Kadıköy Sözlüğü (39)

Feneryolu'nda bir mimar için mimar arkadaşlarının yaptığı yapı ne? Türkiye'ye modern kardiyolojiyi kim getirdi? Nevra bucak Kadıköy'ün hangi semtini anlatmıştı?

30 Ocak 2026 - 09:50

         N harfi (devam)  

  • Necmi Karul: “Tarihöncesi Dönemden Ortaçağ'a Kadıköy Arkeolojisi” adlı kitabı bulunan, İÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı olan, neolitik dönem üzerine uzmanlaşmış bulunan, 2016'dan beri Göbeklitepe'nin kazı başkanı, 2021'de beri aynı bölgedeki Karahantepe ve diğer arkeolojik kazıları da içeren Taş Tepeler projesinin koordinatörlüğünü yürüten profesör, arkeolog ve akademisyen.

  • Nedim Karakurt villası: mimarlar Utarit İzgi ve Mahmut Bir'in, 1956 yılında, kendisi de mimar olan Nedim Karakurt için Feneryolu'nda inşa ettikleri villa.

  • Nermi Uygur: 15 Ocak 1925'te İstanbul'da doğan, Pendik'te başladığı ilkokulu Büyükada İlkokulu'nda tamamlayan, Galatasaray Lisesi'nin Latince bölümünü 1944‘te bitiren, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden 1948’de mezun olan, 1964’te profesör olan, 1962'de ‘Dilin Gücü’yle başlayıp dünyayı, felsefeyi, kültürü sorgulama serüvenini ‘Denemeler’ şeklinde kitaplaştıran, Almanya'da Wuppertal Üniversitesi'nde mantık, felsefe dersleri veren, 1992’de emekliliğinin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde felsefe tarihi dersleri veren, PEN (Dünya Yazarlar Birliği), Türk Dil Kurumu ve Türk Fizik Derneği'nin üyeliklerinde de bulunmuş olan, Dağcılık Kulübünün ilk üyelerinden olan, 21 Şubat 2005'te Kalamış'taki evinde yaşama veda eden felsefeci, felsefe hocası, deneme yazarı.

  • Neşet Ömer İrdelp: Numune-i Terakki Mektebi ve Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye'yi bitiren, 1908'de iç hastalıkları uzmanlık öğrenimi için Paris'e giden, 1910'da Türkiye'ye dönerek Darülfünun Tıp Fakültesi'nde göreve başlayan, I. Dünya Savaşı'nda Filistin'e gönderilen yardım heyetine başkanlık yapan, Atatürk'ün hekimliğini yapan, 1933 Üniversite Reformu'nda ordinaryüs profesörlüğe yükselen, Cerrahpaşa Hastanesi I. Dahiliye Kliniği'ndeki görevini ölünceye değin sürdürdüren, 1934'te İstanbul milletvekili seçilmesine karşın ikinci dönemde siyasetten vazgeçerek üniversiteye geri dönen, Türkiye'ye modern kardiyolojiyi getiren, Kadıköy'de, Rızapaşa Sokağı'nda ahşap bir evden oturan, Kadıköy Postanesi'nin arka sokağına adı verilen Kadıköylü tıp insani.

  • Nev: 1968 doğumlu, tam adı Nevzat Doğansoy olan, Acıbadem'de oturan şarkıcı, besteci ve söz yazarı şarkıcı.

  • Neveser Kökdeş: 1904'te Yunanistan Drama'da doğan, lise eğitimine Notre Dame de Sion'da devam eden, 16 yaşında topçu teğmen Mehmet Ali Üsküdarlı ile evlenen, oğlu Adnan'a hamileyken eşi Kurtuluş Savaşı'nda şehit olan, besteciliğe 12 yaşında Polka ile başlayan, gitar, piyano ve tambur çalabilen, İstanbul Radyosu'nda tanbur ve piyano sanatçısı olarak çalışan, şarkılarının çoğu semai (vals) olan, Batı ve Türk müziğini sentezleyen, hayatının son yıllarını Adanalı hayırsever Güney Sanayi Fabrikası sahibi Ahmet Sapmaz'ın Moda'daki 2 katlı evinin bir katında geçiren, 7 Temmuz 1962'de evde kalp krizi sonucu vefat eden ünlü bestekar. 

  • Nevra Bucak: 1952 doğumlu, Kadıköy Kız Lisesi'ni, ardından İstanbul Belediyesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü'nü 1974'te bitiren, “Rufinia'dan Çiftehavuzlar”a adlı kitabında uzun yıllardır yaşadığı Çiftehavuzlar'ı anlatan, “Çocukluğumun geçtiği, çeşmelerinden çekinmeden sular içilen, üzüm bağlarının, çamlarla kaplı koruların, meyve bahçelerinin, papatya ve gelinciklerle dolu kırların alabildiğine uzandığı o yemyeşil, masalımsı yıllara… Sonra, o eski dostluklar, komşuluklar, yardımlaşmalar… Herkes birbirini tanır, sever ve sayardı… Ayrıca, sokağımızda, herkeste çiçek sevgisi, çiçek yetiştirme özeni vardı. Bahçelerimiz güllerle, menekşelerle, lalelerle, sümbüllerle, renk renk ortancalarla dolup taşardı. Çiftehavuzlar’da mandıra bile vardı. Büyük Kulüp’ün karşısındaydı. Mandıranın sahibi Andon Efendi’den taze yumurta, süt alırdık. Kapımıza dek getirirdi. Güler yüzlü, saygılı bir adamdı. Her paskalyada mahalleye, bahçelerinde yetiştirdiği kucak dolusu zerrinlerle birlikte renk renk yumurtalar dağıtırdı…” diyen yazar.

  • Nevzat Çelik: "Bu vapur seni götürür / palamarı kalbime geçer / Kadıköy kaç adımlık yer / bu uzaklık beni öldürür / seni dizlerime alsaydım / belki çocukluğum biterdi / sen ellerimi bulsaydın / bu vapur yine giderdi" dizelerinin sahibi şair.

 


ARŞİV