Haftalık Bağımsız Gazete 05 Nisan 2020

İstanbul 2050’ye hazırlanıyor

İstanbul'un geleceğinin geniş katılım ve ortak akılla belirlenmesi hedefiyle İstanbul Planlama Ajansı (İPA) kuruldu. İPA'nın kurulma nedenlerini, hedeflerini, çalışma planını BİMTAŞ (Boğaziçi Peyzaj İnşaat Müşavirlik Teknik Hizmetler San. Tic. A.Ş.)  Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ile konuştuk.

İstanbul 2050’ye hazırlanıyor
Leyla Alp

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kentin vizyon ve yönetimine dair stratejilerin, geniş katılım ve ortak akılla belirlenmesi hedefiyle İstanbul Planlama Ajansı’nı (İPA) kurdu.  Açık, şeffaf, hesap verilebilir ve kapsayıcı yeni nesil belediyecilik anlayışının esas alınacağının belirtildiği ajansın tanıtım toplantısı, İstanbul Kongre Merkezi’nde yapıldı.  

Toplantıda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Planlama Ajansı’nın İstanbul için yeni bir başlangıç olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu başlangıçla İstanbul’un iktisadi ve toplumsal stratejilerini belirlemek, mekânsal organizasyonunu tariflemek için, yenilikçi ve kapsayıcı bir planlama çabası içine giriyoruz. İstanbul’un temel ihtiyacı bu anlayışın etrafında, toplumsal bir uzlaşıyla biraraya gelebilmektir.”

İPA’nın konusunda uzman yüzlerce bilim insanının katkısı ile İstanbul’un sorunlarına çözüm üreteceğini ve uzun vadeli mekânsal ve stratejik planını ortaya koyacağını ifade eden İmamoğlu, işsizlik, yoksulluk, deprem, mülteci ve göç gibi kriz boyutlarına varan gerçek sorunlara akılcı ve etkin politikalar geliştirileceğini belirtti.

İstanbul Planlama Ajansı’nın kurulma nedenlerini, hedeflerini, çalışma planını BİMTAŞ (Boğaziçi Peyzaj İnşaat Müşavirlik Teknik Hizmetler San. Tic. A.Ş.)  Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ile konuştuk.

“ŞEFFAF BİR SÜREÇ BAŞLATTIK”

  • İstanbul Planlama Ajansı (İPA) hangi ihtiyaçtan ve neden kuruldu?

2004-2009 arasında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi bünyesinde İstanbul Çevre Düzeni Planı süreci yaşandı. O süreçte İstanbul Metropolitan Planlama isimli bir yapı vardı. Bu, akademisyen, şehir plancısı, mimar gibi farklı disiplinlerden insanların yer aldığı bir yapıydı. Bu yapı İstanbul için bir çevre düzeni planı üretti. Bu planda kentin kuzeye gelişmemesi, yatayda gelişmesi öngörülüyordu. Fakat bu plan onaylandıktan çok kısa bir süre sonra merkezden müdahalelerle işlemez hale getirilip, İstanbul Metropolitan Planlama da dağıtıldı. 

Biz hem eski deneyimden dersler alarak hem de bu döneme uygun yeni bir süreç başlattık. Daha açık, daha şeffaf, insanları tüm süreçlere katarak, sahiplenmesini sağlayarak planlamalar yapacağız.

İstanbul Planlama Ajansı, içerisinde farklı yapılanmaların olduğu bir birim.

  • Nasıl bir yapılanması var? Kaç kişiden oluşuyor?

Vizyon 2050 Ofisi, Enstitü İstanbul, İstanbul İstatistik Ofisi bir de Kamusal Tasarım ve Proje Koordinasyon Merkezi olmak üzere dörtlü bir yapıya sahip. Şu anda 400 çalışanı var. Onun dışında danışmanların olduğu bir yapılanması var.

  • Bu yapıların hedefleri ve çalışmaları ne olacak?

