Greenpeace Türkiye, "Söylemin Ardındaki Gerçek: Türkiye'nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü" başlıklı politika bilgi notunu yayınladı. Paylaşılan bilgilere göre Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye'ye gönderilen plastik atık miktarı 2025 yılında yüzde 19 artarak 503 bin tona ulaştı. Böylece Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler arasında plastik atık ihracatının açık ara en büyük varış noktası oldu.
Raporda, Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye'ye gelen plastik atık miktarının 2004 yılından bu yana 435 kat arttığı belirtilirken, Çin'in 2018 yılında plastik atık ithalatını yasaklamasının ardından Avrupa kaynaklı atıkların önemli bölümünün Türkiye'ye yöneldiği ifade edildi. Bilgi notunda yer alan verilere göre Türkiye'nin 2024 yılındaki toplam plastik atık ithalatı 1,29 milyon tona ulaştı. Greenpeace, bu rakamın Türkiye'yi Avrupa'nın en büyük plastik atık varış noktası haline getirdiğini belirtti. Bilgi notunda küresel plastik geri dönüşüm oranının yalnızca yüzde 9 seviyesinde kaldığı belirtilirken, yılda 400 milyon tonu aşan plastik üretimi karşısında geri dönüşümün tek başına çözüm üretmekten uzak olduğu vurgulandı. Raporda, plastik kirliliğini kaynağında azaltmak yerine üretim sonrasındaki atık yönetimine odaklanan yaklaşımın sorunun temel nedenini ortadan kaldırmadığı ifade edildi.

“146 TON PLASTİK AKDENİZ’E KARIŞIYOR”
Raporda plastik kirliliğinin çevresel sonuçlarına da yer verildi. Araştırmalara göre Akdeniz'e her gün yaklaşık 730 ton plastik atık karışıyor. Bunun yüzde 20'sine denk gelen 146 tonunun Türkiye kaynaklı olduğu belirtiliyor. Raporda ayrıca Türkiye'de incelenen balıkların yüzde 44'ünün sindirim sisteminde mikroplastik bulunduğu, farklı noktalardan alınan midye örneklerinin ise yüzde 91,2'sinde mikroplastik tespit edildiği aktarıldı.
PLASTİK ÜRETİMİ VE İKLİM KRİZİ BAĞLANTISI
Greenpeace'in dikkat çektiği bir diğer konu ise plastik üretiminin fosil yakıtlarla ilişkisi oldu. Bilgi notunda plastiklerin yüzde 99'unun fosil yakıtlardan üretildiği belirtilirken, küresel plastik üretiminin 2019 yılında yaklaşık 2,24 gigaton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonuna neden olduğu ifade edildi. Raporda, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde plastik kaynaklı emisyonların 2050 yılına kadar yaklaşık üç kat artabileceği belirtilirken, Türkiye'de planlanan yeni petrokimya yatırımlarının bu tabloyu daha da ağırlaştırabileceği kaydedildi.

DÖRT MADDELİK ÇAĞRI
Greenpeace Türkiye, "Gerçek Sıfır Atık" kampanyası kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na, Ticaret Bakanlığı'na ve Türkiye'nin COP31 müzakere heyetine dört çağrıda bulundu.Kuruluş, plastik ve tekstil atığı ithalatının istisnasız ve kalıcı olarak yasaklanmasını, yeni petrokimya yatırımlarının askıya alınmasını, plastik üretiminin kaynağında azaltılmasına yönelik bağlayıcı hedeflerin ulusal iklim politikalarına dahil edilmesini ve Birleşmiş Milletler Küresel Plastik Anlaşması müzakerelerinde plastik üretimine sınır getiren politikaların desteklenmesini talep etti.
SIFIR ATIK NASIL MÜMKÜN OLABİLİR?
Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak Türkiye'nin önemli bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirterek “Türkiye 2025'te Avrupa Birliği'nin plastik çöpünün en büyük varış noktası oldu, ülkenin denizleri ve kıyıları mikroplastikle kirleniyor ve yeni petrokimya kompleksleri için ÇED süreçleri tamamlanıyor. Söylem ile sahada yaşanan gerçeklik arasındaki bu makas, bir politika tercihi değil, yapısal bir çerçeveleme sorunu olarak karşımıza çıkıyor." dedi.
COP31 sürecinin politika değişikliği açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade eden Butan, şöyle konuştu: “Önümüzde politika değişikliği için önemli bir fırsat var. Kasım 2026'da COP31'e ev sahipliği yapacak olan Türkiye, Sıfır Atık temasını zirvenin eylem ajandasına da ekleyerek öne çıkarmayı amaçlıyor. Bu, Türkiye'nin liderlik gösterebileceği ve anlatının ötesine geçerek, gerçek Sıfır Atık hedefini mümkün kılacak değişimleri başlatabileceği tarihi bir an. Zira gerçek Sıfır Atık hedefi plastiği geri dönüşüm kutusuna atmakla, başkasının plastik atığını almakla değil, onu kaynakta üretmemeyi başarmakla mümkün. Bu hedefe ulaşmanın yolu, atık ithalatını engellemekte, üretim kararlarında, yatırım tercihlerinde ve uluslararası müzakere masasındaki tutumda başlıyor."