Haftalık Bağımsız Gazete 17 Kasım 2019

Yargı reformunda çocuk yine savunmasız!

İkinci yargı paketinin hazırlıklarında sona gelindi. Daha önce kamuoyu tepkisi nedeniyle geri adım atılan “çocuğun istismarcıyla evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesi” hükmünün bu pakette de yer alacağı öne sürülüyor

Yargı reformunda çocuk yine savunmasız!
GazeteKadıköy

Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında belirlenen amaç ve hedefler doğrultusunda düzenlemeler içeren yargı reform paketinin ilki olan Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri TBMM Genel Kurulunda sürüyor. Kanun teklifi görüşülmeye devam ederken ikinci yargı paketinin hazırlıklarında da sona gelindi. Paketin içerisinde, daha önce gündeme gelen kamuoyunun tepkisi nedeniyle geri adım atılan  “çocuğun istismarcısıyla evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesi” hükmünün de yer alacağı öne sürülüyor. Birgün gazetesinden Hüseyin Şimşek’in haberine göre yeni düzenleme ile çocuğun “birlikte olduğu” kişi ile arasındaki yaş farkının 10’un üzerinde olmaması durumunda ve evlilik halinde hüküm ertelenebilecek.

ÇOCUK İSTİSMARINA AF!

Yargı paketine gireceği öne sürülen düzenlemeyle ilgili konuşan TBMM Kadın, Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi CHP Milletvekili Gamze Taşçıer, “Israrla bu düzenlemeyi getirmeye çalışıyorlar. Bizler karşı çıkmaya devam edeceğiz” dedi. Söz konusu düzenlemeye İyi Parti ve HDP vekilleri de karşı çıkıyor.

İkinci yargı paketinde olacağı öne sürülen düzenleme dışında Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı, görüşülmekte olan yargı paketinde yer alan 4 maddeye ilişkin önerilerini sundu. Ve yeniden ele alınmasını istedi.

YARGI REFORMUNDA ÇOCUK

Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı’nın gündeme aldığı düzenleme maddeleri ve önerileri şöyle:

Çocuk Koruma Kanunu Madde 19: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi

Yargı paketiyle çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanununun 171’inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak düzenleniyor.

Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı, 18 yaşına kadar her insanın çocuk sayıldığına dikkat çekerek “Kamu davasının ertelenmesi yoluyla çocuğun yargılama ve infaz süreçlerinde örselenmemesi, çocuğun suç ve suça ilişkin kavramlardan uzaklaştırılması, çocuğun toplumsal yaşam içerisinde topluma yeniden kazandırılması hedefleniyorsa, düzenlemenin, uluslararası sözleşmelerde ve iç hukukta kabul edilmiş olan çocuk tanımına uygun olarak yapılması gerekmektedir.” önerisinde bulundu.

 Ceza Muhakemesi Kanunu 234/4: Mağdur ile şikâyetçinin hakları

Yargı paketinde ilgili maddeye ilişkin düzenlemeye göre; Soruşturma veya kovuşturma evresinde, dava nakli veya adlî tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışında bir yere gitme zorunluluğu doğması halinde mağdurun yapmış olduğu konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

Çocuk hakları açısından geliştirilen öneride, düzenlemede sadece mağdur çocuktan söz edildiğine dikkat çekilerek, aile ve en önemlisi çocuğa atanan vekil için de bu düzenlemenin geçerli olması gerektiği, masrafların bakanlık tarafından karşılanması gerektiği belirtiliyor.  

“UZLAŞTIRMA YOLU KAPATILMALIDIR”

Ceza Muhakemesi Kanunu 236/4-5-6-7 Mağdur ile şikâyetçinin dinlenmesi

Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı, Yargı paketinde “Mağdur ile şikâyetçinin dinlenmesi” maddesine eklenen yeni fıkralardan olan 4. Fıkrada yer alan “Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından ifade ve beyanının özel ortamda alınması gerektiği ya da şüpheli veya sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen çocuk veya mağdurların ifade ve beyanları özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır.” düzenlemesinin de değiştirilmesi gerektiği görüşünde.  Raporda “Bu değerlendirmenin hangi kriterlere göre yapılacağının; Cumhuriyet Savcısı veya hakimin bu değerlendirmeyi yapmak için çocukla bir ön görüşme alıp almayacağının, alacaksa hangi ortamda alacağının, almayacaksa dosya üzerinden hangi ölçütlere göre karar vereceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Tüm mağdur ve suça sürüklenen çocukların ifadesinin özel ortamlarda alınması ve bu aşamada sosyal inceleme raporunun düzenlenmesi gerekmektedir.” deniliyor.

Yargı paketinin ilgili maddesinin 5. Fıkrasında yapılan “Mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanları, bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınır. Mağdur çocuğun beyan ve görüntüleri kayda alınır.” biçimindeki değişikliğe de itiraz eden Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek İçin Ortaklık Ağı, düzenlemenin “Kanunda ifadesini bulmuş bütün cinsel suç mağduru çocukların ifadesinin özel ortamlarda uzmanlar eşliğinde alınması” şeklinde olmamasını eksiklik olarak değerlendirdi. Fıkraya ilişkin şu uyarı da yapıldı : “Bu düzenleme sarkıntılık düzeyinde olan cinsel istismar suçunun mağdurun ruh halinde ve gelişiminde olumsuz etkilere neden olabileceği gerçeğinin dışarıda bırakılmasına sebebiyet verebilir.”

Çocuk yaşta evliliğin önünü açan ve var olan haliyle zaten tartışma yaratan TCK 104’ün mağduru olan çocukların da ifadesinin özel ortamlarda ve uzamanlar eşliğinde alınması gerektiğinin altını çizen ağ, TCK 226 (Müstehcenlik) ve 227 (Fuhuş) maddelerinde düzenlenen suçların mağduru çocukların ifadesinin özel merkezlerde alınmayacak olmasının, çocukların ikincil örselenmelerinin önünü açan bir düzenleme olduğunu kaydetti.  

CMK 253: Uzlaştırmaya konu olan suçlar

Uzlaştırmaya konu olan suçlar maddesiyle ilgili yapılan düzenlemelerin çocuk hakları açısından eksiklikleri olduğuna dikkat çekilen raporda yapılan öneri “Bu madde kapsamında çocuğun zarar gördüğü, çocuğa karşı işlenen suçlar ve failin 18 yaş üstü olduğu her durumda uzlaştırma yolu kapatılmalıdır. Çocuk ile ilgili karar verilecek her durumda çocuğun görüşü alınmalıdır.” şeklinde oldu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.