Plaklar döndü, Kadıköy mest oldu

2. Kadıköy Plak Günleri, yeniden popüler olan plakları müzikseverlerle buluşturdu. 2 günlük ücretsiz etkinlikte plaklar döndü, nağmeler yükseldi, plak alışverişleri yapıldı, söyleşilerde plak kültürü konuşuldu

11 Eylül 2017 - 16:32

Yazın son demlerini yaşadığımız Eylül’in ilk haftasonu, Kadıköy müzikle dolu bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği Kadıköy Plak Günleri’nden bahsediyoruz. Bilindiği üzere geçmiş günlerin popüler müzik dinleme aracı plaklar ve pikaplara olan ilgi son yıllarda tekrar arttı. Kadıköy pek çok plakçının meskeni olduğu gibi, başta plak dönemini yaşayan ileri yaştaki Kadıköylüler olmak üzere yeni kuşak Kadıköy müzisyenleri ve gençleri de plağı adeta yeniden keşfetti. Yükselen bu ilgiyi fark eden ilçenin yerel yönetimi de plak üreticilerini ve sevenlerini bir araya getirmek amacıyla geçen yıl ilk kez bir organizasyon düzenlemişti. Gelen olumlu tepkiler üzerine belediye bu yıl da ikinci kez Kadıköy Plak Günleri’ni organize etti. Bu yıl da geçen seferki gibi tatil zamanının bitmeye yüz tutup, okulların açılmasından az evvel bir zamana denk gelen Eylül ayı başı seçildi. Mekân olarak da yine Moda’nın en merkezi ve festivale uygun alanlarından olan Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin bahçesi seçildi. 9 Eylül Cumartesi günü öğle saatlerinde başlayan etkinliğe gelenler, üzerinde plakların asılı olduğu kapıdan girip, Kadıköy Plak Günleri baskılı bez çantalarını alarak, zemindeki plak izlerini takip ederek plak dünyasına girdiler. Havanın da güzel olmasını fırsat bilen semt sakinleri plaklardan yükselen mest edici nostaljik ve güncel tınıları dinleyerek iki gün geçirdiler. Kimi ileri yaştaki ziyaretçiler hem eski günleri yâd edip hem de evdeki pikaplarında çalınacak plaklar satın alırken, kimileri de yanlarında getirdikleri çocuklarını plaklarla tanıştırdı. Elbette bir hayvansever Moda klasiği olarak köpeğini alıp gelenler de az değildi…

PLAK KÜLTÜRÜ CANLANSIN DİYE…

Kadıköy’ün ve İstanbul’un müzik kültürünü, müziğin ritmi içinde saklı kalan hafızasını açığa çıkartmak, plak atmosferini yaratan tüm bileşenleri bir araya getirmek amacını taşıyan 2 günlük ücretsiz etkinlikte plak satışları, söyleşiler, konserler yapıldı. İstanbul’un önemli plakçıları ile plakseverleri bir araya getiren Kadıköy Plak Günleri’nde 26 plakçı stand açtı. Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleşen ve büyük ilgi toplayan Plak Günleri’ni iki günde 25 bin kişi ziyaret etmiş, 6000 plak satılmıştı. Bu yıl ikincisi gerçekleşen, 25 plakçının stant açtığı, binlerce kişinin ziyaret ettiği Plak Günleri’nin ziyaretçileri arasında sanatçı Taner Öngür, yazar Buket Uzuner, TV programcısı/sunucu Osmantan Erkır, oyuncular Pelinsu Pir ve Levent Tülek gibi isimler de vardı.

Plak Günleri’nin açılışında konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu “Müziğin içinde bir sihir var. Bu sihir bizim enerjimizi arttırıyor, bize umut ve güç veriyor. Müziğin her zaman insanları bir araya getiren, sosyalleştiren bir özelliği olmuştur. Biz iki yıldır düzenlediğimiz Plak Günleri ile hem müzikle insanları bir araya getiriyoruz hem de unutulmaya yüz tutan ama aslında hafızamız olan plak kültürünün canlanması için çaba harcıyoruz. Bu etkinliğe gelen herkesi müzik karşılıyor. Müziğin sihri karşılıyor. Bu kapıdan çıkarken de burada dinlediğimiz müzik kulaklarımızı ve ruhumuzu doyurmuş olacak. Tüm konuklarımıza müzik dolu günler diliyorum” dedi.

