Türk Tabipleri Birliği (TTB), TTB Asistan ve Genç Uzman Hekimler Kolu, İstanbul Tabip Odası ve Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından düzenlenen “Genç Hekim İntiharları Çalıştayı”nın sonuç raporu yayımlandı. Doktorlarda intihar riskinin genel nüfusa göre 2,5 ila 7 kat daha yüksek olduğuna dikkat çekilirken, 2011-2021 yılları arasında raporlanan 61 intiharın yarısından fazlasını uzman hekimlerin oluşturduğu belirtildi. Kardiyovasküler cerrahi, aile hekimliği ile kadın hastalıkları ve doğum branşlarında ise intihar oranları daha yüksek.
“İNTİHAR TEK BİR NEDENE BAĞLANAMAZ”
Raporda, genç hekimlerde intihar riskinin yalnızca bireysel ruhsal sorunlarla açıklanamayacağı vurgulandı. Tükenmişlik, olumsuz çalışma koşulları, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, mesleğin değersizleştirilmesi, mobbing ve yalnızlaşmanın önemli risk etkenleri arasında gösterildi. Hekimlerin ölümcül ilaçlara ve tıbbi araçlara erişiminin kolay olmasının da mesleğe özgü risklerden biri olduğuna dikkat çekilirken, intiharın tek bir nedene indirgenemeyecek, biyolojik, psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması gereken bir toplum sağlığı sorunu olduğu ifade edildi.
PERFORMANS SİSTEMİ VE ÇALIŞMA KOŞULLARI
Raporda, genç hekim intiharlarının bireysel trajediler olarak değil, sağlık sistemindeki yapısal dönüşümlerin bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerektiği de belirtildi. Performansa dayalı sağlık sisteminin hekimlerin iş yükünü artırdığı, mesleki özerkliği zayıflattığı ve sağlık hizmetini sayısal performans göstergeleri üzerinden şekillendirdiği ifade edildi. Sağlıkta şiddet, hekim göçü ve genç hekimler arasında artan umutsuzluğun da bu yapısal dönüşümün sonuçları arasında yer aldığı kaydedildi.
Raporda ayrıca genç hekimlerin uzun eğitim süreçlerinin ardından düşük ücretler, yoğun iş yükü, sağlıkta şiddet, performans baskısı ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Çalışma yaşamındaki yalnızlaşma ve tükenmişliğin giderek arttığına dikkat çekilerek mevcut çalışma koşullarının ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler yarattığı vurgulandı.
ÇALIŞTAYDAN ÇIKAN ÖNERİLER
Çalıştayda, genç hekim intiharlarının önlenmesi için çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi, hekimler için dinlenme ve sosyal alanların oluşturulması ile dünya standartlarında muayene sürelerinin sağlanması önerildi. Sağlık çalışanlarını hedef gösteren söylemlerin son bulması gerektiği de vurgulandı.
Psikolojik destek mekanizmalarına ilişkin öneriler arasında hekimlere özel psikososyal destek birimlerinin kurulması, gizliliğin esas alındığı ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, anonim başvuru mekanizmalarının oluşturulması ve ülke genelinde profesyonel bir psikososyal destek hattının hayata geçirilmesi yer aldı. Akran dayanışmasını güçlendirecek uygulamalar da öneriler arasında sıralandı. Çalışma yaşamına ilişkin önerilerde ise mobbinge karşı sıfır tolerans politikalarının uygulanması, eğitim ve izin haklarının korunması, dinlenme alanlarının artırılması ve tabip odaları ile uzmanlık derneklerinin dayanışma alanları olarak güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
“YAPISAL DÖNÜŞÜM ŞART”
Raporun sonuç bölümünde ise genç hekim intiharlarının yalnızca bireysel ruhsal sorunlarla açıklanamayacağı, sağlık sisteminin örgütlenme biçimi, çalışma rejimi, eğitim süreçleri ve toplumsal iklimle doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, mesleki özerkliğin güçlendirilmesi, eğitim süreçlerinin yeniden yapılandırılması, mobbing karşıtı politikaların uygulanması, erişilebilir ruh sağlığı destek mekanizmalarının kurulması, özlük haklarının korunması, sağlıkta şiddete karşı etkin politikalar geliştirilmesi ve sağlık sisteminin insan merkezli bir anlayışla yeniden ele alınması çağrısı yapıldı. Raporda, genç hekim intiharlarının ancak bireysel müdahaleler ile yapısal dönüşümlerin birlikte hayata geçirilmesiyle önlenebileceği belirtildi.