ahmet Efendi de yine Kadıköy’de camiye uzak olmayan bir bölgeyi seçmiş ve burayı bağlarla donatıp kendine de bir köşk yaptırmıştır. Burası önceleri Mühürdar’ı ...

Kadıköy tarihinde Mart ayı

Kadıköy’e ilk vapur seferi Fevaid-i Osmaniye idaresi tarafından 1846’da yapılmış, düzenli seferler 1857'de başlamıştı. Vapurlar ve vapur iskeleleri zamanla Kadıköylüler için, dostlarla tanıdıklarla vakit geçirilip sohbet imkanı bulunan bir ev salonuna, yazar çizer takımından insanları görebilme imkanı sağlayan bir mekana, sabahları ve gün sonu ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi- Fenerbahçe Feneri

Tanrıça Hera’ya adanmış bir tapınağın bulunduğu burundaki kayalıklarda Bizans döneminde bir fener olup buraya Fanaraki ismini verdiği düşünülmektedir. 1562 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanıyla yaptırılan deniz feneri, Fener Bahçesi olarak anılan semte de adını vermiştir. 1857 yılında Fenerler İdaresi tarafından yaptırılan 20 metre yüksekliğ ...

Kadıköy Tarihinde Bu Ay / Şubat

Kadıköy’e yaptığı önemli hizmetleriyle anılan, ismi adeta Kadıköy’le bütünleşen Süreyya Paşa 1955 yılının 6 Şubat günü hayata veda etmişti. Osmanlı’nın son seraskeri Rıza Paşa’nın üç oğlundan biri olan ve Cumhuriyet sonrası İlmen soyadını alan Süreyya Paşa’nın cenazesi 8 Şubat sabahı Moda’daki evinden alınmış, omuzlar üzerinde ve merasimle Süreyya ...

Tarihi iskele binası

Kadıköy’de denizden doldurularak elde edilen büyük meydana inşa edilen ilk yapılardan biri günümüzde Eski İskele ya da Beşiktaş İskelesi adıyla anılan iskele binasıdır. Kadıköy’den İstanbul’a ulaşımın sadece deniz yoluyla sağlandığı o yıllarda modern bir iskele binası adeta Kadıköy’ün çehresini değiştirmişti. İki katlı yapının kitabesinden 1926 yıl ...

Kadıköy tarihinde ocak ayı

1940 yılının Ocak ayı tüm yurtta olduğu gibi Kadıköy’de de büyük bir seferberlik ve dayanışma içinde geçiyordu. Tarihimizin en büyük depremlerinden olan 27 Aralık 1939 Erzincan depremi sonrası başlatılan yardım seferberliğine, Kadıköy tüm imkanlarıyla dahil olmuştu. İstanbul’a trenlerle gelen depremzedelerin ilk durağı Haydarpaşa Garı oluyor ve ...

Kadıköy’de kara kış

Eskilerin Rumî takvime göre Kara Kış olarak adlandırdığı otuz günlük döneme 14 Aralık’ta girmiştik. Bugün itibarıyla kırk gün sürecek Erbain’e de girmiş bulunuyoruz. Çok daha şiddetli soğukların yaşandığı ve aşırı kar yağışı yüzünden Kadıköylülerin gıda ve yakacak tedariğinde sıkıntılar yaşadığı günlerde, bugün aklımıza dahi gelmeyecek bir diğer so ...

Kadıköy ve Edebiyatımız

Kadıköy, edebiyatımızda önemli yere sahip ilçelerimizin başında geliyor. Kadıköy ve mahalleleri, gerek Kadıköylü veya Kadıköy’de yaşamayı tercih eden yazar ve şairleriyle gerekse Kadıköy’de geçen ya da içinde Kadıköy’e de yer verilen roman ve hikayeleriyle Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren çok önemli bir mekan olmuştur. Tüm isimleri anmaya, Ka ...

Haydarpaşa Garı

1. Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı” olarak tescili bulunan ve hizmet vermeye başladığı 1908 yılından bu yana birçok badireler atlatıp onarımlar geçiren Haydarpaşa Garı, sadece Kadıköy’ün değil, tüm İstanbul’un en önemli mimari yapılarından biri. Son olarak 2010 yılının Kasım ayında çatısından başlayan yangınla büyük zarar gören gar binasında, ...

