Hayvan tarihine yeni bir bakış

Toplumsal Tarih Akademi dergisinin, İmparatorluk döneminden Cumhuriyet'e uzanan geniş bir tarihsel çerçevede hayvanların geçmişini ele alan özel sayısı "Hayvan Tarihi" yayımlandı

10 Haziran 2026 - 12:48

Tarih Vakfı bünyesinde yayımlanan Toplumsal Tarih Akademi: Osmanlı-Türkiye Çalışmaları Dergisi'nin sekizinci sayısı, “Hayvan Tarihi” dosya konusuyla okurlarla buluştu. Osmanlı ve Türkiye tarihine ilişkin özgün akademik araştırmaları yayımlayan hakemli bir bilimsel yayın olan derginin bu özel sayısı, sucul dünyadan karasal yaşama, imparatorluk dönemlerinden Cumhuriyet'e uzanan geniş bir tarihsel çerçevede hayvanların toplumsal, siyasal ve iktisadi geçmişteki yerlerini ele alıyor. İnsan-merkezci tarih anlatılarının ötesine geçerek hayvanların tarihsel deneyimlerini, insanlarla kurdukları ilişkileri ve toplumsal dönüşümlerdeki rollerini inceleyen çalışmaları bir araya getiren özel sayı; geçmişi yalnızca insan hikâyeleri üzerinden değil, insan olmayan canlıların da tarihsel varlıklarını dikkate alarak yeniden düşünmeye davet eden akademik bir girişim olarak öne çıkıyor.

HAYVANLARIN TARİHİ NASIL YAZILIR?

Derginin yeni sayısı, 3 Haziran Çarşamba akşamı Eminönü’ndeki vakıf binasında düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Özel sayıda makaleleri yer alan araştırmacıların çalışmalarını paylaştığı toplantıda, farklı disiplinlerden akademisyenler ve araştırmacılar bir araya gelerek hayvan tarihinin tarih yazımına getirdiği yeni perspektifleri ele aldı. Hayvanların tarihteki yeri ve insan-merkezci tarih yazımının sınırları tartışıldığı etkinlikte, hayvanların yalnızca tarihin arka planında yer alan unsurlar değil, tarihsel süreçlerin aktif aktörleri olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Toplantıda söz alan araştırmacılar; Osmanlı ve Türkiye tarihinden farklı dönemleri, farklı hayvan türleri üzerinden ele alan çalışmalarını paylaşırken, hayvan tarihi araştırmalarının karşılaştığı metodolojik zorlukları da değerlendirdi. Programda yer alan sunumlar, insan-hayvan ilişkilerinin ekonomik, toplumsal, kültürel ve çevresel boyutlarını görünür kılan yeni araştırma alanlarına dikkat çekti.

Toplantının açılışında konuşan özel sayı editörlerinden Deniz Dölek Sever, Türkiye'de eleştirel hayvan tarihi çalışmalarının henüz gelişmekte olan bir alan olduğuna dikkat çekerek, hayvanların geçmişi şekillendiren öznel varlıklar olarak tarih araştırmalarında daha görünür hale getirilmesinin önemini vurguladı. Özel sayının editörleri Cihangir Gündoğdu ve İbrahim Can Usta da hayvanların tarih yazımına dahil edilmesinin yalnızca yeni bir araştırma alanı değil, aynı zamanda tarihe bakış biçimini dönüştüren bir yaklaşım sunduğunu dile getirdi.

İSTANBUL'UN KEDİ CAMİASI

Dergi için “Searching for Animals in Ottoman Sources/Osmanlı Kaynaklarında Hayvanların İzini Sürmek” başlıklı bir araştırma makalesi kaleme alan Alman Türkolog/Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Suraiya Faroqhi (Süreyya Faruki), Osmanlı kaynaklarında kedilere dair çok az bilgi bulunduğunu, Evliya Çelebi'nin anlatıları haricinde fazla bir veriye rastlanmadığını söyledi. Öğrencilik yıllarında İstanbul'da bu kadar yoğun bir kedi nüfusu olmadığını, son 50-60 yılda şehrin “kediler kenti” haline geldiğini, kentteki yiyecek artıklarının çoğalması, küresel ısınmanın sokak hayvanları üzerindeki etkisi ve hazır kedi mamalarının marketlerde erişilebilir olması gibi etkenlerin bu dönüşümde rol oynadığını anlatan Faroqhi, kedi evleri ve sokaklardaki düzenli besleme pratikleri etrafında modern kentte yeni bir mahalle camiası ve dayanışma ağının kurulduğunu söyledi. Prof. Faroqhi, “İnsanlar ‘eski komşuluk, mahalle birliği kalmadı’ diyorlar. Oysa bu kedilerin etrafında, hiç değilse bazı yerlerde, kedi camiası oluyor. Orada kim bu hayvanlara saat kaçta mama veriyor, bu komşular tarafından biliniyor.  İnsanlar pencereden bakıyor, ‘Bugün kedilere bir şey çıktı mı çıkmadı mı?’ diye. İşin bu yanına da bakmakta fayda var. Eski tip mahalle arkadaşlığı kalmamış olabilir. Ama yine başka türden bir birliktelik ortaya çıkabilir. Bana sorarsanız kedilerin o noktada önemli bir rolü var.” dedi.

 


 


ARŞİV