Engel değil destek

Erişilebilir Her Şey'in raporu, personel eğitimi ve doğru yaklaşımlarla otizmli bireylerin sosyal yaşama katılımının yüzde 89 oranında artabileceğini gösteriyor

26 Mart 2026 - 12:30

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, yalnızca farkındalığı artırmak değil, aynı zamanda otizmli bireylerin ve ailelerinin günlük yaşamda karşılaştıkları görünmez engelleri görünür kılmak için de önemli bir hatırlatma. Biz de bu vesileyle tüm yaşam alanlarının erişilebilir olması için çalışan bir sosyal girişim olan “Erişilebilir Her Şey” tarafından hazırlanan “Otizmli Birey Yakınlarının Sosyal Hayattaki Erişilebilirlik Deneyimleri Raporu”nu sayfalarımıza taşıdık.

Otizmli bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşamda karşılaştıkları görünmez bariyerleri gözler önüne seren bu rapor, sosyal yaşamın pek çok alanında hâlâ süren erişilebilirlik sorunlarını çarpıcı veriler ve deneyimlerle destekliyor. 100 otizmli birey yakınıyla yapılan kapsamlı araştırma, otizmli birey yakınlarının sosyal hayattaki deneyimlerini mekanlar (AVM, otel, performans sanatları mekanları, kafe ve restoranlar) üzerinden anlamaya çalışıyor. 

“GÜVENLİK”  SORUNU

Mayıs 2025 tarihli rapora göre en büyük engel ‘bakışlar ve davranışlar’… Buna göre otizmli birey yakınlarının yüzde 66’sı gidilen yerdeki kişilerin olumsuz davranış ve bakışlarından rahatsız olduğunu belirtirken; bunu kalabalık (yüzde 60), gürültü (yüzde 43) ve ışık (yüzde 12) gibi çevresel faktörler takip ediyor. Bu durum, otizmli ailelerin sosyal kuralların daha az belirleyici olduğu park ve açık alanları (yüzde 97) öncelikli tercih etmesine neden oluyor.

Araştırma, otizmli bireylerin sıklıkla ziyaret ettiği AVM’lerde sessiz alanların (yüzde 57) ve sessiz saat uygulamalarının (yüzde 67) eksikliğine dikkat çekiyor. Bir ebeveynin yaşadığı deneyim, mekanlardaki anlayış eksikliğini çarpıcı bir şekilde özetliyor: “Yürüyen merdivenlere karşı aşırı ilgisi olan otizmli çocuğumu sevinmesi amacıyla birkaç kez bu merdivenlerden indirip çıkardığımda AVM görevlisi tarafından merdiveni meşgul etmememiz konusunda sert bir şekilde uyarı yapıldı.”

Kafe ve restoranlarda ise en büyük endişe kaynağı güvenlik. Katılımcılar, kapıda görevli olmaması ve giriş-çıkışların kontrolsüzlüğü nedeniyle çocuklarının aniden dışarı çıkmasından tedirginlik duyduklarını ifade ediyor.

TİYATRO İZLEYEMİYOR, KONSER DİNLEYEMİYORLAR

Fiziksel ve sosyal bariyerler, otizmli bireylerin tatil ve kültür-sanat faaliyetlerinden uzak kalmasına yol açıyor. Raporun verilerine göre otizmli birey yakınlarının yüzde 45’i hiç otele gitmiyor; gidenler ise çocuk oyun alanlarının yetersizliğinden ve personelin bilgisizliğinden şikayet ediyor. Otel çalışanlarının bilgisizliğine dair bir örnek: “Oğlum ‘burada hiç oyuncak yok ki, trambolin bile yok’ dediğinde ‘Ama oğlunuz konuşabiliyor’ demişti çalışan. O kadar ki bilgi sahibi değiller otizm hakkında.”

Tiyatro, sinema gibi performans sanatları mekanları katılımcıların yüzde 55’i tarafından hiç tercih edilmiyor. Sessiz gösterimlerin olmaması (yüzde 74) ve personelin kriz anlarına hazırlıksız olması (yüzde 78) bu durumun temel nedenleri arasında. Bir konsere otizmli oğluyla giden bir annenin üzücü deneyimi ise durumu ortaya koyuyor: “Oğlum heyecanlandı ve biraz yüksek sesle güldü, müziğe oturduğu yerden dansla eşlik etti… Bizden salondan çıkmamızı istediler, tabi ki çıkmadım ve itiraz ettim.”

PERSONEL EĞİTİMİ ÖNEMLİ!

Otizmli Birey Yakınlarının Sosyal Hayattaki Erişilebilirlik Deneyimleri Raporu, erişilebilir bir sosyal hayat için somut çözüm önerileri de sunuyor. En kritik çözüm yolu olarak ise personel eğitimi öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 89’u, mekan çalışanlarının otizm farkındalık eğitimi alması durumunda bu işletmeleri daha çok tercih edeceklerini belirtiyor. Raporda, personel yaklaşımının önemini vurgulayan olumlu bir örnek de şöyle yer alıyor: “Oğlum yükselen sesten rahatsız olmuştu, öfkelendi. Çalışan hemen durumu oyuna çevirdi, gelip bizzat oğlumla ilgilendi.”

Diğer öneriler şöyle:

•    Sensör Hassasiyeti Çantaları: İçinde ses önleyici kulaklık ve stres oyuncakları bulunan çantalar (yüzde 93).

•    Sessiz Odalar: Uyaranlardan arındırılmış dinlenme alanları (yüzde 90).

•    Ay Çiçeği Yaka Kartı: Görünmez engellerin fark edilmesini sağlayan kartlar (yüzde 76).

AYÇİÇEK KARTI

Gizli Engelliler Ayçiçeği Programı (Hidden Disabilities Sunflower), görünmeyen engellere sahip bireylerin desteklenmesi amacıyla dünya çapında yaygınlaşan küresel bir girişim. İngiltere, ABD, Kanada, Avustralya, Hollanda gibi çok sayıda ülkede havalimanları, süpermarketler ve ulaşım ağları gibi kurumlarda resmi olarak tanınıyor.

Demans, otizm, konuşma güçlüğü, okuma güçlüğü gibi dışarıdan bakıldığında anlaşılmayan ancak günlük süreçlerde zorluk yaşayan bireyler için havalimanı süreçleri daha zorlu olabiliyor. Ayçiçeği Yaka Kartı uygulaması, görünmeyen farklılıklara sahip bireyleri çalışanlara görünür kılarak onlara karşı daha hassasiyetle davranılmasına, daha fazla zaman tanınmasına ihtiyacı olabileceğinin fark edilmesine, ihtiyaçları olduğu noktada daha hızlı destek olabilmeye olanak tanıyor. Bu uygulama 6 yıldır İstanbul Havalimanı'nda sürdürülüyor. Türk Hava Yolları da 4 yıldır bu hizmeti veriyor. Bu kartı ücretsiz olarak alan yolcular, sadece o günkü uçuşlarında değil, sonraki tüm seyahatlerinde ve Ayçiçeği programının geçerli olduğu havalimanlarında aynı kartı kullanmaya devam edebiliyor.


ARŞİV