Dünyaca ünlü yetişkin animasyon dizisi Rick and Morty, portal silahıyla boyutlar arası yolculuk yapan Rick ve torunu Morty’nin sıra dışı maceralarını konu alıyor. Dizideki bu ikonik portal fikri, Onaranlar Kulübü’nün çalışmasıyla bu kez kurgu dünyasından çıkarak gerçek mekânlar arasında bir yolculuğa dönüştü. İstanbul Kadıköy’de Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin duvarına yerleştirilen portalın devamı, Almanya’nın Köln kentindeki Allerweltshaus binasında konumlandı. Portalın iki ucunu da görmek isteyen ziyaretçiler, Moda’daki ve Köln’deki yerleştirmeleri ziyaret ederek deneyimlerini sosyal medya hesaplarında paylaştı. Biz de bu dikkat çekici projenin nasıl ortaya çıktığını ve ilham kaynağını öğrenmek için Onaranlar Kulübü İletişim ve Kurumsal İşbirlikleri Yöneticisi Mervenaz Çiçekdiken Güven ile bir araya gelerek merak ettiklerimizi sorduk.
VİZE ZORLAŞINCA PORTAL AÇILDI
Rick and Morty’nin Kadıköy’de portalını yapma fikri nasıl ve ne zaman doğdu?
Rick and Morty fikri aslında tekil bir iş olarak değil, en başından beri devam edebilen bir hikâye olarak ortaya çıktı. Projenin çıkış fikri, Avrupa vizesi almanın ciddi şekilde zorlandığı bir dönemde, ‘fiziksel olarak geçemediğimiz sınırları hayal gücüyle aşabilir miyiz?’ sorusu bizim için çok belirleyici oldu.
Rick and Morty’nin portal fikri tam da bu noktada güçlü bir metafora dönüştü; pasaport gerektirmeyen bir geçiş kapısı. İlk olarak Şişli’de başlayan yerleştirme, İstanbul–Köln hattında kurgulanmıştı. Bomonti’deki binanın kentsel dönüşümle yıkılmasıyla portal kapandı ama bu kapanış, hikâyeyi bitirmedi. Aksine, ‘kaçış’ fikrini daha da görünür kıldı ve bizi Kadıköy’de yeni bir portal açmaya yöneltti. Moda hem sokak kültürü hem de politik duyarlılığı yüksek bir alan olarak, bu hikâyenin yeniden başlayabileceği en doğru yerlerden biriydi.
Portal ne zamandır Moda’daki meslek lisesinin duvarında ve okul yönetimi bu projeye nasıl yaklaştı?
Portal, haziran ayından beri Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin duvarında yer alıyor. Bu, ani bir sokak müdahalesi değil; okul yönetimiyle konuşularak, işin niyeti ve kapsamı anlatılarak ilerleyen bir süreçti. Projeyi anlatırken bunun sadece bir Rick and Morty yerleştirmesi değil, dönemin gençleriyle doğrudan temas eden, onların gündelik hayatında çok somut bir karşılığı olan ‘gitmek–kalmak’ meselesine dair bir iş olduğunu vurguladık. Bu yaklaşım karşılık buldu ve oldukça açık, destekleyici bir tutumla karşılaştık.
Yapım aşaması nasıldı? Zorlandığınız anlar oldu mu?
Açık alanda, kamusal bir duvarda, uzun süre kalacak bir iş üretmek ciddi planlama gerektiriyor. Çok negatif senaryolarla karşılaşmasak da zorlandığımız anlar montaj sırasında ortaya çıktı. Sokakta üretmenin en güzel yanı da bu, her şey kontrolünüzde değil ve bunu kabullenmek zorundasınız.
Biz ikiliyi Kadıköy’den ayrılırken görüyoruz, buna nasıl karar verdiniz?
Bu karar, dönemin ruhuyla doğrudan ilişkiliydi. Zaten gitmek isteyen, kafası başka yerde olan, sürekli ‘bir çıkış’ arayan bir ruh hali vardı. Onlar Kadıköy’den çıkıyor ama portal açık kalıyor. Yani bu bir veda değil, ‘sıradaki kim’ sorusu.


KARDEŞ ŞEHİRLER ARASINDA YOLCULUK
İkili neden Köln’e gidiyor? Bu fikir kimden çıktı?
Köln, bu hikâyede sadece rastgele seçilmiş bir Avrupa şehri değil. İstanbul ve Köln’ün kardeş şehir olması, bu hattı bizim için daha da anlamlı kıldı. Bir yanda vizeyle ulaşılması zorlaşan Avrupa, diğer yanda tarihsel olarak zaten birbirine bağlı iki şehir.
Ayrıca Köln’de hali hazırda gerçekleştirdiğimiz bir sosyal paydaşlık projesi vardı. Portal fikrini bu projenin içine entegre etmek, hikâyeyi sadece sembolik bir anlatı olmaktan çıkarıp somut bir sosyal bağa dönüştürdü. Süreç boyunca yerel paydaşlarla birlikte çalıştık ve portalın karşılığının Köln’de yer alması, Rick and Morty’nin bu hikâye kapsamında halihazırda Köln’e doğru yola çıktığı fikrini güçlendirdi.
Kadıköy’de gördüğümüz portalın karşılığı Köln’de tam olarak nerede yer alıyor?
Kadıköy’de Moda’daki lise duvarında gördüğünüz portalın devamı, Köln’de Allerweltshaus binasında konumlanıyor. Burası çok kültürlü yapısıyla, göç, birlikte yaşama ve dayanışma temalarını zaten içinde barındıran bir mekân. Bu da portalı sadece ‘oraya açılan bir kapı’ olmaktan çıkarıp, anlamlı bir karşılığa dönüştürdü.
‘KEŞKE GERÇEKTEN GEÇEBİLSEK’
Çevreden tepkiler nasıldı?
Tepkiler ilk andan itibaren çoğunlukla merak ve gülümseme şeklindeydi; insanlar durup bakıyor, fotoğraf çekiyor, birbirlerine ‘bu nereye açılıyor?’ diye soruyordu. Ancak zamanla işin alt metnini fark edenlerin yorumları daha görünür hale geldi. Özellikle ‘Keşke gerçekten geçebilsek’ gibi cümleler, projenin vize meselesine yaptığı göndermenin izleyiciyle birebir temas ettiğini gösterdi ve bizi en çok etkileyen geri dönüşlerden biri oldu.
Son dönemde projenin sosyal medyada yeniden dolaşıma girmesiyle birlikte yerleştirmenin ikinci bir hayat kazandığını gözlemledik. İnsanlar sadece tesadüfen karşılaşmakla kalmadı; özellikle görmek için Moda’daki ve Köln’deki yerleştirmeleri ziyaret etmeye başladı. Hem İstanbul’da hem de Köln’de portalın önünde üretilen fotoğraflar, videolar ve kişisel anlatılar, projenin bireyler tarafından yeniden yorumlanmasına alan açtı.
Dünyanın başka yerinde de böyle bir proje var mı?
Popüler kültür referanslı sokak işleri çok var; ancak iki kardeş şehir arasında, kamusal alanda, güncel bir politik ve sosyal meseleye bu kadar doğrudan referans veren, hikayesi mekanla birlikte evrilen bir örnek çok yaygın değil. Bu açıdan projenin özgün bir yerde durduğunu düşünüyoruz.