KONSER VE PLAK İMZASI

Plakseverlerin merakla beklediği Plak Günleri’nde bu yıl da söyleşi ve konserler yapıldı. İlk günde müzik yazarı ve gazetenizde de “Şarkılı Kadıköy Tarihi” köşesini hazırlayan Murat Meriç “Plaklarla Memleket Tarihi” başlıklı bir etkinlik yaptı. Meriç, plaklara yansıyan Türkiye tarihini şarkılarla anlattı. Daha sonra DJ seti başına Mete Avunduk geçti. Etkinliğin ilk günü Gaye Su Akyol konseriyle sona erdi. Akyol konser sonrası plaklarını imzaladı.

TÜNELDEKİ IŞIK…

Plak Günleri’nin ikinci ve son gününde ise Türk funk müziğinin öncülerinden, ‘Anadolu popunun dr. Frenkeştayn’ı olarak anılan müzisyen Mustafa Özkent ve müzisyen-aranjör, Yeşilçam şarkılarının yaratıcısı Zafer Dilek “Usta İşi Plaklar” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Anılarını paylaşan Özkent ve Dilek geçmiş yıllarda müzik kayıtlarını nasıl yaptıklarını anlattı. İkili, zaman içinde kaset ve CD’lerin çıkması, özel radyoların yayına başlaması ve günümüzde de şarkıların internetten dinlenmesi nedeniyle müzik sektörünün “dibe vurduğunu” belirterek, “Bu etkinlik tüneldeki ışık oldu bizim için. Burada bu plakları satın alan herkesi tebrik ediyoruz. Çünkü bu emeğe saygıdır. Gençlere de müziğe bu saygıyı öğretmek hepimizin görevi” dediler. İki sanatçı daha sonra DJ kabinine geçerek plaklarını çaldı.

PLAKLAR YENİDEN…

Etnomüzikolog Evrim Hikmet Öğüt, müzik yazarı Mehmet Tez ve sanatçı Yeliz de “Nerelerdeydin Analog!” başlıklı söyleşide buluştular. Türkiye’de plağın geçmişi hakkında bilgi veren Öğüt, 1877’de Edison’un icat ettiği fonografın 1880’de geliştirilerek gramafon haline getirildiğini, plağın İstanbul’a ise 1895’te geldiğini, ilk kayıtlarında o günlerin İstanbul’unun çok kültürlülüğünü yansıtan şekilde Arnavutça, Rumca, Ermenice gibi dillerde olduğunu söyledi. Öğüt, 1900’lerin başlarında İstanbul’da muazzam bir kayıt piyasası olduğunu, 1912’de gayrimüslimler tarafından ilk yerli plak şirketleri kurulduğunu anlatarak, “2. Dünya Savaşı yıllarında dünyada plak satışları düştü. Fakat Türkiye’deki kısıtlı elektriğe ve radyolara rağmen (ki radyolar halkın beğenisine pek hitap etmiyordu) plak satışları çok azalmadı. Ancak buradaki plak piyasasını etkileyen olay ise plak şirketi sahibi olan gayrimüslim ailelerin vermek zorunda kaldıkları Varlık Vergisi oldu. Daha sonraları 1950’lerde tekrar canlandı. 70’lerin ortasına dek plak çok popülerdi. 70’lerin sonunda kasetlerin, walkmenlerin ortaya çıkmasıyla birlikte, plaklar 80’lerin başında yerini kasetlere bıraktı. Ta ki geçtiğimiz son 10 yıla dek. Şimdi plaklar tekrar gündemde” dedi.

Plak endüstrisinin en yoğun olduğu 70’lerin ses sanatçılarından olan Yeliz de “Biz o zamanlar canlı kayıt alırdık. O tat yok şimdi. Siz dinleyiciler kaliteli sesi, müziği, kayıtları hak ediyorsunuz. 80’lerde kasetlerin gelişiyle plaklar yok olmuştu ama tarih tekerrür eder. Şimdi plaklar tekrar geldi. O anlamda Kadıköy Belediyesi’nin bu etkinliği çok önemli. Umarım ki plaklar yeniden basılacak. Elimize plakları alıp pikaplarda çalabileceğimiz günler gelecek. Bunu 4 göz 8 kulakla bekliyoruz!” dedi.

