Bahariye: Hem eğlence hem şifa 

30 Aralık 2021 - 13:30

Bahariye, yüz yıl boyunca hem Kadıköy’ün eğlence hayatının merkezlerinden biri hem de birçok hekimin ve sanatçının orada mesken tutmasıyla, bedene ve ruha şifa veren bir semt olmuştu. Altıyol ağzına açılan altı yoldan biri olan Bahariye Caddesi, tramvayların Kadıköy’e gelmesiyle birlikte Moda’ya ulaşımın ana güzergâhı haline gelmişti. Tramvay öncesi yıllarda tepelik, havadar bir konumda, köşkler ve güzel bahçeleri, ağaçları ve temiz havasıyla bilinen Bahariye, Kadıköylülerin kira arabasına gerek duymadan gezintiye çıkabildikleri yakın mesafedeki bir mesire vasfındaydı. Semtin ismi de muhtemelen ilkbaharla birlikte gezintilere çıkılan temiz havalı bir yer olmasından gelmektedir. Yapılan çalışma ve düzenlemelerle 2003 yılında tekrar seferlerine başlayan Kadıköy-Moda tramvayının geçtiği caddenin günümüzdeki ismiyse General Asım Gündüz caddesidir. Asım Gündüz, Harp Akademisi yıllarında Atatürk’ün sınıf arkadaşıdır. I.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda farklı cephelerde görev yapan Gündüz, Hatay’ın anavatana katılması için Fransızlarla yapılan görüşmelerde Türk Askeri Heyeti’nin başkanlığını yapmıştı. İki dönem Kütahya milletvekilliği sonrası emekliliğini 1970 yılındaki vefatına kadar Bahariye’deki köşkünde geçirmişti. Caddenin, bugün ismi Doktor İhsan Ünlüer olan Nısbiye Sokak’la kesiştiği yerde, Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesi yanındaki güzel bahçeli ve havuzlu köşkü maalesef günümüze kadar gelmemiş ve yerini bir apartmana bırakmıştır. 

TİYATRO, SİNEMA, OPERETİN MERKEZİ

Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla birlikte şehirlerde eğlence hayatı da tarz değiştirmeye başlamış ve yeni mekânlar aranır olmuştu. Mesire gezilerinin yerini kadınlı erkekli dolaşılabilen parklar, çayır gazinolarının yerini iskele, plaj gazinoları ve kulüplerin lokantaları almaya başlamıştı. Kuşdili Tiyatrosu’nda Naşit Bey’in, Komik Sezai Bey’in, Komik Cevdet Bey’in oyunları 1930’lu yıların başına kadar sürmüş olsa da tiyatronun, operetin ve sinemanın merkezi artık Bahariye olmuştu. 1916 yılından itibaren Darülbedayi’nin haftada bir gün temsil vermek için seçtiği Bahariye Sakızgülü Sokak’taki Apollon Tiyatrosu, 1923 yılında Celal Esat Arseven tarafından kiralanmış ve Hale Sineması adını almıştı. Kadıköy'e sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda büyük hizmetler veren Süreyya (İlmen) Paşa’nın Bahariye Caddesi üzerinde yaptırdığı opera binası da 6 Mart 1927’deki açılışından itibaren sinema, tiyatro ve operet için Kadıköy’ün rakipsiz mekânı olmuştu. Binanın üst kat salonunda ayrıca konserler, özel günler ve bayramlarda yemekli toplantı ve balolar da tertip ediliyordu. Hatta Fenerbahçe Spor Kulübü de birçok kongresini bu salonda yapmıştı. Konserlere ve konferanslara ev sahipliği yapacak olan bir diğer önemli sosyal merkez Kadıköy Halkevi’dir. Kadıköylülerin bağışladığı 6000 lirayla Bahariye Gül Sokak’ta (Arayıcıbaşı Sokak) kiralanan bir konak, 22 Şubat 1935 tarihinde törenle açılmış ve Halkevi olarak hizmet vermişti. Halkevi'nin reisliğini 1937'ye kadar Celal Esad Arseven yapmıştı. 28 Şubat 1940’daysa yine Bahariye Caddesi üzerinde dönemin en modern sinema salonlarından biri olan Opera Sineması açılacaktı. Kadri Cemali Bey’in idaresinde açılan sinema salonu iki bin kişilikti ve kalorifer tesisatıyla ısıtmalıydı. 1943 yılında Kadıköy Halkevi Binası da Gül Sokak’taki konaktan Bahariye Caddesi’ne taşınmıştı. Satın alınan arsa üzerine mimar Rüknettin Güney’in projesi inşa edilmiş ve böylece cadde üzerinde modern bir sinema, tiyatro, konser salonu daha hizmete girmişti. Kadıköy’de kurulan Şark Musiki Cemiyeti’nin başkanı ve Mehmet Akif’in şiirine yaptığı beste İstiklâl Marşı'nın ilk bestesi olarak kabul edilen Ali Rıfat Çağatay Altıyol’a yakın Süleyman Bey Sokak’ta otururdu. Şark Musiki Cemiyeti’nden istifa edip kurduğu Türk Musiki Ocağı da çalışmalarını Hale Sineması’nın üst katında yürütmüştü. Şark Musiki Cemiyeti kurucularından Leon Hancıyan da Bahariye Caddesi’ndeki evinde dersler vermiş ve birçok önemli bestekârın yetişmesine katkıda bulunmuştu. İ.T.Ü Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı kurucu başkanı Ercümend Berker, Ali Rıfat Bey’in vefatından çok sonra Bahariye’de oturmaya başlayacak ve onun evinde yapılan toplantılarda da Şark Musiki Cemiyeti kurucuları arasında bulunan üyeler olacaktı. 

