Sağlık ararken kaygıya yakalanmak: Siberkondri

Bedensel belirtilere anlam verme çabası, dijital ortamda kontrolsüz bilgi arayışına dönüştüğünde “siberkondri”ye yol açıyor. Psikolog Melis Yılmaz, dijital bilgi kaynaklarının doğru kullanıldığında sağlık okuryazarlığını artırabileceğini ancak kontrolsüz kullanımın kaygıyı besleyebileceğini vurguladı

15 Ocak 2026 - 17:42

İnternetin bilgiye hızlı erişim imkanı sunması, sağlıkla ilgili sorularımızı da giderek daha fazla dijital ortama taşımamıza neden oluyor. Basit bir belirti karşısında arama motorlarına yönelmek çoğu zaman masum bir merak gibi görünse de bu davranış bazı kişilerde kaygıyı azaltmak yerine artırabiliyor. Siberkondri, kişinin yaşadığı bedensel belirtilerle ilgili internette yoğun ve tekrarlayıcı biçimde araştırma yapması sonucu sağlık endişesinin artması durumunu ifade ediyor. Özellikle belirsizliğe tahammül etmekte zorlanan bireyler için internet, geçici bir rahatlama sunsa da çoğu zaman yeni soru işaretleri ve korkuların kapısını aralıyor.

“KONTROLSÜZ KULLANIM KAYGIYI BESLİYOR”

Siberkondri yalnızca çok araştırmaktan ibaret değil; kişinin günlük yaşamını, işlevselliğini ve ilişkilerini etkileyebilen psikolojik bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Sürekli hastalık ihtimallerine odaklanmak, doktor görüşlerine rağmen rahatlayamamak ve zihnin büyük bölümünü sağlıkla ilgili düşüncelerin kaplaması bu durumun önemli işaretleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, dijital bilgi kaynaklarının doğru kullanıldığında sağlık okuryazarlığını artırabileceğini ancak kontrolsüz kullanımın kaygıyı besleyebileceğini vurguluyor. Konuyla ilgili gazetemize konuşan Psikolog Melis Yılmaz siberkondrinin nedenlerini, etkilerini ve bu döngüden çıkmak için neler yapılabileceğini değerlendirdi.

“BELİRSİZLİK DAHA ÇOK ARTIYOR”

İnsanları sağlık durumlarıyla ilgili internetten araştırma yapmaya yönelten şeyin belirsizlik olduğunu söyleyen Yılmaz, “Belirsizlik, insan zihni ve hatta insanlık tarihi açısından başa çıkması en zor duygulardan birisidir. Bedensel belirtilere net bir açıklama bulamadığında kişi kontrol hissini yeniden kazanmak için bilgiye yönelir. İnternet bu noktada hızlı ve ulaşılabilir bir ‘rahatlatıcı’ gibi görünür; fakat çoğu zaman belirsizliği daha da artırır.” dedi.

Siberkondri’nin kişinin sağlık endişesi ya da kaygısını arttırabileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Siberkondri dikkat dağınıklığına, iş performansında düşüşe, sürekli hastalık konuşmalarına ve sosyal geri çekilmeye yol açabilir. Kişi gününün büyük bir kısmını sağlıkla ilgili düşüncelerle geçiriyorsa, doktor doktor geziyor ama doktorun verdiği yanıtlarla yine de rahatlayamıyorsa ya da ilişkileri bundan etkileniyorsa psikolojik destek alma zamanı gelmiş demektir.” ifadelerini kullandı.

“KAYGIYI TOLERE ETMEYİ ÖĞRENMELİYİZ”

Yılmaz, “Tedavide genellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar ve psikodinamik çalışmalar etkili olur. Kişinin kaygıyı nasıl düzenlediği, bedenle ilişkisi ve kontrol ihtiyacı ele alınır. ‘Google’da teşhis koyma’ alışkanlığı ise yasaklamakla değil; kaygıyı tolere etmeyi öğrenmekle, güvenilir sınırlar koymakla ve belirsizlikle kalabilme becerisini geliştirmekle azalır.” dedi ve şöyle devam etti: “Siberkondriyi sadece ‘çok araştırmak’ olarak değil, modern insanın belirsizlikle baş etme biçimi olarak görmek gerektiğini düşünüyorum. Asıl mesele bedenimizin bize ne anlattığını anlamaya çalışmalı, ona kulak vermeyi öğrenmeliyiz. Yardım almak tam da bu noktada ruhsal sağlığımızı güçlendirici bir adımdır.”

CHATGBT HEALT

İnsanların sağlıklarını daha iyi anlamaya yönelik yapay zekâ araçları hızla yaygınlaşırken, OpenAI da bu alandaki yeni adımını ChatGPT Health ile attı. Platforma eklenen bu özellik, kullanıcıların tıbbi kayıtlar veya MyFitnessPal gibi wellness uygulamalarından gelen verileri bağlayarak daha kişiselleştirilmiş ve bağlama uygun yanıtlar almasını amaçlıyor. OpenAI, ChatGPT Health’in teşhis ya da tedavi için değil, sağlıkla ilgili bilgileri daha iyi anlamaya yardımcı olmak için tasarlandığını vurguluyor.

OpenAI’ye göre sağlık, ChatGPT’nin en sık kullanıldığı alanlardan biri; her hafta dünya genelinde 230 milyondan fazla kişi sağlık ve iyi oluşla ilgili sorular soruyor. Şirket, bu aracın tıbbi bakımın yerine geçmediğini, aksine kullanıcıların günlük sağlık sorularında yol bulmasına ve doktorlarıyla yapacakları görüşmelere daha hazırlıklı olmalarına destek olmayı hedeflediğini belirtiyor. ChatGPT Health’in geliştirilme sürecinde ise 60 ülkeden 260’tan fazla doktorun geri bildirimleriyle yakın iş birliği yapıldığı ifade ediliyor.

ChatGPT Health hakkında konuşan Yılmaz, “Bu tür teknolojiler artık hayatımızın çok içinde, doğru çerçevede kullanıldığında kişilerin sağlık okuryazarlığını artırabilir. Ancak siberkondri açısından baktığımızda, yapay zekanın da bir sürekli danışma nesnesine dönüşme riski vardır. Yani mesele teknoloji değil; kişinin onu nasıl ve hangi ihtiyaçla kullandığıdır. Yapay zeka destekleyici olabilir ama hekim ve terapinin yerine konulmamalı.” dedi.


ARŞİV