Kapıdaki görevliye ismimi söylüyorum, onaylıyor. Tek kullanımlık maske, kulaklık ve VR (sanal gerçeklik-virtual reality) gözlüğünü takıp, Terminal Kadıköy’deki Paribu Art’ın fuayesindeki küçük bir kabine giriyorum. Üç tarafı duvar, ön yüzü tamamen cam olan bu mekanda sadece 8 tane sandalye var. Birine oturuyorum. Diğer koltuklarda da diğer seyirciler var. Görevli son kontrolleri yapıyor, herhangi bir sorun olursa elimizi kaldırmamızın yeterli olacağı konusunda hatırlatma yaptıktan sonra, ‘iyi seyirler’ diyerek odadan çıkıyor ve ‘oyun’ başlıyor…

VR gözlüklerle, yaklaşık yarım saat süren birbirinden bağımsız ama bağlantılı iki hikaye izliyoruz. Oyuncular sanki burnumuzun dibinde! Teknolojinin son imkanlarıyla inşa edilen bu işin içeriği de teknolojiyle bağlantılı; insanların yapay zekayla kurdukları netameli ilişki… İlk hikayede; bakanlara sunulacak olan yapay zeka destekli bir güvenlik kamerasını tanımaya çalışan bürokratların trajikomik hallerine tanıklık ediyoruz. Ardından kamera aniden gökyüzüne yükseliyor, ardından yavaşça alçalarak Fenerbahçe Parkı’na iniyor. Burada da, 180 derecelik VR açısıyla bir erkek grubunun pikniğine dahil oluyoruz adeta. Kameraya bakılarak, kamerayla yapılmaya başlanan sıradan bir sohbet, geçmişteki bir sırrı ortaya çıkarmak üzere…

YENİ BİR DİJİTAL ANLATI BİÇİMİ
Akışı burada keserek projeyi özetleyeyim; bu işin adı “35 Mayıs”. Yapımcısı KREK. Çok katmanlı üretim pratiğine sahip bir isim olan Berkun Oya’nın kurucusu olduğu bu yapı, tiyatro, film ve yayıncılık alanlarında üretim yapıyor. “Bir Başkadır”, “Cici”, “Kuvvetli Bir Alkış” gibi dijital platform işleriyle ses getiren KREK’in sıradışı sahne ve ses tasarımıyla pek çok ödül alan “Dünyada Karşılaşmış Gibi”, “Güzel Şeyler Bizim Tarafta” oyunları da dikkat çekiciydi. Berkun Oya bu oyunlarda kah izleyiciye cam bir bölmenin ardından kulaklıklarla oyunu dinleterek, kah seyirciyi oyun arasında yer değiştirtip, ‘bir de burdan bakın’ diyerek, tiyatroda yenilikçi yaklaşımlar uygulayan bir isim. Şimdi de, KREK VR projesinin ilk işi olan 35 Mayıs’ta yine seyirciyi farklı şekilde konumlandırıyor. Bu kez 180 derece bir izleme deneyimi sözkonusu. Bu yenilikçi sahne projesinde izleyiciyi yalnızca bir seyirci olmaktan çıkararak hikâyenin bir parçası hâline getiriyor ve karakterlerin dünyasına doğrudan dahil ediyor. Bu gösteri, her ne kadar bazı mecralarda “Türkiye'nin ilk VR tiyatro oyunu” olarak tariflense de, KREK ekibi bu projenin tiyatro olarak algılanmamasından yana.

