İstanbul’da kadınların çalışma yaşamına katılımını güçlendirmeye yönelik hazırlanan “İstanbul Kadın İstihdamı Politika Belgesi” kamuoyuyla paylaşıldı. İSPER AŞ koordinasyonunda ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) iş birliğiyle hazırlanan belge, kadınların istihdama katılımının önündeki yapısal engelleri ortaya koyarken çözüm alanları ve stratejik öncelikler için de kapsamlı bir çerçeve çiziyor. Politika belgesinin temelini, 2025 yılında yayımlanan “İstanbul İşgücü Piyasası ve Kadın İstihdamı” araştırması ile Kadın İstihdamı Çözüm Çalıştayı kapsamında elde edilen bulgu ve değerlendirmeler oluşturuyor. Saha verileri, araştırma sonuçları ve farklı paydaşların görüşlerinden hareketle hazırlanan çalışma, kadınların işgücüne yalnızca daha fazla değil; eşit koşullarda, nitelikli ve sürdürülebilir biçimde katılabilmesine odaklanıyor.
KADINLARIN İSTİHDAMI YÜZDE 35,2
Politika belgesindeki verilere göre İstanbul’da kadın istihdam oranı yüzde 35,2, erkeklerde ise yüzde 68,8 düzeyinde. Kadın ve erkek istihdam oranları arasındaki fark yaklaşık 33,6 yüzde puana ulaşıyor. Kadınların işgücüne katılım oranı ise yaklaşık yüzde 39,7 seviyesinde. Bu oran Türkiye ortalamasının üzerinde olsa da belgeye göre Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kalıyor. İşgücünün toplam büyüklüğü de eşitsizliği görünür kılıyor. İstanbul’daki yaklaşık 7 milyon 143 bin kişilik işgücünün 2 milyon 514 binini kadınlar oluşturuyor. Raporda, kadın ve erkek nüfusunun birbirine yakın olmasına karşın işgücüne katılımda belirgin bir cinsiyet farkı bulunduğuna dikkat çekiliyor.
2024 yılı tarım dışı istihdam verilerinde de benzer tablo görülüyor. İstanbul’da tarım dışı kadın istihdam oranı yüzde 35,84, erkeklerde ise yüzde 69,57 olarak hesaplanıyor. İstanbul genelinde tarım dışı istihdam oranı yüzde 52,53 ile Türkiye ortalamasının üzerinde bulunmasına rağmen, kadın ve erkekler arasındaki fark 33,7 yüzde puana yaklaşıyor.
KADINLARDA İŞSİZLİK DAHA YÜKSEK
Kadınların işgücüne girdikten sonra istihdama geçişte de daha fazla güçlük yaşadığı görülüyor. İstanbul’da kadın işsizlik oranı yüzde 11,4, erkek işsizlik oranı ise yüzde 7,5 seviyesinde. Kadın ve erkek işsizlik oranları arasındaki fark 3,9 yüzde puan. Kentte yaklaşık 293 bin işsiz kadın bulunurken işsiz erkek sayısı 350 bin civarında. Ancak kadınların toplam işgücündeki sayısının erkeklerin yaklaşık yarısı düzeyinde olması, belgede kadınların iş bulma süreçlerinde daha yüksek riskle karşılaştığının göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Genç kadınların durumu ise daha çarpıcı. 2024 verilerine göre İstanbul’da 15-24 yaş grubundaki genç kadın işsizliği yüzde 20,7 seviyesinde. Türkiye genelinde oran yüzde 22,4. Politika belgesi, bu tabloyu genç kadınların eğitimden çalışma yaşamına geçişte karşılaştıkları güçlüklerle ilişkilendiriyor.

EVLİLİK VE ANNELİK KRİTİK EŞİK
Belgenin öne çıkardığı en önemli yapısal sorunlardan biri bakım ekonomisi. Çalışmada evlilik ve özellikle ilk çocuk sonrasında kadınların istihdamında belirgin düşüş yaşandığı, bu süreçlerin bazı kadınlar açısından çalışma yaşamından uzun süreli kopuşa dönüşebildiği ifade ediliyor. Ev içi bakım sorumluluklarının kadınlar üzerinde yoğunlaşmasının işgücüne katılımı doğrudan sınırlandırdığı belirtilirken, erken çocukluk eğitimi ve bakım hizmetlerine erişim kadın istihdamını artırabilecek temel politika araçlarından biri olarak ele alınıyor. Bu nedenle belgede bakımın yalnızca hane içinde çözülmesi gereken bireysel bir mesele olarak değil, kamusal bir politika alanı olarak değerlendirilmesi öneriliyor. Bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve erişilebilir hale getirilmesinin yanı sıra bakım emeğinin kamu, özel sektör ve hane içinde daha dengeli paylaşılması temel ilkeler arasında yer alıyor.

EĞİTİM ARTIYOR AMA İSTİHDAMA YANSIMIYOR
Politika belgesi kadınların eğitim düzeyindeki yükselişin istihdama aynı ölçüde yansımadığına da dikkat çekiyor. Rapora göre eğitim düzeyleri yükselmesine rağmen kadınlar özellikle nitelikli ve teknoloji yoğun sektörlerde yeterli düzeyde temsil edilmiyor. Beceri uyumsuzluğu, kadınların sahip olduğu eğitim ve yetkinliklerle işgücü piyasasının talep ettiği beceriler arasındaki önemli sorun alanlarından biri olarak tanımlanıyor. Bu çerçevede STEM alanlarındaki kadın temsili, ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadınlar ile dijital ve yeşil dönüşümün yaratacağı yeni meslekler belgenin ayrı ayrı ele aldığı konular arasında bulunuyor. Politika yaklaşımı, özellikle dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında kadınların eğitim ve becerilerinin güçlendirilmesini ve bu sektörlerdeki temsilinin artırılmasını öngörüyor.
Belgede kadınların çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığı sorunların işe girişle sınırlı olmadığı vurgulanıyor. Ücret farkları, kariyer ilerlemesindeki engeller, karar alma mekanizmalarında düşük temsil, şiddet, taciz ve güvencesiz çalışma koşulları, kadınların çalışma yaşamındaki konumunu zayıflatan başlıklar arasında sıralanıyor. Bu kapsamda çalışma yaşamında şiddet, taciz ve ayrımcılığa karşı “sıfır tolerans” yaklaşımının benimsenmesi; yalnızca farkındalık çalışmalarının değil, bildirim, izleme ve yaptırım mekanizmalarının da güçlendirilmesi öneriliyor.