Şark Musiki Cemiyeti

Beşir Ayvazoğlu, Altın Kapı isimli kitabında şöyle der: Aslında ‘Altın Kapı’ sözü Yahya Kemal’e aittir. Büyük şair, bir gün Kadıköy’de bir dost evinde Tanburi Cemil Bey’i dinlemiş; o günki izlenimlerini Cemil Bey’in oğlu Mesut Cemil’e anlattıktan sonra söylediği şu cümle, eski musikimizin kültürümüz açısından ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlatı ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 24

Kadıköy’ün tarihie eski fotoğraflar üzerinden yaptığımız yolculuğa karikatürlerle devam…   Basın tarihimizde karikatürler hep önemli bir yer tutmuş ve çoğu zaman hiciv yoluyla bize dönemin güncel konuları ve sorunları hakkında bilgiler vermişti.  Kadıköy tramvaylarının sayıca yetersiz olması, 1936 yılında yenisi yapılıp değiştirilene kadar Kö ...

Ahmet Rasim ve Kadıköy

“Ahmed Rasim, her iki kelimenin en kuvvetli manası ile büyük bir artist, büyük bir muharrirdir. Renkli tasvirleri, en küçük ve uçucu bir hareketi tesbit eden enstantane klişeleri, orijinal üslubu; ve tipik bir İstanbul çocuğunun kıvrak zekası, ince zevkleri ve pürüzsüz, şakrak dili ile, yaşadığı devri unutulmaktan kurtaran ölmez adamlardan biridir. ...

DOKTOR MAHMUT ATA BAYATA KÖŞKÜ

880 yılında Üsküdar’da doğan Doktor Mahmut Ata Bayata, 28 Eylül 1967’de Kadıköy’de vefat eder ve cenazesi 29 Eylül Cuma günü öne eski köşkünün önüne getirilerek bir tören yapılır sonra Osmanağa Camiin’den kaldırılır. Askeri Tıp Mektebi’nden birincilik derecesiyle mezun olan Kadıköy’ün ünlü kadın doğum uzmanı, uzun süre Bahariye’de değişik a ...

KADIKÖY’DE EYLÜL

"Artık Eylül girdi. Güneşin ışığı turunculaşmaya, yaprakların çöpleri, usâreleri azalarak kuruyup inceleşmeye, hatta tek tük düşmeye başladı. Bahçede narların, incirlerin kabukları çatlıyor. Meltemler de sustu artık, o aksi meltemler. Bütün yaz Moda koyunu, Fener açıklarını karıştırıp deşen azgın rüzgar... Şimdi tam denize girilecek zamandır. Sular ...

Boğa Heykeli

Sultan Abdülaziz’in Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesini süslemek için sipariş ettiği yirmi dört hayvan heykelinden biri olan “Dövüşen (Tokuşan) Boğa” Fransız heykeltıraş Pierre Louis Rouillard’ın atölyesinde yapılmıştır. Heykelin kaidesinde Rouillard’ın atölyesinde çalışan heykeltıraş Isidore Jules Bonheur’ün imzası ve 1864 tarihi bulunur. “Dövüşen ...

Bana anlatılan Kadıköy

Kadıköy’de doğmuş Kadıköy’de büyümüş biri olarak ailemin, akrabalarımın, yakınlarımın bana anlattığı 30’lu, 40’lı, 50’li, 60’lı yılların Kadıköy’ünü yazdım, iyi okumalar… “Akşamları bahçedeki masamızda yenilen yemekten hemen sonra, yaz mevsimine özel cam kenarında bir zigonun üstüne yerleştirilmiş radyomuz açılırdı. Akşam sekiz ajansında gen ...

BANKA İKRAMİYELERİNDE KADIKÖY

1930 yılında İş Bankası ve Ziraat Bankası’nın uygulamaya başladığı Tasarruf Teşvik İkramiyesi sistemiyle insanlara tasarruflarını bankada değerlendirme alışkanlığı kazandırılmaya başlanmıştı. 1944 yılında kurulan Yapı Kredi Bankası ikramiye sistemine bir yenilik getirmiş, müşterilerin hesaplarındaki her 100 liraya, faizin yanı sıra yıl sonunda bir ...

KADIKÖY’DE 21 TEMMUZ(LAR)

21 Temmuz gazetemizin bu sayısının yayımlandığı gün. Geçmiş yıllarda, yine bu sene olduğu gibi sıcaklarla boğuşulan 21 Temmuzlarda Kadıköy’de neler yaşanıyor, neler haber oluyormuş, Kadıköylüler neleri konuşuyor ve nelerden şikayet ediyormuş bir bakalım istedim. Kadıköyü’nü Moda’ya bağlayan dönemeçli yollarda, günün bu saatinde kimseler yoktu. B ...

