İstanbul’da bazı yolculuklar yalnızca bir yerden bir yere gitmekle sınırlı kalmaz. Vapura binmek, kentin hafızasına karışmaktır. İskelelerde bekleyen kalabalıklar, martı sesleri, güvertede içilen çaylar, her gün tekrarlanan ama hiç sıradanlaşmayan bir şehir ritmini oluşturur. Şehir Hatları, 175 yıldır İstanbul’un gündelik hayatını, temposunu ve anılarını kıyıdan kıyıya taşırken, kentin geçmişiyle bugünü arasında kurulan sürekliliğin de en canlı tanıklarından biri olmayı sürdürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin en köklü iştiraklerinden Şehir Hatları, 175. kuruluş yıl dönümünü 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle kutlamaya başladı. Kutlamaların başlangıcı ise simgesel bir yolculukla yapıldı. Mustafa Kemal Atatürk’ü 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştıran Bandırma Vapuru’nun efsane kaptanı İsmail Hakkı Durusu’nun adını taşıyan vapurla gerçekleştirilen İstanbul Boğazı turu, bu uzun yolculuğun başlangıcını yeniden hatırlattı.

1851 yılında Şirket-i Hayriye adıyla kurulan Şehir Hatları, İstanbul’da yalnızca deniz ulaşımını gerçekleştiren bir kurum değil; kentin sosyal, kültürel ve tarihsel hafızasını taşıyan en önemli yapılardan biri oldu. Vapurlar, İstanbul’un çalışma saatlerini, iki yaka arasındaki ilişkiyi ve gündelik hayatın ritmini belirledi. Bu nedenle Şehir Hatları’nın 175. yılı, tek bir güne sıkıştırılmadı. Bir yıla yayılan bütüncül program kapsamında paneller, sergiler, tematik vapur turları ve kamusal etkinlikler düzenlenecek. Yıl boyunca vapurlar, iskeleler ve kamusal alanlar 175. yıl kimliğiyle ön plana çıkarılacak.

İKİ ASIRA DAYANAN GÜÇLÜ MİRAS
Şehir Hatları A.Ş., kökleri 1840’lı yıllara uzanan, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne devreden yaklaşık 200 yıllık bir sosyo‑kültürel ve ekonomik mirası bugüne taşıyor. Bu mirasın temelleri, 1940’ların ortalarına kadar Boğaz, Marmara ve Haliç hatlarında vapur taşımacılığı yapan üç ayrı işletmeye dayanıyor. Marmara hattında faaliyet gösteren yapı, 1844 yılında Bahriye Nezareti’ne bağlı Hazine‑i Hassa Vapurları İdaresi’nin İstanbul, İzmit, Gemlik ve Tekirdağ iskelelerinin yanı sıra Sirkeci–Adalar, Sirkeci–Pendik ve Sirkeci–Yeşilköy hatlarında vapur işletmeye başlamasıyla oluştu. Bu işletme zaman içinde Fevaid‑i Osmaniye, İdare‑i Aziziye, İdare‑i Mahsusa ve Osmanlı Seyr‑i Sefain İdaresi adlarını aldı.1933 yılında Seyr‑i Sefain İdaresi çatısı altında Marmara hattında faaliyet gösteren AKAY İdaresi kuruldu. AKAY, 1937’de Devlet Deniz Yolları İşletme Umum Müdürlüğü bünyesindeki Şehir Hatları İşletmesi’ne dönüştü.

TEK ÇATI ALTINDA TOPLANDI
İstanbul sularındaki vapur taşımacılığının Şehir Hatları çatısı altında toplanması süreci, 1858’den itibaren Haliç hattında sefer yapan Haliç Vapurları Şirketi’nin 1941 yılında Şehir Hatları İşletmesi’ne katılmasıyla başladı. 1851’de Boğaz hattında vapur işletmek üzere kurulan Şirket‑i Hayriye’nin 1945’te kamulaştırılarak tüm haklarının Şehir Hatları’na devredilmesiyle, Boğaz, Marmara ve Haliç hatlarında vapur taşımacılığı tek bir yapı altında birleştirildi. 1945’ten itibaren İstanbul’un deniz ulaşımını tek başına üstlenen Şehir Hatları İşletmesi, 1952’de kurulan Denizcilik Bankası’na, ardından Türkiye Denizcilik Kurumu ve Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdürdü.

