“Ben sadece bir anlatıcıyım”

Işıl Yücesoy, CKM’de gerçekleşen söyleşide 57 yıllık sanat yolculuğunu, unutulmaz karakterlerini ve müzikle kurduğu bağı anlattı

30 Mart 2026 - 12:04

Usta oyuncu Işıl Yücesoy, Kadıköy’de gerçekleşen söyleşide 57 yıllık sanat yolculuğunu, unutulmaz karakterlerini ve müzikle kurduğu bağı anlattı. Kadıköy Belediyesi Fenerbahçe Gönüllüleri’nin davetiyle Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) düzenlenen etkinlikte Yücesoy, sanat hayatına dair deneyimlerini ve mesleki duruşunu katılımcılarla paylaştı. Hüseyin Akdağ’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşiye yoğun ilgi gösterildi.

Sanat hayatındaki ilkesini “dürüstlük” olarak tanımlayan Yücesoy, “57 yıldır hissetmediğim hiçbir şeyi izleyiciye söylemedim. Sahnedeki halimle gündelik hayatımdaki halim arasında fark yok” diyerek meslekte tutarlılığın önemine dikkat çekti. Meslek hayatından belirli bir sınır ve duruşun önemine dikkat çeken Yücesoy, “Bu meslekte kendinize bir alan inşa etmezseniz, hayatınıza girecek olan sevgilinizden tutun da arkadaşınıza kadar seçimlerinizi doğru yapmazsanız maalesef kalıcı olmuyor ve görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BEN ANLATICIYIM”

Müzikle kurduğu ilişkiye de değinen Yücesoy, kendisini hiçbir zaman yalnızca bir şarkıcı olarak görmediğini söyledi. “Ben sadece bir anlatıcıyım. Hikâyeyi melodiyle anlatıyorum.” diyen sanatçı, sözün anlamının müzikte belirleyici olduğunu vurguladı. Popüler olmayı hedeflemediğini belirten Yücesoy, “Hayatın içinden ve gerçek olmayan hiçbir şey beni etkilemiyor. Bu yüzden hit parçaların peşinden gitmedim.” ifadelerini kullandı. Canlandırdığı karakterlere de değinen Yücesoy, Kenan Uzun’un yönetmenliğini üstlendiği ‘Üvey Baba’ dizisindeki rolünü hatırlatarak, “Hanımağa karakteri fenomen oldu, yaklaşık 300 bölüm oynadım. Senaryoda silah çeken, sert bir karakterdi ama ben dizi boyunca bir kez bile silah kullanmadım; çünkü bu benim hoşlanmadığım bir şeydi.” dedi. Karakterin izleyiciyle güçlü bir bağ kurduğunu belirten Yücesoy, “Halk bu karakteri çok sevdi. Hâlâ yolda beni ‘Hanımağa’ diye çevirenler oluyor.” şeklinde konuştu.,

ÇEMBERİMDE GÜL OYA

Yücesoy, yönetmen Çağan Irmak’la çalışmanın kendisi için özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. “Çemberimde Gül Oya” dizisinin sınırlı sayıda bölümle tamamlanmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyleyen sanatçı, Irmak’ın anlatım dilini “insanın iç dünyasına dokunan” bir yaklaşım olarak tanımladı.“Onun üç projesinde yer aldım; benim için kardeşim ve evladım gibidir.” diyen Yücesoy, Yücesoy, Irmak’ın anlatım dilini ise “İnsanların kendilerinde var olan, fakat hayatın keşmekeşi içinde ekonomik koşullar ve yaşamın zorlukları içinde, unuttukları ya da unutmayı yeğledikleri duygularına gelir bir iğne batırır ve çekilir. Sizi sizle, vicdanınızla, hayat felsefenizle baş başa bırakır. Hesaplaşmaya zorlar sizi.” sözleriyle anlattı. Irmak’ın oyunculara karakterin yolculuğunu önceden sezdiren bir yöntemle çalıştığını belirten Yücesoy, bu sayede rolüne daha derinlikli hazırlanabildiğini ifade etti.

YILLAR SONRA MÜZİK VE TİYATROYA DÖNÜŞ

Işıl Yücesoy, 2016 yılında 38 yıl sonra müziğe ‘Zamansız’ albümü ile geri dönmesi üzerine şöyle konuştu: “Büyük bir aşk yaşamışsınız, bu aşktan çocuklarınız plaklarınız olmuş. Bu aşk için epey bir ağlamışsınız, heyecan duymuşsunuz. Sonra birden hayat şartları ve kendi öz kararlarınız bu aşka çok ciddi bir ket kurnuş ve bir dost meclisinde dahi şarkı söylememeye  karar veren Işıl Yücesoy haline gelmişim. Bu arada müzik direktörüm Hakan Eren kıyamet kopartarak ‘olmaz, haksızlık yapıyorsun’ diyerek birdenbire bir proje ile karşıma çıktı. Yapamadım, döndüm işte. 37 yıl aradan sonra stüdyoya ilk girdiğim gün kontrbasları, müzik odasını tek tek okşadım. Hapsettiğim, içimdeki tüm saksafonlar ile orglar hepsi birden dans etmeye başladı ve ben ağladım. O gün stüdyoya giremedim.”

Arsen Gürzap’ın yönettiği “İzninle” adlı tiyatro oyununa ve burada hayat verdiği Açelya karakterine değinen Yücesoy, “25 yıl aradan sonra yapmış olduğum bir tiyatro olduğu için çok enteresan. Bunu yapmamın nedeni ben konservatuar mezunu bir kadınım. Ne eğitim aldıysam hocalarımdan ve konservatuvar yıllarımda aldım.” dedi. Yücesoy, “Çok büyük bir vefasızlık yapıyorsun dedim kendime. Artık dar zamanlarda kısa paslaşmalar, önümüzde bitmekte olan bir hayat var, aklın yerindeyken hiç olmazsa eğitimin için bu kadar emek vermiş olan hocalarına teşekkür etmek için bir tiyatro yapmak mecburiyetindesin. Bunu dediğim zaman da hiçbir zaman klasik bir şey düşünmedim. Ben bizi anlatmak istedim bizlere çünkü bugünkü kadının buna ihtiyacı var. Öyle enteresan bir oyun oldu ki Açelya sizden biri.” diye konuştu.

 


ARŞİV