Haftalık Bağımsız Gazete 12 Aralık 2018

Çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?

Çocukların çevrelerine merakla yaklaştıklarına ve yeni şeyler keşfetmeye istekli olduklarına vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Zeynep Gülşen Günay, “Çocuğunuzun ne zaman, nerede ve kiminle olduğundan haberdar olun.” diyor

Çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz?
Seyhan Kalkan Vayiç

Ağrı’nın Bezirhane Köyü’nde 3,5 yaşındaki Leyla Aydemir’in Ramazan Bayramı’nın birinci günü kaybolması, bir kez daha çocuklarımızı nasıl korumalıyız sorusunu sesli bir şekilde sormamıza neden oldu. Biz de Gazete Kadıköy olarak, çocukları korumak için nelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekmek için Kadıköy Belediyesi Çocuk Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Zeynep Gülşen Günay ile yol gösterici bilgilerin olduğu kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.

Anne ve babalar çocuklarını yabancı kişilerden korumak için nelere dikkat etmeli?

- Çocuklarını arabada ve bebek arabasında yalnız bırakmasınlar.

-Bakıcıları dikkatli seçsinler. Bakıcıların önceki çalıştığı kişilerle ya da onları tanıyanlarla irtibat kursunlar.

-Çocuğun isminin yazılı olduğu kıyafetleri giydirmesinler. Art niyetli kişiler çocuğun ismini öğrenerek ona en sevecen halleriyle yaklaşıp ilişki kurmak isteyebilirler.

- Okul çağındaki çocuğa telefon numarasını ve adresi öğretsinler.

-Evde çocuğun anne ve baba ile her şeyi paylaşabileceği bir atmosfer yaratsınlar. Çocuğu sorduğu sorular ya da dile getirdiği düşünceler üzerinden yargılamasınlar ve azarlamasınlar ki onlara rahatlıkla bir sorununu anlatabileceğini bilsin. Sorununu anlattığında ise büyük tepkiler vermesinler. Önce sakin kalsınlar, dinlesinler ve anlamaya çalışsınlar.

-Çocuğa “hayır” deme hakkı olduğunu hatırlatsınlar. Buna ilk önce onlara “hayır” dediğinde büyük tepkiler vermeyerek başlasınlar.

-Çocuğa, biri ona kötü davrandığı takdirde bunu onlarla paylaşması gerektiği konusunda güvence versinler ve onu ikna etsinler.

-Çocuğun ne zaman, nerede ve kiminle olduğunu bilsinler.

-4 yaşındaki çocuğu 6 yaşındaki ablasına “bahçede sen ona göz kulak ol” diye emanet etmesinler. Ablanın da henüz çocuk olduğunu unutmasınlar.

-Çocuk parkta oynarken onu görebilecekleri mesafeye kadar uzaklaşsınlar. Eğer çocuk daha da uzaklaşıyorsa anne ve baba da çocuğu görebilecekleri yere doğru ilerlesinler.

- Çocuğa “Oraya gidersen seni kaçırırlar, etraf çok kötü niyetli insanlarla dolu, bak beni dinlemiyorsun, başına işler geliyor” gibi dış dünya tehlikeli mesajı vermesinler ve felaket senaryoları anlatmasınlar. Aksi takdirde onları korumak adı altında korkutmuş olurlar. Çocuklar bu tür hikâyelerle baş edemez.

Çocuklar, kendilerini korumaları için neler öğrenmeli?

- “Yabancı bir kişi gelip senden yardım isteyebilir. Örneğin; ‘Köpeğimi kaybettim, onu bulmama yardımcı olur musun?’ Unutma, asla bir yabancı yetişkin ve büyük, çocuklardan yardım istememeli. Kendi işlerini kendileri yapıyor olabilmeliler.” diye uyarmalıyız. Bu yüzden, tanımadığı bir büyük tarafından herhangi bir yere davet edildiğinde ya da onun için bir şey yapmasını istediğinde hayır diyerek oradan uzaklaşmalı.

-Tanımadığı bir yabancı eğlenceli gelecek bir teklifte bulunursa o teklifi kabul etmemeli.

- Bir kişi ya da kişiler tarafından bir yere gelmesi için zorlanırsa oradan koşarak uzaklaşmalı ya da bağırmalı.

-Bahçeye ya da parka gitmek için evden çıkmadan önce nereye gittiğini haber vermeli.

- Çocuk oyun sırasında ya da dışarıdayken karşılaşacağı zor bir durumda evine yakın ve güvenebileceği bir kişinin kapısını çalabileceğini öğrenmeli. Tabi bu bilgi verilmeden önce güvenilen kişinin durumdan haberdar edilmesi gerekir.

-Dışarı çıktığında anne ve babasının teslim ettiği kişi dışında kimseyle birlikte yürümemeli.

Kaçırıldıktan sonra kurtarılan bir çocuğa ve ailesine nasıl davranılmalı?

İlk hatırlamamız gereken çocuğun zorla ailesinden uzak tutulmasının çocuk için başlı başına travmatik bir deneyim olduğudur. Eve geri dönen çocuğa “Anlat ya da ne oldu?” gibi sorular sorulmamalı ve konu hakkında konuşmaya zorlanmamalı. “Bak sana demiştim oraya gitme, gördün mü başına neler geldi” gibi suçlayıcı ve yargılayıcı cümleler asla kurulmamalı. Travma konusunda uzman bir çocuk ergen psikiyatristi ve psikoloğuyla görüşülmeli.

Benzer şekilde çocuğun ailesi için de “Onlar da zaten hiç ilgilenmez çocuklarıyla” gibi suçlayıcı ve önyargılı yaklaşımlardan kaçınılmalı. Ailenin de bu süreçte yardım alması son derece destekleyici olabilir.

Hem aile hem toplum bu konuda nasıl eğitilir?

Belediyelerin ve okulların hazırladığı seminerlere katılmak aileler için oldukça faydalı oluyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.