Salgın, eğitimde neleri etkiledi?

İPA’nın hazırladığı eğitim raporuna göre, öğrencilerin büyük bir kısmı uzaktan eğitim döneminde derslerin verimsiz geçtiğini vurgularken, veliler de son bir yılda tablet, kitap, defter ve diğer harcamaların arttığını belirtti

11 Şubat 2022 - 08:17

Mart ayında iki yılı geride bırakacak olan COVID-19 salgını, hayatın pek çok alanında olduğu gibi ekonomi, sağlık, eğitim ve insan hakları gibi alanlarda da olumsuz etkiler bıraktı ve bırakmaya devam ediyor. İki yıllık zaman diliminde eğitim salgının olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenen alanlardan birisi oldu. Yüze yüze eğitimin kesintiye uğraması, eğitimde kullanılan araç gereçlerin değişmesi ve teknolojideki yetersizlikler öğrencilerle birlikte öğretmen ve velileri de olumsuz etkiledi.

Eğitimdeki kayıpların telafi edilmesi için İBB İstanbul Planlama Ajansı tarafından “Salgın Sürecinde Eğitim: Salgının “Geride” Bıraktıkları ve İhtiyaçlar” başlıklı bir rapor hazırlandı. Raporda yer alan bilgilendirme notunda, salgın sürecinde devlet okullarında okuyan öğrencilerin özel okullardaki öğrencilere göre çok daha fazla eğitimden uzaklaşma riski altında ve dezavantajlı konumda oldukları için görüşmecilerin tümünün devlet okulu öğrencilerinden seçildiği paylaşıldı.

“İKİ MİLYON ÖĞRENCİ KULLANAMADI”

Türkiye’de 16 Mart 2020 tarihinde okullar kapatılarak uzaktan eğitime geçildi ve 2021-2022 eğitim öğretim yılında eğitim yeniden yüz yüze olarak başladı. İPA’nın raporuna göre, Türkiye’de uzaktan eğitim döneminde iki milyondan fazla öğrencinin EBA platformunu aktif olarak kullanamadığı şu bilgilerle aktarıldı: “Millî Eğitim Bakanlığı’nın açıklamış olduğu EBA istatistiklerine bakıldığında Türkiye’de okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde, tüm özel ve devlet okullarında örgün eğitime devam eden 18 milyon 241 bin 881 öğrencinin iki milyondan fazlasının EBA platformunu aktif kullanamadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca MEB’in ‘Sayılarla Uzaktan Eğitim’ bültenindeki verilere göre tablet bilgisayar ve erişim desteğinin güçlendirilmesine yönelik girişimlerde henüz yeterince aşama kaydedilemediği anlaşılmaktadır. Öğrencilerin yalnızca yüzde 10’unun EBA’ya tabletten girdiği ve bilgisayar ile giriş yapan öğrencilerin oranının yüzde 32 olduğu tespit edilirken, öğrencilerin büyük çoğunluğunun (yüzde 58) cep telefonuyla dersleri takip ettiği gözlemlenmiştir.”

Raporda, ekonomik nedenlerle dijital araçlara ve internete ulaşamayan öğrencilerin eğitim sürecinin kesintiye uğradığına ve mevcut eşitsizliklerin daha da görünür hale geldiğine işaret edilirken, sosyo-ekonomik durumu yeterli olmayan düşük gelirli, anadili farklı olan veya dezavantajlı gruplardan çocukların eğitime erişemediği vurgulandı.

İPA tarafından hazırlanan rapor kapsamında, salgının öğrenciler üzerindeki etkilerini derinlemesine anlayabilmek için yaşları yedi ile 17 arasında toplam 13 çocuk ve gençle odak grup görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşülen öğrencilerin büyük bir kısmı uzaktan eğitim döneminde derslerin verimsiz geçtiğini ve öğrenme konusunda ciddi sıkıntı çektiklerini ifade etti. Öğrenciler uzaktan eğitim sürecinde yoğun dikkat eksikliği, yorgunluk, üzüntü ve korku benzeri hisler nedeniyle psikolojik olarak zorlanırken, birçoğu da sırt, bel ve diz ağrısı, göz bozuklukları, deri hastalıkları, yoğun kilo kaybı ya da alımı gibi fiziksel şikayetlerle de baş etmek durumunda kaldıklarını belirtti.