Vizyon 2050 Ofisi, kente üst ölçekten bakacak, analiz edecek bugünün resmini çekip, geleceğe yönelik trendleri takip edecek. İlk hedeflerinden biri İstanbul’un 2050 vizyonunu hazırlamak. Danışmanlardan ve akademisyenlerden oluşan bir yürütücü ekip kent ne durumda nereye gidiyor, ortaya konulan projeler gerçekleşse bunlar kenti nasıl etkiler gibi soruların yanıtlarını arayarak, geniş kapsamlı bir değerlendirmeye tabii tutuyor.

“KENTİN NEREYE GİTMESİ GEREKTİĞİNE DAİR VİZYON YOK”

  • 2050 uzun bir hedef değil mi?

Uzun bir hedef ama bizim temel eleştirimiz bu kentin nereye gittiğine dair bir tespit, bir izleme değerlendirme süreci yok. Bu kentin nereye gitmesi gerektiğine dair de bir vizyon yok. Dolayısıyla herkesin bir tarafından çekiştirdiği, karar ürettiği ama bu kararların bir bütünlük içinde olmadığı bir durumdan söz ediyoruz. İstanbul bu şekilde yönetilmesi mümkün olmayan bir kent. 2050 vizyonu dediğimiz şey donuk bir doküman olarak kalmayacak. Kendini güncelleyecek, revize edecek.  İstanbul’un nereye gittiğin gözlemleyip politikalar üretilmesini sağlayacak. Bu arada kentin tüm bileşenlerinin süreci sahiplenmesiyle dış müdahalelere karşı da kenti korumak istiyoruz.

  • Bir yandan eski yönetimden kalan projeler var. Bu projelere de müdahale edip, dönüştürecek mi?

Tabii biz vizyon belirleyene kadar bu kent durmayacak. Çok hızlı değişen dönüşen durumda. Bir kısmı proje aşamasında, bir kısmı uygulamaya geçmiş, bir kısmı tamamlanmak üzere olan birçok uygulama var. Kamusal Tasarım ve Proje Koordinasyon Merkezi’nin işlevlerinden biri de yürüyen projeleri değerlendirerek, müdahale edilebilecek projelere kamusal anlamda nasıl müdahale edilebileceğini belirlemek olacak. 

  • İstanbul İstatistik Ofisi’nin işlevi ne olacak?

Kararlar üretirken en önemli girdilerimizden biri veri. Ama bu kentin derli toplu verileri olmadığını biliyoruz. Bu verilerin bir sistematik bir biçimde toplanma ihtiyacı var. Bu birim hem kendi takvimine göre hem de vizyon ve üst ölçekli plan süreçlerinde veri oluşturacak.

Bunun yanı sıra İstanbul’da üretilen pek çok araştırma vardı. Fakat İstanbul, İBB bu kentte üretilen araştırmalardan beslenemiyordu. Bu önemli bir eksiklikti. Bu eksikliği gidermek için yine İstanbul Planlama Ajansı bünyesinde Enstitü İstanbul’u kurduk

  • Dört birimle birlikte oldukça büyük bir yapıdan bahsediyoruz. İstanbul gibi koskoca bir kentte somut verilere ne zaman ulaşılabilecek?

İstatistik Ofisi bir süredir bir takım araştırmalar yapmaya başladı. Önümüzdeki ay içerisinde bunları yavaş yavaş açıklamaya başlayacak. Enstitü İstanbul da mevcut araştırmaların toparlanması, arşivlenmesi üzerinden bir sürece başladı. İstanbul 2050 vizyonu için bizim öngördüğümüz iki senelik bir süreç var. Birinci senesinde vizyonun oluşturulmasını, ikinci senesinde vizyona dair politikaların oluşturulmasını hedefliyoruz. O süreç de başlamış durumda.

“MEYDANLAR SADECE FİZİKİ BİR ALAN DEĞİL”

  • İstanbullular bu planlamanın neresinde olacak?

