“Tüketici hakları sosyal adalet meselesidir”

15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla açıklama yapan TÜKODER, Türkiye’de tüketicilerin yalnızca güvensiz ürünlerle değil, derinleşen yoksulluk, düşen alım gücü ve artan hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğunu belirtti

22 Mart 2026 - 12:50

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Türkiye’de tüketicilerin temel ihtiyaçlara erişimde giderek daha fazla zorlandığını belirtti. Açıklamada gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçların karşılanmasının her geçen gün güçleştiğine dikkat çekildi.

TÜKODER, artan yaşam maliyetleri ve düşen alım gücü nedeniyle milyonlarca insanın geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek tüketici haklarının artık yalnızca hukuki değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir mesele haline geldiğini vurguladı.

“TEMEL İHTİYAÇLARA ERİŞİM ZORLAŞIYOR”

Açıklamada, özellikle asgari ücretliler ve emeklilerin artan fiyatlar karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ifade edildi. TÜKODER, “Gıda, barınma, enerji ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmaktadır. Milyonlarca insan onurlu yaşam koşullarından giderek uzaklaşmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Dernek, bu koşullarda tüketici haklarının yalnızca hukuki düzenlemelerle ele alınamayacağını, sosyal ve ekonomik politikaların da tüketiciyi koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada ayrıca Evrensel Tüketici Haklarının birinci maddesi olan “temel ihtiyaçların karşılanması hakkı”nın giderek daha fazla ihlal edildiği vurgulandı.

GÜVENSİZ ÜRÜNLER SAĞLIK İÇİN RİSK

TÜKODER, piyasada bulunan taklit ve tağşiş ürünlerin tüketici sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna da dikkat çekti.  Açıklamada, “Piyasada bulunan güvensiz ve standart dışı ürünler tüketiciler açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Taklit ve tağşiş ürünler, yeterli denetimden geçmeden piyasaya sürülen mallar ve standartlara uygun olmayan üretim süreçleri tüketicinin sağlığını ve ekonomik çıkarlarını tehdit etmektedir. Denetimlerin yetersiz kalması durumunda güvensiz ürünlerin piyasada daha fazla yer bulabildiği ve bunun da tüketiciler açısından ciddi riskler doğuruyor.” ifadeleri kullanıldı. 

DİJİTAL PLATFORMLARDA SORUNLAR

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte tüketicilerin yeni hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, özellikle çevrim içi alışverişlerde yaşanan sorunlara dikkat çekildi. Açıklamada, “Kişisel verilerin korunması, yanıltıcı dijital reklamlar, çevrim içi alışverişlerde yaşanan mağduriyetler ve abonelik iptallerinde yaşanan zorluklar dijital tüketici haklarının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Dijital platformların hızla yaygınlaşmasıyla birlikte tüketicilerin daha önce karşılaşmadıkları yeni sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, özellikle kişisel verilerin korunması ve şeffaf bilgilendirme konularında daha güçlü düzenlemeler yapılması gerekiyor.” sözleriyle ifade edildi.

“HAK ARAMA MEKANİZMALARI ZAYIFLIYOR”

TÜKODER, tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru yollarından biri olan Tüketici Hakem Heyetlerinin sayısının azaltılmasının tüketicilerin adalete erişimini zorlaştırdığının ise şu sözlerle açıklandı: “Tüketicilerin haklarını arayabildiği en önemli başvuru mekanizmalarından biri olan Tüketici Hakem Heyetleri son dönemde sayılarının azaltılması ve erişilebilirliğinin zor olması nedeniyle ciddi bir risk altındadır. Daha fazla mağduriyete yol açılmaması için hakem heyetlerinin sayısının azaltılması yerine güçlendirilmesi gerekir.”

“SADECE EKONOMİK MESELE DEĞİL”

TÜKODER açıklamasında dünya genelinde yaşanan savaşların da tüketiciler üzerinde ağır ekonomik ve sosyal sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Savaşların gıda ve enerji fiyatlarını artırdığı ve bunun da tüketicilerin yaşam koşullarını doğrudan etkilediği belirtildi. Açıklamada, “Savaş; açlık, yoksulluk ve ölüm demektir. Savaşın kaybedeni, bedelini ödeyen halklardır.” ifadeleri kullanılarak barışın yalnızca siyasi değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir gereklilik olduğu söylendi.

TÜKODER, tüketici haklarının korunmasının yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını belirterek, “Unutulmamalıdır ki tüketicinin korunması yalnızca 6502 sayılı kanundan ibaret değildir; aynı zamanda demokrasi, sosyal adalet ve insan hakları meselesidir.” ifadelerine yer verildi. Kamu otoritelerine çağrıda bulunulan açıklamada  ürün güvenliği denetimlerinin artırılması, taklit ve tağşiş ürünlerle etkin mücadele edilmesi, dijital tüketici haklarının korunması ve tüketicilerin temel ihtiyaçlara erişimini kolaylaştıracak politikaların hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi. 

 


ARŞİV