Kadıköy’ün geçmişinde “sıra dışı” bir yapı

Kadıköy’ün tarihi, mimari ve kültürel mirası üzerine araştırmalar yapan Seda Elyıldırım ile Kadıköy’ün özgün yapılarından Feneryolu Sitesi’ni konuştuk. Elyıldırım, “Her haliyle sıra dışı ve nitelikli bir yapı. Bu bina zamanla, altta barındırdığı dükkanları ve sosyal alanlarıyla tüm mahallenin ihtiyaçlarını karşılayan, hafızalarında yer eden kolektif bir yapı haline gelmiş” diyor

01 Eylül 2023 - 10:00

 

 Doğma büyüme Kadıköylü olan Seda Elyıldırım, çocukluğundaki Kadıköy’ün sokakları, apartmanları ve tarihi yapıları araştırarak saklı kalan hikâyelerin peşine düşüyor. Kadıköy ile ilgili edindiği bilgileri sosyal medya hesabından (@genelkultur

mantari) paylaşan Elyıldırım’ın araştırdığı bir yapı da Feneryolu Sitesi. Elyıldırım ile bu yapının geçmişine bir yolculuk yaptık.

-Feneryolu Sitesi Apartmanını araştırmaya ne zaman başladınız?

Aslında Feneryolu Sitesi'ni araştırmadan önce hem Kadıköy ün hem de komşu semt olan Üsküdar'ın belleğinde önemli bir yeri olan ve geçtiğimiz ay yıkılan Harem Oteli'ni araştırıyordum. Otelin ilk sahibi Babür Bayındır Bey ile yaptığımız sohbetler sonucu otelin mimarı Bedri Bey'in asıl en önemli eserinin Feneryolu Sitesi olduğunu ve muhakkak görmem gerektiğini söyledi. Bağdat Caddesi üzerinde, Gazi Muhtar Paşa Sokağı'nı kesen köşede 3 katlı, yuvarlak formlu bir cephesi olan Feneryolu Sitesi'nin hala yerinde durduğunu gördüğümde çok heyecanlandım.

-Bu yapı sizi neden etkiledi?

Yapı her haliyle sıra dışı ve nitelikli bir yapıydı. Bu bina zamanla, altta barındırdığı dükkanları ve sosyal alanlarıyla tüm mahallenin ihtiyaçlarını karşılayan, hafızalarında yer eden kolektif bir yapı haline gelmiş. Apartmanın izini sürdüğümde, bu binada çocukluğu geçmiş, babası toprak sahibi olan Babür Bayındır'a ulaştım ve bina hakkında epey bir bilgi sahibi oldum.

KENDİNE ÖZGÜ BİR YAPI

-Anlatır mısınız? Neydi verdiği bilgiler?

Kendisi de değerli bir iç mimar olan Babür Bey'in anlattığına göre babası bu binayı İspanya seyahatindeyken görüp çok etkilendiği İspanyol Apartman (Apartamentos) tarzından esinlenerek yaptırmış.  1955 yapımı apartmanın içine girip merdivenlerinden çıktığımda sıradan apartmanlarda alışageldiğimiz kapalı koridor sistemi yoktu. Daireler açık hava koridoru boyunca yan yana planlanmış. Daire kapısından adım attığınız anda güneş ışığı ve temiz hava ile direkt bağlantı kurabiliyorsunuz. Bu durum apartmanlarda zaman içinde oluşan kötü kokuların da oluşmasını engellemiş. Açık koridor tasarımına sahip apartmanda, zamanla daire kapılarının önüne konulan masa sandalyelerle komşular arasında hızlı spontane sohbetlere fırsat sunan sosyal köşeler yaratılmış. Apartman Bağdat Caddesi'nin ilk kaloriferli apartmanı olma özelliği taşıyor.  Fakat yine de her ihtimale karşı her dairenin kendine ait bacası var. Daire kapılarının önünde duvara monteli küçük metal kapaklı hazneler, bacanın külleri biriktiğinde daire sahibi tarafından kolayca temizlenebilsin diye düşünülmüş.