TIP DÜNYASININ TERCİHİ

Bahariye’nin sinema, tiyatro, konser ve balolara ev sahipliği yaptığı, dönemin ünlü müzisyenlerini gerek ikamet gerek konser için ağırladığı bu yıllar ayrıca tanınmış hekimlerimizin de semte ilgi gösterip muayenehanelerini açtıkları yıllar olmuştu. 1903 yılında Tıbbiye-i Şahane’nin şimdiki Haydarpaşa Numune Hastanesi’nin olduğu Haydarpaşa’ya taşınması tarih boyunca birçok tıbbiyelinin de yaşamak ya da muayenehane açmak için Kadıköy’ü tercih etmesini beraberinde getirmişti. Bahariye Caddesi’nde tıp alanında ilklerden biri 1933 yılında yaşanmıştı. Röntgen mütehassısı doktorlarımız Saadet ve Kamil Gören, ünlü mimar Zeki Sayar’a röntgen apartmanını yaptırmışlardı. Binanın zemin katı röntgen, teşhis ve tedavi merkezi diğer katlarıysa konuttu. Böylece Kadıköy’ün ilk ve tek röntgeni bu binada çalışmaya başlamıştı. Sosyal hayatta birçok ilklerin yaşandığı Kadıköy’de, tıp dünyamızın ilklerinden olan Doktor Müfide Küley’i de görürüz. İstanbul Tıp Fakültesi Gastroenteroloji bölümünün kurucusu, ilk kadın hekimlerimizden Müfide Küley 1936 yılında Haydarpaşa Hastanesi Dahiliye şefi Tevfik Sağlam Paşa’nın yardımcılığına geldiğinde Bahariye’de de muayenehanesini açmıştı. Ömrünün son yıllarında A.B.D’de üniversitede profesörlük yapan ve orada vefat eden, tıp tarihimizin en önemli psikiyatrlarından Doktor Ethem Vassaf, 1930’lu yıllarda Bahariye İleri Sokak’ta oturmaktadır. Aynı yıllarda Doktor Vassaf’ın komşularından biri, Bahariye Cevizlik tramvay durağında muayenehane açan Haydarpaşa Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum mütehassısı Zeki Aktaş’tır. Bir başka önemli psikiyatrımız, Haydarpaşa Numune ve Bakırköy Ruh Sağlığı hastanesi Nöroloji klinik şefliği yapan Doktor Rasim Hatipoğlu, Bahariye Caddesi üzerinde günümüzde hala varlığını koruyan Dirlik Apartmanı’nda muayenehane açmıştı. 1935 yılında referans eseri “Reçete Nasıl Yazılır” yayımlanan Profesör Doktor Necmettin Rıfat yine o yıllarda, Mühürdar’a taşınmadan önce Bahariye Caddesi 43 numarada otururdu. Doktor Rıfat’ın komşularından biri yine aynı cadde üzerinde Çocuk Cerrahisi ve Ortopedi profesörü Akif Şakir Şakar’dı. Ülkemizde deneysel fizyolojinin kurulması ve yerleşmesinde çok büyük hizmetlerde bulunan Ordinaryüs Profesör Kemal Cenap Berksoy 1920’li yıllarda bir dönem Mühürdar’da ikamet etmiş ve 1940’lı yıllarda bir süre Bahariye Caddesi Röntgen Apartmanı’nda muayenehanesinde hizmet vermişti. 