Mehmet Tez ise sadece Türkiye’de değil dünyada plağa dönüşün başladığını anımsatarak, “Bundan sonra plaklar yeniden hayatımızda olacak. Bence bu sadece nostaljik, geçici bir heves değil. Çünkü plakla kurulan duygusal bağ, dijital müzik dinleme platformlarında bulunamıyor. O plağa dokunmanın, onu pikaba koyup iğnesini yerleştirmenin bir ritüeli var. Ama dijital platform da bitmeyecek, ikisi beraber ilerleyecek. Çünkü sadece plaklar olsa herkes alamazdı çünkü plak ucuz bir şey değil. İnsanlar önce dijitalde dinleyip sonra plağını almak istiyor. Bence bu anlamda müzikal ortam daha demokratikleşti diyebiliriz” yorumunu yaptı.

Söyleşilerin ardından Hakan Tamer ve Ertan Kurt DJ performanslarının sürdüğü plak etkinliğinde, 22 Eylül 2001’de aramızdan ayrılan Fikret Kızılok’un albüm kapağında yer alan 1948 model DeSoto klasik otomobilin muadili ilgi odağı oldu. Plak etkinliği usta sanatçı Bülent Ortaçgil’in konseriyle sona erdi.

“CD UKALA, PLAK SAMİMİ”

Plak satıcısından müzisyenine, plak koleksiyonerlerinden plakla ilk kez tanışanlara Plak Günleri katılımcılarından görüşler;

