“Yıllarca çalıştık ama insanca yaşam hayal oldu”

Artan kira ve gıda fiyatları karşısında yeni belirlenen emekli maaşının yetersiz kaldığını söyleyen emekliler, “Yıllarca çalıştık ama insanca yaşamıyoruz” diyor

23 Ocak 2026 - 12:38

Hülya ARSLAN – Seyhan KALKAN VAYİÇ

Yoksulluğun giderek arttığı ülkemizde kirasını ödeyemediği için birlikte yaşayan, otogarlarda ya da pansiyonlarda kalan emeklilerin görüntüleri içimizi acıtıyor. Yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadıkları için insanca bir yaşam standardından uzak olan emeklilerin gözü kulağı emekli maaşına yapılacak zamdaydı. Ama o da beklentileri karşılamadı. Kadıköy sokaklarına çıktık, en düşük 20 bin TL olan emekli maaşı ile hayat pahalılığı karşısında yaşadıkları zorlukları konuştuk. 

“İHTİYAÇLARI KARŞILIYORUZ, İSTEKLER BEKLİYOR”

Maaşların hayat pahalılığı karşısında yetersiz olduğunu ve yalnız yaşamasına rağmen geçinmekte zorlandığını söyleyen emekli İnci Çıkrıkçı,“ Maaşı az buluyorum. Daha fazla olursa tabii daha iyi olur. Tek başıma olduğum için hayatımı idame ettiriyorum ama kıt kanaat tabii.” diye konuştu. Gıda fiyatlarının geldiği noktaya da dikkat çeken Çıkrıkçı, “Her istediğinizi alamıyorsunuz tabii ki. Şimdi kasaba uğradık, bin 170 lira kıyma. 20 bin TL maaş alan nasıl alsın. Zorunlu harcamalar dışında harcama yapamıyorum. Zaruri ihtiyaçlarımızı alıyoruz. İstekler bir köşede bekliyor artık. Bu yaşta umudumu kaybetmek istemezdim.” ifadelerini kullandı.

 

“MARKET MARKET DOLAŞIYORUZ”

Özel sektörden emekli olan 57 yaşındaki Aydan Erdem, uzun yıllar çalışıp yüksek prim ödeyen emeklilerin taban maaş uygulamasıyla mağdur edildiğini şu sözlerle ifade etti: “Biz çalıştık ve primimiz daha yüksek yattı. Maaşım şu an 23 bin TL. En düşük maaşla eşit olduk. Yani bu haksızlığa da kızıyorum. Maaşlarımız yetmiyor. Şu an kiradayız. Annem ve oğullarımla birlikte yaşıyorum. Annemin emekli maaşı ile çocuklarımın desteği olmasa halimiz ne olurdu bilemiyorum.”

Artan gıda fiyatlarının alışveriş alışkanlıklarını da tamamen değiştirdiğini dile getiren Erdem, “Nerede ne hesaplı onları araştırıyorum. Bir marketten etimi alıyorsam bir marketten kahvaltılığımı alıyorum. Azar azar günlük ne yiyeceksek onu almaya çalışıyorum. Alıp dolabı doldurmuyorum. Doya doya yiyip içmemek de insanı üzüyor.” ifadelerini kullandı. Emekli maaşlarının insanca bir yaşam için yeterli olmadığını vurgulayan Erdem, “Sürekli para hesabı yapmaktan sıkıldım. Rahat bir emekli hayatı yaşamak için yıllarca çalıştım ben. Şu an yaşadıklarım gerçekten çok üzücü.” dedi.

“TATİL LÜKS, ÇOCUK OKUTMAK İMKÂNSIZ”

Sosyal hayatının neredeyse bitmek üzere olduğunu söyleyen Erdem, tatil ve eğitim masraflarıyla ilgili de şunları söyledi: “Tatil planı bile yapamaz hale geldik. Ancak memlekete evimiz var oraya gidebiliyoruz. Başka bir yere nasıl gideceksin. Yol parası ayrı, otel parası ayrı. Yaz tatili lüksümüz yok. Şükrediyorum, iyi ki okula giden çocuğum yok diye. Onların ne harçlığını verebilirdim ne de destek olabilirdim. Bir yemek olmuş 500 lira. İyi ki zamanında çocuklarımı okuttum. Şimdi olsa okutamazdım.” 

 

“BU POLİTİKASIZLIK”

Özel sektörden emekli olduğunu belirten ve uzun yıllar prim ödemesine rağmen aldığı maaşın yetersiz olduğunu söyleyen Ahmet Necip, “9630 gün prim ödemem var ve bunun karşılığında 32 bin lira alıyorum. Moda’da oturuyorum, kiracıyım. Ataşehir’de rahmetli eşimden kalan bir evim var. Oradan olan gelirimle buranın kirasını karşılıyorum. Eşimin emekli maaşını da alıyorum ve ancak öyle geçinebiliyorum. Allah’tan kızlarım var, onlar da destek oluyor.”

Emeklilere yönelik politikaları da eleştiren Necip, “Emekliler hakkında hiçbir gelişme yok. Daha önce en düşük emekli maaşı asgari ücretin katıydı, şimdi onun altında. Bu politikasızlık. 18 bin TL asgari ücret lütfedilip 20 bin TL yapmışlar. Bizle dalga geçiyorlar. Sokakta herhangi birine sorsanız bunlardan farklı bir şey söylemeyecek. Ben yine de emekliler içerisinde biraz daha iyiyim ama bunu söylemekten dolayı da mutsuzum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“BİZLERİ FAKİR YAPTILAR”

Ekonomik zorluklar ve hayat pahalılığı karşısında geçinmekte zorlandıklarını söyleyen 80 yaşındaki Şefik Afacan, “Geçinmeye çalışıyoruz. Geçiniyoruz diyen yalan söylüyor demektir. Çift maaş almama rağmen ve evimin olmasına rağmen zorlanıyorum. 20 bin TL’ye hiçbir şey söylemiyorum. Şu dönemde yapılan her şey insanlık dışı. Sadece ekonomi değil her şey.” derken eşi Ümit Afacan da şunları söyledi: “Bu hayatı ve  yönetim şeklini hiç beğenmiyorum. Ben bugüne kadar çok güzel günler gördüm. Ama böyle bir ülke ve fakirlik görmedik. Bizleri fakir yaptılar. Kendileri uçtu zenginliğe.”

“DÜŞÜNEREK ALIŞVERİŞ YAPIYORUM ”

“Ekonomi o kadar çıkmazdaki emeklilerin bu maaşla geçinmesi mümkün değil.” diyen Arzu Çetin de şunları söyledi: “Öğretmen emeklisi olduğum için en düşükten daha fazla alıyorum. Çok şükür zamanında babam ev almış, kirada değiliz. O yüzden kendi gemimi yürütebiliyorum. Ona rağmen artık düşünerek alışveriş yapan kısma geçtim. Açlık sınırında değiliz ama eskiden fiyatlara bakmazken şimdi bakıyorum. Daha da düşük maaş alanların halini düşünemiyorum. Ekonomi böyle giderse yakında ben de daha çok düşünmeye başlayacağım. “


 


ARŞİV