Elektriğe sessiz zam!

Elektrik tüketim sınırının 4 bin kilovatsaate düşürülmesiyle yıllık tüketimi 4 bin kilovatsaat ya da aylık 333 kilovatsaati aşan aboneler devlet desteğinden yararlanamayacak.EMO İstanbul Şubesi Başkanı Burak Daşdemir, uygulamanın mevcut enerji yoksulluğunu daha da derinleştireceğini vurguladı

02 Ocak 2026 - 08:00

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) elektrik faturalarını doğrudan etkileyen yeni düzenlemesi yürürlüğe girdi. Karar 1 Ocak itibariyle uygulanmaya başladı. Düzenleme kapsamında mesken aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırı 4 bin kilovatsaat olarak belirlenirken, bu sınırı aşan hanelerin devlet destekli tarifeden çıkarılarak piyasa fiyatlarına tabi olması öngörülüyor. Meslek örgütleri ve tüketici temsilcileri ise uygulamanın, serbestleşme başlığı altında hayata geçirilmesine karşın hanelerin fatura yükünü artıracağı uyarısında bulunuyor. EMO İstanbul Şubesi 44. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Burak Daşdemir, EMO’nun konuya ilişkin görüşlerini Gazete Kadıköy ile paylaştı.

SINIR DÜŞÜRÜLDÜ
Daşdemir, EMO’nun yaptığı hesaplamalara göre dört kişilik bir ailenin yalnızca temel yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için aylık ortalama 230 kilovatsaat elektrik tükettiğini söyledi. Bu tüketime elektrikle ısınma ve klima kullanımının dahil olmadığını belirten Daşdemir, bunun yıllık 2 bin 760 kilovatsaatlik bir tüketime karşılık geldiğini ifade etti. Belirlenen 4 bin kilovatsaatlik sınırın yalnızca yüksek gelir gruplarını etkileyeceği yönündeki iddiaları desteklemediğini vurgulayan Daşdemir, 2024 yılında 1 milyon kilovatsaat olan sınırın kısa sürede önce 5 bin, ardından 4 bin kilovatsaate düşürülmesinin kamu yararı taşımadığını dile getirdi.

ETKİLENEN KİŞİ SAYISI DAHA FAZLA
EPDK’nın açıklamasına göre uygulamadan 2,5 milyon mesken abonesinin etkileneceğini hatırlatan Daşdemir, bu rakamın doğrudan etkilenen insan sayısını yansıtmadığını söyledi. Etkilenen abone sayısının ortalama hane nüfusuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Daşdemir, apartman ve site gibi ortak alan tüketimlerinin de bu sınır kapsamında olması nedeniyle doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenecek kişi sayısının 10 milyonu aşabileceğini ifade etti.
Özellikle yaz aylarında klima kullanımının yoğun olduğu Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu sınırın aşılmasının neredeyse kaçınılmaz olduğunu söyleyen Daşdemir, devlet teşvikiyle yaygınlaşan elektrikli araçların evde şarj edilmesi durumunda da hanelerin bu sınırı kolaylıkla aşacağını dile getirdi. Yeni düzenlemeyle birlikte aylık ortalama 333 kilovatsaatin üzerinde elektrik tüketen ve aylık 993 TL’yi aşan fatura ödeyen konut abonelerinin ulusal tarife kapsamından çıkarılacağını belirten Daşdemir, bu abonelerin enerji borsasındaki dalgalanmalara bağlı serbest piyasa fiyatlarına tabi olacağını söyledi. Geçtiğimiz yılki piyasa koşullarının devam etmesi halinde faturaların aylık bazda yüzde 75 ile 99 arasında artabileceğini kaydetti.

ENERJİ YOKSULLUĞU BÜYÜYOR
Sınırın ortalama bir ailenin tüketim düzeylerine kadar düşürülmesinin enerji yoksulluğu riskini artıracağını ifade eden Daşdemir, evlerini elektrikle ısıtan veya iklimlendiren haneler için sınır aşımının neredeyse kesin olduğunu söyledi. Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde 60’ının asgari ücret ve altında gelirle yaşadığını hatırlatan Daşdemir, bu uygulamanın mevcut enerji yoksulluğunu daha da derinleştireceğini dile getirdi.Belirlenen tüketim sınırının herhangi bir bilimsel ya da teknik gerekçeye dayanmadığını söyleyen Daşdemir, kısa süre içinde yapılan bu radikal düşüşlerin teknik olarak açıklanamayacağını ifade etti. Düzenlemenin tek istisnasının şehit aileleri, gaziler, köy içme suları ve yaşam destek cihazlarına bağımlı tüketiciler olduğunu belirtti.

“TASARRUF ÇAĞRILARI ÇÖZÜM SUNMUYOR”
Enerji tasarrufuna yönelik çağrıların artık pratik bir karşılığı kalmadığını söyleyen Daşdemir, vatandaşların tasarrufun nasıl yapılacağını zaten bildiğini ifade etti. Daşdemir, EMO’nun geçtiğimiz yıl yurttaşlara tüketici hakem heyetlerine başvurarak bu uygulamaya itiraz etmeleri yönünde çağrı yaptığını da hatırlattı.


ARŞİV