İstanbul’a yakın keyifli bayram rotaları

Uzun bayram tatilinde İstanbul’dan çok uzaklaşmadan bir iki gün geçirmek mümkün. 3-4 saatlik yolculuklarla ulaşılabilecek, ilk yaz havasına çok yakışan kısa tatil rotalarını derledik

21 Mayıs 2026 - 16:18

İĞNEADA & KIYIKÖY (KIRKLARELİ)

İğneada, Karadeniz kıyısında, dünyada nadir bulunan Longoz ormanlarına ev sahipliği yapan, yeşil ile mavinin birleştiği oldukça bakir bir coğrafya. Kıyıköy ise kayalıklar üzerine kurulu tarihi bir balıkçı kasabası. Her ikisi de iki günlük kaçamak için listemizin başında yer alıyor.

Ne Yapılır?: Longoz Ormanları Milli Parkı'nda doğa yürüyüşü yapabilir, Mert Gölü'nde kano kiralayarak ağaçların arasında kürek çekebilirsiniz. Kıyıköy'de dünyanın en eski taş oyma manastırlarından biri olan Aya Nikola Manastırı'nı ziyaret edebilir, Pabuç ve Kazan derelerinde tekne turuna çıkabilirsiniz. Karadeniz'in taze mevsim balıklarını salaş ve samimi balıkçılarda yiyebilirsiniz. Kıyıköy meydanındaki çay bahçesinde ağaçların gölgesinde dinlenip çayınızı yudumlayabilir, çekirdek çitleyebilirsiniz.

TRİLYE & MUDANYA (BURSA)

Marmara Denizi kıyısında, Rum mimarisinin izlerini taşıyan, zeytin bağlarıyla çevrili, zamanın daha yavaş aktığı bir kültür ve tarih rotası.

Ne Yapılır?: Trilye'nin dar sokaklarında eski ahşap evlerin ve Taş Mektep gibi anıtsal yapıların arasında yürüyüş yapabilirsiniz. Çamlı Kahve'ye çıkıp Marmara Denizi panoramasına karşı meşhur Trilye zeytini eşliğinde kahvaltı edebilir veya kahve içebilirsiniz. Mudanya’da tarihi Mütareke Evi'ni ziyaret edebilir ve sahil şeridinde yürüyüş yapabilirsiniz. Üstelik Kadıköy’den kalkan BUDO ya da İDO feribotları ile Mudanya'ya ulaşım yaklaşık 1.5 saat sürüyor. 

TARAKLI & GÖYNÜK

Deniz rotalarından tamamen uzaklaşmak, sakinlik ve huzur bulmak isteyen bayram tatilcileri için “Cittaslow” (sakin şehir) ünvanlı Taraklı ve hemen sınırındaki Göynük biçilmiş kaftan. Bozulmamış Osmanlı sivil mimarisi, tescilli ahşap konaklar, dar sokaklarıyla huzurlu bir kasaba hayatını ziyaret etmek keyifli olacaktır.

Ne Yapılır?: 700 yıllık tescilli çınar ağacının gölgesinde soluklanabilir, Tarihi Kurşunlu Han ve konaklar arasında fotoğraf turuna çıkabilirsiniz. Yöresel lezzetlerden keşkeş, etli mantı ve meşhur uğut tatlısını deneyebilir, Sünnet Gölü çevresinde sakin yürüyüşler yapabilirsiniz.

ASSOS / BEHRAMKALE (ÇANAKKALE)

Deniz suyu serin olsa da Ege havasını solumak, tarihi taş sokaklarda kaybolmak ve güneşi antik tapınakta batırmak isteyenler için Assos, şahane bir ilk yaz alternatifi.

Ne Yapılır?: Deniz yüzmek için soğuk olduğundan, tatilciler bu mevsimde vakitlerini Assos Antik Kent’ini ve en tepedeki Athena Tapınağı’nı gezmeye ayırıyor. Behramkale Köyü’nün dar taş sokaklarında yerel kadınların sattığı zeytinyağı ve kekikleri inceleyebilir, meşhur damla sakızlı Türk kahvesini yudumlayabilirsiniz. Akşamları ise sakin Antik Liman’da denizin sesini dinleyerek taze Ege mezelerinin tadına bakabilir, derin sohbetlere dalabilirsiniz.

FOÇA

İzmir’in asırlık sahil kasabası Foça, özellikle yeni otoyol ve köprü bağlantıları sayesinde artık İstanbullular için “uzak” bir rota olmaktan çıktı. “Eski Foça” ve “Yeni Foça” olarak ikiye ayrılan bölgenin en güzel yeri tarihi dokusunu koruyan, sit alanı statüsündeki Eski Foça. Taş evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve balıkçı tekneleriyle süslü limanıyla tam bir klasik Ege kasabası karakteri taşıyor.

Ne yapılır?: Homeros’un Destanı’na konu olan Siren Kayalıkları’nı ve koyları görmek için marinadan kalkan tekne turlarına katılabilirsiniz. Eski Foça sokaklarındaki tescilli Rum evlerini fotoğraflayabilir, Beşkapılar Kalesi ve Antik Tiyatro’yu ziyaret ederek tarih turu yapabilirsiniz. Türkiye'nin ilk sakin şehir (Cittaslow) köylerinden biri olan Kozbeyli Köyü'ne giderek tarihi taş kahvede meşhur dibek kahvesini içebilirsiniz. Akşamları küçük limanda (Küçükdeniz) yan yana sıralanan salaş balıkçılarda, Foça’ya özgü yoğurtlu balık, enginar mezeleri ve Ege otları eşliğinde güneşi batırabilirsiniz. 

İSTANBUL’DAN ÇIKMAYANLAR İÇİN

Bayram tatilinde yüz binlerce kişinin şehir dışına çıkmasının ardından İstanbul, yılın en sakin, trafiğin ve gürültünün olmadığı o büyüleyici dönemlerinden birini yaşıyor. Şehirde kalarak sakinliğin tadını çıkarmak ve doğayla baş başa kalmak isteyenler için en ideal kaçış noktalarından iki tanesi:

Atatürk Arboretumu (Sarıyer)

Belgrad Ormanı’nın bayramdaki olası piknikçi kalabalığına girmek istemeyenler için hemen yanı başındaki bu canlı ağaç müzesi, İstanbul’un en huzurlu sığınağı durumunda. Dünyanın dört bir yanından getirilmiş binlerce odunsu bitki türüne ve büyüleyici göletlere ev sahipliği yapan, mangal, piknik, top oynamak gibi aktivitelerin yasak olduğu, tamamen sessizlik odaklı bir koruma alanı.

Mayıs ayında yeşilin ve çiçeklerin en canlı dönemini yaşayan arboretumda, kuğuların ve ördeklerin yüzdüğü gölet kenarlarında uzun, sessiz doğa yürüyüşleri yapabilir, kartpostallık fotoğraflar çekebilirsiniz.

Burgazada ve Heybeliada

Büyükada’nın bayram yoğunluğundan uzak durup gerçek ada atmosferini ve bahar havasını solumak isteyenler için diğer iki ada harika birer alternatif. Burgazada’da usta yazar Sait Faik Abasıyanık’ın müze evini ziyaret edebilir, Kalpazankaya’ya doğru yürüyerek denizin sesini dinleyebilir, hatta cesaretiniz varsa sezonun ilk serin denizine girebilirsiniz. Heybeliada’da ise çam ormanlarının arasındaki Değirmenburnu’nda yürüyüş yapabilir, adanın sakin arka koylarında güneşin tadını çıkarabilirsiniz.


ARŞİV