Sayısal alanlarda da cinsiyet eşitsizliği var!

Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin yayınladığı rapora göre, kız öğrencilerin ortaöğretimdeki sayısal dersler konusunda mutlaka desteklenmesi gerekiyor

18 Şubat 2021 - 16:38

Türkiye’deki kadınların ve kız çocukların ihtiyaçlarıyla ilgili kişi ve kurumlarla işbirliği yaparak farkındalık ve çözüm önerileri sunan Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, “Türkiye’de STEM Alanındaki Toplumsal Cinsiyet Eşitsizlikleri Araştırma ve İzleme Raporu” nu yayınladı. Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin STEM (Fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitiminde toplumsal cinsiyet eşitliğini ele aldığı raporda uluslararası sözleşmeler, ulusal politikalar, kalkınma planları ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü STEM politikaları inceleniyor. STEM her ne kadar okul düzeyinde matematik ve fen bilimleri derslerinin bütünleştirilmesi olarak yaygınlaşmış olsa da mühendislik ve teknolojinin sınıf içi ve sınıf dışı etkinlikler ile öğretilmesi olarak da tanımlanabiliyor. Kız çocuklarının STEM alanlarına dair bilgi ve algısını ölçmeyi hedefleyen raporda, 2018-2019 eğitim döneminde Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği’nin 20 ildeki okullarda yaptığı araştırmanın bulguları paylaşılıyor.

STEM EĞİTİMİNE EŞİT ERİŞİM

Türkiye’de sosyoekonomik ve toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerin giderek arttığına dikkat çekilen raporda, kız çocukları için STEM eğitimine ilişkin eşitsizlikler de göz önüne alınarak nitelikli eğitime eşit erişim fırsatı sağlanmazsa kadın yoksulluğunun ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin artarak büyüyeceği ifade ediliyor. Ayrıca kız çocuklara yönelik yürütülecek STEM çalışmalarında kamu kurumları düzleminde özellikle MEB ile sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon tekrar sağlanmazsa, okul dışında yürütülecek çalışmaların kapsayıcılığının azalacağı, sosyoekonomik açıdan farklı kesimlere ulaşmasının sekteye uğrayacağı ve yeni eşitsizliklerin oluşacağı belirtiliyor.

UYGUN DERS ALGISI ÖNEMLİ

Yayınlanan raporda, okullar arasında ve okul içinde öğrencilerin kız ve erkek çocuklar için uygun ders algısı temelinde farklılaştığı görülüyor. Okullarda kız çocuklar genellikle beşerî bilimler alanında yığılma gösterirken bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında bulunma düzeyleri düşüyor. Meslek liselerinde kız öğrenciler genellikle beslenme, güzellik ve saç bakım hizmetleri, yaşlı bakımı, sekreterlik gibi alanlarda yoğunluk gösteriyor. Bu tarz bir kümelenme okulların sadece kız ve sadece erkek olarak ayrılmasına neden oluyor. Ayrıca meslek liselerinde, özellikle bilişim teknolojileri alanında kızların eksik temsil edildiği belirtiliyor. Bu durum kız çocukların düşük statülü mesleklerde istihdamına neden oluyor. Türkiye’de de mesleki ve teknik eğitim veren okulların bir bölümünün yakın geçmişe dek erkek liseleri ve kız liseleri olarak ayrıştırılmış olması ve buna paralel seyreden cinsiyet dağılımları, okulların içerdikleri program türlerine göre, geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ile yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

KIZLAR MATEMATİKTE 5 PUAN GERİDE

Kız öğrencilerin ortaöğretim surecinde aileleri, öğretmenleri, akranları ve eğitim politikaları tarafından desteklenmesi gerektiği konusu, raporda altı çizilen bir başka konu. Raporda referans alınan Anna Batyra’nın hazırladığı ve 2015 PISA bulgularını değerlendirdiği “Türkiye’de Cinsiyete Dayalı Başarı Farkı” raporunda; kız öğrencilerin sistemli olarak erkek öğrencilere kıyasla daha fazla okul temelli kaygı hissettiklerinin altı çiziliyor. Test sonuçlarına dayanarak kız çocukların STEM alanlarını yüksek disiplin isteyen, zor meslekler olarak tanımladığı görülüyor. Birçok araştırma, kız çocukların matematik ve fen bilimleri alanlarında kendilerini olduklarından daha başarısız değerlendirdiklerini ortaya koyuyor. 2015 PISA sonuçlarına göre kız çocukları matematik alanında erkeklerden 5 puan geride.


ARŞİV