KADIKÖY VAPURU (20)

Yandan çarklılar sonrası Kadıköy’e çalışan ilk pervaneli vapurlardan birinin ismi de Kadıköy’dü. Kadıköy Vapuru, Moda ve Burgaz isimleri verilen diğer iki vapurla birlikte Marsilya’da yaptırılmış ve 1912 yılında hizmete girmişti. 1 Mart 1966’da iki Sovyet bandıralı geminin Dolmabahçe önlerinde çarpışması sonucu denize akan petrolün alev almasıyla h ...

1958 YAZI

Haziran ayının, dolayısıyla yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte şehirde yaşanan hareketlilikten payını en fazla alan yerleşim yerlerinden biri, uzun yıllar boyunca Kadıköy olmuştu. Önceleri mesire alanları, yazlık bahçeler, deniz hamamları ve sayfiye köşkleri Kadıköy’deki yaz hareketliliğinin baş aktörleri olurken, sonraki dönemde plajlar, plaj gazi ...

Saray Fotoğrafçısı’nın objektifinden Kadıköy

Pascal Sébah 1823 yılında Istanbul’da doğmuştur. Kardeşi Cosmi Sébah ile 18 Mayıs 1857 tarihinde Beyoğlu’nda “P.Sébah Photographe” isimli ilk fotoğraf stüdyosunu açar. Bunu ilerleyen yıllarda yine Beyoğlu’nda farklı şube ve adresler takip eder. Pascal Sébah 1883’te beyin kanaması geçirip felç olması sonrası 1885’te yakın aile dostları Joaillier ile ...

Fikirtepe

Fikirtepe sadece Kadıköy’ün değil, tüm İstanbul’un en eski yerleşim yerlerinden biri olarak her şeyden önce tarihi öneme sahip bir mahalledir. Profesör Arif Erzen 1964 yılındaki bir makalesinde şöyle der: “Birinci Dünya Harbi sırasında ve daha sonraları yapılan araştırmalarda Kadıköy ve Pendik prehistorik iskan yerleri tesbit edilmiştir. Özellikle ...

SERVET-i FÜNÛN’DA KADIKÖY

   Dimitris Nikolaidis'in çıkardığı Servet gazetesinin ilavesi olarak 27 Mart 1891’den itibaren Ahmed İhsan (Tokgöz) tarafından yayımlanmaya başlanan, daha sonraki tarihlerde başta Edebiyat-ı Cedide topluluğu olmak üzere Fecr-i Atî ve Milli Edebiyat grupları ile Yedi Meşaleciler’in yayın organı olarak 25 Mayıs 1944’e kadar yayın faaliyetini sürd ...

KADIKÖY KÜLTÜR ATLASI -30

  SUADİYE Ünlü Alman film yıldızı Evelin Hold bir dizi konser vermek için İstanbul’a gelir. Kadıköy Hale Sineması’ndaki programına Necip Celal Andel de katılır ve Evelin Hold Türkçe sözlerle Mazi tangosunu okur: “Mazi kalbimde bir yaradır / Bahtım saçlarımdan karadır / Beni zaman zaman ağlatan / İşte bu hazin hatıradır”  Ertesi akşam S ...

Kalamış İskelesi

Fenerbahçe Burnu’nun aksine poyraz rüzgarlarına karşı korunaklı olması sebebiyle henüz Roma devrinde Kalamış Koyu’na bir liman inşa edilmiştir. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Kalamış’ın beyaz kumsalından söz eder. Bu kumsalı oluşturan Kalamış Koyu’nun sığ suları nedeniyle hem eski liman hem Osmanlı döneminde inşa edilen vapur iskelesi sahilden epe ...

Ahmet İzzet Paşa, Ayşegül Sarıca, levantenler ve Moda

Gazetemizin bu haftaki sayısının yayımlandığı tarih olan 31 Mart, aynı zamanda Ahmet İzzet (Furgaç) Paşa’nın 1937 yılında vefat ettiği tarihtir. 1864 yılında Manastır vilayeti Görice sancağına bağlı Nasliç kasabasında doğan müşir (mareşal) Ahmet İzzet Paşa, Kadıköy Moda’da Şair Nefi sokaktaki evinde hayata veda etmişti.  1884 yılında Harp Okulu’ ...