Bu yapıdaki en büyük hedefimiz kentin bütün aktörlerinin bu sürece dâhil olmasını sağlamak. Belirlediğimiz, deprem, iklim, konut, çevre, turizm gibi 17 başlık var.  Bu başlıklar sadece uzman gurubu içerisinde değil o konunun bileşenleriyle, o konuda sorun yaşayan vatandaşlarla birlikte değerlendirilecek. Örneğin “İstanbul Meydanlarına Kavuşuyor” kampanyası başladı. Meydanlar, siyasi iktidarların müdahalesinin söz konusu olduğu alanlar. Ancak bu müdahaleler demokratik biçimlerde değil, iktidarların kendi ideolojileri doğrultusunda yaptıkları müdahaleler oluyor. Biz bu süreçleri yeni bir dönemin kendi müdahalesi olarak değil, İstanbul halkının demokratik bir şekilde katıldığı, yarışmalarla tamamlandığı bütün kesimlerin sahiplendiği bir süreç olarak sürdürmeyi hedefliyoruz.

  • Katılım süreçlerinde her kesimin kendine özgü farklı istek ve beklentileri oluyor. Bunu nasıl bir süzgeçten geçirip neye göre nasıl karar vereceksiniz?

Biz meydanları sadece bir fiziki alan olarak ve bir tasarım sorunu olarak ele almak istemiyoruz. Farklı ihtiyaçları gözeteceğimiz ama bu ihtiyaçları birbirleriyle yarıştıracak ya da birbirinin alternatifi olarak kurgulayacak bir süreç öngörmüyoruz. Bu ihtiyaçları nasıl ortaklaştırabiliriz, bir takım ortak duyguları nasıl oluşturabiliriz buna odaklanmış durumdayız. Bu süreç ortak bir payda da nasıl buluşabilir düşüncesinin arayışı. Bu talepleri ve beklentileri ortaklaştırabileceğimizi düşünüyoruz.

  • Bürokratlar bu sürecin neresinde olacak?

İstanbul Planlama Ajansı içinde bir koordinasyon kurulu oluşturuyoruz. Genel sekreter başkanlığında, genel sekreter yardımcıları, ilgili daire başkanları ve kent konseyi başkanının da dâhil olduğu bir yapı var. Bunun dışında diğer paydaşlarla oluşturduğumuz platformlarımız var. Burada da ilgili konunun bürokratlarını, ilçe belediyelerini sürece dâhil edeceğiz.

KADIKÖY MEYDANI İÇİN YARIŞMA

Kadıköy Meydanı düzenlemesi ile ilgili Kadıköy Belediyesi ve Kadıköy halkı ile nasıl bir iletişiminiz olacak?

Diğer paydaşlarla kurduğumuz ilişkiyi ilçe belediyeleri üzerinden de kuracağız. Kadıköy örneğinde ele aldığımızda, Kadıköy Meydanı, İETT, İSKİ, Devlet Tiyatroları gibi farklı kesimlerden kullanıcıların olduğu bir alan. Bütün bileşenleri sürece en başından dâhil etmeye çalışıyoruz. Kadıköy Meydanı için de Taksim Meydanı gibi bir yarışma düzenlenecek. Ve meydan düzenleme sürecini tüm kesimlerin demokratik bir şekilde katıldığı ve sahiplendiği bir süreç olarak yürüteceğiz.

İSTANBUL MEYDANLARINI KONUŞUYOR

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu İstanbul Planlama Ajansı tanıtım toplantısında “İstanbul Meydanlarını Konuşuyor” kampanyasının detaylarını açıkladı. Kampanya ile Taksim’den başlayarak sırasıyla Bakırköy, Üsküdar-Salacak-Harem kıyı bandı ve Kadıköy meydanlarında, yarışma yöntemi ile güçlendirme, yenileme çalışması yapılacak. Meydanlarla ilgili tüm çalışmalar istanbulsenin.org internet sitesinden takip edilebilecek. istanbulsenin.org  sitesinde Kadıköy Meydanı dâhil olmak üzere dört meydan için ayrı ayrı üçer sorudan oluşan anket yer alıyor. Ankete katılarak Kadıköy Meydanı’nda en çok neden rahatsız olduğunuzu ve ne görmek istediğinizi yazabilirsiniz.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.