Haftalık Bağımsız Gazete 20 Eylül 2017

İstanbul depreme hazır mı?

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin olası İstanbul depremine yönelik hazırladığı rapora göre, kente 77 deprem toplanma alanının kaldığı belirlendi. İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna, Marmara depreminin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen ciddi anlamda depreme hazırlık yapılmadığını söylüyor

İstanbul depreme hazır mı?
Erhan DEMİRTAŞ

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (İBB) CHP'li Meclis üyelerinin, 2016 Aralık ayında İBB Meclis gündemine taşıdığı, olası İstanbul depremine yönelik sorulara 5 ay sonra yanıt verdi. İBB Deprem ve Doğal Afet Komisyonu’nun hazırladığı 31 sayfalık raporla, çeşitli başlıklar altında toplanmış 20 soruya yanıt verildi.

7 ADET TOPLANMA ALANI KALDI

CHP’li meclis üyelerinin yönelttiği soruların başında toplanma alanları yer aldı. Raporda İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü tarafından belirlenmiş 77 adet toplanma alanının bulunduğu, söz konusu alanların 20 hektardan büyük olmadığı, açık ve yeşil alanlar olarak ayrıldığı kaydedildi. Raporda yer alan bilgilere göre, 2002 yılından günümüze kadar geçen sürede geçici barınma alanı ve toplanma alanı olarak belirlenen yerlerden sadece 14’ünde plan tadilatı yapılmış.

CAN KAYBINDA 10 RİSKLİ İLÇE

Raporda İstanbul Teknik Üniversitesi ile Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından 2015 yılında hazırlanan "İstanbul Kentsel Dönüşüm Stratejik Planı"na göre, can kaybı ve hasar açısından en riskli 10 ilçe belirlendi. Bu ilçeler; Fatih, Bahçelievler, Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Bağcılar, Beylikdüzü, Esenyurt, Güngören ve Zeytinburnu olarak sayıldı.

Rapora göre; olası bir depremde İstanbul’da 15 ila 30 bin arasında can kaybı yaşanabilir. Binaların ise yüzde 10 ila 15’inde hasar görülebileceği öngörülüyor.

Raporda büyük bir depremden sonra İstanbul’da yapılacaklara ilişkin detaylar da yer aldı.

İstanbul’da vatandaşlar, AFAD Müdürlüğü tarafından belirlenmiş 77 alanda toplanacak. Beyaz Masa Çağrı Merkezi’nde hat sayısı 400’e çıkarılacak. Telsiz sistemleri için 9 şiddetindeki depreme dayanıklı 16 betonarme bina ve 17 adet telsiz kulesi bulunuyor. İGDAŞ, doğalgaz hatlarını Kandilli Rasathanesi’nden gelecek bilgi doğrultusunda otomatik kesecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 8 itfaiye mutfağı, 18 sosyal tesis, mobil büfeler ve mobil mutfaklarla yiyecek ihtiyacını karşılanacak. Tsunami ihtimaline karşı sahil yolları kapatılacak, trafik akışı diğer arterlere yönlendirilecek. Bütün toplum ulaşım araçları tek merkezden yönetilecek. Kullanılabilir durumda olan tüm istasyon, iskele ve limanlar, tahliye amaçlı faaliyet gösterecek.

SORULAR YANITSIZ KALDI?

İBB Deprem ve Doğal Afet Komisyonu tarafından hazırlanan deprem raporunda CHP’li meclis üyelerinin yönelttiği bazı sorular ise cevapsız kaldı. İşte yanıtlamayan o sorular...

“Yüksek Binalar Deprem Yönetmenliği” çalışması neden tamamlanmadı? “Kamu mülkiyetinde olan bazı alanlar hangi gerekçelerle yapılaşmaya açıldı ve özelleştirildi?” “Özelleştirilen yapılaşmalardaki değişiklikleri hangi yetkililer onayladı?” “İstanbul’da en fazla kayıp veren 10 ilçede ‘Kentsel Dönüşüm Planlaması’ olarak neler yapıldı?” “Avrasya Tüneli ve Marmaray gibi projelerin deprem güvenliği nasıl sağlanacak?”  “Deprem sırasında metrolarda mahsur kalanlar nasıl tahliye edilecek?”

