Haftalık Bağımsız Gazete 04 Temmuz 2020

“Sorunlar yeni hakları beraberinde getiriyor”

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Oktay Uygun’un katılımıyla TESAK’ta gerçekleşen söyleşide “21. Yüzyıl’da İnsan Hakları” konuşuldu

“Sorunlar yeni hakları beraberinde getiriyor”
Alper Kaan YURDAKUL

Teknoloji ilerliyor, yeni sorunlarla birlikte dünya günden güne değişiyor. Özellikle teknoloji ve tıp alanındaki yeniliklerin birçok sorunu birlikte getirmesiyle birlikte artık daha önceden hiçbir önemi olmayan yeni haklara sahibiz. Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Oktay Uygun TESAK’ta gerçekleşen söyleşide değişen dünya ile birlikte oluşan yeni haklarımızı ve ihlalleri anlattı.

“UYGUN CEVAPLAR BULMALIYIZ”

Uygun, evrensel etik ve evrensel insan hakları anlayışımızın 21. yüzyılda birçok sorunla karşılaştığını söylerken, bilim ve teknolojinin hızlı ve köklü biçimde değiştirdiği yaşam biçimimizle 17. ve 18. yüzyıllarda temeli atılan evrensel etik ve insan hakları arasında bir gerilim oluşmaya başladığını söyledi. “Daha da önemlisi, genetik mühendisliği, yapay zekâ, insan klonlama gibi tekniklerin yarattığı tartışmalarla iklim değişikliği gibi sorunlara mevcut etik ve insan hakları anlayışımızla uygun cevaplar bulmamız gerekiyor.” diyen Uygun, insan haklarının sorun oluşmadan kavramsallaşmadığını ve fark edilmediğini dile getirdi.

“İNSAN HAKLARININ SAYISI ARTIYOR”

İnsan haklarının ortaya çıkışının sorunların yaşanmasıyla paralel olduğunu örneklendiren Uygun, “Günümüzde havayı doğayı suyu o kadar kirlettik ki yaşam hakkımızı tehdit eder hale geldi. Çevrenin korunması, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak da bir insan hakkı olarak anayasalara ve belgelere girmeye başladı. Bu haktan doğa bozulmaya başlamadan önce bahsetmiş olsaydık kimse anlam veremezdi. Bu bize şunu gösteriyor: ‘insan haklarının sayısı her geçen gün artıyor’ Çünkü insanın onurlu bir hayat sürmesine, insanca yaşamasına yönelik tehditler her çağda değişiyor. Bir dönem insanlar din değiştirmeye zorlanıyordu, sorgusuz sualsiz malları ellerinden alınabiliyordu veya seyahat hakkı ihlal ediliyordu. Temel insan hakları böyle problemlerle birlikte formülize edildi.” dedi.

“ÖZEL HAYATIMIZ GİZLİ DEĞİL”

Uygun, gelişen teknolojinin birçok hak tartışmasını da beraberinde getirdiğini söylerken, “Cebimizdeki cep telefonları benim çocukluğumda bilim kurgu dizilerinde dahi yoktu. Teknoloji hızla ilerliyor, yaşam biçimimiz hızla değişiyor. Ve riskler her zamankine göre daha da artıyor.  Cebimizde taşıdığımız telefon, bilgisayar, fotoğraf makinesi aslında 24 saat nerede bulunduğumuzu kaydediyor. Bazen gönüllü bazen istemeden özel hayatın gizliliği sorununu karşımıza çıkarıyor. Bilmem farkında mısınız? Caddede yürürken ünlü bir markanın önünden geçerken birden telefonunuza o firmadan kampanya mesajı gelir. Nasıl oluyor? Baz istasyonu üzerinden siz oradan geçince sinyal veriyor. Yani sizin orada olduğunuzu biliyor. Telefon görüşmeleriniz, internet aramalarınız hepsi bir yerlerde kayıt altında. Bu teknoloji devlete vatandaşın 24 saatini gözleme dinleme imkânı sağlıyor. Artık internette dolaşmak sokakta dolaşmaktan daha tehlikeli olabilir bir yazarın dediği gibi. Tabi, teknolojinin insan haklarına olumsuz olduğu kadar olumlu yönleri de var. Bir telefon aracılığıyla bugün devletin bir hak ihlalini bütün dünyaya duyurmamız sadece saniyelerimizi alıyor.” şeklinde konuştu.

