Baba Bana Masal Anlatma – 6

10 Haziran 2022 - 09:00

MASALLARDA ÇOCUKLARIN ERKEN YAŞLARDA EVLENDİRİLMESİ:

‘ÇOCUK GELİN’ THUMBELİNA - 1


Ülkemizde Parmak Kız olarak bilinen Andersen masalı fantastiktir, macera doludur, acıklıdır, sonu bile tam mutlu değil, parçalı bulutludur. Disney, Thumbelina’dan bir doğa savaşçısı yaratmıştır. Gözünü hırs bürümüş, bir parkı yok etmeye çalışan kapitalistlere -çizgi filmden bahsediyorum yoksa sizin aklınıza başka bir şey mi geldi- karşı mücadele eden, yaşam alanını savunmaya çalışan bir kızdır Thumbelina. Masalda ise fakir bir kızın, çocuk yaşta evlendirilmek hatta kuma olarak verilmek istenmesiyle karşılaşırız. Asıl dikkat çekici noktaysa toplum kodları açısından olağan kabullenişlerdir. Andersen buna karşı çıkmışsa da, günümüzde dahi nice çocuk seksek oynadığı, ip atladığı, salıncakta sallandığı çocuk bahçelerinden kopartılarak, kendinden büyük adamların koluna aileleri tarafından takılmaktadır. Oyuncak bebeği elinden alınan kızın kucağına kısa zamanda canlısı yerleştirilmektedir. Devletler Andersen kadar şefkatli olmayıp, karşı çıkar gibi gözükse de, aslında durumu idare etmektedir. Çocuk gelin diyerek, tecavüzü, pedofiliyi yumuşatmakta, üstü örtülü ‘olur’ vermektedir. Kız çocuklarının erken yaşlarda zorla evlendirilmesinin son bulmasını dileyerek, dilerseniz masalımıza geçelim. 

Bir zamanlar, çocuklara çok düşkün bir kadın varmış. Çok istediği halde bir türlü çocuğu olmuyormuş. Bir gün ihtiyar bir büyücüye gitmiş ve onun verdiği arpa tanesini saksıya ekmiş. Bir zaman sonra saksıda laleye benzeyen bir çiçek boy vermiş. Bu çiçeğin taç yapraklarının arasından da küçücük bir kız çocuğu çıkmış. Çok güzel ama boyu bir parmak kadar olan bu kıza kadın, ‘Parmak Kız - Thumbelina’ adını koymuş. Kadın, bu minnacık kızı çok sevmiş, beşiğini cilalı ceviz kabuğundan, yatağını menekşe yaprağından, yorganını da gül yaprağından yapmış. Kız, anacığının evinde şarkılar söyleyerek mutlu mesut yaşarken, eve gizlice giren patlak gözlü çirkin kurbağa, Parmak Kız’ı oğluna eş olsun diye kaçırmış. 

Kurbağanın oğlu da kendisi gibi pis ve çirkinmiş, evleri de bataklıktaymış. Kızı görünce çok sevinmiş vıraklamaya başlamış. Kızcağızı kaçmasın diye beşiğiyle birlikte bir nilüfer yaprağının üzerine koymuşlar. Ailecek gelinle damada yatak odası olarak bataklığın dibindeki odayı hazırlamaya girişmişler. Parmak Kız, bataklığın dibinde yaşayacağını, üstelik çirkin ve kaba kurbağayla evleneceğini düşündükçe, gözünden seller gibi yaş akıyormuş. O sırada derede yüzen kırmızı balıkların gönlü, çirkin bir bataklık kurbağasının bu kadar güzel bir kızı alıp, üzmesine razı olmamış. Kızın hapsedildiği yaprağın sapını dişleyerek koparmışlar. Serbest kalan nilüfer yaprağı da akıntıya kapılarak kurbağalardan uzaklara sürüklenmiş. 

Parmak Kız, derenin içinde sürüklenirken mayıs böceğinin biri onu yaprağın üzerinde görüp beğenmiş. Pençeleriyle kavrayıp ağacın üzerine bırakmış, bitkin düşen kızı beslemiş. Fakat mayıs böcekleri kendini beğenmiş ve bencil hayvanlarmış. Arkadaşları ve akrabaları, kız için; “Ne kadar gülünç bir yaratık, yalnızca iki bacağı var.” “Ne kadar da cılız öyle, kanatları bile yok.” “Ay, ne kadar çirkin, yüzüne bakılır gibi değil,’ diyerek gülüp, alay edince kızı kaçıran mayıs böceği de artık onu istememiş. 

Parmak Kız, açlığını ve susuzluğunu çiçeklerin öz sularıyla gidererek, yapraklardan yaptığı bir damın altında yatıp uyuyarak, kuşlarla arkadaşlık ederek, yaz ve sonbaharı geçirmiş. Ancak kış gelip kar yağmaya başlayınca ne konuştuğu kuşlar kalmış ortalıkta ne onu yağmurdan soğuktan koruyan yapraklar ne de karnını doyurduğu çiçekler. Lapa lapa karın yağdığı bir gün soğuktan donmak üzereyken tarla faresinin yuvasına sığınmış. İçerisi tıka basa yiyecekle doluymuş. Dayalı döşeli yatak odası, mutfağı ve kileri ile çok rahat bir yuvaymış. Fare Hanım, kıza acımış ve evine almış. “Senden hoşlandım. Bütün kışı burada geçirebilirsin. Ama etrafı temiz tutman ve bana öyküler anlatman şartıyla,” demiş. Kız sevinerek kabul etmiş, fare ne dediyse yapmış. Ertesi gün fare hazırlıklara girişmiş, kıza da, “Az sonra bir misafirimiz olacak. Benim komşum her gün buraya uğrar. Onun hali vakti benden daha iyidir. Evi çok geniş ve salonu mobilyalıdır. Üstelik sırtında siyah kadife kürkü vardır. Sen ona kocaya varırsan rahat edersin. Ama kendisi kördür, burnunun ucunu bile göremez. Bildiğin en güzel masalları anlatıp, onu ömür boyu oyalaman gerekir,” demiş. 

