Kuşlar, uçurtmalar, balonlar…

Sunay Akın

28 Nisan 2016 - 14:21
İstanbul’un kanatlı sahipleri arasında ilk sırayı martılar alır. Deniz tavuğu da denilen martıların beyaz gövdesi, sarı ayak ve gagaları, İstanbul’un iki yakasını bir araya getirmeye çalışan vapurlara da renk verir. Vapurların gövdesi beyaz, bacası ve can simitleri sarıdır. Araba taşıyan vapurlara siyah rengi veren de karabataklardır.
Denize en yakın uçan yelkovan kuşları var bir de!.. Suyun bir karış üstünde telaş içinde, Boğaz’ın bir ucundan öbür ucuna sürü halinde uçan yelkovan kuşlarının, taht kavgası nedeniyle öldürülen şehzadelerin ruhları olduklarına inanılır.
Bir karganın en az yüz yıl yaşadığını düşünecek olursak, İstanbul’un değişiminin yaşayan en eski tanıklarının, zeki oldukları ornitologlar tarafından onaylanan bu siyah önlüklü okul kuşları olduğu aşikardır. Kentin en yüksek yeri olan Alemdağ’a özgü Alemdağ İspinozu’nun yanı sıra, Boğaz’daki kasırların bahçeleri arasında uçuşan papağanlar da, İstanbul’da olup bitenleri kuş bakışıyla gören sakinlerden bazılarıdır…
İstanbul sokaklarında kitap satan ilk insan Halim Şefik’tir. Karaköy’deki Şarap İskelesi Sokağı’nda bir hanın merdivenlerine dizdiği kitapları “Bayanlara baylara / Kafası olanlara / Bir de kitapsızlara” satan Halim Şefik’in çocukluğu Beykoz’da geçmiştir. Çocukluk yıllarında, bahar sabahları evden çıkar çıkmaz en çok sevdiği arkadaşını aramak için başını gökyüzüne çevirir Halim Şefik... Yanına bir an önce gitmek için can attığı arkadaşının nerede olduğunu uçurtmalara bakarak anlar; çünkü, arkadaşının yaptığı uçurtma yüksekte, en yüksekte olurdu… O uçurtmanın ipini elinde tutan çocuğun adı ise Orhan Veli’dir!
Uçurtmaların tarihi de İstanbul üstünde uçanlara dahildir ama, o ki sözü Orhan Veli’ye getirdik, bir garip şairden birkaç dize alalım yazımıza:
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
İstanbul’da uçan uçurtmaların en ünlüsü III. Murat’ın oğlu Şehzade Mehmet’in sünnet düğünü nedeniyle 1582 yılının 29 Mayıs’ında başlayıp, 24 Temmuz’a kadar süren şenliklerde kuşlara arkadaşlık yapmıştır. Uçurtmanın şekli ve yaşanılanlar Sur-Name-i Hümayun’a şöyle kaydedilir:”Birisi kırtastan bir Simurg, Zümrütüanka kuşu yapmıştı; meydana getirdi, uçurdu, fakat rüzgar muhalif estiğinden kuşu gafletle kaçırdı, çünkü kuş havada uçarken kuyruğunu saldı ve kendini havaya verip, rüzgara karşı kanadını çaldı, adam ardınca bakakalıp şaşkın bir halde ‘uçur Allahım uçur’ diye döne döne, hayretle baka kaldı ve kendi kendine ‘bundan sonra var git kumda oyna, bunca zahmet çektim’ diye göğsünü dövdü, saçlarını tel tel yoldu. Hikmeti hüda kuş havada istikametini değiştirip, kanatları alt üst oldu, aşağı inerek Kumkapı’sının taşra canibine inip kondu. Bir yoluk kuşa döndü, adam da arkasından koştu…”
II. Abdülhamit döneminde bazı sözcükler yasaklanmıştır. Örneğin, “burun” sözcüğü yasaktır; bunun da nedeni padişahın burnunun çok büyük ve çirkin oluşudur!.. “Tahta kurusu” sözcüğü de yasaktır; “tahtın kurusun” diye anlaşılma olasılığına karşı!.. Böyle yasaklarıyla ünlü bir dönemde uçurtma da payına düşeni almıştır. İçine bomba konulup padişahın oturduğu Yıldız Sarayı’nın üstünde patlatılır düşüncesiyle uçurtmaların yasaklanması padişaha önerilmiştir. İstanbul üstünde ilk balon 1785 yılının Mart ayında uçmuştur. Bir İranlı baloncu yanına iki bostancıbaşı alarak Topkapı Sarayı’nın avlusundan havalanmıştır. Uçuş öncesi padişah I. Abdülhamit üç cesur adama kendi elleriyle birer kürk giydirmiştir. 120 kilometre yol aldıktan sonra alçalan balonu gören Bursalılar, günahlarının çokluğundan dolayı cezalandırıldıklarını düşünerek yere kapanırlar! Padişah, bu hayırlı olayın ebedileşmesi için balonu Ayasofya’nın minaresine astırır.  II. Abdülhamit uçurtmayı yasaklar, IV. Murat Hezarfen Ahmet Çelebi’yi sürgüne gönderir… İstanbul’un yasaklar tarihinde uçanlar da payına düşeni almıştır… Ama, yasakları kınarken, tarihimizde alkışlanması gereken olayları da unutmamalıyız. Örneğin, I. Abdülhamit havacılığı teşvik ederken, aynı yıllarda Çariçe II. Katherina, Rusya’da balonculuğu yasaklamıştır.
Yazarın Diğer Yazıları

