İstanbul’un planlama tarihi bu sergide

İstanbul Planlama Ajansı’nın erişime açtığı “İstanbul Planlama Tarihi Sergisi”nde İstanbul’un iki asırlık dönemde yaşadığı değişim fotoğraflar, resimler ve belgelerle izleyiciye aktarılıyor. Sergide yer alan önemli başlıkları derledik

14 Eylül 2023 - 13:53

İstanbul Planlama Ajansı’nın hazırladığı “İstanbul Planlama Tarihi Sergisi” dijital olarak erişime açıldı. Sergide, İstanbul’un kentsel dönüşümünü etkileyen faktörler ve kentin 200 yıl boyunca yaşadığı değişimler fotoğraflar, resimler ve belgelerle izleyiciye aktarılıyor. Dört ana bölümden oluşan sergi, Osmanlı İmparatorluğu'nun 19. yüzyılda İstanbul’a dair yapılan ilk kent planlama çalışmalarını, Cumhuriyet Dönemi’nde geliştirilen planlama yaklaşımlarını, bugünün İstanbul’unu şekillendiren kritik imar plan ve kararlarını içeriyor.

İLK İMAR PLANI 1837’DE ÇİZİLDİ    

Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yy’ın ortasına doğru başlayan ve 20. yy’ın ilk çeyreğine kadar devam eden siyasi ve ekonomik dönüşümlerle sürekli artan nüfusu, imparatorluk başkentinin fiziki kentsel yapısını da temelden etkiledi. İstanbul’daki planlama çalışmalarına ilk olarak 19.yy’da başlandı. 1776 tarihli ilk haritanın 1786 ve 1819’da güncellenmesinin ardından 1822 tarihinde Kauffer haritaları yayınlandı. Ardından da 1836-1837 yıllarında Helmuth Van Moltke tarafından bir harita elde edildi ve bu haritaya bağlı kalınarak ilk imar planı çizildi. Daha sonra bu plandaki kararlar 1839 yılında Tazminat’ın ilanının ardından bir ilmühaber haline getirildi.

1839 TANZİMAT FERMANI

Tanzimat Fermanı hem imparatorluğun hem payitahtın yeniden düzenlenmesinde yeni bir dönem başlattı. Tanzimat’ın ilanıyla İstanbul’da modern şehircilik uygulamalarının önü açıldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet idaresi yeniden düzenlenirken, özellikle Mustafa Reşit Paşa’nın gayretleriyle payitaht İstanbul’un kentsel yeniden düzenlemesi iç içe ilerledi.

1839 İL MUHABERİ

Helmuth Von Moltke planı kararları arından İstanbul’un kentsel mekânında ilk kapsamlı düzenlemeler öneren belge olarak 1839 yılı İl Muharebesi, İstanbul’un ilk planlama dökümanı niteliğindedir. Bu belgeye göre İstanbul’da yapılacak binaların kagir olmasına karar verildi. Geniş meydanlar oluşturulması kararının yanı sıra geometrik form ve kurallara da ağırlık verildi. Bu düzenlemeler, İstanbul’da gelecek yüzyılda 1940 ile 1960 yılları arasında uygulamaya konan ana imar programlarının temelini oluşturdu.

YANGIN FELAKETLERİ

1854 yılında İstanbul’u imar etmek, yollarını, sokaklarını genişletmek, kentin temizlik işlerini yürütmek, esnafı ve tüccarı denetlemek gibi görevlerle “İstanbul Şehremateni” kuruldu. Bir yandan büyüyen ve genişleyen başkentin kentsel altyapılarını geliştirmek, diğer yandan yanan tarihi dokusunda yeniden imar faaliyetleri sürdürmek, İstanbul 19. yy kent planlamasının esas gündemi oldu. 1878 ile 1897 yılında İstanbul’un nüfusu iki katına çıktı. İstanbul’un yangınlarla olan mücadelesinde, ahşap evlerden kagir yapılara geçilmesine ve yolların genişletilmesine öncelik verildi. 1920’li yıllarda savaş gören İstanbul işgal edilirken, yapı stoğunun yüzde 20’si ise yangınlarda yok oldu. Bu olumsuz tabloya karşı kentin altyapısı ve üstyapısını geliştirmek amacıyla harita ve plan temin çalışmaları ise sürdürüldü.

CUMHURİYET DÖNEMİ İSTANBUL

1930’lu yıllar ise Cumhuriyetin Osmanlı döneminden kalma tüm kent yönetimi ve imar yasalarının değiştiği yıllar oldu.1936 yılında Fransız şehircilik uzmanı Henri Prost İstanbul’u planlaması için davet edildi. Prost’un geliştirdiği planlarla gerçekleşen kentsel uygulamalarla birlikte; Eminönü, Sirkeci, Beyazıt, Şişhane Meydanı genişletilirken, Taksim Meydanı da düzenlendi. Bu dönemde Kadıköy İskele Meydanı genişletildi ve Rıhtım Caddesi açıldı. Kadıköy-Pendik yol bağlantısı hayata geçirilirken, Anadolu Yakası sahilleri sayfiye özelliğini terk ederek yerleşik mahallelere dönüşmeye başladı. 1950’li yıllarda ise İstanbul’daki nüfus artışı yeni konut alanlarının geliştirilmesi ihtiyacını da beraberinde getirdi. 1956 yılında 6785 sayılı yeni İstimlak Yasası TBMM’den geçti. Bu dönemde Haydarpaşa-Pendik Devlet Yolu genişletildi. Kurbağalıdere-Bağdat Caddesi açıldı. Haydarpaşa Limanı genişletildi.

İSTANBUL BÜYÜYOR

1960 yılından sonra İstanbul’un kent planlaması temel anlamda yeni bir içerik kazandı ve İstanbul’da iki ana planlama gündemi oluştu. Birinci, mevcut ve yaygın bir sahaya yayılan İstanbul kent dokusunun mevcut büyüklüğünü yönetmek ve yeniden organize etmekti. İkincisi ise ticari faaliyetlerin artmaya başladığı dönemde İstanbul’un çeperlerine doğru büyümesini yönetmekti. 1980 yılı sonrası bir önceki dönemin kazanımlarının terk edildiği bir süreç oldu. İstanbul bu süreçte tarihi ve kültürel mirasını, mahalle dokusunu kaybetti. 1990-2000 yılları arasında ise ormanlarını ve su havzalarını yitirdi. 2000 yılı sonrasında ise bütüncül planlamadan uzaklaşıldığı, hazırlanan üst ölçekli planların işlevsiz bırakıldığı, İstanbul’un doğal ve sosyal dengesini tehlikeye atan uygulamaların gerçekleştiği bir dönem yaşandı.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyetin ilk yıllarının önemli konularının ele alındığı ve son 20 yılda İstanbul’un nasıl bir değişim geçirdiğiyle ilgili önemli verilerin yer aldığı "İstanbul Planlama Tarihi 1820- 2050 Sergisi Kataloğu" için ipa.istanbul sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

 

 

 


ARŞİV