Fenerli Bahçe

Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’nde, Fenerbahçe Mahallesi’nin isminin tarih kaynaklarımızda Fener Bağçesi ya da Fenerli Bağçe diye geçtiği ve bu ismin kadimden beri mevcut bir deniz fenerinden geldiği söylenir. Bizans döneminde içinde ateş yakılarak İstanbul’la haberleşmek için kayalıklar üzerine inşa edilen kule, Kanuni Sultan Süle ...

1939 Erzincan Depremi’nde Haydarpaşa ve Kadıköy

Tıpkı bu kış olduğu gibi 83 yıl önce bu günlerde, Türkiye yine kenetlenmiş, acıları biraz olsun dindirebilmek, yaraları sarabilmek için büyük bir felaketin ardından başladığı yardım seferberliğine devam ediyordu. Büyük Erzincan Depremi’nden yaralı kurtulan yüzlerce ve evsiz kalan binlerce vatandaşın İstanbul’a trenlerle geldikleri yer Haydarpaşa Ga ...

Altıyol

A.Ragıp Akyavaş; aynı zamanda kendi köyü olduğunu söylediği Kadıköy’le ilgili yazılarından birinde, “Vapur iskelesinden çıkınca büyük caddeyi takip ederseniz Altıyolağzı’na varırsınız” der ve “Eski Kadıköylüler buraya Hisarönü derlerdi” diye ilave ederek Altıyol’un eski isimlerinden birini öğrenmemizi sağlar. Başka bir yazısında, farklı bir dönemin ...

Kadıköy'ün stadı

En son halini 2006 yılı Nisan ayında alan ve 50 bin 530 oturma kapasitesine sahip Fenerbahçe Stadı, ülkenin en eski spor merkezlerinden biridir. Farklı dönemlerde futbol, kriket, çim hokeyi, atletizm, güreş gibi spor karşılaşmalarının ve milli bayram kutlamalarının merkezi olan stat, Kadıköy tarihinde önemli yer tutar. II. Abdülhamit yıllığı 30 alt ...

Kadıköy camileri

Gazeteci ve araştırmacı yazar merhum Ragıp Akyavaş “Köyüme Tahassür (Özlem)” başlığıyla Kadıköy’den bahsettiği yazısında Kadıköy Üsküdar gibi değildi der. “Ahiretten ziyade dünyaya yakındır. Biricik evliyamız Mahmud Baba bile Kuşdili’nin kenarında yatar. Ölülerimiz dahi zevk ü safâdan nasîb alırlar.” Kadıköy’ün Üsküdar gibi olmadığı diğer bir konu ...

Caddebostan

IV. yüzyıl sonunda imparatorlar Theodosius ve Arcadius’ın valilik ve danışmanlık görevlerini yapan dönemin güçlü devlet adamı Rafinus’un kendisine bir villa inşa ettirdiği, ayrıca bir liman, manastır ve kilisenin de yapıldığı Caddebostan sahili yüzyıllar sonra tenha, tekinsiz ve hırsız, eşkiyanın gezdiği bir yer olarak Cadıbostanı olarak adlandırıl ...

Yok olan köşkler

Behçet Necatigil’in “Evler” şiiri şöyle başlar : İnsanlar yüzyıllar yılı evler yaptılar. / İrili ufaklı, birbirinden farklı, / Ahşap evler, kâgir evler yaptılar. / Doğup ölenleri oldu, gelip gidenleri oldu, / Evlerin içi devir devir değişti / Evlerin dışı pencere, duvar. İnsanlar Kadıköy’de farklı dönemlerde irili ufaklı birbirinden farklı, bahç ...

Süreyya Sineması

İsmi Moda’da bir sokağa verilen Osmanlı Devleti son seraskeri Rıza Paşa’nın üç oğlundan biri olan Süreyya Paşa’nın, mimar Kavafyan’a yaptırdığı Süreyya Opera ve Tiyatro binası, 6 Mart 1927’de törenle açılmıştı. Cephesi ve giriş holü Paris Champs Elysées tiyatrosuyla benzerlikler taşıyan ve Kadıköy’ün en güzel yapılarından biri olan doksan beş yıllı ...

Kadıköy’ün Paşaları

Kadıköy’ün bir yerleşim yeri olarak gelişip genişlemesi, Tanzimat Dönemi’nde Saray’a yakın üst düzey yetkililerin ve paşaların buraya ilgi göstermeye başlaması, arsalar alıp köşkler ve konaklar yaptırmasıyla olmuştur. Üç mahallesi, birçok cadde ve sokağı Osmanlı dönemi paşalarının isimlerini taşıyan Kadıköy’e düzenli vapur seferleri 1857 yılında ba ...