EDEBİYATÇILARIN İKAMETGÂHI

Aynı yıllarda ruhumuza şifa veren edebiyat dünyasının birçok önemli şahsiyetin yolu da bir şekilde Bahariye’den geçmiştir. Yahya Kemal bir dönem Ali Suavi Sokak’ın arkasında kalan sokakta ahşap bir evde yaşamıştır. Halit Fahri Ozansoy, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Ömer Seyfettin gibi Kadıköy’de yaşayan şairler zaman zaman bu evde toplanmışlardır. Nazım Hikmet’in babası Hikmet Bey Süreyya Sineması’nın müdürlüğünü yapmış ve şairin oğlu Mehmet Nazım Bahariye’de doğmuştur. “Bahariye benim için bir tramvay sesleri cümbüşüdür. Cümbüşe bazan Ayia Trias Rum Ortodoks Kilisesi'nin çanları eşlik eder” diyen Selim İleri, Bahariye Caddesi’nde Geren Apartmanı’nda doğmuştu. Ahmet Haşim’in Kadıköy’de en uzun süre yaşadığı ve vefat ettiği adres Bahariye Caddesi 72 numaradaki Belvü Apartmanı’dır.

KADIKÖY’ÜN KÜLTÜREL TEPESİ

1940’lı yıllarda Bahariye sinema ve tiyatroların yanı sıra konserlerin merkezidir. Türk musikisi, klasik batı müziği, caz müziği, Münir Nurettin, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla konserleri Halkevi, Süreyya ve Opera sinemalarında sıkça görülür. 1960’lı yıllarda semt ve cadde tam anlamıyla bir sinema merkezine dönüşmüştür. 1961 yılında Hale Sineması yıkılarak mimar Maruf Önal tarafından yerine Reks Sineması yapılır. Cadde üzerinde Kadıköy Sineması yine bu yıllarda açılır. Bahariye Caddesi’nin başından Kuşdili’ne doğru kıvrılır kıvrılmaz cadde üzerine mimar Melih Koray’ın tasarımı Efes ve Feza sinemaları yapılır. Türkiye ve Balkanların en büyük, en modern sineması reklamıyla hayatına başlayan Opera Sineması ve içinde çok önemli tarihi hikâyeleri barındıran Reks Sineması ne yazık ki günümüzde artık yoklar. Efes ve Feza sinemaları da Opera Sineması gibi iş yerlerinin olduğu pasaja dönüşmüştür. Bugün hâlâ ülkenin en güzel binalarından biri olan Süreyya Opera Binası ve Kadıköy Halkevi yani günümüzdeki adıyla Kadıköy Halk Eğitim Merkezi Bahariye’nin tam ortasında semtin görkemli ve zengin kültürel geçmişini bize hatırlatmaktadır. Yine Bahariye’de ve semtin yakınındaki özel tiyatrolar çeşitli zorluklara karşı mücadele verip kültürel mirası yaşatmaya çalışmaktadırlar. 

Tıp ve sanat dünyasından birçok önemli ismin yaşadığı, çalıştığı, gezindiği Bahariye Caddesi’ndeki evlerini Selim İleri şöyle tarif etmiş: “İstanbul’un bahçelik Kadıköyü’nde, Kadıköyü’nün caddesinden bazen saatlerce taşıt geçmeyen Bahariyesi’nde bir ev.”  Caddesinden 20 numaralı Moda tramvayı geçen, sokaklarında az da olsa o yıllardan kalma güzel köşklere, apartmanlara denk geldiğimiz Bahariye sadece coğrafi olarak değil, kültürel zenginlik olarak da Kadıköy ilçe merkezinin tepelerinden biridir. 

Yazarın Diğer Yazıları

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 8

Kadıköy Hal Binası 1986 yılında İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Devlet Konservatuarı olarak kullanılmaya başlanan ve 1989 yılından itibaren Şehir Tiyatroları’nın Haldun Taner’in adını verdiği bir sahnesine ev sahipliği yapan bina, 1927 yılında İtalyan mimar Ferrari’ye yaptırılan Türkiye’nin ilk modern hal binasıydı. Binanın, İBB tarafından ...