GELİŞEN TIP TEHDİT OLUŞTURUYOR

Gelişen tıbbın da teknoloji gibi yeni tartışmalar doğurduğunu söyleyen Uygun, “İnsan günümüze kadar genleri tarafından belirlenen bir varlık. Yaş, cinsiyet, hastalıklar, ahlaki anlayışa kadar insan üzerinde etkisi var genlerin. Günümüzde öyle bir noktaya geldik ki genlerimize müdahale ederek yeni bir insan tipi yaratabiliyoruz. Tabi ilk başta müdahale çok masum amaçlarla olacak. Kansere engel olmak, insan ömrünü uzatmak için gibi… Ama mesela bir gün üstün insanı yaratmak için de olacak. Bir süre sonra bütün hastalıklar kontrol edilebilir noktaya gelecek, hem iyi hem de kötü manada. İnsanların zekâsı da buna göre tasarlanabilecek. Bu da üstün insanlar ve diğerleri gibi bir ayrım doğurabilir. Bu çalışmalar sırasında deney için telef olacak hayvanlar ve insanları saymıyorum bile…” sözleriyle yakın gelecekte dahi karşımıza çıkabilecek problemlerden bahsetti.

SÖYLEŞİLER DEVAM EDECEK

Kasım-Aralık boyunca her çarşamba 18.30’da yapılacak olan TESAK Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri’nin teması “Felsefe, Etik ve İnsan Hakları” olarak belirlendi. Tıp, mimarlık, iletişim, hukuk, felsefe gibi alanlarda uzman konuşmacılar disiplinler arası bir yaklaşımla “insan hakları” konusunu ele almaya devam ediyor. Dizi kapsamında 12 Aralık Çarşamba günü saat 18.30’ta Prof. Dr. Harun Tepe, “İnsan Hakları Eleştirileri ve Etik” konusuna değinecek. Tepe’nin ardından bir hafta aralıklarla aynı saatte Doç. Dr. Kurtul Gülenç, “Politik Felsefede İnsan Hakları Tartışması” ve Prof. Dr. Örsan Öymen: “Etik, Hak ve İnsan” konularını konuşacak.

İNSAN HAKLARI FİLM GÜNLERİ KADIKÖY’DE

Avrupa Birliği’nin temel insan hakları değerlerini sinema aracılığıyla teşvik etmeyi amaçladığı organizasyon kapsamında, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 33 ülkeden insan hakları konulu filmler yayınlanacak. Organizasyon 20 farklı şehirde gerçekleşirken İstanbul’da duraklardan biri de Caddebostan Kültür Merkezi olacak. 10-16 Aralık’ta gerçekleşecek etkinliğin programı ise şöyle:

10 Aralık 2018

17:30 - Şaire / The Poetess - 89'

19:30 - Murer- Bir Davanın Anatomisi / Murer: Anatomie Eines Prozesses - 137'

11 Aralık 2018

17:30 - Mayın Çıkarıcı / The Deminer - 83'

19:30 - Aliyah DaDa - 116'

12 Aralık 2018

17:30- AB İnsan Hakları Kısa Film Yarışması 2018 kazananları ve Ödüllü Filmler Seçkisi (2015-2017)

19:30 – Moldova Mucizesi / Moldovan Miracle - 82'

20:50 - Moldova Mucizesi - Ana Karakter optometrist Hans Bjorn Bakketeig Paneli

14 Aralık 2018

17:30 - Kızıl Ruh / De Rode Ziel - 93'

19:30 - Sıradan Zamanlar / Tempo Comum - 64'

15 Aralık 2018

17:30 - Thomas Reid’in Yalnız Mücadelesi / The Lonely Battle of Thomas Reid - 77'

19:30 - Ethiopiques- Ruhun Devrimi / Ethiopiques- Revolt of the Soul - 52'

16 Aralık 2018

17:30 - Affedilmeyen / The Unforgiven - 75'

19:30 - Herkese Barış / Mir Vam - 67'

KUTU 3

AKADEMİSYENLER HAKLARI KONUŞACAK

10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde gerçekleşecek etkinliklerden biri de “Tüm Öğretim Elemanları Derneği” tarafından Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. İstanbul Gedik Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin’in konuşmacı olduğu etkinlikte akademisyenler insan hakları ve eğitimi konuşacaklar.

Aynı gün Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek bir diğer etkinlik ise Marmara Hukuk Derneği tarafından gerçekleştirilecek olan “İnsan Hakları Çalıştayı”. İnsan Hakları Çalıştayı’nda konuşmacılar; “Geçmişten Günümüze İnsan Hakları Belgelerinin Türk Hukuku’na Etkileri” oturumunda Doç. Dr. Abdullah Sezer, Doç. Dr. Tolga Şirin ve Ar. Gör. Kahan Onur Arslan; “Çocuk Hakları” oturumunda Dr. Sabah Altay, Av. Ezgi Koman, Av. Seda Akço ve Mansur Seyitoğlu; “Çalışan Hakları” oturumunda Dr. İzzet Mert Erkan ve Av. Can Atalay olarak belirlenirken etkinlik 10 Aralık 2018, Pazartesi günü saat 10.30’da başlayacak. İnsan Hakları Çalıştayı’na katılım ücretsiz ve Marmara Hukuk Derneği üyeleri haricinde kontenjanla sınırlı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.