“18 YILDIR CİDDİ BİR HAZIRLIK YOK”

İBB’nin deprem raporunu değerlendiren İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna, 1999’da yaşanan Marmara depreminden sonra İl Afet Koordinasyon Kurulu’nun 400’e yakın toplanma alanı belirlediğini ancak bu alanların dörtte üçünün yapılaşmaya açıldığını söyledi. Deprem toplanma alanı olarak belirlenen arazilerin afet sonrasında barınma için uygun olması gerektiğini belirten Suna, “ Biz toplanma alanlarını büyük ve geniş alanlar olarak tarif ediyoruz. Konteynır kentlerin kurulabileceği alanlar olmalı bu araziler. İBB’nin raporunda park ve bahçeler ile okul arazileri deprem toplanma alanı olarak belirlenmiş. Bu alanlar deprem toplanma alanı olarak kabul edilemez. Fiziki olarak uygun değiller” diye konuştu.

Marmara depreminden sonra İstanbul’da 30 yıl içinde büyük bir depremin beklendiğini söyleyen Suna, “ Depremin ardından 18 yıl geçti. Ama depreme karşı ciddi bir hazırlık yapılmadı. 2000 yılından sonra okulların büyük çoğunluğu ve kamu binaları depreme uygun güçlendirildi. Ancak özel mülk olan binalar yeterince dayanıklı hale getirilmedi” değerlendirmesinde bulundu.

“İNSAN ODAKLI OLMALI”

Suna, deprem ve kentsel dönüşüm ilişkisine dair de açıklamalarda bulundu. İstanbul’un belirli ilçelerinin daha fazla risk altında olduğunu belirten Suna, “ İstanbul’daki yapıların çoğu eski yapılar. Bunlar tabii ki yenilenmeli.  Depremin ardından 18 yıl geçti. Bu süre zarfında bu yapılar yenilenebilirdi. Yenilenme elbette olmalı. Ama bu dönüşüm yerinde bir dönüşüm olmalı. Kentsel Dönüşüm Yasası çıktı ancak bu yasa bizim ifade ettiğimiz çerçeveyle uyumlu değil. Kentsel dönüşüm insanı odağına alan bir şekilde yürütülmeli” şeklinde konuştu.

“İBB hazırladığı raporlar kentsel dönüşümdeki tıkanıklığı aşmaya çalışıyor” diyen Suna, kentsel dönüşüm projelerinin genellikle rantı yüksek ilçelerde devam ettiğini de söyledi. Suna, “ Buna en iyi örnek Kadıköy’dür. Kadıköy’deki imar planı 1975 yılına ait. Yani bu ilçedeki yapılar ortamala 40 yıllık binalar. İstanbul’un geneline baktığımızda çok eski olduğunu söyleyemeyiz. Ancak Kadıköy değerli bir semt olduğu için kentsel dönüşüm en çok bu ilçede devam ediyor. Yıkılması gereken binaların olduğu diğer ilçelerde ise rant yüksek olmadığı için firmalar buraya girmiyor” dedi.

“300’Ü YAPILAŞMAYA AÇILDI”

TMMOB İstanbul Koordinasyon Kurulu geçtiğimiz aylarda bir çalışma yaparak İstanbul’da deprem sonrası toplanma alanı olarak belirlenen 470 alan bulunduğu ancak bu arazilerden 300’üne rezidans ve gökdelenler yapıldığı ve artık eski işlevini sürdüremeyecek şekilde yapılaşmaya açıldığını açıklamıştı. Acıbadem Otasan ve Göztepe’deki Meteoroloji arazisinin de yapılaşmaya açılarak, deprem toplanma alanı olmaktan çıkarıldığı da vurgulanmıştı. Göztepe’deki Çocuk Esirgeme Kurumu, Tarım İl Müdürlüğü ve  Haydarpaşa Garı arazileri de yapılaşma riski karşı karşıya olan alanların başında geliyor.

KADIKÖY'DEKİ TOPLANMA ALANLARI

Kadıköy’deki deprem toplanma alanlarını biliyor musunuz? Yaşadığınız yere en yakın toplanma alanı hangisi? Çoğu kişi bu soruların cevabını bilmiyor. Kadıköy’de toplam olarak 13 afet toplanma alanı bulunuyor. Bunların 11’i kamu, 2’si ise özel arazi. 13 alanın toplam büyüklüğü 577 bin metre kare iken, çadır kapasitesi ise 8990 olarak belirlenmiş.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.