35 MAYIS’IN YAPIMCISI ANLATIYOR
Bu yenilikçi deneyimin ardından, işin yapımcısı Evrim Zeybek’e aklımdakileri soruyorum sıcağı sıcağına.
İsim neden “35 Mayıs”? Bu tarih sembolik olarak neyi temsil ediyor?
“35 Mayıs” ismi gösterinin içerisinde bir diyalogda geçiyor. Sürprizini bozmamak için çok detaya giremiyorum maalesef. Her izleyende farklı bir anlam doğuracaktır mutlaka.
KREK her zaman dikkat çekici işler üretiyor. “35 Mayıs”ın en önemli farkı ne?
VR teknolojisini kullandığımız ilk iş olması ve bizler için de oldukça deneysel bu teknolojinin imkanları içerisinde bir iş üretiyor olmak.
Berkun Oya’nın anlatı dili ve tarzı yapım sürecini nasıl şekillendirdi?
Bu projenin ar-ge’sinde keşfettiğimiz teknik sınırlamalarla örtüşen bir anlatı dili vardı 35 Mayıs metninin. Tek plan çekmemiz gerektiği için, bir tiyatro provası gibi hazırlandık çekimlere. Bu anlamda yapım sürecini de kolaylaştırdı diyebilirim.
Sanal gerçeklik teknolojisini tiyatroya entegre etmeye karar verirken motivasyonunuz neydi?
Aslında tiyatrodan tamamen bağımsız bir yapı. Çünkü canlı bir performans yok, bir sahne yok. Seyirciyi hikâyeye tanıklık eden bir noktadan alıp, doğrudan içine yerleştirme fikri bizim için heyecan vericiydi. VR teknolojisi bunu mümkün kılan bir araç oldu.
Mekan açısından bakacak olursak; 35 Mayıs için Paribu Art nasıl bir üretim alanı sundu?
“35 Mayıs” mobil olabilen ve şehrin birçok yerinde yer almaya da müsait bir proje olarak kurgulandı. Paribu Art’ın yalnızca tiyatro veya konser değil, multidisipliner ve deneysel projelere alan sağlamaya ilgisi bizi bu projede birleştirmiş oldu. Hepimiz için heyecan verici bu iş birliği ile KREK VR’ın seyirci ile buluştuğu ilk set up’ı Paribu Art içerisindeki bir camekanın arkasına kurduk.
Bu projede seyirci artık yalnızca izleyen değil, deneyimin bir parçası. Bu bakış açısı hikâye ve mekân kurgusunu nasıl etkiledi?
Aslında hikayenin kendisi, seyirciyi bir karakter olarak deneyimin bir parçası haline getirdi diyebilirim. Hikayeyi VR teknolojisi ile izlenebilir hale getirmek için ise başlıca sınırlarımız ve gerekliliklerimiz vardı. 180 derece bir alanın çekiliyor olması, kontrollü bir ışık gerektirmesi, 360 derece bir ses kaydı alınması genel anlamda mekanın nasıl kurgulandığını belirlemiş oldu.

İzleyicinin bu deneyimden çıktıktan sonra yanında götürmesini umduğunuz duygu / düşünce nedir? Geri bildirimler beklentinizle örtüşüyor mu?
Seyircilerin bu deneyimi yaşadıktan sonra üzerine konuşuyor, tartışıyor ve yeni düşünceler türetiyor olması bizi mutlu ediyor. Şu ana kadar gelen geri bildirimlerde de görüyoruz ki izleyen herkeste iyi veya kötü bir etki bırakıyor ve bir konu açıyor.
KREK işleri etrafında bir "mit" oluşmuş durumda; her zaman farklı-merak uyandırıcı ama bilet bulması zor… Ne dersiniz?
Seyircinin yıllardır bu ilgiyi gösteriyor olması çok değerli. Biletlerimiz Paribu Pass’ta satışta, ayın nerdeyse her günü açığız ve sadece 8 kişiden oluşan seanslar halinde gerçekleşiyor gösterimler. Dolayısıyla bu sefer bilet bulunması çok mümkün. (gülümsüyor) Yolunuz Söğütlüçeşme’den geçerken yarım saatinizi ayırarak bu deneyimin bir parçası olabilirsiniz.
Kadıköy’ün gazetesi olarak son sorum yerel; çekim için Fenerbahçe Parkı’nı/Kadıköy’ü özellikle mi seçtiniz?
Evet, prodüksiyonel tercihimizdi.

35 MAYIS KÜNYESİ
Paribu Art’ın ev sahipliğinde Aralık 2025’te başlayan ve sezon boyu gösterilmeye devam edecek olan 35 Mayıs, haftanın 6 günü seyirciyle buluşuyor.
Oynayanlar (alfabetik sırayla): Asiye Dinçsoy, Berkun Oya, Cihat Süvarioğlu, Çağlar Çorumlu, Erdem Şenocak, Fatih Artman, Gönül Gezer, Nebi Tolga Yılmaz
Görüntü Yönetmeni: Deniz Savaş Ertan
Post Prodüksiyon Süpervizörü: Buğra Fatih Güneş
Ses Tasarım ve Ambisonic Kayıt: Günkut Adalı
Renk ve Online İşlemler: Gürhan Şengel
Uygulayıcı Yapımcı: Ahmet Şahin
Proje Sorumlusu: Uğur Ünlübahçeci
Yapım Koordinatörü: Sıla Doğanay
VR Çekim Danışmanı: Burak Günaydın