Haftalık Bağımsız Gazete 21 Mayıs 2018

Cinsel eğitime dair “bi sorum olacaktı”

Cinsel eğitim üzerine çalışmalar yapan Efsun Sertoğlu ve Aykut Bora, “Bi Sorum Olacaktı” projesiyle yetişkinlerin, çocuk ve ergen cinselliğine ilişkin sorularına yanıt verecek

Cinsel eğitime dair “bi sorum olacaktı”
Erhan DEMİRTAŞ

Türkiye’de çok fazla konuşulamayan konulardan biri çocuk ve ergen cinselliği. Yetişkinler, çocuklar ve ergen bireylerle bu konuyu konuşmaktan çekiniyor. Uzmanlara göre bunun nedeni ise cinselliğin ayıp ve tuhaf bir şey olarak kabul edilmesi. Kadıköy’de çalışmalarını sürdüren Cinsel Sağlık Eğitmeni-Danışmanı Efsun Sertoğlu ve Uzman Psikolojik Danışman Aykut Bora, hem bu alanda yaşanan sorunları azaltabilmek hem de bir konuşma ortamı yaratmak için yeni bir proje başlattı. Projenin adı; “Bi’ Sorum Olacaktı”. Bu çalışmayla yetişkinlerin, çocuk ve ergen cinselliği hakkında sorduğu sorular bir havuzda toplanıp Efsun Sertoğlu ve Aykut Bora tarafından yanıtlanacak. Bu soru ve yanıtların toplandığı kitabın aynı zamanda hem ebeveynler hem de eğitimciler ve ruh sağlığı profesyonelleri için bir başvuru kaynağı olması amaçlanıyor.

PROJE NASIL İŞLEYECEK?

Proje kapsamında; yetişkinlerin, çocuk ve ergen cinselliğine ilişkin sorularını taşıyabilecekleri online bir alan oluşturuldu. Çocuk ve ergenlere temas eden yetişkinler; bu web sayfası üzerinden 16 Nisan Pazartesi gününe kadar sorularını iletebilecekler. Online veri tabanında toplanan bu sorular, soru toplama sürecinin sona ermesiyle birlikte Efsun Sertoğlu ve Aykut Bora tarafından derlenecek ve yanıtları ile birlikte “Bi Sorum Olacaktı: Çocuk ve Ergen Cinselliği Hakkında Konuşamadıklarımız” adlı kitapta yayımlanacak.

“KORKMADAN SORU SORABİLMELİLER”

Aykut Bora ve Efsun Sertoğlu ile projenin detaylarını konuştuk. Bora, çocuk ve ergen cinselliğine ilişkin üretilen bazı kaynakların, yabancı yayınlardan tercüme edildiği için toplumsal ve kültürel açıdan içselleştirilmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor.

“Bi Sorum Olacaktı: Çocuk ve Ergen Cinselliği Hakkında Konuşamadıklarımız” isimli kitap projesine neden başladınız, projeyle ne amaçlıyorsunuz?

Efsun Sertoğlu: Çocuk ve ergen cinselliği hakkında düşünmenin ve konuşmanın, onlara temas eden yetişkinler için zorlayıcı olabildiğine şahit oluyoruz. Bu zorluğun nedenleri; çocuk ve ergen cinselliğine dair kaygılar, eksik ya da hatalı bilgiler, cinselliğin tabu oluşu, konuşulamayanlar, sorulamayanlar olabiliyor. Halbuki çocuk ve ergenlerin cinsel varoluşlarını kabul etmek, onların bu alandaki meraklarını, duygularını ve davranışlarını anlamaya çalışmak, cinsel gelişim süreçlerini doğru şekilde desteklemek yetişkinlerin temel sorumluluklarından biri. Çocukların; yanlış bir şey yaptıklarını hissetmeden ve korkmadan soru sorabilmeleri, güven ilişkisi kurdukları yetişkinlerden doğru bilgiyi alabilmeleri hem mutlu ve sağlıklı bireyler olabilmeleri hem de sınır ihlalleri ve cinsel istismardan korunmaları için gerekli. Biz bu çalışmaya; yetişkinlerin zorlandıkları noktaları fark ederek, onlar için kolaylaştırıcı bir başvuru kaynağı yazmak üzere başladık. Amacımız; çocuk ve ergenlerin cinsel gelişim alanındaki ihtiyaçlarını merkeze alan, hak temelli ve güçlendirici bir kaynak hazırlamak.

GÜVENİLİR KAYNAĞA NASIL ULAŞACAKLAR?

Çocuk ve ergen cinselliği konusunda yeterli yazılı kaynak var mı?

Aykut Bora: Sorunuzdaki yeterli ifadesini belki hem sayısal hem de niteliksel açılardan düşünmek faydalı olabilir. Son yıllarda çocuk ve ergen cinselliğine ilişkin merakın, farkındalığın ve çalışmaların sayısal bir artış gösterdiğine tanıklık ediyoruz. Özellikle sivil toplum kanadında hem çocuk ve ergenler hem de yetişkinler için güçlendirici çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmaların bir ürünü olarak yazılı ve görsel kaynaklar da artıyor. Bu kaynakların önemli bir kısmı cinsel istismar ve bu konuda çocukların güçlendirilmesine odaklanmış durumda.

Gerek yetişkinler gerekse çocuklar bu kaynaklara ulaşabiliyor mu?