İstanbul şövalyesi

Fareyi sevimli bir hayvan olarak bize sunan Walt Disney, Birinci Dnya Savaşına cankurtaran şofr olarak katılır. Yalnızca o mu? Polis romanlarının nl yazarı Dashiell Hammetti de, aynı savaşta bir cankurtaran aracında direksiyon sallarken grrz. İlk kez 1896 yılında, Paris Fuarında grcye ıkan cankurtaran aracının dikiz aynasına drt yıl sonra Bromfield ...

Vietnam Savaşı'nda bir hayal kahramanı

Servenlerinde Spermani yenen bir kişi vardır. O da, dnya ağır sıklet boks şampiyonu Muhammet Ali Claydan başkası değildir! Uzayın derinliklerinde yaşayan Scrubblular savaş gemileriyle dnyaya gelirler. İnsanlığın ok hızlı geliştiğini ve tehdit oluşturduğunu syleyen uzaylılar, Muhammet Aliye kendi şampiyonlarıyla boks maı yapmayı nerir. stnlklerini i ...

İstanbul'da bir zürafa

Haydarpaşa Rıhtımına yanaşan gemilerden yk boşaltan dev vinler birer zrafa grnmndedirler. Bu vinlerden biri ne zaman gzme takılsa, bir zrafanın İstanbula deniz yoluyla yaptığı yolculuğu anımsarım. Mussolininin Hitlerle birlikte İkinci Dnya Savaşına hazırlandığı yıllarda, Haydarpaşa nlerinden geerek Kadıky İskelesine doğru yol alan bir akşam vapuru ...

Noel Baba Nasreddin Hoca'ya karşı

Antalya Mzesinde sergilenen bir kutunun kapağında Myra Başpiskoposunun resmi vardır. Bu kutu, bir İtalyan kadın tarafından 1925te, Bariden getirilmiştir ve kutuyu değerli kılan da, iinde taşınan kemiklerdir. 1087 yılında, Demreden alınan Myra Başpiskoposunun beş kemiğinin ait olduğu topraklara, yani Antalyaya szn ettiğimiz kutunun iinde geri getiri ...

PADİŞAHIN YEMEK ARTIKLARI

Paristeki Louvre Mzesinde sergilenen Roma askerlerinin kalkanlarından birinin tam nnde duruyoruz!.. Sunay Akın, bu nl mzenin salonlarında birbirinden değerli sanat eserleri sergilenirken, bir Romalı askerin kalkanının nnde durmamız neden? diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Efendim, bu kalkan, Roma İmparatorluğunun egemen olduğu topraklarda her sabah, ...

Savaş ve Ressam

İstanbulun, yks en garip olan hayvan heykeli Kadıkydedir. Bu heykelde kızgın bir boğa gze arpar. Zavallı hayvanı bylesine fkelendiren ne olabilir; yağmurlu havalarda yanından geen ve bir matadorun elindeki pelerine benzettiği kırmızı renkli şemsiyeler mi, yoksa, Bu boğa heykelinin burada ne işi var? diye dşnmeyen insanlar mı?.. Eğer şemsiyelere kız ...

Kuşdili kovboyları

Son eki darbesini de vuran adam, merdiven basamaklarını ağır ağır inerken, astığı tabelaya ilk gvercin konar: GLİSTAN GAZİNOSU HAMDİ BEY İDARESİNDE İşleri nce iyi gider Hamdi Beyin. Ama İstanbulda dans ılgınlığı başlayınca el etek ekilir gazinodan. Kadıky yakasındaki Kuşdili ayırının gzel bir yerinde olmasına rağmen, alaturka bir havası vardır Gl ...

Çelengin ortasındaki kız

Londradaki Kralie Savaş Mzesinde, Birinci Dnya Savaşı sırasında Trk esirlerin boncuklardan yaptıkları yılanlar sergilenmektedir. Ayrıca, bir hayvanın kprckkemiğine yapılmış gemi resmi de mzeyi gezenlerin ilgisini eken eserler arasındadır. Adı bilinmeyen bir Trk esir tarafından izilen gemi, adına Anadoluda trkler sylenen Yavuzdan başkası değildir! B ...

ARŞİV