Yemek ve Kültür dergisinin 82. kış sayısı, okurlarını mutfak kültürünün derinliklerine davet eden birbirinden ilginç konu başlıklarıyla raflardaki yerini aldı. Derginin bu sayısında Enis Batur, “Yemek karşı-kültürü” başlıklı yazısında afiyetin sınırları etrafında dolanırken; Rachel Cusk, “Gianfranco’nun Dükkânı” adlı anlatısında İtalyan mutfağı üzerine “yeni” fikirler sunuyor. Tarihsel perspektifte Maya Petrovich Osmanlı güvecinin izine düşerken, Hakan Kırımlı Cengizli devletlerinde "bavurçu"nun görevlerini detaylandırıyor. Ece Cankat ise Marcel Biron’un Türkiye’nin bağcılık ve şarap kültürüne sağladığı katkıları kaleme alıyor. Derginin klasikleşen bölümlerinden “Unutulmuş halk yemeklerinden yedi tarif” ise her zaman olduğu gibi Musa Dağdeviren’in imzasını taşıyor.

KADIKÖYLÜ İNCİ
Pelin Özer’in bu sayıdaki konukları, Kadıköy’ün simgeleşmiş noktalarından biri olan İnci Pastanesi’nin sahipleri; baba-oğul Mehmet ve Tevfik Kaba. Yazısında, “Kuzu Kestanesi Sokağı'nın hemen köşesindeki mütevazı görünümlü İnci Pastanesi sadece yüze yakın çeşidiyle değil işleyişiyle, ilkeleriyle, geçmişe, yeniye, yaşadığı günlere eşit mesafedeki duruşuyla ve belki de en önemlisi paslanmaz çalışkanlığıyla önünden öylece geçip giderken bile kendimize bir ayar çekmemizi sağlayan özel işletmelerden.” yorumunu yapan Özer, “Başta bunu İnci'nin mimari Tevfik Kaba'nın -oğlunun tabiriyle- ‘nükleer enerjisi’ne borçlu. Çalışkanlığı adeta yaşam tarzı haline getirmiş usta, seksenine bir kalmışken bu övgülerin hakkını vererek işinin başında. Kendisi gibi atom karınca iki oğlu ve ekibiyle her gün aktif. Bir orkestra şefinin o kendinden emin, mağrur edasıyla yönetiyor hayatının senfonisini.” ifadelerini kullanıyor. 18 sayfalık detaylı röportajda Kaba ailesi, 66 yıllık İnci’nin kuruluş hikayesinden, ürünlerin yapılışına, neden şube açmadıklarından pastanenin olası geleceğine kadar pek çok konuda görüşlerini aktarıyor.

VEFA VE VEDA
Derginin bu yeni sayısında Gökhan Akçura, “Sabah taamından kahvaltıya” başlıklı yazısıyla kahvaltı tarihini inceliyor. Deniz Akyıldız yazısıyla, İstanbul Yelken Kulübü’nde süren “Deniz ve Gastronomi” başlıklı sergi üzerinden okuru deniz yolculuklarındaki zarif sofralarına ve leziz menülerine götürürken; Necati Tonga da Ankara’daki yeme içme mekânlarında bir gezintiye çıkarıyor. Demet Elkâtip’in “Alfabe” adlı şiirinin yanı sıra Süleyman Bulut, “Bilmece Mutfağı” ve “Çimdik” köşelerini sürdürürken Zeliha Özkan, “Bir Tutam Açlık” filminin, Alp Türkmenoğlu Devrim Mutfağı kitabının eleştirilerini yazıyor. Geçmişin Tadı’ndaysa “Şarap İzahnamesi” ile şaraba bilgiler sunuluyor.
Kış sayısı, derginin yayın hayatında önemli izler bırakan iki ismin kaybının hüznünü de taşıyor. Nahif ve umut dolu çizimleriyle tanınan Belkıs Taşkeser ile derginin 2. sayısında yayımlanan yazısıyla hatırlanan Celal Ustaer, Zeynep ve Musa Dağdeviren’in vedalarıyla sonsuzluğa uğurlanıyor.