Şehremaneti Binası

Kadıköy Şehremaneti Binası, deniz doldurularak oluşturulan meydana inşa edilen ilk yapılardan biridir. 1912-14 yılları arasında yapılan neo klasik tarzdaki binanın mimarı Yervant Terziyan’dır. 22 Mayıs 1919'da Kadıköy'ün bu meydanında şiddetli yağmur altında toplanan 20 bin kişi, İzmir’in işgalini protesto eden bir miting yapmış, Halide Edip Adıvar ...

FENER BAHÇESİ

1975 yılında Göztepe'deki evinde vefat eden tarihçi yazar Reşat Ekrem Koçu’nun, ilk fasikülü 1944 yılında çıkan ve tamamlanamayan eseri İstanbul Ansiklopedisi’nin 10. cildinde Fenerbahçe maddesi, Fenerbağçe, Fenerbağçesi olarak geçer ve ilk paragrafta şu bilgi verilir: Adını batı ucunda kadimden beri mevcut olan bir deniz fenerine nisbet almışt ...

FOTOĞRAFLI KADIKÖY TARİHİ-10

Kurbağalıdere Kayışdağı’ndan doğup Kalamış koyuna dökülen Kadıköy’ün en uzun ve en eski deresi Kurbağalıdere. Bir dönem gazino, sinema ve çay bahçeleriyle Kadıköy sosyal hayatının vazgeçilmezi olan Yoğurtçu ve Kuşdili gibi çayırlarının kıyılarında dizildiği, Sultan V. Murad’ın köşkünün ve Şehzade Selahattin Efendi’nin hümayun çiftliğinin yanı ba ...

Sonbahar

Refik Halit Karay, İstanbul’da sonbaharları yazdığı bir makalesine gazetemizin bu sayısının yayımlandığı tarihle başlar: “Bugün 23 Eylül. Sonbahar başlıyor. İstanbul ancak sonbaharda kendine gelir, kendi rengini, kendi sesini bulur; renkler ve sesler bakımından da duru ve ahenkli olur. Hele meltemlerin yeni kesildiği, lodosların henüz esmediği bir ...

Kadıköy’de ilk tramvayın yol haritası

Kadıköy tramvayla 1 Eylül 1934’te tanışmıştı. Üsküdar’dan gelen tramvay, İbrahimağa çayırını takip edip, şimendifer köprüsünün altından geçiyor, Yeldeğirmeni’ne sapıp, Karakolhane Caddesi ve şimdi Kadıköy-Maltepe minibüslerinin güzergahında olan Yavuztürk sokağından Söğütlüçeşme Caddesi’ne iniyor, Altıyol’dan sonra Kadıköy İskelesi’ne ulaşı ...

Kadıköy’ün “en asude en kibar” caddesi: Mühürdar

Padişah III.Mustafa 1761 yılında, günümüzde daha çok İskele Cami adıyla anılan Kadıköy sahilindeki camiyi yaptırmıştır. Padişahın sadrazamlarından Moldovancı Ali Paşa’nın mührünü taşıyan Mühürdar Ahmet Efendi de yine Kadıköy’de camiye uzak olmayan bir bölgeyi seçmiş ve burayı bağlarla donatıp kendine de bir köşk yaptırmıştır. Burası önceleri Mühürd ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 8

Kadıköy Hal Binası 1986 yılında İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Devlet Konservatuarı olarak kullanılmaya başlanan ve 1989 yılından itibaren Şehir Tiyatroları’nın Haldun Taner’in adını verdiği bir sahnesine ev sahipliği yapan bina, 1927 yılında İtalyan mimar Ferrari’ye yaptırılan Türkiye’nin ilk modern hal binasıydı. Binanın, İBB tarafından ...

Kadıköy’de Plaj Mevsimi

Kadıköy’de yazlık bahçe ve gazinoların, yazlık sinema ve tiyatroların açılması yaz mevsiminin gelişini müjdelerdi. Sayfiyelere taşınma telaşı ve hareketliliğinin bitmesini takiben yazın tam anlamıyla geldiğini gösterense plajların ve plaj gazinolarının sezonu açmaları olurdu. Bostancı ve Fenerbahçe’ye İstanbul’un ilk ve tek yazlık tramvayları çalış ...