HARCAMALAR ARTTI

Rapora göre, salgının daha da derinleştirdiği ekonomik ve sosyal sorunlar velileri de etkiledi. Rapor kapsamında İstanbul’da yaşayan 402 velinin katılımıyla gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarına göre velilerin yüzde 85’i yardımcı kaynak, yüzde 88’i test kitabı ve yüzde 78’i özel ders/kurs masraflarının son bir yıl içerisinde arttığını belirtirken, yüzde 89’u da tablet ve internet benzeri teknoloji harcamalarının arttığını ifade etti. Odak grup görüşmeleri kapsamında 12 veliyle görüşüldü. Velilerin salgın süresince sadece maddi olarak değil aynı zamanda manevi olarak da zorlandıkları gözlemlendi. Özellikle kadınlar görüşmeciler ev içi emek yükünün arttığını, yoğun stres yaşadıklarını ve ev düzenlerinin bozulduğunu belirtti.

ÖĞRETMENLER DE ZORLANDI

Araştırma kapsamında görüşüne başvurulan öğretmenler, çocuklarla yan yana olamadıkları için ölçme ve değerlendirme yapmakta zorlandıklarını belirtirken, çevrimiçi eğitimin özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için uygun bir yöntem olmadığının, çocukların okuma-yazma becerileri açısından oldukça geri kaldıklarını ifade etti. Çocukların yaşadıkları hanelerin koşullarının da bu süreçte çok önemli olduğunu vurgulayan öğretmenler, öğrencilerin çoğunlukla evde sadece bir adet bulunan telefonla dersleri takip etmeye çalıştıklarını paylaştı. Raporda öne çıkan başka bir konu da Suriyeli öğrencilerin öğretmenlerinin sürece dair yaptıkları yorumlar oldu. Suriyeli öğrencilerin eğitim hakkına erişimine ilişkin daha da karamsar bir tabloya işaret eden öğretmenler, öğrencilerinin çevrimiçi eğitime neredeyse hiç katılamadığını ve dil bariyeri nedeniyle velilerle iletişim kurmakta zorlandıklarını belirtti.

NELER YAPILMALI?

Raporun son bölümünde eğitim koşullarının iyileştirilmesi için şu önerilere yer verildi: 

-Okullardaki tuvaletlerin durumu, hijyen malzemelerinin ve temizlik personelinin yetersizliği okul ortamını sadece öğrenciler için değil eğitim kadrosu açısında da elverişsiz kılmaktadır. Okul tuvaletleri başta olmak üzere okul genelinde gerekli fiziksel ve hijyenik koşulların sağlanması öğrencilerin ve öğretmenlerin iyi olma haline katkı sunacaktır.

-Yüz yüze eğitimin sürdüğü koşullarda okul bahçeleri öğrencilerin hareket edebilecekleri ve sosyalleşebilecekleri en önemli mekanlardan birisidir. Fiziksel koşulları öğrencilerin bedensel hareket ihtiyaçları ve sosyalleşmeleri için yetersiz olan okul bahçelerinin düzenlenmesi ve iyileştirilmesi gerekmektedir.

-Derslerin çevrimiçi olarak düzenli takip edilebildiği koşullarda bile derslerin verimindeki düşüş dolayısıyla ciddi öğrenme kayıpları ortaya çıkmıştır. Bu nedenle öğrencilerin salgın koşullarında geçen bir yıldaki eksiklerini telafi etmelerine destek olabilecek ücretsiz ek ders ve etüt benzeri hizmetlerin sağlanması gerekmektedir.

-Öğrencilerin eksik hissettikleri ders konularını pekiştirebilecekleri ve sınavlara hazırlanırken faydalanabilecekleri çevrimiçi ve basılı yardımcı ek kaynak desteğinin sağlanması gerekmektedir.

- Öncelikle yoksul mahallelerde bulunan okullardan başlamak üzere okullarda öğrencilerin ücretsiz sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini sağlayacak destek mekanizmaların kurulması gerekmektedir.

- Regl döneminde hijyenik ürünlere erişimde yaşanan zorlukların, kızların okuldan ve genel olarak eğitim hayatından uzak kalması sonucunu yaratabilmektedir. Regl döneminde ekonomik sebeplerle hijyenik ürünlere erişmekte güçlük çeken eğitim çağındaki kız çocuklarının yoğun olarak yaşadığı bölgelerin tespit edilmesi ve hijyenik ped desteğinin verilmesi sayesinde kız çocukları eğitim hayatlarını regl yoksulluğu riski olmadan daha sağlıklı koşullarda sürdürebileceklerdir.


ARŞİV