Günümüzün yoğun temposunda hızlı ve düzensiz beslenme, yağlı ve baharatlı gıdaların sık tüketilmesi, stres gibi etkenler mide şikâyetlerini artırıyor. Göğüste yanma, şişkinlik veya hazımsızlık hisseden pek çok kişi ise uzmana danışmak yerine reçetesiz temin edilen ve halk arasında “mide koruyucu” olarak bilinen ilaçlara yöneliyor. “Nasıl olsa zararsız” düşüncesiyle aylar, hatta yıllar boyunca bilinçsizce kullanılan ilaçlar kısa süreli rahatlama sağlarken bazı hastalıkların teşhisini geciktirebiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay, toplumda yaygınlaşan kontrolsüz mide ilacı kullanımı hakkında uyarılarda bulundu.
“NASIL OLSA MİDE KORUYUCU” ALGISI
Proton pompası inhibitörlerinin (PPI) dünyada ve Türkiye’de en sık reçete edilen ilaç grupları arasında yer aldığını belirten Günay, bu ilaçların eczanelerden reçetesiz de temin edilebildiğini söyledi.
Reflü, göğüste yanma, şişkinlik ve hazımsızlık gibi şikâyetlerin yaygın olmasının bu ilaçlara yönelimi artırdığını belirten Günay, “Bu ilaçların belirtileri çok hızlı ve etkili bir şekilde rahatlatması, kişilerin doktora danışmadan kullanmasına neden oluyor. Yağlı ve baharatlı gıdalarla beslenme, stres, hızlı yemek yeme alışkanlığı ve bu ilaçların eczaneden kolayca temin edilebilmesi, kişilerin ‘Nasıl olsa mide koruyucu, zararsızdır.’ algısıyla uzun süre kullanmasına yol açıyor.” dedi.
Her mide yanması veya hazımsızlığın aynı nedenden kaynaklanmadığını belirten Günay, yutma güçlüğü, açıklanamayan hızlı kilo kaybı, sık kusma, kusmukta kan, siyah dışkılama ve kansızlık gibi belirtilerde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söyledi.
UZUN SÜRELİ KULLANIMDA RİSKLERE DİKKAT
“Mide koruyucu” olarak bilinen ilaçların hekim kontrolünde güvenli olduğunu belirterek gereksiz ve uzun süreli kullanımda bazı risklerin gündeme gelebileceğini söyleyen Günay, “Gözlemsel çalışmalarda kemik kırığı, böbrek rahatsızlıkları veya bazı enfeksiyon riskleriyle ilişkilendirilmiş olsalar da güncel tıp literatüründe bu risklerin çoğunun ilacın kendisinden değil, zaten altta başka hastalıkları olan yaşlı ve riskli hasta gruplarından kaynaklandığını gösteren çalışmalar mevcut.” dedi.
Gereksiz kullanımın en önemli sorunlarından birinin gerçek hastalığın teşhisinin gecikmesi olduğunu belirten Günay, “Örneğin safra kesesi problemi veya kalp kökenli ağrılar yalnızca mide şikâyeti olarak değerlendirilebilir. Bu durumda hastanın gerçek rahatsızlığının teşhisi gecikebilir. Ayrıca gereksiz maliyet de oluşur.” diye konuştu.
Uzun süre mide asidini baskılayan ilaçların bazı vitamin ve minerallerin emiliminde aksaklıklara yol açabileceğini belirten Günay, özellikle B12, demir ve magnezyum açısından nadir de olsa sorun yaşanabileceğini söyledi. Dengeli beslenmeyen, başka emilim sorunları bulunan, ileri yaştaki ve yıllardır yüksek doz PPI kullanan kişilerin daha fazla risk altında olduğunu belirten Günay, sağlıklı ve dengeli beslenen kişilerde ise bu eksikliklerin klinik olarak sorun oluşturma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu ifade etti.

BIRAKILIRKEN DE DİKKATLİ OLUNMALI
Uzun süre kullanılan mide ilaçlarının aniden bırakılması durumunda geçici “rebound asit artışı” görülebileceğini belirten Günay, ilacın hekim kontrolünde ve dozu kademeli olarak azaltılarak bırakılması gerektiğini söyledi. Gerekirse bu süreçte geçici destekleyici antiasitlerden yararlanılabileceğini belirtti.
Mide ilaçlarının bazı ilaçlarla etkileşime girebileceğini de belirten Günay, özellikle bazı PPI’ların kalp ilaçları ve kan sulandırıcılarla birlikte kullanımında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Bu etkileşimlerin bazı ilaçların kandaki seviyesini artırabileceğini veya etkinliğini azaltabileceğini de ayrıca belirten Günay, “Özellikle çoklu ilaç kullanan kronik hastaların, reçetesiz aldıkları dâhil tüm mide ilaçlarını hekimlerine bildirmesi son derece önemlidir.” dedi.
Kontrolsüz mide ilacı kullanan kişilere gastroenteroloji veya iç hastalıkları uzmanına başvurmalarını öneren Günay, gerekli durumlarda kan tetkikleri, ultrasonografi veya endoskopi gibi yöntemlerle şikâyetlerin nedeninin araştırıldığını belirtti. “Mide şikâyetleri geçici olarak bastırılacak yakınmalar değil, nedeni araştırılarak tedavi edilmesi gereken sağlık sorunlarıdır.” dedi.