Kadıköy’de Plaj Mevsimi

Kadıköy’de yazlık bahçe ve gazinoların, yazlık sinema ve tiyatroların açılması yaz mevsiminin gelişini müjdelerdi. Sayfiyelere taşınma telaşı ve hareketliliğinin bitmesini takiben yazın tam anlamıyla geldiğini gösterense plajların ve plaj gazinolarının sezonu açmaları olurdu. Bostancı ve Fenerbahçe’ye İstanbul’un ilk ve tek yazlık tramvayları çalış ...

FOTOĞRAFLI KADIKÖY TARİHİ-7

Altıyol Kadıköy’ün Altıyol ağzı günümüzde daha çok Boğa heykeliyle anılır ve bilinir. Oysa yakın zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından restorasyonu yapılan bronz heykelin bu meydana gelişi 1987 yılıdır. Nesiller boyu Boğa’nın adıyla anılmayıp sadece Altıyol ağzı olarak adland ...

Nazım Hikmet ve Erenköy

Bir Kadıköy sakini olan Nazım Hikmet’in Erenköy yılları 1932’de başlar. Piraye’yle evlenme kararı almalarından sonra Piraye ve Nazım’ın aileleri birleşip Erenköy’de Mehmet Ali Paşa köşkünün karşısındaki Mithat Paşa köşkünü tutarlar. Büyük bahçesi, çamlıkları, yemişliği, bağı, sebzeliği, kümesi, ahırı, ayrı bir otlağı bulunan ama yıllar yılı bakımsı ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi- 6

SUADİYE  PLAJI Haziran ayıyla birlikte İstanbul’da sayfiye ve plaj mevsimi de açılmış olurdu. Kadıköy hem sayfiye hareketliliği hem plajlarıyla yaz mevsiminin en canlı yerlerinden biriydi. Özellikle tatil günlerinde gündüz plajlara, akşam plaj gazinolarındaki eğlencelere gelenler için ek vapur seferleri konur, plaj işletmeleri otobüs seferleri d ...

İSTANBUL’UN KAPISI: BOSTANCI

Bostancı, yüz yıllar boyunca İstanbul şehrine giriş çıkışların kontrol edildiği, hem Roma hem Osmanlı dönemlerinde imparatorluk metropolünün sınırı kabul edilen bir yerleşim yeri olmuştu. Kayışdağı’ndan gelip, Çamaşırcıbaşı Kuloğlu Mustafa Bey’in mülkü olan araziden akıp denize döküldüğü için Çamaşırcı Deresi de denilen Bostancı Deresi İstanbul’un ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 5

  SUADİYE  VAPUR  İSKELESİ 1910 yılında kurulan Seyri Sefain İşletmesi’nin Köprü İskelesi’nden kalkıp Haydarpaşa, Kadıköy, Moda, Kalamış ve Fenerbahçe’ye giden vapur seferleri vardı. Daha sonraki yıllar Caddebostan, Suadiye, Bostancı ve Maltepe’ye de vapur seferleri başlamıştı. 1929 yılında açılan Suadiye Plajı ve Gazinosu, Kadıköy yakası dış ...

Kadıköy’de yol, su, elektrik...

1869 yılından itibaren Üsküdar Sancağı’na bağlı olan Kadıköy, XIX. yüzyılın sonlarında, İstanbul’dan vapur seferlerinin başlaması, farklı mahalle ve sayfiyelerine de demir yoluyla ulaşımın oluşmasıyla, gözde yerleşim yerlerinden biri olmaya başlamıştı. Özellikle Cumhuriyet sonrası altyapı hizmetlerinin gelmesiyle yerleşik nüfus da artmaya başlamışt ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 4

KADIKÖY  HALKEVİ Kadıköy Halkevi, Kadıköylülerin bağışladığı 6 bin lirayla Bahariye Gül sokakta kiralanan konakta 22 Şubat 1935 tarihinde kurulmuş ve törenle açılışı yapılmıştı. Açılış günü Halkevi Orkestrası tarafından bir konser verilmiş ve altmış kişilik koro heyeti de konsere eşlik etmişti. Halkevinin ilk başkanı Celal Esat Arseven bu görevi ...

Kadıköy'ün Kültür Atlası (16)

AYRILIK ÇEŞMESİ Günümüzde Ayrılık Çeşmesi dendiğinde genellikle akıllara ilk gelen, raylı sistemlerimizden Marmaray ve Metro’nun Kadıköy’deki önemli bir aktarma durağı oluyor. Ayrılık Çeşmesi, hem bu durağa yakın mesafede oturan Kadıköylülerin, hem bir araçtan diğerine aktarma yapmak isteyenlerin, hem de aynı yerde bulunan büyük alış veriş merke ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi-3

Haydarpaşa sahilinin doldurulup gar binasının yapılması gibi, günümüzde Kadıköy Meydanı olarak adlandırılan bir dönemin kumluğu da XX. yüzyıl başında doldurulmaya başlanmıştı. Kadıköy Şehremaneti (belediye) binası ve hemen arkasındaki maliye binası, vapur iskelesi ve hal binası denizden doldurulan alana yapılan yapılardı. Meydana bir park düzenleme ...

