Gelecek nasıl gelecek?

Fütürist Ufuk Tarhan, Biokimya uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu ve gazeteci Emin Çapa’nın katıldığı ‘Gelecekteki Sen’ etkinliği Caddebostan Kültür Merkezi’nde yapıldı.

09 Nisan 2019 - 12:25

Şu an 5 yaşında olan bir çocuk gelecekte şu an var olmayan bir meslekle hayatını devam ettirecek. Teknoloji önüne geçilemez bir hızla büyüyor ve tüm dünya, bizleri nasıl bir gelecek beklediğini tartışmaya devam ediyor.

Bütün bu kavramların ışığında, 6 Nisan Cumartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde ‘Gelecek nasıl gelecek?’ sorusu etrafında bir etkinlik düzenlendi. Cihan Akıncı’nın moderatörlüğünü üstlendiği etkinliğe katılan konuklar, kendi alanlarında geleceğe dair tahayyüllerini ortaya koydu.

İlk konuşmayı Biokimya uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu gerçekleştirdi ve “Bundan sonraki günlerimizde, sağlıklı beslenmemek, sebze yememek, vitamin almamak kabul edilemez. Böyle olursa zavallılar olarak ölürüz. İçinde her vitaminin, her ihtiyacın olduğu tabletler üretiliyor. Yüksek modele gelmek istiyorsak, sağlıklı beslenme programlarında duyduğumuz programı uygulamak, ışık üzerinden beslenmeyi, güneşe maruz kalmış, doğal, organik olan besinleri tüketmemiz lazım. Bu dünyaya dalmamız lazım.” dedi.

Poşet yok, ambalaj yok

Sağlıklı kalmanın, hiç hastalanmamanın yolunun vücudumuzdaki çöpleri en aza indirmek olduğunu belirten Çoruhlu, düzgün beslenmenin tüyolarını paylaştı: “Yüksek verimli motor yakıtları gibi düşünün. Enerji ve elektron çok önemli. Bir şeyin iyi veya kötü olmasını; onun toprak, güneş ve mutfak arasındaki maceranın kısalığı belirliyor. Eğer toprakla mutfak arasındaki macera ne kadar kısaysa o antioksidandır, yüksek enerji çıkarır, çöp yapmaz ve o kadar iyidir. Burada bahsettiğim süreçte poşet yok, ambalaj yok, pişme yok. Yiyecek seçimlerimizi işlenmemiş bitkilerden doğru yapmamız gerekiyor.”

Çoruhlu insanlığın tarımsal üretiminin de bu yönde değiştiğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı: “Bu kadar insana nasıl bitki, sebze vereceğiz? En önemli soru bu gelecek açısından. Işığı taklit edip, gerekli ortamı sağlayıp bunları kapalı ortamlarda da yapabiliriz. Ülkemizde İTÜ’nün de bir çalışması var bununla ilgili, artık içeride ve dikey tarım var olacak. Londra’nın altı da böyle, tüm dünya buna yöneliyor. Köyümüzden, bahçemizden sonra en önemli atak budur.”

Geleceğin bilinmez meslekleri

Çoruhlu’nun ardından sahneye gelen gazeteci Emin Çapa, kendi hikayesinden yola çıkarak gelecekle ilgili neden ilgilendiğini ve önemli olduğunu anlattı: “Ben gazetecilik yapıyorum, ekonomi okudum ancak son 6-7 yılda çok az ekonomi anlatmaya, çok fazla bilim ve teknoloji anlatmaya başladım. Bunun nedeni şudur, ekonomi anlatan çok var ama bilim ve teknoloji anlatan hiç yok. Dünya yıkıcı bir yerden geçiyor ve yeni bir dünya inşa ediliyor. Almanya’da hükümetin bilim kurulu, 2017 Kasım ayında bir rapor yayınladı. İlkokula başlayan 5 yaşındaki çocukların 3’te 1’inin yapacağı iş henüz icat edilmedi. Düşünebiliyor musunuz? Halbuki anne, babalarımız çocuğumuz doktor, mühendis olsun diyordu. Şimdi siz torununuzun ne iş yapacağını bilmiyorsunuz.”

Peki bizim ülkemiz...

Gelecekle ilgili çarpıcı örnekler veren Çapa şöyle devam etti: “Bizim yükselen dünya trendine hemen ayak uydurmamız lazım. İnsan olarak doğan son nesilsiniz. Üç boyutlu yazıcılarda organ basılmaya başlanan bir dünyadayız artık. Pankreas, böbrek ve karaciğer geçtiğimiz aylarda bir fareye nakledildi ve 3 ay yaşatıldı. Yakında insanlara da nakletmeye başlanacak. Her yerde robotlar geliştiriyor ve sizin çocuklarınızın yerlerini alacaklar. İş açısından büyük bir risk var, çocuklarımızı bunlarla rekabet eder şekilde yetiştirmemiz lazım. Ülkemize bakalım, üç boyutlu şekilde hologram teknolojisi üreten Bilkent Üniversitesi’nden bir akademisyen arkadaşımız cezalı. Bir formu doldurmayı iki gün geciktirdiği için bu ceza verilmiş. Bizim ülkemizde bulunan bu cevherler bilim yapmazsa kim kaybeder? O mu yoksa ülkemiz mi?”

Biz yapacağız, siz yapacaksınız”

Çapa konuşmasını, “Benim kaderim, çocuğumun geleceği daha iyi olmalıdır, ülkem daha güçlü, adil olmalıdır diyor musunuz? O zaman soralım buna kim liderlik edecek? Hiçbir şey yapmadan bir şeyler değişmez, siz yapacaksınız, biz yapacağız. Bu dünya sizden bir şey bekliyor.” diyerek noktaladı.

Etkinliğin son konuşmasını ise fütürist Ufuk Tarhan gerçekleştirdi. Dünyanın en etkili 100 kadın fütüristi arasına giren ve en inovatif iş kitabı ödülünün sahibi Tarhan, kendi yarattığı ‘T-İnsan’ kavramını ve geleceğe dair düşüncelerini paylaştı. “Geleceğe dair korkmamız normal ancak cesur olmalıyız” diyen Tarhan, şunları söyledi: “Cesaret, korkmamak değil, ödü patlaya patlaya bile olsa ilerlemeye devam etmek. Ben ilerleyeceğimiz alanla ilgili, nasıl cesaret verebiliriz kendimize ve çevremize bunu önemsiyorum. Bunun bir formül icat ettim. Önce kendimizden başlamamız lazım. Bana da hep sorarlar, geleceğe dair ne düşünüyorsunuz diye. Gençleri rahat bırakalım, önce kendimize bakalım. Bütün önemli alanlarda da durum böyle. Her şeye kendimizden başlamalıyız.”


ARŞİV