FOTOĞRAFLI KADIKÖY TARİHİ-7

Altıyol Kadıköy’ün Altıyol ağzı günümüzde daha çok Boğa heykeliyle anılır ve bilinir. Oysa yakın zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından restorasyonu yapılan bronz heykelin bu meydana gelişi 1987 yılıdır. Nesiller boyu Boğa’nın adıyla anılmayıp sadece Altıyol ağzı olarak adland ...

Nazım Hikmet ve Erenköy

Bir Kadıköy sakini olan Nazım Hikmet’in Erenköy yılları 1932’de başlar. Piraye’yle evlenme kararı almalarından sonra Piraye ve Nazım’ın aileleri birleşip Erenköy’de Mehmet Ali Paşa köşkünün karşısındaki Mithat Paşa köşkünü tutarlar. Büyük bahçesi, çamlıkları, yemişliği, bağı, sebzeliği, kümesi, ahırı, ayrı bir otlağı bulunan ama yıllar yılı bakımsı ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi- 6

SUADİYE  PLAJI Haziran ayıyla birlikte İstanbul’da sayfiye ve plaj mevsimi de açılmış olurdu. Kadıköy hem sayfiye hareketliliği hem plajlarıyla yaz mevsiminin en canlı yerlerinden biriydi. Özellikle tatil günlerinde gündüz plajlara, akşam plaj gazinolarındaki eğlencelere gelenler için ek vapur seferleri konur, plaj işletmeleri otobüs seferleri d ...

İSTANBUL’UN KAPISI: BOSTANCI

Bostancı, yüz yıllar boyunca İstanbul şehrine giriş çıkışların kontrol edildiği, hem Roma hem Osmanlı dönemlerinde imparatorluk metropolünün sınırı kabul edilen bir yerleşim yeri olmuştu. Kayışdağı’ndan gelip, Çamaşırcıbaşı Kuloğlu Mustafa Bey’in mülkü olan araziden akıp denize döküldüğü için Çamaşırcı Deresi de denilen Bostancı Deresi İstanbul’un ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 5

  SUADİYE  VAPUR  İSKELESİ 1910 yılında kurulan Seyri Sefain İşletmesi’nin Köprü İskelesi’nden kalkıp Haydarpaşa, Kadıköy, Moda, Kalamış ve Fenerbahçe’ye giden vapur seferleri vardı. Daha sonraki yıllar Caddebostan, Suadiye, Bostancı ve Maltepe’ye de vapur seferleri başlamıştı. 1929 yılında açılan Suadiye Plajı ve Gazinosu, Kadıköy yakası dış ...

Kadıköy’de yol, su, elektrik...

1869 yılından itibaren Üsküdar Sancağı’na bağlı olan Kadıköy, XIX. yüzyılın sonlarında, İstanbul’dan vapur seferlerinin başlaması, farklı mahalle ve sayfiyelerine de demir yoluyla ulaşımın oluşmasıyla, gözde yerleşim yerlerinden biri olmaya başlamıştı. Özellikle Cumhuriyet sonrası altyapı hizmetlerinin gelmesiyle yerleşik nüfus da artmaya başlamışt ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 4

KADIKÖY  HALKEVİ Kadıköy Halkevi, Kadıköylülerin bağışladığı 6 bin lirayla Bahariye Gül sokakta kiralanan konakta 22 Şubat 1935 tarihinde kurulmuş ve törenle açılışı yapılmıştı. Açılış günü Halkevi Orkestrası tarafından bir konser verilmiş ve altmış kişilik koro heyeti de konsere eşlik etmişti. Halkevinin ilk başkanı Celal Esat Arseven bu görevi ...

Kadıköy'ün Kültür Atlası (16)

AYRILIK ÇEŞMESİ Günümüzde Ayrılık Çeşmesi dendiğinde genellikle akıllara ilk gelen, raylı sistemlerimizden Marmaray ve Metro’nun Kadıköy’deki önemli bir aktarma durağı oluyor. Ayrılık Çeşmesi, hem bu durağa yakın mesafede oturan Kadıköylülerin, hem bir araçtan diğerine aktarma yapmak isteyenlerin, hem de aynı yerde bulunan büyük alış veriş merke ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi-3

Haydarpaşa sahilinin doldurulup gar binasının yapılması gibi, günümüzde Kadıköy Meydanı olarak adlandırılan bir dönemin kumluğu da XX. yüzyıl başında doldurulmaya başlanmıştı. Kadıköy Şehremaneti (belediye) binası ve hemen arkasındaki maliye binası, vapur iskelesi ve hal binası denizden doldurulan alana yapılan yapılardı. Meydana bir park düzenleme ...