Tatlı huzurdan yat limanına Kalamış

Fenerbahçe Mahallesi ve Kalamış semti geçtiğimiz ay, iptal edilen yat limanı ihalesiyle ülke gündemine gelmişti. Hem ihale öncesi hem sonuçlanmış ihalenin iptal kararı sonrası duyarlı Kadıköylüler ve Belediye Başkanlığı sürecin takipçisi olmuşlardı. Kadıköy hem kurumları hem sivil insiyatifiyle, Kalamış Yat Limanıyla ilgili soru ve taleplerine hale ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - II

Köprü'ye bitişik Kadıköy İskelesi çok eskimiş olduğundan 1936 yılında Akay İdaresi’nce dört demirli bir şamandıraya bağlı, terası gazinolu, salonu kaloriferli, tuvaletli, memurlar ve emanet odası olan 290 bin liraya mal olan yeni iskele yaptırılır. Belediye Yollar ve Köprüler Şube Müdürlüğü mühendislerinin inşa ettiği iskele binası 1960 yılında yen ...

Karlı kış günleri

Kış mevsimi zahmetlidir. Geleceği gün yaklaştıkça bir eksiğimiz var mı diye düşündürtüp, telaşlanmamıza neden olan ağırlaması zor bir misafir gibidir. Eski zamanlarda yaz mevsimine hazırlıksız yakalanmak diye bir şey yoktu. Herkes boş zamanınca ve bütçesi elverdiğince bu mevsimin nimetlerinden yararlanırdı. Yazlık gazinolar, bahçeler, sinemalar ve ...

Fotoğraflı Kadıköy Tarihi - 1

Kadıköy’ün Primadonnası Suzan Lütfullah Sururi İçinde bulunduğumuz hafta sanat dünyamızın ilklerinden biri olan, ülkemizin en güzel kültür sanat binalarından biri olan Süreyya Sineması fuayesinde büstü bulunan, cumhuriyet dönemi öncü kadınlarından Suzan Lütfullah’ın anıldığı haftaydı. İlk Müslüman profesyonel primadonnamız Suzan Hanım, 11 Oc ...

Çayırlar... Mesireler...

İstanbul tarihinde sosyal hayat ve eğlence denildiğinde, kamusal alan olarak bir döneme damgasını vurmuş çayırlar ve mesireler şüphesiz en başta gelir. Belli mevsim ve tatil günlerinde günümüz diliylekent hayatından kaçışmekanları olan çayırlar çok daha önceleri basit ama bir o kadar da hayati bir ihtiyacı karşılayan alanlardı. Devlet hazinesine ai ...

Bağdat Caddesi

Evliya Çelebi seyahatnamesinde şöyle der:“Sultan, Bağdat’ı yedi bin mühendisiyle öyle sağlam ve müstahkem etti ki Bağdat, Bağdat olalı bu imaret ve abadanlığı ilk defa görmüştür.”Bağdat bir dönemler Osmanlı Devleti’nin en önemli vilayetlerinden biri olup, Dicle nehri kenarında, ticaret yolları üzerinde, stratejik konumu çok önemli bir bölgede kurul ...

Kadıköy’ün lodosu

Mithat Cemal Kuntay şöyle der: İstanbul iki şeyin oyuncağıdır. Marmaranın ve Karadenizin. Bu ikisinden hangisinin keyfi hakimse o gün ilk veya sonbahardır, kış veya yazdır. Her ne kadar iklimi ve hava durumu İstanbul’dan farklı düşünülmese de, Kadıköy’ün Karadeniz’den gelen Kuzey rüzgarlarına daha kapalı olması ve Batı yönü de deniz olup batışına k ...

Kadıköy tramvayları

Kadıköylüler 1934 yılının bahar ve yaz aylarında, sonu güzel bitecek bir çile çekiyorlardı. Üç nahiyeli, on yedi mahalleli ilçenin genel manzarası sökülmüş kaldırımlar, kazılan caddeler, iskele meydanına yığılmış raylar ve traverslerdi. Projesi 1930 yılından itibaren konuşulan Kadıköy tramvay yolları artık hayata geçmek üzereydi. 2 Temmuz 1928 tari ...