Parmak Kız bu işe yanaşmamış, çünkü köstebek komşudan hoşlanmamış. Tarla faresinin anlattığına göre; çok zenginmiş, evi fareninkinin yirmi katıymış, çok da bilgiliymiş ama çiçekleri ve güneşi görmediği halde onları hiç sevmezmiş. 

Parmak Kız, evlerine gelen konuğu ağırlamak için şarkı söylemeye başlamış. Köstebek sesine bayıldığı kıza âşık olmuş, ‘şefkatle’ kızın üzerine doğru atılmış. Parmak Kız çok sessiz olduğundan ağzını açıp bir şey söyleyememiş.

Bu seriye başlarken, masallarda ensest, cinsel istismar, cinsel saldırı var derken belki dudak bükmüştünüz ama dünya üzerinde her gün milyonlarca çocuğa anlatılan Parmak Kız masalını biraz deştiğimizde tecavüz gerçeğiyle karşı karşıya geldiğimize siz de şahit oldunuz. Tüm o hegemonik erkek köstebeklerin köküne kibrit suyu diyerek, masalımıza bir dahaki yazıda devam etmek üzere sizden izin istiyorum.  

Yazarın Diğer Yazıları

Baba Bana Masal Anlatma – 8

MASALLARDA ÇOCUKLARIN ERKEN YAŞLARDA EVLENDİRİLMESİ ‘ÇOCUK GELİN’ THUMBELİNA - 3 Efendim, nihayet Parmak Kız – Thumbelina masalımızı anlatmayı bitirdik. Kralın yaptığı densizlik sinirlerimi bozsa da, kırlangıcın mutsuzluğuna üzülsem de şimdi daha iyiyim. Umarım Parmak Kız da, iyi ve mutludur, kralı yontarak insana benzetmiştir. Dilerseniz art ...

BABA BANA MASAL ANLATMA – 7

MASALLARDA ÇOCUKLARIN ERKEN YAŞLARDA EVLENDİRİLMESİ ‘ÇOCUK GELİN’ THUMBELİNA - 2 Geçen yazımızda anlatmaya başladığımız Parmak Kız masalını Köstebek’in Thumbelina’ya cinsel saldırıda bulunması üzerine daha fazla devam edemeyerek kesmiştik. Elbette yaptıkları Köstebek’in yanına kar kalmayacak. Buyurun o zaman masalın devamına… Köstebek, rah ...

Baba Bana Masal Anlatma - 5

MASALLARDA YOKSULLUK VE ÇOCUK İŞÇİLER: KİBRİTÇİ KIZ’IN KIZIL İNTİKAMI İşçi Bayramı ile başlayan Mayıs ayında, çocuk işçiliğinin son bulmasını dileyerek, o çok bildik masala farklı bir açıdan yaklaşmaya ne dersiniz? Babasının ölümü üzerine, çocuk yaşta okulu bırakarak çalışmak zorunda kalan Andersen’in pek çok masalında çocuk işçiliğine ve çocukl ...

Baba Bana Masal Anlatma - 4

MASALLARDA SALGIN HASTALIKLAR: FARELİ KÖYÜN KAVALCISI Son dönemlerde sokak hayvanlarının şehirlerden tamamen çıkartılarak, hayvan barınaklarına hapsedilmesi tartışmaları ünlü bir sanatçımızın attığı tweet’le daha da alevlendi. Bir kap yemek, bir tas su ve bir de başlarının okşanmasından başka bir şey beklemeyen can dostlarımızı şehirden kovdu ...

Baba Bana Masal Anlatma-3

Masallarda Çocuk Köleliği  Parmak kadar çocukların satılması -2   Geçen ayki yazımızda masallarında parmak kadar çocukların satılmasının izini sürmeye Grimm Kardeşlerin Başparmak masalıyla Almanya’da başlamıştık ve Pertev Naili Boratav’la yurda giriş yapacağımızı söylemiştik. O halde buyrun Nohut Oğlan’a…    Boratav’ın Nohut Oğlan masalınd ...

Baba bana masal anlatma-2 

MASALLARDA ÇOCUK KÖLELİĞİ PARMAK KADAR ÇOCUKLARIN SATILMASI -1 Bu sayıda hangi masalı anlatsam diye düşünürken geçenlerde ‘Kim Milyoner Olmak İster?’ yarışma programında Kenan İmirzalıoğlu’nun sorduğu “1980’lere kadar hangi ülkedeki yetim, gayrimeşru doğmuş, ebeveyni alkolik, ayrılmış veya fakir olan çocuklar devlet tarafından bazen açık artı ...

Baba, Bana Masal Anlatma – 1 

Evvel zaman içinde Evvel zaman içinde, kalbursaman içinde Develer tellal iken, pireler berber iken. Annem kaşıkta, babam beşikte iken… Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, Babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten. Annem kaptı maşayı, babam kaptı küreği, Gösterdiler bana kapı arkasındaki köşeyi… Neyse sözü fazla ...

ARŞİV