Hibrit eğitim eşitsizliklerin giderilmesini hedeflemeli!

Eğitim Platformu Girişimi'nden Ekin Gamze Gencer, Bakan Selçuk tarafından tarafından gündeme getirilen hibrit eğitim modelinin dijital dönüşümü sağlaması ve eğitimde eşitsizliği gidermesi gerektiğini söyledi

31 Mart 2021 - 11:45

Koronavirüs salgını yaşantımızı yeniden düzenlememize neden oldu. Salgın eğitim hayatını da baştan aşağı değiştirdi. Çocuklar okullarını, öğretmenler de öğrencilerini  özledi. Salgının seyrine göre uzaktan ve yüz yüze eğitim modelleri uygulandı. Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Yüz yüze eğitim esastır, bugün olduğu gibi gelecekte de vazgeçilmezimizdir. Yüz yüze eğitimi desteklemek için hibrit model, dünyadaki gibi ülkemizde de ihtiyaç halinde okullarımızın tamamlayacısı olacaktır” diye bir açıklama yaptı. Hibrit eğitim hakkında merak edilen soruları Eğitim Reformu Girişimi'nden Politika Analisti Ekin Gamze Gencer'e yönelttik. 

- Hibrit eğitim modeli nedir?

İlgili açıklama MEB’in Dünya Bankası ile yürüttüğü Türkiye Güvenli Okullaşma ve Uzaktan Eğitim Projesi ile bağlantılı. Hibrit model ile salgın döneminde öğrencilere bilgi aktarımı yapılan, müfredatın yetiştirildiği uzaktan eğitim yöntemi kastedilmiyor, isteyen herkesin istediği alanda eğitim alabileceği bir dijital platformdan bahsediliyor. Açıklamada bununla ilişkili olarak ortaöğretim ve ortaokulda bazı derslerin online olacağı, bunların üzerinde de Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın çalışma yürüttüğü ekleniyor. Bakanlığın açıklamasına göre hibrit eğitim modelinde yüz yüze ve bilişim teknolojileri destekli öğretim harmanlanacak. İçeriklere telefon, tablet, bilgisayar ve televizyonun yanı sıra EBA destek merkezlerinden ve halk eğitim merkezlerinden ulaşılabilecek. Mesleki ve hayatboyu öğrenme becerilerinin güçlendirilmesinin ve bu becerilerin sertifikalandırılması da söz konusu olabilecek gibi görünüyor. 

- Bu eğitim modeli eğitimin her kademesinde uygulanabilir mi? 

Harmanlanmış öğrenme stratejileri disipline, öğrenci yaş ve gelişim düzeyine, öğrenme hedeflerine göre çeşitlilik gösteriyor. Yaş grubu ve öğretim kademeleri yükseldikçe uzaktan eğitimden yararlanma seçeneği artırılabilir. Ancak küçük yaş grubundaki çocukların somut öğrenme deneyimi ve gelişimsel diğer ihtiyaçları uzaktan eğitimle gerçekleşemez. Belirtilen modelle toplumun tamamına öğrenme imkânı sunulması planlanıyor. Uzaktan eğitim sürecinde edinilen deneyim modelin geliştirilmesinde yönlendirici olmalı. Bu model eşitsizliklerin giderilmesini hedeflemeli. 

- Hibrit eğitimin avantajları ve dezavantajları nelerdir? 

Salgın ile başlayan süreçte eğitimin acil durumların yarattığı ihtiyaçlara cevap verecek şekilde devam edebilmesinin önemi ön plana çıktı. Eğitim teknolojilerinin etkin kullanımı, ülkenin internet altyapısının güçlendirilmesi, öğretmen ve öğrencilerin teknolojik materyal ve okuryazarlık gereksinimlerinin karşılanması ve acil durumlara dirençli bir eğitim altyapısı oluşturulması gelecekte herkesin nitelikli eğitime erişimi için kritik önem taşıyor. Projeyle kurulacak ve geliştirilecek sistemler bu doğrultuda bir dijital dönüşümü hedeflediğinden eşitsizliklerin giderilmesi odakta olduğu ölçüde eğitim sistemini güçlendirecektir.

Proje sadece örgün eğitimi hedeflemiyor, projenin ‘7’den 70’e herkesin’ eğitim ihtiyaçlarına hitap edeceği söyleniyor. Bu yüzden kurulacak mekanizmaların çeşitliliği iyi anlayabilmesi ve paydaşları kendi koşullarında güçlendirebilmesi çok önemli. Hibrit eğitim dijital platformunun tasarlanma aşamasında kapsayıcı çözüm ve uygulamaların şeffaf, işbirliğine dayalı ve etkin bir iletişimin sonucunda ortaya çıkması platformun hedeflenen etkiyi yaratmasına katkı sağlar. Bu noktada, model üzerine daha detaylı değerlendirme yapılabilmesi için kamuoyu ile daha fazla bilgi paylaşılması yararlı olabilir. 

“MODELDE KAPSAYICILIK OLMALI”

- Ülkemizin eğitim sistemi ve koşulları bu modele uygun mu? 

Öğrenenlerin hibrit eğitim modelinden faydalanabilmeleri için teknolojiye erişimlerinin ve teknoloji okuryazarlık düzeylerinin yeterli olması gerekiyor. Uzaktan eğitim sürecinde MEB’in sağladığı materyal desteğe rağmen dijital araçlara ve internet erişimine sahip olmayan pek çok öğrenci için öğrenme süreçleri ekonomik koşullardan dolayı kesintiye uğradı. Ayrıca, erişme imkânı olsa bile uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler oldu. Bu olumsuz koşulların tamamı hibrit eğitim için de geçerli olacak, bu yüzden de modelin tasarımında kapsayıcılık ön planda olmalı. Bu durum öğretmenler için de geçerli. Velilerin desteklenmesi de kritik. 

-Pandemide uzaktan eğitimde zorluklar yaşandı. Eğitim hakkına eşit bir şekilde ulaşılamadı. Bu süreci de göz önüne alırsak, bu düzenleme eğitim hayatını nasıl etkiler? 

Uzaktan eğitim sürecinde evin öncelikli bir eğitim ortamına dönüşmesiyle evler arasındaki her türlü eşitsizliğin eğitime doğrudan etkisi arttı. Ayrıca, maddi kaynakların eksikliğinin yanı sıra evde çocuğun önceliklendirilebilmesi, ebeveynlerin desteği ve onların dijital becerileri de öğrencilerin eğitime erişimini etkiledi. Öğrenciler arasındaki ‘dijital uçurum’ var olan eşitsizliklerin daha da derinleşmesi riskini arttırdı. 

Türkiye Güvenli Okullaşma ve Uzaktan Eğitim Projesi kapsamında yapılan değerlendirmelerde de erişim eşitsizliklerine değiniliyor ve “ülke içinde öğrenciler arasındaki uçurumun daha da fazla büyümemesi için mevcut uzaktan eğitim verimliliğinin geliştirilmesi ve nüfusun tüm katmanlarına ulaştırılması” gerektiği belirtiliyor. Hibrit eğitim modeli kapsamında örgün eğitim içeriklerinin de bulunması planlandığından erişim ile ilgili engellerin giderilmemesi mevcut eşitsizliklerin bu modelde de tekrar etmesine sebep olabilir.


ARŞİV