Tatlı huzurdan yat limanına Kalamış

Fenerbahçe Mahallesi ve Kalamış semti geçtiğimiz ay, iptal edilen yat limanı ihalesiyle ülke gündemine gelmişti. Hem ihale öncesi hem sonuçlanmış ihalenin iptal kararı sonrası duyarlı Kadıköylüler ve Belediye Başkanlığı sürecin takipçisi olmuşlardı. Kadıköy hem kurumları hem sivil insiyatifiyle, Kalamış Yat Limanıyla ilgili soru ve taleplerine hale ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - II

Köprü'ye bitişik Kadıköy İskelesi çok eskimiş olduğundan 1936 yılında Akay İdaresi’nce dört demirli bir şamandıraya bağlı, terası gazinolu, salonu kaloriferli, tuvaletli, memurlar ve emanet odası olan 290 bin liraya mal olan yeni iskele yaptırılır. Belediye Yollar ve Köprüler Şube Müdürlüğü mühendislerinin inşa ettiği iskele binası 1960 yılında yen ...

Karlı kış günleri

Kış mevsimi zahmetlidir. Geleceği gün yaklaştıkça bir eksiğimiz var mı diye düşündürtüp, telaşlanmamıza neden olan ağırlaması zor bir misafir gibidir. Eski zamanlarda yaz mevsimine hazırlıksız yakalanmak diye bir şey yoktu. Herkes boş zamanınca ve bütçesi elverdiğince bu mevsimin nimetlerinden yararlanırdı. Yazlık gazinolar, bahçeler, sinemalar ve ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 1

Kadıköy’ün Primadonnası Suzan Lütfullah Sururi İçinde bulunduğumuz hafta sanat dünyamızın ilklerinden biri olan, ülkemizin en güzel kültür sanat binalarından biri olan Süreyya Sineması fuayesinde büstü bulunan, cumhuriyet dönemi öncü kadınlarından Suzan Lütfullah’ın anıldığı haftaydı. İlk Müslüman profesyonel primadonnamız Suzan Hanım, 11 Oc ...

Bahariye: Hem eğlence hem şifa 

Bahariye, yüz yıl boyunca hem Kadıköy’ün eğlence hayatının merkezlerinden biri hem de birçok hekimin ve sanatçının orada mesken tutmasıyla, bedene ve ruha şifa veren bir semt olmuştu. Altıyol ağzına açılan altı yoldan biri olan Bahariye Caddesi, tramvayların Kadıköy’e gelmesiyle birlikte Moda’ya ulaşımın ana güzergâhı haline gelmişti. Tramvay önces ...

Çayırlar... Mesireler...

İstanbul tarihinde sosyal hayat ve eğlence denildiğinde, kamusal alan olarak bir döneme damgasını vurmuş çayırlar ve mesireler şüphesiz en başta gelir. Belli mevsim ve tatil günlerinde günümüz diliylekent hayatından kaçışmekanları olan çayırlar çok daha önceleri basit ama bir o kadar da hayati bir ihtiyacı karşılayan alanlardı. Devlet hazinesine ai ...

Bağdat Caddesi

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle der:“Sultan, Bağdat’ı yedi bin mühendisiyle öyle sağlam ve müstahkem etti ki Bağdat, Bağdat olalı bu imaret ve abadanlığı ilk defa görmüştür.”Bağdat bir dönemler Osmanlı Devleti’nin en önemli vilayetlerinden biri olup, Dicle nehri kenarında, ticaret yolları üzerinde, stratejik konumu çok önemli bir bölgede kurul ...

Kadıköy’ün lodosu

Mithat Cemal Kuntay şöyle der: İstanbul iki şeyin oyuncağıdır. Marmaranın ve Karadenizin. Bu ikisinden hangisinin keyfi hakimse o gün ilk veya sonbahardır, kış veya yazdır. Her ne kadar iklimi ve hava durumu İstanbul’dan farklı düşünülmese de, Kadıköy’ün Karadeniz’den gelen Kuzey rüzgarlarına daha kapalı olması ve Batı yönü de deniz olup batışına k ...

Kadıköy tramvayları

Kadıköylüler 1934 yılının bahar ve yaz aylarında, sonu güzel bitecek bir çile çekiyorlardı. Üç nahiyeli, on yedi mahalleli ilçenin genel manzarası sökülmüş kaldırımlar, kazılan caddeler, iskele meydanına yığılmış raylar ve traverslerdi. Projesi 1930 yılından itibaren konuşulan Kadıköy tramvay yolları artık hayata geçmek üzereydi. 2 Temmuz 1928 tari ...

