Mevsim değişimleriyle birlikte ortaya çıkan yorgunluk, motivasyon kaybı ve uyku artışı gibi belirtilerin her zaman depresyon anlamına gelmediği, çoğu zaman bedenin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisi olduğu belirtildi. Uzmanlar, bu belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda ise profesyonel destek alınması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Acıbadem Fulya Hastanesi Uzman Psikolog Sena Sivri, mevsim geçişlerinin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir yeniden düzenlenme süreci olduğunu vurguladı. Sivri, bu dönemde birçok kişinin “Depresyona mı giriyorum?” endişesi yaşadığını belirterek, “Oysa her duygu durum değişimi depresyon anlamına gelmez. Çoğu zaman yaşanan bu tablo, bedenin ve zihnin çevresel değişimlere verdiği doğal bir uyum tepkisidir” dedi.
Mevsim geçişlerinde gün ışığı süresi, sıcaklık ve günlük alışkanlıkların değişmesinin biyolojik ritmi doğrudan etkilediğini belirten Sivri, sirkadiyen sistemde yaşanan bozulmaların hormon dengesi ve duygu durum üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekti. Bu süreçte yorgunluk, sabah uyanmakta zorlanma ve zihinsel performansta düşüş gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Mevsim geçişlerinde yaşanan duygu dalgalanmalarının psikolojik bir zayıflık olarak görülmemesi gerektiğini belirten Sivri, bu durumun aslında uyum sağlama kapasitesinin bir göstergesi olduğunu söyledi. “Önemli olan bu değişimleri korkulacak bir durum olarak görmek yerine, bedenin ve zihnin uyum sürecinin bir parçası olarak değerlendirebilmektir” diyen Sivri, küçük yaşam düzenlemeleri ve farkındalıkla bu sürecin daha dengeli atlatılabileceğini ifade etti.
Uzman Psikolog Sena Sivri, klinik gözlemler ve bilimsel verilerin, küçük ama sürdürülebilir değişimlerin ruh hali üzerinde koruyucu etkisi olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, mevsimsel duygu dalgalanmalarıyla başa çıkmak için önerilerde bulundu.
"GÜN IŞIĞI VE HAREKET ÖNEMLİ"
Sivri, gün ışığıyla temasın artırılmasının serotonin seviyelerini destekleyerek enerji artışı sağladığını belirtti. Özellikle kapalı ortamlarda çalışan kişilerin gün içinde en az 15–20 dakika dışarıda zaman geçirmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Uyku düzeninin korunmasının da kritik olduğuna dikkat çeken Sivri, düzensiz uyku saatlerinin biyolojik ritmi bozarak yorgunluğu artırabileceğini ifade etti. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmanın zihinsel dengeyi desteklediğini söyledi.
Fiziksel hareketin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Sivri, düzenli egzersizin endorfin salgısını artırarak kaygıyı azalttığını kaydetti. Hafif tempolu yürüyüşler ve esneme hareketlerinin bile psikolojik rahatlama sağladığını dile getirdi.
Mevsim geçişlerinde şekerli gıdalara yönelimin arttığını belirten Sivri, bu tür besinlerin kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede enerji düşüşüne yol açabileceğini söyledi. Dengeli beslenmenin ruh hali üzerinde önemli bir etkisi olduğuna dikkat çekti.
Sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin de psikolojik dayanıklılığı artırdığını vurgulayan Sivri, kısa bir görüşmenin bile aidiyet hissini güçlendirdiğini ifade etti.
Uzman Psikolog Sena Sivri, mevsimsel duygu durum değişimlerinin çoğu zaman geçici olduğunu ancak belirtilerin uzaması durumunda dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Sivri, “Mutsuzluk, isteksizlik veya umutsuzluk hissi iki haftadan uzun sürüyorsa profesyonel destek almak önemlidir. Erken dönemde alınan destek, sürecin kronikleşmesini önler” dedi.