Haftalık Bağımsız Gazete 29 Ekim 2020

İnmenin neden olduğu kalıcı hasarlardan korunun

Yaşam beklentimiz arttı, hepimizin ortak dileği sağlıklı yaşlanmak ve olabildiğince uzun yıllar üreticiliğimizden ve yaşam konforumuzdan ödün vermeden yaşayabilmek.

İnmenin neden olduğu kalıcı hasarlardan korunun

Yaşam beklentimiz arttı, hepimizin ortak dileği sağlıklı yaşlanmak ve olabildiğince uzun yıllar üreticiliğimizden ve yaşam konforumuzdan ödün vermeden yaşayabilmek. Ancak toplumda değişen yaşam koşulları ile birlikte görülme sıklığı da artan inme (felç), hayatı tehdit edebiliyor. İnmeden korunmanın ilk şartı ise bilinçlenme ve farkındalık. Memorial Hizmet Hastanesi İnme Akut Tedavi Ünitesi’nden Prof. Dr. Reha Tolun, inme ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı.
 
Toplumda birinci sakatlık nedeni olan inme, en sık görülen ancak aslında önlenebilir en önemli nörolojik hastalıktır. İnme gelişme riski yaşla beraber artmaktadır. İnme kendini çoğunlukla aniden ortaya çıkan bir felç, his kaybı, konuşma güçlüğü, tek veya çift taraflı görme bozukluğu, baş dönmesi, dengesizlik ve çift görme gibi yakınmalarla gösterir. Hastalığın en önemli nedeni beyin damar pıhtısı veya diğer bir deyişle beyin damar tıkanıklıklarına bağlı beyin enfarktüsleridir. Beyin damar pıhtısına bağlı inme tedavisinde yararlılığı kanıtlanmış en önemli tedavi yöntemi ise tıkalı damarın açılmasıdır. Beyin damar tıkanıklıklarına bağlı gelişen inmelerde ilk 6 saatte hastaneye başvurulduğunda pıhtı çözücü bir ilaçla veya anjiyografik yolla “kateter yöntemi” ile tıkanıklık giderilebilir. İnmeden sonra ilk 1,5 saatte toplardamar yoluyla verilebilen pıhtı çözücü ilaç her 3 felçten birinin bütünü ile düzelmesini sağlayacak kadar olağan üstü bir etkiye sahiptir. İlk 6 saatte uygulanan pıhtı çözücü ilacın kullanımında yaş sınırı yoktur. İnme geçiren hastaların inme merkezlerinde, deneyim sahibi bir inme ekibi denetiminde tedavi edildiklerinde inmeye bağlı ölüm ve sakatlık oranları yüzde 50 azalabilmektedir.
 
İNME BELİRTİLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİNİ TANIYIN
İnmeyi tanıyamamak, belirtiler karşısında tepkisiz kalmak ve hızlı hareket etmemek, hastane öncesi dönemde yanlış veya gereksiz tedavilere başvurmak ve de en önemlisi tedavi amacıyla uygun olmayan sağlık kurumlarına başvurmak inme geçiren hastada tedavi şansının ortadan kalkmasına yol açan en önemli nedenlerdir. İşte böyle bir durumda atılması gereken 10 uygun adım;
İnme belirtilerini tanıyın; “Hastanız sizi anlıyor mu? Kendini ifade edebiliyor mu? Dişlerini göster veya gülümse dediğinizde yüzü bir tarafa çekiliyor mu? Kolu veya bacağı güçsüz mü?”… Bu soruların yanıtları inmeye doğru ve zamanında müdahale için çok önemlidir.
 
1. Belirtilerin geçmesini beklemeyin.
2. Belirtiler kısa süre için düzelse bile evde beklemek inmenin tekrarlaması ve kalıcı olması riskini doğuracağı için tehlikeli olabilir.
3. İnme belirtileri olan kişiye evde Aspirin vermek doğru değildir.
4. İnme belirtileri olan kişinin tansiyonunu düşürmek için ilaç verilmemelidir.
5. Hemen ambulans çağırılmalı, yoksa en uygun taşıt ile hastaneye gidilmelidir.
6. Ambulans doktorunun gidilecek hastaneyi hastanızdan haberdar etmesi önemlidir.
7. Mutlaka hastanın yanında hastaneye gidilmelidir. Hasta yakını tedavilerin yapılabilmesi için onay vermelidir.
8. Doktor muayenehanesi, poliklinikler, aile sağlık merkezleri ani ortaya çıkan inmenin tedavisi için uygun kurumlar değildir. Hastaya o sırada en yakın olan veya önceden başka nedenle tedavi olduğu hastane de inme tedavisi için en uygun hastane olmayabilir. Uygun olmayan bir kuruma gitmek tedavi şansını büyük oranda ortadan kaldıracaktır.
9. Mutlaka pıhtı eritici ilaç ve kateter tedavi yöntemlerinin uygulanabildiği, içinde bir inme ünitesinin bulunduğu bir hastaneye başvurulmalıdır.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.