En az gülümseyen ülke: Türkiye

Türkiye’de toplumsal esenliğe dair yapılan araştırma, mutsuzluğun olağanüstü bir kriz değil süreğen bir durum hâline geldiğini ortaya koydu

17 Mart 2026 - 11:22

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), “İPM–Türkiye Toplumsal  Psikolojik Esenlik Raporu-2025” adlı bir çalışma hazırladı. Raporun, Türkiye’nin toplumsal psikolojik esenlik durumunu ulusal ve uluslararası veri kaynaklarına dayanarak kapsamlı biçimde değerlendiren ilk sistematik çalışma olma özelliğini taşıdığı belirtiliyor.

İPM’nin Sürdürülebilirlik ve Esenlik araştırma alanındaki Toplumsal Psikoloji Çalışmaları tarafından hazırlanan rapor, her yıl yayımlanması planlanan serinin ilk sayısını oluşturuyor. İPM Kıdemli Uzmanları Nebi Sümer ve Zafer Yenal tarafından kaleme alınan raporun tanıtım toplantısında, “Neden psikolojik esenlik raporlaması?” sorusuna şöyle cevap verildi: “Son 20 yılda uluslararası kuruluşlar ekonomik büyümenin tek başına toplumsal refahı yansıtmadığını kabul etmiş; psikolojik esenlik ülkelerin gelişmişlik düzeyinin temel göstergelerinden biri haline gelmiştir. Türkiye’de son 50 yılda yaşanan derin demografik, ekonomik ve siyasal dönüşümlere karşın psikolojik esenlik sistematik olarak izlenmemiştir. Bu rapor, söz konusu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. “

(OECD Esenlik Göstergeleri-Türkiye Karşılaştırması)

“VERİMSİZ MUTSUZLUK REJİMİ”

Rapora göre Türkiye’nin son yıllarda geçirdiği siyasal, ekonomik ve demografik dönüşüm, psikolojik esenliğin yalnızca bireysel bir değişken değil, toplumsal sürdürülebilirliğin temel göstergelerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’deki bireysel ve kolektif mutluluk seviyelerini uluslararası standartlarla kıyaslayarak kapsamlı bir şekilde analiz eden rapor, ülkede 2017 yılından itibaren hız kazanan psikolojik esenlik düşüşünü demokratik gerileme, ekonomik eşitsizlik ve toplumsal güven kaybı gibi bağlamsal faktörlerle ilişkilendiriyor. 

(Raporun tanıtım etkinliği 10 Mart’ta İPM Karaköy’de gerçekleştirildi.)

Raporda Türkiye’nin mevcut durumu için “verimsiz mutsuzluk rejimi” kavramı kullanılıyor: “Bu kavram, yalnızca düşük yaşam doyumuna değil, bu düşüklüğün sürdürülebilir bir toplumsal dengeye dönüşmüş olmasına işaret etmektedir. Toplum ne yüksek bir öznel refah düzeyine ulaşmakta ne de açık bir çöküş yaşamaktadır. Memnuniyetsizlik, kolektif iyileştirme kanallarına yönelmek yerine içselleşmekte ya da bireysel çıkış stratejilerine, özellikle göç arzusuna, yönelmektedir.” 

(Gallup verilerine -küresel analitik ve danışmanlık şirketi Gallup’un dünya çapındaki araştırmalarından elde edilen istatistiksel sonuçlar- göre Türkiye dünyanın en az gülümseyen ülkesi…)

Raporun son kısmında ise Türkiye’de psikolojik esenliğin düzenli, bilimsel temelli ve bağlamsal olarak izlenmesinin önemine işaret ediliyor: “Psikolojik esenlik göstergeleri, toplumsal güvenin, adalet ve hakkaniyet algısının, kurumsal dayanıklılığın ve kolektif gelecek tahayyülünün dolaylı ama güçlü göstergeleridir. Bu nedenle esenlik ölçümleri yalnızca bireysel mutluluk düzeyini değil; toplumsal kırgınlığın derinliğini ve sistemin taşıma kapasitesini de görünür kılar. Düzenli, karşılaştırılabilir ve bağlamsal psikolojik esenlik araştırmaları, toplumsal dönüşümle ortaya çıkabilecek sorunların erken uyarı mekanizması olarak işlev görebilir. Ekonomik ya da siyasal krizler ortaya çıkmadan önce biriken güvensizlik, kaygı ve gelecek belirsizliği, psikolojik esenlik göstergelerinde izlenebilir hale gelir. Bu nedenle esenliği ölçmek, yalnızca mevcut durumu betimlemek değil; toplumsal riskleri zamanında tespit edebilmek anlamına da gelmektedir. “

 


ARŞİV