Bağımsız tiyatro: Özgür ama yoksul

TESAK’ta düzenlene “Bugünün Tiyatrosu: Aidiyet mi, Özgürlük mü?” başlıklı söyleşide bağımsız tiyatro ve sanatçıların özgürlük arayışı ele alındı

21 Mayıs 2026 - 12:58

​Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi (TESAK)’ta düzenlene Cumartesi Söyleşileri kapsamında bu hafta “Bugünün Tiyatrosu: Aidiyet mi, Özgürlük mü?” konusu konuşuldu. Moderatörlüğünü oyuncu Pınar Yıldırım’ın yaptığı söyleşinin konukları oyuncu Sevinç Erbulak ve yönetmen, oyun yazarı Ahmet Sami Özbudak’tı. Söyleşide tiyatronun dönüşen üretim alanları, bağımsız sahneler, sanatçının aidiyet ve özgürlük arayışı ile estetik ve politik yaklaşımlar ele alındı. Söyleşi boyunca hem bağımsız tiyatroların yaşadığı ekonomik sorunlar hem de kurum tiyatrolarındaki çalışma sistemleri üzerine değerlendirmeler yapıldı.

“BAĞIMSIZ TİYATROCULAR ÖZGÜR AMA FAKİR”

Sevinç Erbulak, tiyatronun kendisi için güçlü bir aidiyet alanı olduğunu söyleyerek bağımsız tiyatrolardaki dayanışma duygusuna dikkat çekti. Erbulak, “Aidiyet bu mesleğin ta kendisi. Bizim bir aile gibi üretim yaptığımız bir düzen var ve son derece özgürüz. Özgürüz ama aynı zamanda çok da fakiriz. Özel tiyatro yapanların sahneye çıkana kadar geçtiği yolu çok iyi biliyorum. Kostümünden afişine kadar her şeyi kendiniz yapıyorsunuz. Bir oyunun sahneye çıkması sadece prova değil aslında büyük bir emek. Bir yandan sahne kiraları ve masraflar da var. Ben onlarla yeni tanıştım.” dedi.

“MEKÂN TİYATROSU YOKLUKTAN DOĞDU

Söyleşinin diğer konuşmacısı Ahmet Sami Özbudak ise bağımsız tiyatroların zorunluluktan ortaya çıktığını söyledi. Özbudak, “Biz sahne fiyatları ve sahne yetersizliği nedeniyle mekân tiyatrosunu geliştirdik. İnsanlar bunu estetik bir tercih gibi görüyor ama aslında biraz yokluk tiyatrosundan doğdu. Yoksa ben de iyi bir sahnede, iyi bir ışık tasarımıyla oynamak isterim. Bütün bu işler büyük zorluklarla yapılıyor.” dedi.

Sansür ve otosansür tartışmalarına da değinen ve bazı metinlerini değiştirmek yerine bekletmeyi tercih ettiğini anlatan Özbudak, “Ben bunu otosansür değil, bir duruş olarak görüyorum. Oyun oynanmıyorsa çekmecede dursun ama kendi dünyasıyla dursun isterim.” ifadelerini kullandı.

“BU ROMANTİK AMA ÇOK YORUCU BİR SÜREÇ”

Söyleşinin moderatörlüğünü yapan Pınar Yıldırım ise bağımsız tiyatro üretiminin dışarıdan göründüğü kadar romantik olmadığını söyledi. Bağımsız tiyatro ekiplerinin her işle aynı anda ilgilenmek zorunda kaldığını belirten Yıldırım, “Sadece oyunculuk yapmak isterim ama kostümünden dekoruna kadar her şeyi düşünüyorsun. Evet, bizi diri tutuyor ama bir noktadan sonra gerçekten çok yorucu oluyor.” dedi. 

Sansür ve sahne tercihleri üzerine de konuşan Yıldırım, “Politik duruşun nedeniyle bazı sahnelerde oynamamayı tercih ediyorsun. Bu da bugünün tiyatrosunda konuşulması gereken meselelerden biridir. Çünkü bu tercihler zaman zaman sanatçının görünürlük alanını da doğrudan etkiliyor.” ifadelerini kullandı.


 


ARŞİV