Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2019

Kamusal eğitimden paralı eğitime

Eğitim-Sen’in “2019-2020 Eğitim Öğretim Raporu”na göre; özel lise sayısı 4+4+4 öncesine göre yüzde 340; özel liseye giden öğrenci sayısı ise yüzde 400 arttı

Kamusal eğitimden paralı eğitime
Erhan DEMİRTAŞ

Yeni eğitim-öğretim yılı 9 Eylül Pazartesi günü başladı. Resmi ve özel öğretim kurumlarında görev yapan 1 milyonu aşkın öğretmen  ve 18 milyona yakın öğrenci 2019-2020 eğitim öğretim yılına adım attı.

KİTAP FİYATLARI YÜKSELDİ

Eğitim-Sen’in raporuna göre her geçen yıl istikrarlı bir şekilde artan eğitim harcamaları, öğrenci velilerinin bütçesini ciddi anlamda zorlar hale getirdi. Rapora göre; 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle çocuk kitapları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,90; test kitabı yüzde 16,30; okul çantası yüzde 18,20; diğer kırtasiye malzemeleri yüzde 30,51; resim boyaları yüzde 33,11; okul defteri yüzde 33,73; kalem fiyatları ise yüzde 34,75 artış gösterdi.

“KAMUSAL EĞİTİM TASFİYE EDİLİYOR”

Raporda dikkat çeken bir başka nokta ise Türkiye’de eğitime yapılan harcama oranının OECD ortalamasının yarısından az olması.

“OECD ortalamasında ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde kamu kaynaklarından yapılan harcama eğitim harcamalarının yüzde 90’ını, hane halkı ve özel kaynaklardan yapılan harcamalar ise yüzde 9’unu oluşturuyor. Türkiye’de ise kamusal eğitim harcamalarının oranı yüzde 75, hane halkı ve özel kaynaklardan yapılan eğitim harcamalarının oranı yüzde 25.” 

ÖZEL OKULLAR ARTTI

Raporda eğitimdeki kamusal alanların tasfiye edildiği ifade edilirken, velilere özel öğrenimin teşvik edildiği de vurgulandı. Rapora göre; ilköğretim (ilkokul+ortaokul) sayısı 4+4+4 öncesine göre yüzde 375; öğrenci sayısı ise yüzde 95 arttı. Özel lise sayısı ise 4+4+4 öncesine göre yüzde 340; özel liseye giden öğrenci sayısı ise yüzde 400 arttı. Özel mesleki ve teknik lise sayısı da 4+4+4 öncesine göre yüzde 850; öğrenci sayısı ise yüzde 250 artış gösterdi.

“Özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okul türlerinde öğrenim gören ve eğitim ve öğretim desteğine hak kazanan öğrencilere 2019’un ilk altı ayında 682 milyon 835 bin 712 TL bütçe aktarıldı, destek eğitimi kapsamında aynı dönemde 1 milyar 552 milyon 142 bin TL ödeme yapıldı.”

ÜCRETLİ ÖĞRETMEN SAYISI 92 BİN

Raporda öğretmenlerin yaşadığı mesleki ve ekonomik sorunlara da yer verildi. 15 Temmuz 2016 sonrasında tek bir kadrolu öğretmen ataması yapılmadığı belirtilirken,  Nisan 2019 itibariyle MEB bünyesinde görev yapan sözleşmeli öğretmen sayısının 103 bine ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Ülke çapında görev yapan ve tamamına yakını asgari ücretim altında ücret alan ücretli öğretmen sayısı ise 92 bin.

EĞİTİM SEN’DEN MEB’E 10 UYARI!

•           Tüm öğrencilerimizin eşit, ulaşılabilir, nitelikli, ücretsiz eğitimden yararlanmasını sağlayacak bütçe planlaması yapmak MEB ve siyasi iktidarın sorumluluğudur. Sorumluluğun gereği yerine getirilmelidir.

•           Tüm öğrencilerimizin eğitim hakkı uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Öğrencilerimizin eğitim hakkını tam ve baskı altında kalmadan kullanması gerekir. Öğrencilerimizi çırak olmaya özendiren politikalardan vazgeçilmelidir.

•           Yargı kararları uygulanmalı; Diyanet, dini vakıf ve dernekler ile yapılan protokoller sonlandırılmalıdır.

•           Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün ‘özerk’ yapısına son verilmelidir.

•           Anadolu liselerinde ikili eğitimden kaynaklı oluşabilecek güvenlik, sağlık, beslenme gibi sorunlara yönelik MEB önlem ve çözümler üretmelidir. Güvenlik sorununun çözümü için ücretsiz servis başta olmak üzere acil adımlar atılmalıdır.

•           2019-2020 eğitim öğretim yılında LGS sınavına girecek 1 milyon 800 bin öğrencinin mağduriyet yaşamaması için gereken önlemler alınmalıdır. MEB öğrencilerin taleplerini toplamalı, okul gereksinimini belirlemeli ve bu gereksinimi karşılayacak önlemleri ‘Her öğrencinin istediği okulda eğitim alma hakkı vardır.’ ilkesini gözeterek yaşama geçirmelidir.

•           Proje okulları uygulaması sonlandırılmalıdır.

•           Sözleşmeli, ücretli, güvencesiz çalışma biçimlerine; mülakat uygulamalarına son verilmelidir. Öğretmen açığı kadar atama acilen yapılmalıdır.

•           Öğretmenlerin statüsü, çalışma koşulları, hakları, işe alım ve istihdam biçimine kadar her konuda öğretmenlerin söz ve karar hakkı gözetilmelidir.

•           Hukuksuzca ihraç edilen arkadaşlarımız hala MEB çalışanıdır. MEB eğitim emekçilerine sahip çıkmalı, yaşanılan mağduriyetlere ilişkin sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.