Yaşlı kadınlar şiddet verilerinde görünmüyor

BM raporu, yaşlı kadınların maruz kaldığı şiddetin yaş ilerledikçe daha da görünmez hale geldiğine dikkat çekti

04 Eylül 2026 - 12:52

Kadına yönelik şiddet çoğunlukla genç kadınların yaşadığı deneyimler üzerinden ele alınırken, ileri yaştaki kadınların karşılaştığı şiddet daha az konuşuluyor. Birleşmiş Milletler (BM) Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet Özel Raportörü Reem Alsalem’in hazırladığı “Yaşlı Kadınlara Yönelik Şiddet” başlıklı yeni rapor, bu görünmezliğe dikkat çekiyor. Raporda yaşlı kadınların yalnızca yaşları nedeniyle değil, kadın olmalarından kaynaklanan eşitsizliklerle de karşı karşıya kaldıkları ve bu durumun şiddet riskini artırabildiği vurgulanıyor. Yaşlılık döneminde ortaya çıkan ekonomik ve fiziksel bağımlılık, sosyal çevrenin daralması, bakım ihtiyacı ve sağlık sorunları, şiddete karşı koymayı ve yardım mekanizmalarına ulaşmayı zorlaştırabiliyor.

ŞİDDETİN YAŞI YOK

Yaş ilerlediğinde kadınların şiddetten tamamen uzaklaştığı düşüncesi, sorunun görünmezlik nedenlerinden biri. Oysa mevcut küresel veriler bunun tersini gösteriyor. Daha önce partneri olmuş 60 yaş ve üzerindeki kadınların yüzde 23’ünün yaşamlarının bir döneminde partnerlerinden fiziksel ve cinsel şiddet gördüğü tahmin ediliyor. İleri yaşlarda şiddetin biçimi de değişebiliyor. Fiziksel saldırıların yanı sıra kadının parasını kullanmasına izin verilmemesi, gelirinin başkası tarafından kontrol edilmesi, mal varlığı üzerindeki kararlarının engellenmesi ya da ekonomik kaynaklarının elinden alınması da şiddet biçimleri arasında yer alıyor.

Bakım ihtiyacı olan kadınlar açısından ise bağımlılık başka bir boyut kazanıyor. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için bir yakınının ya da bakım veren kişinin desteğine ihtiyaç duyan kadınlar daha kırılgan hale gelebiliyor. Şiddetin faili de yalnızca eş ya da partnerle sınırlı kalmıyor. Aile üyeleri, çocuklar, bakım veren kişiler ve kurumlarda görev yapan kişiler de yaşlı kadınlara yönelik şiddetin faili olabiliyor.

İSTATİSTİKLERDE DE GERİDE KALIYORLAR

Yaşlı kadınların karşı karşıya olduğu şiddetin boyutunun anlaşılmasını zorlaştıran bir başka sorun ise veri eksikliği. Kadına yönelik şiddet araştırmalarında yaş gruplarının sınırlı tutulması, ileri yaştaki kadınların deneyimlerinin yeterince ölçülmemesine neden oluyor. Kadına yönelik şiddet konusunda veri bulunan 161 ülke ve bölgenin 104’ünde, 50 yaş ve üzerindeki kadınların partner şiddetine ilişkin ölçüm yapılırken yalnızca 74 ülkede veriler yaş gruplarına ayrılarak yayımlandı. Küresel partner şiddeti tahminlerinde kullanılabilecek verilerin ise sadece yüzde 11,5’i 50 yaş ve üzerindeki kadınlara ilişkin.

Yeterli veri bulunmadığında yaşlı kadınların yaşadığı şiddetin gerçek boyutunu ortaya çıkarmak ve bu gruba yönelik politikalar geliştirmek de güçleşiyor. Bu nedenle yaşlı kadınların araştırmaların dışında bırakılmaması, yaş gruplarının daha kapsamlı biçimde ele alınması gerekiyor.

EKONOMİK BAĞIMLILIK ÇIKIŞI DARALTIYOR

Yaşlı kadınların şiddet karşısındaki kırılganlığında ekonomik koşullar da belirleyici oluyor. Yaşam boyunca çalışma hayatının dışında kalan, düşük gelir elde eden veya uzun yıllar ücretsiz bakım emeği veren kadınlar, ileri yaşlarda yeterli ekonomik kaynağa sahip olmayabiliyor. Kendi gelirine erişimi sınırlı olan bir kadın için şiddet uygulayan kişiden uzaklaşmak; barınma, sağlık, bakım ve geçim sorunlarını da beraberinde getirebiliyor.

Bu nedenle ekonomik bağımsızlık, yaşlı kadınların şiddetten uzaklaşabilmesinin önemli koşullarından biri olarak öne çıkıyor. Bunun yanında hareket kısıtlılığı, sağlık sorunları, dijital araçları kullanamama, sosyal çevreden uzaklaşma veya bakım ihtiyacı da yardım talep etmeyi zorlaştırabiliyor. Yaşlı kadınlara yönelik şiddetle mücadele bu nedenle yalnızca şiddet ortaya çıktıktan sonra yapılacak müdahalelerle sınırlı tutulmamalı. Sosyal hizmetlerden sağlık sistemine, ekonomik desteklerden güvenli barınma olanaklarına kadar daha geniş bir destek ağı oluşturulması gerekiyor.

EŞİTSİZLİK KIZ ÇOCUKLARINDA VAR

Yaşlı kadınların bugün yaşadığı ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin bazıları çocukluk dönemine kadar uzanıyor. Kız çocuklarının eğitim hakkına erişememesi, erken yaşta evlilik ve şiddet, ilerleyen yıllarda kadınların ekonomik bağımsızlığını ve yaşamları üzerindeki karar gücünü etkileyebiliyor. UN Women Türkiye verilerine göre, Türkiye’de kadınların yüzde 30’u 18 yaşından önce evleniyor. 18 yaşından önce evlenen kız çocuklarının yüzde 48’i fiziksel şiddete maruz kalırken, yaklaşık üçte birinin ailesi tarafından okula gitmesine izin verilmediği belirtiliyor.

Çocuklukta başlayan bu eşitsizlikler, kadınların yetişkinlik ve yaşlılık dönemindeki koşullarından bağımsız düşünülemiyor. Eğitim hakkından mahrum bırakılan, ekonomik olarak güçlenemeyen veya erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının ilerleyen yıllarda bağımlılık ilişkileriyle karşılaşma riski de artıyor. 

 

ARŞİV