  • Moğollar grubu müzisyeni Taner Öngür: Geçen seneki Plak Günleri’nde sahne almıştım, bu sene de ziyaretçi olarak geldim, hem de yeni plağımı imzalıyorum. Bu, tüm Türkiye’ye örnek olması gereken bir etkinlik. Çünkü burada sadece plaklar ele alınmıyor, Türkiye müzik endüstrisini de gözlemliyoruz aynı zamanda. Artık o açgözlü, cahil, müzik endüstrisini sömüren o plakçı mantığı çöküyor. Burada da gördüğümüz üzere yeni bir şey doğuyor, bağımsız plakçılar kuruluyor. Unkapanı’na gitseniz patronla görüşemezsiniz ama biz burada plağımı basan firmanın sahibiyle stantta birlikte duruyoruz. Analog-dijital tartışması hep vardır. Elbette ki CD’nin ses kalitesi daha üstün ama bana ukala bir format gibi geliyor. Oysa plaklar daha samimi, ebat olarak da insan ergonomisine daha uygun, işi yapan kişilere daha saygılı bir format. Son yıllarda yükselen plağa olan ilgi de insanların 60-70’lerdeki samimiyet, masumiyet arayışını ifade ediyor bence.
  • Çisem Camcı: Geçen sene de gelmiştim, o zaman hamileydim. Şimdi de kızım Doğa ile geldim. Ben zaten eski müzikleri, nostaljiyi çok seviyorum. Evde pikabımız var, plaklar alıyoruz. Kızım da onlarla büyüyor. Buraya getirip daha çok küçük olsa da bu havayı solumasını istedik. Biz eski Kadıköylüyüz. Şimdi karşı yakada oturuyoruz ama sık sık geliyoruz buraya. Geldikçe de Kadıköy Belediyesi’nin bu tür etkinliklerine katılıyoruz.
  • Sezen Uludağ: Doğma büyüme Modalıyım. Biz plaklarla büyüdük, pikaplardan çıkan tangolar, valsler, Zeki Müren’ler, Safiye Ayla’lar dinlerdik. Zaten benim babam da pikap satıcısıydı. Plak dünyasına çocukluktan beri aşinayım. Hala evde çok sayıda plağım var. Gençlerin ilgisini plaklara çekmek için güzel bir etkinlik.
  • Ayla Yıldız Genç: Üsküdar’da yaşıyoruz, bu yıl ilk kez geliyorum bu etkinliğe. Aslında plaklara çok özel bir ilgim yok ama kasete kıyasla daha estetik bir format oluğunu düşünüyorum plağın, keza pikaplar da öyle. Onlardan çıkan ses de kulağıma hoş geliyor. Günümüzde artık pek çok konuda geriye dönüş, eskiye özlem başladı. Plağa olan bu ilgiyi de bu anlamda tutarlı buluyorum. Plak Günleri bence etkinlikler, stantlar, konserler vb açısından da başarılı bir organizasyon olmuş. Seneye yine gelmeyi düşünürüm.
  • Hakan Genç: Şu an evde pikabım yok ama önceden vardı. Plak kültürünü seviyorum. Tamamen dijital bir çağda yaşıyoruz. Analoga geçişi en güzel yansıtan unsurun, müzikte plak kullanımı olduğunu düşünüyorum. Hatta artık retro kafelerde bile, çalışsa da çalışmasa bir pikap oluyor genelde. Bu etkinliğe gelmeden önce Kadıköylülerin ilgi göstereceğini düşünüyordum ama bu kadar plak dükkanının/standının olması beni şaşırttı açıkçası. Belediyenin bu desteğini çok önemli buluyorum. Ben geçen yıl da gelmiştim zaten. Seneye de plak almak için gelebilirim. Bu etkinlik beni plak dünyasıyla daha da yakınlaştırdı.
  • Okan Aydın (Beyoğlu/ Kontraplak yetkilisi): Geçen yıl da katılmıştık. Bu sene etkinliğin daha da organize ve kaliteli olduğunu gördük. Etkinliğin bilinirliği de arttı çünkü hakikaten iyi bir iş yapılıyor burada. Plak pazarları olur, bazı festivaller içinde plakla ilgili bölümler de olur ama bu kadar büyük ve profesyonel bir etkinlik pek olmamıştı bugüne dek. Ben de Kadıköylüyüm. Kadıköy Belediyesi’nin bu yaklaşımdan memnunuz. Türkiye’de plak adeta yeniden keşfedildi. Plak üretimi hiç durmamasına rağmen, bir dönem hiç plak yapılmadı/basılmadı gibi bir algı vardı. Plak popülerliğini kaybetmişti. Son 5-6 yılda bunu tekrar kazandı. Şimdi pek çok albümün plak basımı da oluyor. İnsanların ilgisi, bu yükselen plak pazarının gelişmesi açısından olumlu.
  • Deniz Celiloğlu (Plakhane yetkilisi/oyuncu): 3 yıldır Kadıköy’de yaşıyorum. Plakhane 6 yıldır Taksim’deydi, ortağım Deniz Bayrak’ı Plakhane’yi Moda’ya taşımaya ikna ettim. Bu etkinliğe geçen yıl da katılmıştık. Bu sene daha organize olunduğunu görüyorum keza belediye çalışanları bu işin üstüne çok düşüyorlar sağolsunlar. Müziği artık internetten dokunup görmeden dinlediğimiz bir çağda, insanları plakla tanıştırmak için harika bir etkinlik bu. Babamın plakları ve pikabı vardı. Ben 5 yaşımdan beri onlarla büyüdüm. Son 5 yıldır plaklar yeniden popüler olmaya başladı. Dünya tarihinde her kötü dönemde, o dönemin gençliği daha samimi ve gerçek şeylerin peşine düşmüşler. Bence günümüzde gençlerin plaklara ilgi duyması da o rüzgârın bir yansıması.
  • Eray Düzgünsoy (Outro Music Store sahibi, müzisyen): Geçen sene de katıldım. Bu yıl da yine güzel, kalabalık ve enerjik bir etkinlik oluyor, memnunuz. Geçen yıla göre katılımcı dükkân sayısının artması da iyi oldu. Kadıköy’de böyle bir etkinlik düzenlenmesi şahane, umarız uzun yıllar sürer. Beyoğlu’ndaki sıkıntılı süreç nedeniyle buraya dönen plakçılar oldu. Her şeyden evvel şunu söylemek isterim ki insanların müzik dinliyor olduğunu görmek güzel, plaktan ya da CD’den. Ancak plakların bu sürece aracı olması önemli. Dinleyiciler elle tutulabilir somut şeyleri seviyorlar. ‘Dijital müzik platformlarıyla birlikte işin somut kısmı eksik kalıyor’ deniliyordu. O nedenle plağa yoğunlaşma söz konusu.

Fotoğraflar: Gürbüz Engin, Burcu Yeşilbaş, Berkay Yalaz, Orhan Müftüoğlu


 


ARŞİV