1937'nin 13 Ağustos Cuma günü Kadıköy'de neler oluyordu?

Herkesin “görülmemiş sıcaklar” diye söylendiği bir yaz mevsimi geçiriyordu Kadıköy. Esnafın süpürgesi dışında bir temizlik görmeyen kaldırım taşlarının arasından çıkan otlar sararmış ve kurumuştu. Belediye görevlilerinin haftada bir veya iki, esnafın her gün iki, üç kez ıslattığı çarşı sokaklarında toz bir süreliğine yatışıyor sonrasında yeniden ha ...

Vapurlarda Kadıköy

Vapurlarla Kadıköy’e ulaşımın başlaması ve demiryoluyla Kadıköy nahiyelerine, sayfiyelerine ulaşımın kolaylaşması Kadıköy’de hem nüfus hareketlerini hem sosyal hayatı etkilemişti. Vapurlar, Kadıköy’e İstanbul’dan kolay erişimi sağlayan bir köprü olmuştu. Bu köprü Abdülhamit döneminde Saray erkanından ve paşalardan yoğun bir göçü başlatmış, Cumhuriy ...

Sayfiye mevsimi

Üç cemrenin sırasıyla düşmesi, ağaçların tomurcuklanması ve sonrasında Kasım günlerinin bitip Hızır günlerinin başlaması yaz mevsiminin gelişini anlatırdı bir zamanlar. Sırasıyla yazlık bahçeler, gazinolar ve sinemalar açılır, tatil günleri çayır ve mesireler dolup taşmaya başlar, son olarak da Cumhuriyet öncesi dönemden söz ediyorsak deniz hamamla ...

Ramazan, bayramlar ve Kadıköy

On yıllar öncesinin Ramazan ve bayram gelenekleri hep anlatılmış ve yazılmıştır. Genelde özlemle anılan o günler, bir şehrin ya da semtin farklı dönemlerinde, kültürel ve sosyal hayata dair bilgiler de verir bize. Ramazan ve bayram boyunca düzenlenen etkinlikler ve bunlara katılım, alış verişler ve hazırlanan özel yemekler farklı dönemlerdeki kültü ...

Kadıköy’ün Deresi

Bir yarımada üzerine kurulu ilk Kadıköy’ün sınırlarını kuzeyde, Haydarpaşa’dan denize dökülen Ayrılıkçeşmesi (Himeros) deresi ve doğuda, Kayışdağı’ndan gelen, yaklaşık yedi kilometrelik uzunluğuyla Kadıköy civarının en uzun deresi olan Kurbağalıdere (Kalkedon) belirlerdi. Kurbağalıdere’nin ilk ismi Kalkedon’dur ve kurulan ilk şehre de ismini ver ...

Kadıköy’de kayıklar

Tüm deniz kentleri gibi İstanbul ve Kadıköy’de de tarih boyunca ulaşım ve taşımacılıkta kayıkların önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Ulaşımı sağlamak ve zaruri ihtiyaçlara erişmekte bir aracı olmak dışında, Moda, Kalamış, Fenerbahçe, Caddebostan, Suadiye sahillerinde ve Kurbağalıdere’de sosyal hayatın değişmez bir parçası olan kayıklar ayrıca kür ...

Kadıköy’ün Ağaları

Paşaların (Rasim Paşa, Zühtü Paşa) isimlerini alan mahallelerin, Ağaların isimlerini (Cafer Ağa, Osman Ağa) alan mahallelerle komşu olduğu Kadıköy’de ayrıca bir semte (İbrahim Ağa), bir caddeye (Halit Ağa) ve bir sokağa (Nadir Ağa) isimleri verilmiş ağalar vardır. Osmanlı Sarayı’nda üst düzey önemli görevlerde hizmet vermiş olan bu ağalarla, isimle ...

Kadıköy Kültür Atlası (1)

Kadıköy'ün bağları Antik dönem Kadıköy’ünde yani Kalkhedon’da en önemli tanrı Zeus, en önemli tanrıçaysa, insanoğluna ekip biçmeyi öğreten, tarım ve bereketin tanrıçası Demeter’di. Önem atfedilen tanrılardan bir diğeri, Zeus’n oğlu, şarap tanrısı Dionysos’tur. Kalkhedon adına bastırılan farklı sikkelerde hem Demeter’in sembolü buğday başağı hem ...

ARŞİV