Haftalık Bağımsız Gazete 15 Aralık 2018

Hep birlikte öğrenmek için: Kadıköy Atölye

Farklı bir eğitim anlayışıyla çocuklar ve yetişkinlerle atölyeler düzenleyen Kadıköy Atölyesi kurucuları “O kadar inandık, o kadar inandık ki; düşlediklerimiz birer birer gerçeğe dönüştü” diyor

Hep birlikte öğrenmek için: Kadıköy Atölye
Fırat Fıstık

Apartman girişindeki atölyeye söyleşi için gittiğimde hemen kapıda eğitim koordinatörü Şennaz Uzun karşılıyor. Daha bilgisayarı açmadan heyecanlı heyecanlı atölyenin kuruluş hikayesini anlatmaya başlıyor. Salonu göstererek “Bütün bunları hep birlikte yaptık, öğretmen, mimar, doktor; birisi duvarı boyadı biri tahta-sandalye getirdi.” diyor.

Atölyenin kuruluşunda birkaç kişi olduklarını vurgulayan Şennaz öğretmen söze “Tamamen imece usulü, arkadaşlarımızla bu işe giriştik. Açılışta burası hınca hınç doldu, 600 kişi geldi. Biz o an bu sayıyı beklemiyorduk ve başardığımız daha o zaman belliydi” diye başlıyor.

PROFESYONELLİĞİ SEVMİYORLAR

Yetişkinler, eğitmenler ve çocuklar için yaratıcı dramadan, felsefeye; gitardan forum tiyatroya birçok atölye ve etkinliği birlikte belirliyorlar. O sırada konuşmaya dâhil olan öğretmen Gülnaz Bekar, “Biz buranın en başta atölyeden de fazla bir şey olabileceğini gösterdik. Profesyonelliği sevmiyoruz. Bilindiği anlamıyla okul eğitiminin dışında alternatif bir tarz var etmek istiyoruz. Herkesin her işin ucundan tuttuğu, öğretmenlerle çocukların karşılıklı olarak öğrenme sürecine girdiği bir durumdan bahsediyoruz.” diye açıklıyor atölyenin varlığını. Gülnaz Bekar bir ilkokulda sınıf öğretmeni olarak çalışırken aynı zamanda Kadıköy Atölye’de de çocuklarla birlikte felsefe çemberi adında bir atölyenin yürütücülüğünü yapıyor.

Yetişkinler için atölye düzenleyenler arasında Onur Bakır, Akın Tek, Vivet Alevi, Deniz Spatar, Özgen Saatçiler gibi isimlerin yanı sıra yaratıcı okuma ve yazma eğitmeni Dr. Nilay Yılmaz da bulunuyor. Atölyede hemen hemen her gün ders oluyor. “Biz de katılmak istiyoruz, biz de gelmek istiyoruz diyen çok oluyor, yarıyıl tatilinde her gün 50-60 çocuğa ders veriyorduk” diyorlar.

Çocukları aktif olarak atölyelere katan, didaktik olmayan bir eğitimi savunan Gülnaz Bekar ve Şennaz Uzun atölye kirasını nasıl ödediklerini, maddi ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarını soruyorum; hemen cevap geliyor: “Başlarken en zorlanacağımız nokta bazı atölyeler için para istemek olabilir diye düşünüyorduk. Çocuk atölyeleri genelde gönüllü, ücretli atölyelerimiz var. Ama şunu kesinlikle söylemeliyiz; biri ‘ben katılmak istiyorum ama para veremiyorum’ derse onu da dâhil ediyoruz veya ne kadar verebileceğini soruyoruz. Bizi diğer atölyelerden ayıran özelliklerden biri de bu. Diğer atölyelere göre bizim önerdiğimiz fiyatlar çok aşağıda. Böyle olmasını istiyoruz ve tek gelirimizi atölyelerden elde ediyoruz.”

“ÇOCUKLARLA BİRLİKTE”

Atölye, eğitim koordinatörünün aynı zamanda yerleri süpürdüğü, çiçeklere su verdiği bir yer. Şennaz öğretmen 6 ay sonra geldikleri noktayı “Şansımıza, hem alternatif bir eğitim ihtiyacına denk düştük, hem de birlikte yapma hissini verip insanların parçası olmasını sağladık” şeklinde açıklarken Gülnaz hoca ekliyor: “Biz maddiyatı arka plana atınca doğalında bunu herkese açıyoruz. Bu durum yaygınlaşmaya da yol açıyor. Böylelikle herkes gelmeye başlıyor, her yerde çocuklara değiyor. Bir tarafıyla da Emniyet Mahallesi’nde oturan çocuk da öğrencimiz oluyor, koleje giden çocuk da. Başka bir yerde o çocuklar bir araya gelemiyorlar, oyun alanları yok. Ama burada mesela yarım saat birlikte oyun oynuyorlar.”

Başka atölyelerin genelde hep belli bir gruba hitap ettiğini savunuyorlar. Konu çocuklara gelmişken, “Çocuklara eğitim vermek neden önemli?” sorusunu yöneltiyorum, “Öncelikle biz ‘çocuklar için’ yapmıyoruz ‘çocuklarla birlikte’ yapıyoruz.” şeklinde düzeltiyorlar. Çocuklara üstten bir dil kuran atölye yürütücülerini uyardıklarını vurgularken Gülnaz öğretmen, “Çocuklar yaratıcıdır, hata yapabilirler diyoruz. Çocuklara hep ‘şunu yapacağız, saygılı olacağız, bunu yapma’ diyoruz tüm yetişkinler. Biz ise öğrenmeyi bir süreç olarak okuyup birlikte merak ediyoruz ve kendileri zaten buluyor.” açıklamasını yapıyor.

“HERKESE KAPIMIZ AÇIK”

Çocuk istismarının çokça tartışıldığı bugünlerde çocuk eğitiminin çok önemli olduğunu belirten Bekar, “Yetişkin insanın bile tacize, istismara karşı koyması çok zor. Onların kendilerini ifade edebilmesi, çevresini adlandırabilmesi, hesap sorabilmesi, sorgulayan insanlar olması çok önemli. Onları daha fazla güçlendirmek lazım. Yaratıcı yazarlık, drama, felsefe, stop-motion, astronomi gibi atölyeler yaptık, yapıyoruz. Gerçek yaşam problemlerine dair şeyler veriyoruz” diyor.

Rutin atölye faaliyetinin dışında Cengiz Bozkurt, Burhan Sönmez, Sevim Ak gibi isimlerle söyleşiler gerçekleştiren atölye gönüllüleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili forum tiyatroya hazırlanıyor. Gelecek programlarında Zeynep Altıok ile bir söyleşi de var. “İsteyen herkes her zaman gelebilir, çayımızı içebilir” diye ekliyorlar. Son sözü atölyenin koordinatörü Şennaz Uzun’a bırakıyoruz: “Yaz dönemi burayı daha da büyüteceğiz. Yarıyıl tatilinde yaptığımız etkinlikleri daha fazla yere yayacağız sadece burada kalsın istemiyoruz. Örneğin Çimen Evi, Halkevi gibi yerlerle de dayanışıyoruz. Biz burada eğitimi verelim, danışmanlık yapalım, herkes gidebildiği yere yaysın istiyoruz.”

İletişim için: http://kadikoyatolye.com/


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.