TIMBILLI
Yetişkin edebiyatında insan ruhunun inceliklerini işlediği Bitirgen, Pala Hayriye, Hayriye Hanım’ı Kim Çaldı? ve HınçAhınç gibi yapıtlarıyla tanıdığımız yazar Figen Şakacı, bu kez çocuk dünyasının o dupduru, kırılgan ve muzip sularına yelken açıyor. Semih Gümüş’ün editörlüğünü üstlendiği Tımbıllı, Günışığı Kitaplığı’nın edebiyatla genç okurları buluşturan Köprü Kitaplar koleksiyonunun 30. halkası olarak raflardaki yerini aldı.
Büyüyünce ressam olmak isteyen Çağla’nın hayatı, babaannesi Mamiş’in ölümünün ardından babasının tayininin İstanbul’a çıkmasıyla değişir. Ailesiyle birlikte yaşadıkları küçük kasabadan ayrılmak zorunda kalan Çağla için taşınmak, yalnızca ev değiştirmek değildir. En yakın arkadaşı Nuriye’yi, hislerini bir türlü açıklayamadığı Mert’i, çok sevdiği öğretmenini, okulunu ve babaannesiyle biriktirdiği anıları geride bırakmak demektir. Bir yandan sevdiklerinden ayrılacağı için üzülürken bir yandan da kocaman İstanbul’u merak eder. Çağla, gitmek istemekle yeni bir hayatı keşfetme arzusu arasında gidip gelirken ilk büyük vedasıyla yüzleşir.
Babaannesinin, çabuk kırıldığı ve her şeyi derinden hissettiği için ona taktığı “Tımbıllı” lakabı, romanın duygusal dünyasına da ışık tutar. Figen Şakacı; ayrılık, özlem, unutmak ve değişmek gibi temaları, alınganlıkla duyarlılık arasındaki ince çizgi üzerinden ele alır. Sevdiğimiz insanlardan uzaklaşınca onları unutur muyuz? Ayrılmak, geride bırakmak anlamına mı gelir? Sevginin, özlemin, hatta alınganlığın resmi yapılabilir mi?
Romanın en güzel yanlarından biri, Çağla’nın sahiciliği. O, duygularını her zaman anlayabilen ya da her şeye doğru tepkiler veren kusursuz bir kahraman değil; inat eden, meraklanan, kırılan ve bazen kendi hislerine bile anlam veremeyen gerçek bir çocuk. Onun üzüntüsüne ortak oluyor, muzipliklerine gülümsüyor, içtenliğinde tanıdık bir çocukluk hâli buluyoruz. Tımbıllı, büyümenin, geride bırakmanın ve değişen bir hayata alışmanın hikâyesini çocukluğun kendine özgü mizahı ve samimiyetiyle anlatıyor.
Yayınevi: Günışığı Kitaplığı
ÇİZSEK UÇAR MI?
Üç mimar ve bir şehir plancısı, çocuklarla kentin ilişkisini anlatan bir çocuk kitabına imza attı. Şehir plancısı ve akademisyen Büşra Güven Güney, mimar, editör ve çocuk kitapları yazarı Elif Samur Çelebi ve kentsel dönüşüm konusunda uzmanlaşmış olan mimar Tuba Sarı Haksever’in birlikte yazdığı kitabı, mimar, illüstratör ve öğretim görevlisi Rana İmam Esirger resimledi. Bilinç Kültür Yayınları tarafından basılan kitapta Ada ile Deniz; merak, cesaret, hayal gücüyle şehri keşfederken küçük adımlarıyla da büyük izler bırakıyor. Uçurtma peşindeki bu yolculukta eşik, farklı bir maceranın kapısını aralıyor. “Çizsek Uçar Mı?”da şehir, çocukların gözünde bazen devlerin kurduğu bir dünya bazen de gizli oyunlarla dolu bir masal olarak önümüze çıkıyor.
Yayınevi: Bilinç Kültür Yayınları
32 SAYFADA HER ŞEYİN TARİHİ
Evren nasıl oluştu? Dünya nasıl meydana geldi? Dinozorlar neden artık aramızda değil? İlk insanlar kimlerdi, sanat yapmaya ne zaman başladılar? Peki, gezegenimizi korumak için neler yapabiliriz? Anna Claybourne’un kaleme aldığı, Jan Van Der Veken’in çizdiği ve Gökçe Alper’in Türkçeye çevirdiği kitap, genç okurları yalnızca bilgi edinmeye değil, çevrelerine merakla bakmaya da davet ediyor.
Küçük okurları 13,8 milyar yıllık bir zaman yolculuğuna çıkaran kitap evrenin başlangıcından Dünya’nın oluşumuna, dinozorlardan insanlık tarihine uzanan geniş bir keşif alanı açıyor. Çocukların merak duygusunu harekete geçiren 32 Sayfada Her Şeyin Tarihi, karmaşık ve büyük konuları keşfedilebilir bir yolculuğa dönüştürüyor. Bilimin, doğanın ve insanlık tarihinin iç içe geçtiği bu yolculukta her soru, yeni bir sorunun kapısını aralıyor.
Evrenin geçmişini öğrenirken gezegenimizin geleceğini düşünmeye çağıran 32 Sayfada Her Şeyin Tarihi, küçük bir kitaba sığan büyük sorularla keşfetmeyi seven çocuklar için merak uyandırıcı bir başlangıç.
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
CUMHURİYET’İN İLK SABAHI
Bir ülkenin yeniden doğuşunu bir çocuğun gözünden anlatmak mümkün mü? Şermin Yaşar ve İlber Ortaylı’nın birlikte kaleme aldığı Cumhuriyet’in İlk Sabahı, okurlarını Millî Mücadele yıllarına götürürken tarihin büyük olaylarına küçük bir çocuğun dünyasından bakmaya davet ediyor.
Savaşın, yoksulluğun ve belirsizliğin gölgesinde yaşayan küçük bir şerbetçinin hikâyesi, bir ülkenin bağımsızlığa uzanan yolculuğuna eşlik ediyor. Çocuğun gözünden dönemin zorluklarını, insanların umutlarını ve değişen hayatlarını keşfederken tarihin yalnızca savaşlardan ve zaferlerden ibaret olmadığını görüyoruz.
Gökçe Akgül’ün çizimleriyle zenginleşen Cumhuriyet’in İlk Sabahı, geçmişi insan hikâyeleri üzerinden anlatan, çocukları tarihimizle buluşturan bir kitap. Cumhuriyet’in hangi koşullarda kurulduğunu hatırlatırken bağımsızlığın, dayanışmanın ve umudun değerini de yeniden düşündürüyor.
Yayınevi: Kronik Kitap