Haftalık Bağımsız Gazete 22 Temmuz 2018

Nakışlardaki Kadıköy...

Kadıköy’ün 21 mahallesinden 21 kadın, semtlerini kumaşlara dokudu. Oluşan büyük Kadıköy haritası 8 Mart’ta belediyede sergilenecek

Nakışlardaki Kadıköy...
Gökçe UYGUN

Kimi mahallesinin eski günlerine özlem duyuyor, kimi geleceğine dair hayaller kuruyor. Kimi için mahallesi tren yolu demek, kimi için deniz kıyısı…

Kadıköy’de yaşayan ve üretim ağı Potlaç’a dâhil olan kadınlar, semtlerini nakışlara döktü. Tasarım Atölyesi Kadıköy’ün “21 mahalleden 21 kadın” temalı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü projesi kapsamında,  mahallelerine özgü unsurları, kendilerine verilen kumaşlara, iplik ve boncuklarla ilmek ilmek işledi. Kadınların 21 tane minik haritası birleştirilerek, kadın gözüyle büyük bir Kadıköy haritası elde edilecek. Bu renkli ve kendine özgü büyük harita, 8 Mart Perşembe günü Kadıköy Belediyesi’nin Hasanpaşa’daki merkez binasının bahçesinde sergilenecek.

Biz de TAK’ı ziyaret ederek, son hazırlıklarını yapan kadınlara duygularını sorduk;

  • Şafak Altınbay/Suadiye:  Suadiye denilince aklıma 3 sokak gelir; Selvili, Çınarlı ve Akasyalı sokaklar. O sokakların, ağaçların izinde yaptım bu çalışmayı. Ayrıca babam doğma büyüme Suadiyeli, ondan dinlediğim anıları da aktardım. Ben mahallemin renkli yönünü göstermek istedim. Biliyorsunuz Bağdat Caddesi’nin bir kısmı Suadiye Mahallesi’nin içinde. Önemli kutlamalar, törenler hep burada yapılıyor. O neşeli ve görkemli sahneleri yansıtmaya çalıştım. Ayrıca burası çok sosyal bir mahalle.  Yerlileri olsun, gelen misafirler olsun, burada istedikleri faaliyetlere kolayca ulaşabiliyorlar. Sinemaya gitmek, alışveriş yapmak, sahile inmek gibi.  Bu çeşitliliği de işlemeye gayret ettim.
  • Elif Çipe/Bostancı: 7 senedir Bostancı’da yaşıyorum. Burası benim için iskele demek, vapur demek, deniz demek. Lunaparkın olduğu caddede yaşıyorum, dönme dolap figürünü de işledim. Bostancı çok merkezi ve çok güzel bir mahalle. Ama olumsuzluklar da yok değil. Mesela son zamanlarda bütün Kadıköy’ü etkisi altına alan kentsel dönüşüm, bizim mahallemizde de var. Yükselen koca koca inşaatlara, gri renklerde bu çalışmamda yer verdim.
  • Alper Özkan/Osmanağa: Ben yaklaşık 5 yıldır Osmanağa’da hem yaşıyorum hem bir sahafta çalışıyorum, yani mahallenin hem sakini hem esnafıyım. O nedenle farklı zamanlarda, pek çok şeye tanıklık ediyorum.  Burası fiziki olarak küçük bir mahalle ama çok kalabalık oldu artık! Bu çalışmayı yapmaya başladığımda, aktarmak istediğim ilk şey bu yoğunluk oldu. Osmanağa içinde çok fazla unsur barındırıyor; kültür merkezleri, sergi salonları, tiyatrolar, sahaflar, Boğa heykeli, nostaljik tramvay… Tüm bunları aktardım işime. Ayrıca burası modern bir yer. Kadıköy’de, Osmanağa’da olmaktan bir kadın olarak memnunum, kendimi özgür hissediyorum. Bu hisler ışığında işledim bu işimi.
  • Elena Kambar/Caferağa: 14 yıldır Kadıköy’de çalışıyorum. Çocuğum olduğundan beri de, son 1 buçuk yıldır Moda’da yaşıyorum. Caferağa denilince akla Moda gelir. Bence Moda şu anda tam bir geçiş dönemi yaşıyor. Kadınların tayyör döpiyes giydiği, herkesin birbiriyle selamlaştığı o nazik günlerden, ‘barlar sokağı’ durumuna geçiş… Modalılar bunun şaşkınlığını yaşıyor ama ben özellikle buna yer vermek istemedim çünkü ben insanların aklındaki eski Moda’yı anlatmaya çalıştım. Moda’nın diğer semtlerden bir farkı ekalliyetten(azınlıktan) kişilerin burada birlikte barış içinde yaşaması. O nedenle Assomption Fransiz Katolik Kilisesi’ne özellikle yer verdim. Semtimizin simgesi olan Barış Manço Evi, parklar, sahil, güneş saati, Caferağa Spor Salonu gibi yerleri işledim. Moda her ne kadar kedileriyle ünlense de, yakın zamanda kaybettiğimiz ünlü sokak köpeğimiz Paşa’ya da yer vererek, onu anmak istedim.
  • Elçin Sonsaat/Zühtüpaşa:  Kendi mahallemin temsilcisi olmak bana onur verdi ve çok heyecanlandırdı. Ben bu işimde geçmişe özlemimi, gelecekte olmasını istediklerimi ve bu günün koşullarını aktardım. Mesela tren yolunun ölçeğini normalden büyük yaptım çünkü trenlere özlemim var. İmgesel olarak Fenerbahçe stadını yerleştirdim. Mahallemizin kedisi Tombili’nin heykelini de koydum. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ni de içinden notalar fışkırırken yansıttım. Sevgi dolu bir iş ortaya çıkardığımı düşünüyorum çünkü sevgimi kattım.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.