1937'nin 13 Ağustos Cuma günü Kadıköy'de neler oluyordu?

Herkesin “görülmemiş sıcaklar” diye söylendiği bir yaz mevsimi geçiriyordu Kadıköy. Esnafın süpürgesi dışında bir temizlik görmeyen kaldırım taşlarının arasından çıkan otlar sararmış ve kurumuştu. Belediye görevlilerinin haftada bir veya iki, esnafın her gün iki, üç kez ıslattığı çarşı sokaklarında toz bir süreliğine yatışıyor sonrasında yeniden ha ...

Vapurlarda Kadıköy

Vapurlarla Kadıköy’e ulaşımın başlaması ve demiryoluyla Kadıköy nahiyelerine, sayfiyelerine ulaşımın kolaylaşması Kadıköy’de hem nüfus hareketlerini hem sosyal hayatı etkilemişti. Vapurlar, Kadıköy’e İstanbul’dan kolay erişimi sağlayan bir köprü olmuştu. Bu köprü Abdülhamit döneminde Saray erkanından ve paşalardan yoğun bir göçü başlatmış, Cumhuriy ...

Sayfiye mevsimi

Üç cemrenin sırasıyla düşmesi, ağaçların tomurcuklanması ve sonrasında Kasım günlerinin bitip Hızır günlerinin başlaması yaz mevsiminin gelişini anlatırdı bir zamanlar. Sırasıyla yazlık bahçeler, gazinolar ve sinemalar açılır, tatil günleri çayır ve mesireler dolup taşmaya başlar, son olarak da Cumhuriyet öncesi dönemden söz ediyorsak deniz hamamla ...

Ramazan, bayramlar ve Kadıköy

On yıllar öncesinin Ramazan ve bayram gelenekleri hep anlatılmış ve yazılmıştır. Genelde özlemle anılan o günler, bir şehrin ya da semtin farklı dönemlerinde, kültürel ve sosyal hayata dair bilgiler de verir bize. Ramazan ve bayram boyunca düzenlenen etkinlikler ve bunlara katılım, alış verişler ve hazırlanan özel yemekler farklı dönemlerdeki kültü ...

Kadıköy’ün Deresi

Bir yarımada üzerine kurulu ilk Kadıköy’ün sınırlarını kuzeyde, Haydarpaşa’dan denize dökülen Ayrılıkçeşmesi (Himeros) deresi ve doğuda, Kayışdağı’ndan gelen, yaklaşık yedi kilometrelik uzunluğuyla Kadıköy civarının en uzun deresi olan Kurbağalıdere (Kalkedon) belirlerdi. Kurbağalıdere’nin ilk ismi Kalkedon’dur ve kurulan ilk şehre de ismini ver ...

Kadıköy’de kayıklar

Tüm deniz kentleri gibi İstanbul ve Kadıköy’de de tarih boyunca ulaşım ve taşımacılıkta kayıkların önemli bir yer tuttuğunu biliyoruz. Ulaşımı sağlamak ve zaruri ihtiyaçlara erişmekte bir aracı olmak dışında, Moda, Kalamış, Fenerbahçe, Caddebostan, Suadiye sahillerinde ve Kurbağalıdere’de sosyal hayatın değişmez bir parçası olan kayıklar ayrıca kür ...

Kadıköy’ün Ağaları

Paşaların (Rasim Paşa, Zühtü Paşa) isimlerini alan mahallelerin, Ağaların isimlerini (Cafer Ağa, Osman Ağa) alan mahallelerle komşu olduğu Kadıköy’de ayrıca bir semte (İbrahim Ağa), bir caddeye (Halit Ağa) ve bir sokağa (Nadir Ağa) isimleri verilmiş ağalar vardır. Osmanlı Sarayı’nda üst düzey önemli görevlerde hizmet vermiş olan bu ağalarla, isimle ...

Kadıköy Kültür Atlası (1)

Kadıköy'ün bağları Antik dönem Kadıköy’ünde yani Kalkhedon’da en önemli tanrı Zeus, en önemli tanrıçaysa, insanoğluna ekip biçmeyi öğreten, tarım ve bereketin tanrıçası Demeter’di. Önem atfedilen tanrılardan bir diğeri, Zeus’n oğlu, şarap tanrısı Dionysos’tur. Kalkhedon adına bastırılan farklı sikkelerde hem Demeter’in sembolü buğday başağı hem ...

ARŞİV