Haftalık Bağımsız Gazete 11 Temmuz 2020

Mahallenin plakçısı: Berk Plak

Kuyubaşı’ndaki Berk Plak’ın kurucusu Oğuz Berk, “İnsanlar buraya sadece plak satın almaya gelmiyorlar. Müzik ve plaklar üzerine konuşuyoruz. Sadece Kadıköy’de değil farklı ilçelerde de plak dükkânları açılmalı” diyor

Mahallenin plakçısı: Berk Plak
Erhan DEMİRTAŞ

Son yıllarda müzikseverlerin plak tutkusunun arttığı artık bilinen bir gerçek. Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği ve klasik haline gelen Plak Günleri de plakçılarla dinleyicileri biraraya getiren platformlardan birine dönüşüyor. Kadıköy’de pek çok plak dükkanı bulunuyor ve sayıları da gün geçtikçe çoğalıyor. Kuyubaşı’nda 4 yıl önce açılan Berk Plak da bunlardan biri. Ancak bu dükkanın en önemli özelliği semtin merkezinin dışındaki bir mahallede bulunması. Oğuz Berk’in arşivindeki plakları değerlendirip açtığı dükkanını ve plak dinlemenin inceliklerini konuştuk.

ÇOCUKLUK MERAKI TUTKUYA DÖNÜŞMÜŞ

Oğuz Berk’in plaklara olan merakı 50 yıl önce başlamış. Asıl mesleğinin bilgisayar tamirciliği olduğunu söyleyen Berk, plak tutkusunun nasıl başladığını şu sözlerle anlatıyor: “52 yaşındayım. Annemin anlattığına göre bu tutkum 2,5 yaşında başlamış.  Bizimkiler o yıllarda bir plakçalar almış ben de plakçalara plak takıp müzik dinlermişim. Babam  bir de bana Barış Manço’nun ‘Dağlar Dağlar’ albümünü hediye olarak almış. Gel zaman git zaman çocukluk merakım bende bir tutkuya dönüştü. O günden bugüne müziği hep plaklardan  dinledim. Hatta 1989 yılında kasetler piyasaya çıktığı için plak neredeyse bitmişti. Ama ben plağı bırakmadım. Yurtdışından gelen eş dosttan farklı plaklar istedim. Parasını verip satın aldığım ilk plak ise Michael Jacskon’ın ‘Thriller’ albümüydü. Harçlığımı biriktirmiş ve Unkapanı’na gitmiştim. Eve döndüğümde bütün arkadaşlarımı davet ettim. Uzun uzun dinleyip üzerine konuşmuştuk. Yani eskiden müziğin bir sosyal yönü de vardı. Arkadaşlarla buluşurduk, tartışırdık.”

“AMACIM SADECE PLAK SATMAK DEĞİL”

Berk, uzun yıllar bilgisayar tamirciliği yapmış. Ancak emekli olduktan sonra Kuyubaşı’ndaki plak dükkânını açmaya karar vermış. Onur Berk şöyle devam ediyor: “Emekli olduktan sonra zamanımı değerlendirmek istedim. Elimde de iyi bir arşiv vardı. Bazı plaklardan ikişer tane olunca ‘ben bunları değerlendireyim’ dedim. Ee bir de belli bir müzik birikimine sahip olduğumu düşünüyorum. Hem plak satışı yaparım hem de çocuklara ve gençlere bu birikimimi aktarabilirim diye düşündüm. Böylece 4 yıl önce bu dükkanın kapılarını açmış olduk. Amacım sadece plak satmak değil aynı zamanda müzik sevgisinin artmasını istiyorum.”

Berk Plak, esasen nostaljik bir görünüme sahip. Bunun nedeni hem fiziksel yapısı hem de mahalle arasında yer alıyor olması. Kadıköy’deki plakçıların büyük çoğunluğunun çarşı içerisinde yer aldığını düşünürsek Berk Plak’ın bu anlamda özel olduğunu söyleyebiliriz.

“TADINI ALDIĞINIZDA...”

Oğuz Bey, mahalleliyle iç içe olduklarını ifade ederek, “Çarşıda rekabet çok yüksek ve bütün dükkânlar bir noktaya toplanmış durumda. Buranın kendine has güzellikleri var. İnsanlar buraya sadece plak satın almaya gelmiyorlar. Görece daha sakin bir çevrede yer aldığımız için uzun uzun sohbet imkanı da bulabiliyoruz. Özellikle üniversite öğrencileri çok sık ziyaret ediyorlar. Müzik ve plak üzerine konuşuyoruz. Bilgi almak isteyenler de oluyor.”

 “Plaktan çıkan sesin tadını aldığınızda başka cihazlardan kolay kolay müzik dinleyemezsiniz” diyen Berk, “Özellikle iyi bir sistemle dinlendiğinizde müzik kalitesinin farkına varıyorsunuz. Ama masraflı bir zevk. Ortalama bir cihaz 1500-2000 TL.  Yeni çıkan plaklar 100 TL’den başlıyor. Dönem baskısı olanlar biraz daha pahalı tabii. Malum bunların bir de koleksiyon özelliği var. Artık kaliteli bir şekilde basılıyor. Teknoloji sayesinde yeni basılan plakların kalitesi de artıyor. Hayatında plakla tanışmayan birçok insan buradan çıktıktan sonra bir şekilde bu işe merak sarıyor.” diyor.

“SATMAYA KIYAMAMIŞTIM”

Kentsel dönüşüm nedeniyle mahalleden taşınan ya da evini yenileyen birçok insanın kendisine plak getirdiğini söyleyen Berk, şöyle devam ediyor: “O plaklardan çok fazla koleksiyon diyebileceğimiz ürün çıkmıştı. Bülent Ortaçgil ve Barış Manço’nun  ilk baskı plaklarını satmaya kıyamamıştım  Dünyada ve Türkiye’de ilgi artıyor. İstanbul ve özellikle Kadıköy işin merkezi oldu. İstiklal Caddesi’nde de biliyorsunuz Lale Plak filan da kapandı. Doğal olarak bu durum Kadıköy’ün önemini artırıyor. Ancak biz her yerde dükkanların açılmasını isteriz. Sadece Kadıköy’de olmasın farklı ilçelerde de plak dükkanları açılmalı.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.