İBB’YE DEVİR VE YENİ BİR SAYFA
2005 yılında Şehir Hatları İşletmesi, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Bu devir, Şehir Hatları için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Aynı süreçte eski nesil vapurlar ile tarihi öneme sahip iskeleler restore edildi; bazı iskeleler yeniden inşa edilerek kente kazandırıldı. 2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, deniz ulaşımına katkı sağlamak amacıyla İstanbul Şehir Hatları Turizm San. Tic. A.Ş.’yi kurdu.

VAPURSUZ BİR İSTANBUL MÜMKÜN MÜ?
Bugün Şehir Hatları A.Ş., 53 iskele ve 30 vapurla günde ortalama 900’ü aşkın sefer gerçekleştiriyor; yılda yaklaşık 40 milyon yolcu taşıyor. Ancak vapurun İstanbul’daki anlamı rakamların çok ötesinde. Vapurlar, şiirlere konu oldu, filmlerde yer aldı, yazarların hatıratlarında kendine alan açtı. Bugün, vapursuz bir İstanbul’u düşünmek neredeyse imkânsız.
MEHTAPLI GEZİLERDEN BOĞAZ TURLARINA
Şehir Hatları’nın İstanbul kültürüne kazandırdığı geleneklerden biri de Mehtaplı Geziler oldu. 1920’lere uzanan bu yolculuklar, yaz gecelerinde Boğaz’da müzik eşliğinde yapılan özel seferlerle kentin hafızasında yer etti. 4 Ağustos 1936’da Safiye Ayla ve Şadi Işılay’ın katıldığı mehtaplı gezi, hâlâ unutulmayan anılar arasında. Kısa ve Uzun Boğaz Turları ise yalnızca İstanbulluların değil, kenti denizden tanımak isteyen yerli ve yabancı ziyaretçilerin de gözdesi olmayı sürüyor. Boğaz’ın yalıları, sarayları ve doğal güzellikleri vapurdan izleniyor.

HALİÇ TERSANESİ ÜRETİME AÇILDI
Şehir Hatları A.Ş., bugün geçmişin mirasını korurken geleceğin deniz ulaşımını da planlıyor. Kurum, Boğaz, Haliç ve Adalar hatlarında yolculuğu daha güvenli ve keyifli hâle getirmeyi hedefliyor. 2019 yılından itibaren dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesi olan 570 yıllık Haliç Tersanesi yeniden deniz ulaşımının kalbi hâline getirildi. Tüm fonksiyonları durma noktasına gelen tersanede kapsamlı bir canlandırma süreci başlatıldı. 2019 öncesinde yeni gemi inşa sayısı sıfır olan Haliç Tersanesi’nde, 2026 yılı itibariyle bu sayı 69 gemiye ulaştı. 2019–2025 yılları arasında ise 532 geminin bakım ve onarımı gerçekleştirildi. Bu süreçte yalnızca üretimle yetinilmedi. İstanbul’un hafızasında özel bir yeri olan Paşabahçe, Moda, Kızıltoprak ve İsmail Hakkı Durusu gibi simge vapurlar restore edilerek yeniden seferlere kazandırıldı. Deniz ulaşımını İstanbul’un ana arterlerinden biri hâline getirmek amacıyla 11 yeni hat hizmete açıldı, 8 hattın kapsamı genişletildi. Bugün 32 hatta günlük ortalama 826 seferle 40 milyonu aşkın yolcu taşınıyor. İstanbul’un deniz ulaşımına kazandırılan 50 Deniz Taksi ve 9 Deniz Dolmuş da Haliç Tersanesi’nde üretildi.