Yaşam hakkı savunucularının “katliam yasası” olarak adlandırdığı Hayvanları Koruma Kanunu tüm tepkilere rağmen, 2 Ağustos 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yaşatacağız Platformu yasanın ikinci yılında “Susmuyoruz, unutmuyoruz” diyerek Kadıköy’de yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi.

Moda Mehmet Ayvalıtaş Meydanı’nda bir araya gelen yaşam hakkı savunucuları ellerinde “Yaşatacağız” dövizleri, “Kurtuluş yok tek başına, ya tüm türler ya hiçbirimiz”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, dostlarımızı vermiyoruz” sloganları ile Süreyya Operası’na kadar yürüdü. Opera önünde hep birlikte “Sokaktayım yanındayım” şarkısının söylenmesinin ardından basın açıklamasını Duygu Kurt ile Bernev Özgüder okudu.

“YA ÖLDÜRÜLÜYOR YA ÖLÜME TERK EDİLİYORLAR”
Yasa yürürlüğe girdiğinden beri yaşananları özetleyen Duygu Kurt “Bu süreçte Erzincan'da, Konya’da, Gebze’de, Ümraniye’de, İğneada’da, Osmaniye’de, Düzce’de, Mamak’ta, Altındağ’da, Silivri’de ve daha birçok yerde çok sayıda hayvan katledildi, kediler ve köpekler işkence gördü, diri diri toprağa gömüldü. Kediler ve köpekler zehirlendi, çukurlara atıldı, canlıyken poşetlere konularak öldürüldü, kuşlar ağaç dallarına sürülen yapıştırıcılardan kurtulamayıp işkence çekerek can verdi. Kayda alınamayan nice kötü muamele ve işkence sonucu her gün hayvan dostlarımız katledildi. Kaç hayvan dostumuzun katledildiğini bile bilmiyoruz. Sistematik olarak dostlarımızı yaşam alanlarından koparıyor, barınak denen hapishanelere tıkıyor, ya öldürüyor ya da ölüme terk ediyorlar.” dedi.

“KAFELERDEN DE TECRİT EDİYORLAR”
İçişleri Bakanlığı’nın talimat verdiğini, belediyelerin de hayvan toplama yarışına girdiğini söyleyen Duygu Kurt, şöyle devam etti: “Sahipsiz dedikleri köpeklerin sağlık kuruluşlarının bahçesine girmesine dahi tahammül edemediler. Bugün ise hayvan dostlarımızı kafe ve restoranlardan tecrit etmeye çalışıyorlar. Bu nefretin bir sonu yok. Hepimiz ilk günkü kadar öfkeliyiz. Sokakta yaşayan hayvanlar sokaklardan koparılırken ırkçılar, göçmen düşmanları, kadın düşmanları, çocukları öldürenler ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Ne kadın cinayetleri azaldı ne çocuklara yönelik saldırganlık.”

“YAŞAMI SAVUNAN MİLYONLARIZ”
Bernev Özgüder ise “kamuoyunu köpeklere ve onlara bakan insanlara karşı kışkırtarak şiddeti körükleyen asılsız haberlere” tepki gösterdi. Özgüder, “Bu toplumda hayvan hakkı savunucuları ve hayvanseverler çoğunlukta. ‘Katliam yasası’nı Meclis’ten geçirdikten sonra baklava ile kutlama yapan AKP ve MHP milletvekillerinin karşısında yaşamı savunan bizler milyonlarız. Barınamayan öğrenciler, beslenemeyen çocuklar, emekli maaşıyla geçinemeyenler, erkeklerin öldürdüğü kadınlarız, translarız.” ifadelerini kullandı.

Özgüder, “‘Katliam yasası’nın 2. yılında, yaşatan bir yasa talebimizi daha gür sesle dile getiriyoruz. Yeni ve hayvanları yaşatan bir yasasının yazımı için kamuoyu oluşturacağız. Sokakta, barınakta, mahallelerde, hareketlerin içinde, mecliste, sendikalarda, yaşatmak için yan yana gelecek ve ‘katliam yasası iptal edilsin’ diye haykıracağız. Onlar öldürmek istiyor, biz mutlaka ama mutlaka yaşatacağız.” diyerek basın açıklamasını bitirdi.
“2 yılda 3,5 milyon köpek öldürüldü”
Sokaklarda 2024 yılında yaklaşık 4 milyon köpeğin yaşadığını belirten Avukat Umut Yıldız, “Katliam yasası ile 3,5 milyonun üzerinde köpek öldürüldü” dedi
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi Üyesi Avukat Umut Yıldız, bu iki yıllık süreci gazetemize değerlendirdi. Resmi makamlara göre 2024 yılında sokaklarda yaklaşık 4 milyon köpeğin yaşadığını dile getiren Umut Yıldız, şu ana kadar yüzde 92 oranında toplama yapıldığının ifade edildiğini söyledi. Türkiye’deki barınakların kapasitesinin 100-150 bin civarında olduğunu belirten Yıldız, “Bu sayı ve orana istinaden diyebiliriz ki katliam yasası ile 3,5 milyonun üzerinde köpek öldürüldü.” diyerek yaşanan acı tabloya dikkat çekti.
“‘Katliam yasası’nın yürürlüğe girdiği ilk günden bugüne, sokağımızda bizlerle yaşayan köpekleri göremez olduk. Ya bilinmeze götürüldü ya da gözlerimizin önünde öldürüldü.” diyen Yıldız, “Köpeklerin çoğu yasaya aykırı olarak işkence çektirilerek bulundukları yerden alındı ve bakımevi denen yerlere götürüldü. Toplama anında yüksek doz anestezik ilacın da etkisiyle çoğu köpek, daha yakalanmadan hayattan koparıldı. Mahalle gönüllülerinin yaşamdan yana olan mücadelesi ile sokakta bizlerle ortak yaşamı sürdürebilmeyi başarabilen ve hayatta kalan köpekler ise halen ölüm tehdidi ile karşı karşıya. Gündüz vaktinde toplamaya cesaret edemeyen güruh, karanlığın çökmesi ile sokakta insan sayısının azalmasını fırsat bilerek sabaha karşı köpekleri hedef almaktadır.” şeklinde konuştu.