“Hakikatin Peşinde” olanlar ödüllendirildi

“Halkevleri Basın, Sanat, Dayanışma Ödülleri” töreni Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesi’nde gerçekleşti

24 Şubat 2020 - 13:16

Halkevleri’nin 88. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında “Hakikatin Peşinde” temasıyla düzenlediği “Halkevleri Basın, Sanat, Dayanışma Ödülleri” töreni, 22 Şubat Cumartesi günü Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesi’nde gerçekleşti. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Ali Şeker, Halkların Demokratik Partisi İstanbul milletvekilleri Oya Ersoy ve Musa Piroğlu ile siyasi parti, meslek odaları ve sendika temsilcilerinin de katıldığı törende hakikatin peşinde olan gazetecilere, avukatlara, sanatçılara ve hak savucularına ödül verildi.

HAKİKATİN PEŞİNDE KOŞACAĞIZ”

Sunuculuğunu tiyatro oyuncusu Emre Canpolat’ın yaptığı ödül töreninin açılış konuşmasını Halkevleri Eş Genel Başkanı Nuri Günay yaptı. “Bu topraklarda çağlar boyunca haksızlık, sömürü, hukuksuzluk ve katliamlar hiç eksik olmadı. Ama bu coğrafyada hakikatin, eşitliğin ve özgürlüğün peşinde koşmanın da var olduğu topraklar oldu.” diyen Günay, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ne mutlu ki bu ülkede bilimi savunan bilim insanları, halkın haber alma hakkını savunun onurlu gazeteciler, baskılara karşı sanatın özgürlüğünü savunan sanatçılar, halkın vekilleri, emeğine ve yaşamına sahip çıkan milyonlarca insan var. Yoksulluğun, sömürünün, hırsızlığın, zulmün ve katliamların üstününün örtülmek istenmesine karşı hakikatin peşinden koşmaya devam edeceğiz. Ve en önemlisi eşitlik, özgürlük, barış ve insanca yaşam düşümüzü, hakikatimiz kılmak için mücadelemizi tarihimizden, Gezi direnişinin genç enerjisinden ve kadınların azminden aldığımız güçle büyütmeye devam edeceğiz. Hakikat perdesini aralayan en büyük gücün dayanışma olduğunu bir an olsun akıldan çıkarmadan iyi ki varsınız ve iyi ki yan yanayız. ”

Nuri Günay’ın yaptığı açılış konuşmasının ardından sıra, ödüllerin verilmesine geldi. Törende “Hakikatin Peşinde” temasıyla ödül alanlar şu şekilde; “Gazeteci Çiğdem Toker, Cumartesi Anneleri adına Zübeyde Tepe, Tele 1’den gazeteci Murat Taylan, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği adına Mehtap Sakinci Coşgun, Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Ali Saadet, oyuncu Jülide Kural, toplumsal davaların mahkeme salonu çizerleri Murat Başol ve Zeynep Özatalay, gıda mühendisi ve akademisyen Bülent Şık, Şule Çet İçin Adalet Komisyonu adına Neslihan Duran, Çorlu Tren Katliamı Davası Aileleri adına Mısra Öz Sel, Evrim Ağacı, tutuklu Diyarbakır Belediye Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, oyuncu Berkay Ateş, Evrensel Gazetesi’nden Fatih Polat ve BirGün Gazetesi’nden İbrahim Aydın, Taksim Dayanışması sözcüsü ve mimar Mücella Yapıcı, gazeteci ve yazar Ercüment Akdeniz, Gazete Duvar Genel Yayın Yönetmeni Ali Topuz, Adalet Nöbeti adına Avukat Türkan Yılmaz, Yeni Yaşam gazetesi okur temsilcisi Hüseyin Aykol ile DİSK-AR adına Deniz Beyazbulut.”

