Haftalık Bağımsız Gazete 24 Ekim 2020

Farkında ol, erken tanı!

Meme kanseri, kadınlarda sık görülen bir kanser çeşidi. Ancak, erken tanı ve doğru tedavi yöntemleri ile iyileşmek mümkün. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çitgez ile meme kanserinin belirtilerini ve tedavi yöntemlerini konuştuk

Farkında ol, erken tanı!
Evin Arslan

Ekim ayı, meme kanserine farkındalık oluşturmak, dikkat çekmek için “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak biliniyor. Bu vesileyle görüşlerine başvurduğumuz Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çitgez, meme kanserinin tüm dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğuna dikkat çekiyor. Her sekiz kadından birinde meme kanserinin görüldüğünü belirten Çitgez, kanserin görülme sıklığının yaşa göre değiştiğini, 40 yaşın üstündeki kadınlarda riskin arttığını ifade ediyor. 

20 yaşından itibaren kadınların ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini söyleyen Çitgez, bu muayeneyi nasıl yapacaklarını şöyle açıklıyor: “Kadınlar önce ayna karşısında eller bele konularak memelerin simetrik olup olmadığını kontrol etmeli, meme derisinde herhangi bir çöküntü veya renk değişikliği olup olmadığına bakmalı, daha sonra sağ eliyle sol, sol eliyle sağ memesini yukarıdan aşağı, daire çizerek ve dıştan meme başına doğru olmak üzere muayene etmeli. Meme çevresinde ağrı, meme ve koltuk altı bölgelerinde şişlikler, meme başında akıntı ya da kanama, meme başında görülen çökme ya da içeri çekilme, meme çevresinde yara, cilt bozuklukları veya ödem, memede renk değişiklikleri ya da şekil bozuklukları gibi bulguların varlığında hemen aile hekimi, genel cerrahi uzmanı veya kadın doğum uzmanına muayeneye gitmelidir.”

Çitgez, şikayeti olmayan 20-40 yaş arası kadınların rutin kontrol amaçlı üç yılda bir kez; 40 yaşından sonra ise yılda bir kez genel cerrahi uzmanına muayene olmaları gerektiğini dile getiriyor.

ERKEN TANI ÖNEMLİ

Erkekler de az da olsa meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Çitgez, erkeklerde meme kanserinin, tüm meme kanserlerinin yüzde 1’inden azını oluşturduğunu dile getiriyor. Erkeklerde ve kadınlarda görülen meme kanserinin benzer özellikler gösterdiğini ve aynı prensiple tedavi edildiğini belirten Çitgez “Ancak erkeklerde rutin kontrollerin yapılmaması nedeniyle erkek hastaların kitleyi fark edip gelmeleri gecikmelere yol açmaktadır. Son yıllarda artan meme kanseri farkındalığı ile tanı daha erken konulabilmektedir. Erkek meme kanserlerinde tanı erken evrede konulup uygun tedavi yapılırsa prognoz daha iyi olmaktadır.” diyor. 

Meme kanserinin tedavisine ise çeşitli faktörlere bakılarak karar veriliyor. Çitgez tedavi yöntemleri arasında cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hormonoterapinin yer aldığını söylüyor. Hastalığın evresine ve tümörün hormon reseptör özelliklerine uygun tedavi uygulandığını belirten Çitgez “Erken evre meme kanserlerinde cerrahi, ilk seçenek tedavi şeklidir ve hastalar kemoterapiye ihtiyaç duymayabilir. İleri evrede yakalanan meme kanserlerinde ameliyat sonrasında kemoterapi ve radyoterapi gerekebilir. Ameliyattan önce kemoterapi verilerek tümör küçülüp ameliyata uygun hale geldikten sonra da ameliyat ve radyoterapi uygulanabilir. Erken evrede yakalanan ve küçük boyutlu meme kanserlerinde meme koruyucu cerrahi şansı daha yüksektir. Erken evre meme kanserlerinde (evre 0 ve 1) 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 100 iken, evre 2'de sırasıyla yüzde 93, evre 3'te yüzde 72 ve evre 4'te yüzde 22 olarak azalmaktadır.” diyor.

ÇEŞİTLİ TEDAVİLER MÜMKÜN

Çitgez tedavi yöntemlerini şöyle açıklıyor: “Meme koruyucu cerrahi, memenin tamamını almaksızın kanser ve çevresindeki bir miktar normal dokunun ve koltuk altındaki bazı lenf nodlarının operasyonla çıkarılmasıdır. Radyoterapi, yüksek enerjili X-ray ışınlarının veya diğer radyasyon türlerinin kullanıldığı kanser hücrelerini öldürmek veya büyümesini önlemek için kullanılan tedavidir. Kemoterapi, kanser hücrelerini öldüren kanser hücrelerinin büyümesini ve bölünmesini durduran ilaçların kullanıldığı tedavi şeklidir. Hormonoterapi, hormon düzeyini azaltarak ya da etkisini engelleyerek kanser hücrelerinin büyümesini durdurur. Hormonoterapi, hormon reseptörleri pozitif olan ameliyat edilebilir erken evre lokalize meme kanserli hastalar ve metastaz yapmış meme kanserli hastalara sıklıkla verilir.” 

Meme kanseri nedeniyle memesi alınan birçok kadına meme onarım operasyonu yapılabildiğini de belirten Çitgez, bu operasyonun kanser cerrahisi ile eş zamanlı veya geç dönemde doktor ve hastanın birlikte kararı ile gerçekleştirilebileceğini ifade ediyor.

80 BİN KADINA HİZMET VERİLDİ

Kadıköy Belediyesi tarafından 27 Eylül 2011’de açılan Zehra ve Mustafa Yüksel Mamografi ve Kadın Sağlığı Merkezi, koruyucu sağlık hizmeti ilkesi ile çalışmalarına devam ediyor. Uzman doktor, teknisyen, hemşire ve idari personelin gelişmiş teknolojik cihazlar kullanarak hizmet verdiği merkezde Kadın Hastalıkları Polikliniği, Meme Polikliniği ve Radyoloji olmak üzere üç bölüm bulunuyor. 

Mamografi ve Kadın Sağlığı Merkezi, bugüne kadar toplam 80 bin kadına hizmet verdi. Gelen hastalara mamografi, smear, ultrason gibi toplam 190 bin işlem yapıldı. Bu hastalardan 650’sinde malign (kötü huylu); 975’inde benign (iyi huylu) tümör tespit edildi. Merkezde aynı zamanda meme kanserine ve kendi kendine meme muayenesinin nasıl yapılacağına dair kadınlara ücretsiz birçok seminer düzenlendi. 

Mamografi ve Kadın Sağlığı Merkezi’nin sitesinde yer alan “Sıkça Sorulan Sorular” kısmında meme kanserine, tedavi yöntemlerine ve daha birçok konuya dair bilgi alabilirsiniz. Merkez, ücretsiz bir şekilde kadınları meme ve jinekolojik kanserler konusunda bilgilendirmeye, muayene etmeye ve doğru tedaviye yönlendirmek için hizmet göstermeye devam ediyor. 

Daha fazla bilgi ve randevu almak için (0216) 565 66 16 numarasını arayarak merkezle iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Dumlupınar Mah. Dr. Erkin Caddesi No:44/1 Kadıköy / İstanbul

İnternet Sitesi: kadinsagligimerkezi.org


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.