Apartmanın yukarı doğru spiral şeklinde dönen merdivenleri ve asansör boşluğu açık ve dışardan görünebilmesi binayı özel kılan bir başka mimari özelliği. O zamanlar Türkiye'de tedarik sıkıntısı olduğu için binanın birçok malzemesi yurt dışından getirilmiş. Seramikleri İtalya'dan, radyatörler Fransa'dan, kazanı İspanya'dan gelen yapının en üst katı sinema salonu olarak tasarlansa da sonradan vazgeçilmiş.

-Bu yapının mimarı kimmiş peki?

Yapının mimarının ismi hiçbir yerde geçmezken, bu binada doğup büyüyen ve kendisi de değerli bir iç mimar olan Babür Bayındır ile yaptığım sohbet sonucu öğrendiğim isim Bedri Gürocak olduğunu öğrendim. Hatırladığı kadarıyla, orta yaşlı, gözlüklü ve beyaz tenli olan Bedri Bey Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi mezunu başarılı bir mimarmış. Aynı zamanda ailenin sahibi olduğu Üsküdar'ın en eski otellerinden Harem Oteli'nde mimarlığını üstlenmiş. Bayındır Ailesi ile yakın ilişkiler içinde olan ve o yıllarda 50-55 yaşında olduğunu tahmin ettiğimiz Bedri Bey'in, 1900'lerin ilk çeyreğinde doğmuş olabileceğini düşünüyoruz. İstanbul'a bu denli güzel yapılar bırakan Mimar Bedri Bey eserleri ve hayatı hakkında detaylı bir araştırmayı hak ediyor.

Nuri Katıel arşivi

DÖNEMİN POPÜLER EĞLENCE MEKÂNI

-Bu yapının sadece konut olarak değil eğlence, sinema ve spor faaliyetlerinin de yapıldığı bir mekân olarak kullanıldığına dair bilgiler edindiniz. Bundan da bahseder misiniz?

Binanın hemen yanında ve binaya ait mini golf sahası ve arkasında Site Yazlık Sineması varmış. Zaman içinde golf sahası da sinema da yok olup yerini yükselen apartmanlara bırakmış. Binanın bodrum katında önceleri Site Pavyon, Burç Kulüp, daha sonra da Kadıköylülerin yakından bildiği ünlü bir diskotek olan Top-Pop açılmış. Birçok Türk filminin gece kulübü sahneleri bu binada bu gece kulübünde çekilmiş, birçok sanatçı ve grup ilk sahne deneyimlerini burada gerçekleştirmiş. Henüz meşhur olmadan önce Erol Evgin, Durul Gence, Silüetler, Serpil Örümcer, Erkut Taçkın, Selçuk Ural, Neco sadece bunlardan birkaçı. Hararetli dans yarışmaların da düzenlendiği meşhur diskotek günümüzde Vakıf Bank'ın kasa dairesi olarak kullanılıyor.

Nuri Katıel arşivi

-Eski ve yeni fotoğraflar da var elinizde. Bu yapıdaki değişimi nasıl açıklarsınız?

Bina, ilk yapıldığı haline nazaran oldukça değiştirilmiş, cephesindeki Piet Mondrian'ın geometrik formlarını hatırlatan renkli detaylar ne yazık ki günümüzde yok. Yıllar içinde balkonlar içeri katılarak hem cepheye hem de içeriye müdahaleler yapılmış ve bu yapı orijinal halinden uzaklaşmış. Altında yine eski zamanlardaki gibi çeşitli küçük dükkanlar var ve bina trafiği oldukça yoğun. Zamanla apartmanda iş yeri olarak kullanılan daire sayısı çoğalsa da bazı kapıların önündeki saksılara ekili bitkilerden, apartmanda yaşayan eski sakinlerin daireleri kolayca fark ediliyor.

 

 

 

 


ARŞİV