GÜVEN DUYACAĞIM İNSANLAR VAR”

Türk Tabipler Birliği İkinci Başkanı Ali Çerkezoğlu’nun elinden ödülünü alan gazeteci Çiğdem Toker, törende şunları söyledi; “Bu salonda tanıdığım ve tanımadığım yüzler var. Ama bu salonun bana hissettirdiği bir duyguyu paylaşmak istiyorum. Yüz yüze tanışamasak bile insanın kendisini emanet edebileceği, güven duyabileceği ve arkadaşım olsun diyebileceği insanların olduğunu biliyorum.” 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nden Mehtap Sakinci Coşgun ve Suruç Aileleri İnisiyatifi adına Ali Saadet’e ödül veren Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok da duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdi; “Ölümle tanıştığımda 10 yaşındaydım. Evimize ateş o zaman düşmüştü. Sivas katliamının ardından bir daha aynı acıları hiç yaşamayalım istedik. Hakikatin peşinde olmak durumundayız. Ama yaşadığımız acıların birileri tarafından yarıştırılmasından bıktık. Can alınmasından yorulduk. Biz bütün acıları yüreğimizde hissediyoruz ve yaşıyoruz. Hep birlikteyiz ve buradayız. İyi ki varsınız.”

ÇİZGİLERİYLE HAYAT VERDİLER”

DİSK Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden’in elinden ödülünü alan oyuncu Jülide Kural da “Aslında büyük kocaman yaşam sahnesinde eşitlikten, barıştan ve ezilenden yana olmaya çaba gösterdim. Bundan sonra da bunun sözünü veriyorum.” dedi. Toplumsal davalarda mahkeme salonunda yaşananları çizgileriyle kamuoyuna yansıtan Murat Başol ve Zeynep Özatalay’a ödül veren Ahmet Şık da şunları söyledi; “Birçoğuyla mahkeme salonunda tanıştık ve uzaktan selamlaştık. Mahkeme salonundaki sözümüzü dışarıya resim olarak yansıttılar. Teşekkür ediyorum. Bu kadar gazeteciliğin çölleştiği ve hakikati anlatmanın bu kadar güç olduğu bir dönemde çizgileriyle bize hayat verdiler. ”

KATLİAM UNUTTURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

Halk Bes Koop yönetim kurulundan Doğan Halis’in elinden ödülünü alan gıda mühendisi ve akademisyen Bülent Şık, “Gıda sorunu, yaşadığımız pek çok sorunun bir kesişim noktası. Çok insan bilmez ama ülkede en modern gıda analizi laboratuvarı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndadır. Gıda analizden geçmeyen ve sağlıklı olup olmadığı test edilmeyen hiçbir gıda Cumhurbaşkanlığı sofrasına gelmez. Ama bir başka taraftan ithal gıdalar sağlık açısından kontrol edilmeden piyasaya sürülür. Belli meslek grupları için hakikatin peşinde olmak daha vazgeçilmez. Bilim insanları, gazeteciler, doktorlar ve hukukçular hakikatten vazgeçemez.” diye konuştu. Çorlu Tren Katliamı’nda oğlunu kaybeden Mısra Öz Sel de şunları dile getirdi; “Kaybettiğimiz 25 canımızı özlemle anmak istiyorum. Bu ödülü bizlerle omuz omuza olan herkes adına alıyorum. Susturulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz. Çorlu tren katliamını unutturmaya çalışıyorlar. ”

O GÜZEL ÜLKENİN PROVASINI YAPTIK”

Ödülünü Gezi eylemleri sırasında öldürülen Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’dan alan oyuncu Berkay Ateş de duygu ve düşüncelerini şöyle paylaştı; “Gülsüm anne ile birlikte olduğum için mutluyum ve gururluyum. Ödülü bu ülke topraklarında çocukları için mücadele eden, adalet arayan, inatçı olan, hakikatin peşinde koşan, güzel ve koca yürekli annelere ithaf ediyorum.”

Taksim Dayanışması sözcüsü Mücella Yapıcı’ya da ödülünü Halkevleri Genel Sekreteri Özge Ozan verdi. “O güzel çocuklarımız keşke yanımızda olsaydı.” diyerek konuşmasına başlayan Yapıcı, sözlerine şunları ekledi; “Gezi direnişi dünyanın en haklı, içten, barışçıl ve kardeşçil hakikatidir. O güzel ülkeyi kuracaksak provasını Gezi’de yaptık. Dayanışmanın, özgürlüğün, sevginin ne olduğunu gördük ve öğrendik. Gezi’yi yargılayamazlar. Buradan bütün anneler ve çocuklar adına söz veriyorum, Gezi onların hepsini bir gün yargılayacak.”

Tören verilen ödüller ve yapılan konuşmaların ardından müzisyen Emin İgüs’ün verdiği dinletinin ardından son buldu.


ARŞİV