Türkiye’nin altkültür üreticilerini birleştiren dernek

Türkiye’de bilimkurgu, fantastik, korku ve diğer altkültür disiplinlerinde üretim yapan yaratıcıları bir araya getirmek amacıyla kurulan ABRA Derneği, sanatçılar ve üreticiler arasında yeni bir iş birliği alanı oluşturmayı hedefliyor

10 Eylül 2026 - 17:11

Türkiye’de bilimkurgu, fantastik, korku, polisiye ve diğer altkültür disiplinlerinde üretim yapan sanatçıları, yazarları, çizerleri ve yaratıcı toplulukları bir araya getirmeyi amaçlayan Altkültür Betimleme, Resimleme ve Anlatı Derneği (ABRA) faaliyetlerine başladı. İstanbul merkezli olarak kurulan dernek; spekülatif kurgu ve popüler kültür alanlarında üretim yapan kişilere ortak bir platform sunmayı, yaratıcı iş birliklerini güçlendirmeyi ve bu alanların Türkiye’de daha görünür hâle gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor. ABRA Derneği’nin kurucularından Devrim Kunter, derneğin kuruluş amacı, sektördeki ihtiyaçlar ve gelecek dönem projeleri hakkında gazetemize konuştu.

“SEKTÖREL SİNERJİ YARATMA İHTİYACI”

Dernek hakkında bilgi veren Kunter, “ABRA Derneği, altkültür disiplinlerini bir araya getirmek amacıyla kuruldu. Bünyemizde güçlü bir yazar, çizer, müzisyen, yönetmen ve sanatçı kadrosu bulunuyor. Türkiye’de üniversite kulüpleri ve İzmir Kule Sakinleri gibi köklü yapılar önemli üretimler gerçekleştiriyor. Ancak, bu üretken kitlenin en yoğun olduğu İstanbul’da, büyük potansiyeli bir araya getirip yönlendirecek çatı bir yapı eksikti. ABRA; nitelikli sanatçı ve üretici gücünü tek bir merkezde buluşturarak sektörel ve sanatsal bir sinerji yaratma ihtiyacından doğdu.” dedi.

Kunter, “Önceliğimiz; üyelerimizin sanatsal üretimlerini ve gelişimlerini desteklemek, aynı zamanda toplumsal bir birliktelik oluşturmaktır. Bu doğrultuda sosyoekonomik açıdan dezavantajlı okullarda gençlerin hayal güçlerini besleyecek ‘Hayal Kütüphaneleri’ kurmayı hedefliyoruz. Eğitim alanında ise yazarlık, çizim, sinema, dijital sanatlar ve yeni üretim teknolojilerini kapsayan, çevrim içi başlayıp ilerleyen dönemde fiziksel ortamlara taşınacak kapsamlı atölyeler planlıyoruz. Uluslararası alanda benzer derneklerle iş birlikleri kurmayı, ulusal ve uluslararası üniversitelerle ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Yapay zekâ ve etik konusunu da bu çalışmaların önemli başlıklarından biri olarak ele alıyoruz. İlerleyen süreçte genç yetenekleri teşvik edecek yarışmalar düzenlemeyi ve üreticilerin haklarını gözeten, şeffaf ve adil bir yayınevi modeli oluşturmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“MARJİNALLEŞTİRME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”

Sektördeki zorluklara da değinen Kunter, “Her sektörün kendine özgü ekonomik ve teknik zorlukları elbette var; ancak benim için en kritik mesele, toplumsal algı ve kültürel kalıplardır. Ne yazık ki ana akımın ve genel kabul görmüş beğenilerin dışında üretim yapan veya bu alanlara ilgi duyan insanlar, toplum tarafından zaman zaman hafife alınma ve marjinalleştirilme riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Yetişkinlerin hayal gücüyle, altkültürlerle veya oyun dünyasıyla nitelikli bir bağ kurması hâlâ ciddiyetsiz ya da sıra dışı bir ilgi gibi değerlendirilebiliyor. İşte bu nedenle ABRA çatısı altında; zengin hayal dünyasını, sanatsal heyecanını ve oyun oynama tutkusunu kaybetmemiş, üreten ve paylaşan insanları bir araya getirerek bu alanların değerini görünür kılmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“KADIKÖY ALTKÜLTÜR ÜRETİMİNİN MERKEZİ”

Altkültür üretiminde Kadıköy’ün önemli bir lokasyon olduğuna dikkat çeken Kunter, “Kadıköy’ün bir noktada bu alanların merkezi hâline geldiğini söyleyebiliriz. İstcaf ve Kadıköy Çizgi Festivali gibi önemli etkinlikler uzun süredir burada düzenleniyor; kitabevleri, çizgi roman dükkânları ve oyun mağazaları da bölgede yoğunlaşıyor. Aynı zamanda farklı toplulukların buluşması için ortak ve erişilebilir bir nokta oluşturuyor. Eylül ayı bizim için oldukça yoğun geçecek; önce GIST, ardından Kadıköy Çizgi Festivali’nde dernek olarak yer alacağız. Ekim ayında ise Inktober ve Cadılar Bayramı kapsamında özel etkinlikler düzenlemeyi planlıyoruz. Online atölyelerimize Yetkin Gülmen ile başladık, ekim ayında ise korku yazarı Galip Dursun ile devam edeceğiz. Yıl sonuna doğru bir almanak ve üyelerimizin çalışmalarından oluşan bir derleme hazırlama hedefimiz var. Her gün üyelerimizden yeni bir fikir ve proje önerisi geliyor; bunların ne kadarını hayata geçirebileceğimizi biz de büyük bir heyecanla takip ediyoruz.” dedi.

Kunter son olarak şunları dile getirdi: “Türkiye’de bu alanlarda çok değerli sanatçılar ve güçlü bir külliyat bulunmasına rağmen, üreticiler ile sektör arasında hâlâ güçlü bir bağ kurulabilmiş değil. Yurt dışında benzer projeler geliştirilirken ve mevcut üreticilerin birikimlerinden faydalanılırken, bizde çoğu zaman bu kaynaklar göz ardı edilerek yeni başlangıçlar yapılmaya çalışılıyor. Oysa doğru bağlantılar kurulduğunda ve özgün üreticilerin fikirleri sürece dâhil edildiğinde çok daha nitelikli işler ortaya çıkabilir.”


ARŞİV