Aykut Bora: Çocuk-ergen cinselliğine ilişkin üretilen kimi kaynaklar, yabancı yayınlardan tercüme edildiği için toplumsal ve kültürel açıdan içselleştirilmesi güç olabiliyor. İncelediğimiz kimi kaynaklarda ise cinselliğe ilişkin yanlış inanışların sürdürüldüğü, cinsiyetçi, ayrıştırıcı ve ötekileştirici ifadelere yer verildiğini fark ettik. Bu kaynaklar, herhangi bir kaynak kadar ulaşılabilir; fakat önemli olan yetişkinin bu kaynaklara ulaşma motivasyonu. Bu gözlemlerimizden hareketle yetişkinlerin çocuk ve ergen cinselliğine ilişkin sorularına yanıt bulabilecekleri bir kaynak hazırlamak üzere yola çıktık aslında. Böylece yetişkinlerin kendi sorularının yanıtlarını bulabilecekleri bir kaynağa ulaşma konusunda daha istekli olacaklarını da umuyoruz.

Çocuklar ve ergenler cinsellikle ilgili bilgileri en çok nerelerden ediniyorlar?

Aykut Bora: Günümüzde çocuk ve ergenlerin bilgiye ulaşma kanalları oldukça çeşitli. Bunlardan en çok öne çıkanın ise internet olduğunu söyleyebiliriz. Çocuk ve ergenler, bu gibi kaynaklar aracılığıyla doğrudan ya da dolaylı, isteyerek ya da tesadüfen cinsellik hakkında bilgiye ve görsel materyale ulaşabiliyorlar. Diğer bir kaynak ise akran ve arkadaş çevresi. Çocuk ve ergenler; çoğu zaman bu gibi kaynaklardan cinselliğe ilişkin güvenilir olmayan, ruhsal ve bilişsel gelişimlerinin kapsayabileceğinden daha fazla, hatta zaman zaman ruhsal açıdan örseleyici olabilen bilgi ve malzemeye maruz kalabiliyor. O nedenle, önemli olan çocuk ve ergenlerin cinselliğe ilişkin fazla değil, yeterli ve güvenilir bilgiye ulaşmaları. Bunu da ancak ebeveyn, eğitimci, psikolojik danışman gibi güvenilir yetişkin kaynaklar sağlayabilir. Bu yetişkinlerin cinselliğe ilişkin doğru bilgi sahibi olmalarının yanı sıra, bildiklerini doğru aktarmaya ilişkin de güçlendirilmeleri gerekir.

“AYIP, TUHAF VE YANLIŞ BULUNUYOR”

Sizce ebeveynler, çocuk ve ergen bireylerin cinsel varoluşlarını yeterince konuşabiliyor mu?

Efsun Sertoğlu: Cinsellik hakkında konuşmanın ‘ayıp, tuhaf ve yanlış’ bulunduğu bir toplumda yaşıyoruz. Bu toplumda yetişmiş ve henüz kendi cinselliği ile ilgili meselesini çözümleyememiş bir yetişkinin çocuk ve ergen cinselliği üzerine konuşmasını beklemek pek gerçekçi değil. Yetişkinlerin genellikle çocuk ve ergenlerin cinsel varoluşlarını görmezden geldiklerini, yok saydıklarını ve konuya geleneksel, sınırlayıcı ve baskılayıcı şekilde yaklaştıklarını görürüz. Özellikle ebeveynler ve eğitimciler, ‘bu konuları konuşmak çocukla aramızdaki ilişkiyi olumsuz etkiler; onun karşısındaki konumumuz sarsılır’ diye de düşünebilirler. Halbuki tam aksine, belirli bir çerçevede bu konuları konuşmak çocuk ve yetişkin arasındaki güven ilişkisini kuvvetlendirir. Temel ilke; yetişkinin ayartıcı, kışkırtıcı ya da baskılayıcı ve yasaklayıcı olmayan bir dil ve yaklaşım benimsemesidir. Bunun için de öncelikle; cinsellik, çocuk-ergen cinselliği, cinsel gelişim, cinsel eğitim kavramlarına nasıl yaklaştığımızı gözden geçirmemiz gerekir.

www.bisorumolacakti.com sayfası üzerinden kimler soru iletebilir, soruların belirli bir kapsamı ya da kriteri var mı?

Efsun Sertoğlu: Çocuklarla ve ergenlerle yakın temas halinde olan herkes; örneğin ebeveynler, bakım verenler, eğitimciler, okul psikolojik danışmanları, ruh sağlığı çalışanları, hekimler bize soru iletebilir. Bu sorular; çocukların ve ergenlerin yetişkinlere yönelttiği, yetişkinlerin yanıtlamak konusunda desteğe ihtiyaç duydukları sorular olabileceği gibi, doğrudan yetişkinlerin öğrenmek istediği konularla ilgili de olabilir. Çocuk ve ergen cinselliği odağında kalmak koşuluyla her soru sorulabilir.

16 NİSAN’A KADAR ZAMAN VAR!

Proje kapsamında; yetişkinlerin, çocuk ve ergen cinselliğine ilişkin sorularını taşıyabilecekleri www.bisorumolacakti.com web sitesi kuruldu. Projeye katılmak ve sorularını iletmek isteyenler bu linkler üzerinden uzmanlara ulaşabilir: Son tarih ise 16 Nisan Pazartesi.

www.bisorumolacakti.com

http://facebook.com/bisorumolacakti

http://instagram.com/bisorumolacakticom


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.